Öğretim Teknolojileri ve Biyolojide Materyal Geliştirme
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
| Fen Öğretimi Öğrenimi ve Eğitiminde
Somut ve Doğal Matematiğin Uygulanışı (Doğal ve Evrensel Matematik Dersi) Din, Siyaset, Devlet, Vahşi ve Doğal Laiklik, Rejim, Çevre, Demokrasi, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri (2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, Doğal ve Evrensel Matematik Ders Notu; Prof. Dr. DEMİRKUŞ ve Dilvin ALKAN 2011) Bilim ve insan daha genç;bilimle bedensel ve zihinsel duyulara ilave sanal dünyamız ve duyularımızla idrak edişimiz; eğitim, öğretim ve teknoloji ile pozitif evrimleştirilmedikçe, bazı zihinsel, bedensel ve çevresel enerji hallerini açıklamak daha asırlar alabilir.Şu an zor, görmeze ışığı tarif etme misali. -Her bilim dalını kuşatan mutlak matematiksel ilişkiler vardır. Demirkuş 2009 -Her bilim dalı matematik bilim dalının bir alt kümesidir. Demirkuş 2009 -Aslında matematik diğer bilimlerin iletişim dilidir. Kültürel ortak iletişim dili olarak diriltilirse kavimler arası var olan yari vahşi-doğal kültürel lisan-dil duvarları kısmen yıkılmış olacaktır. Demirkuş 2009 -Her bilim dalının mutlaka dayandığı bir matematiksel ilişki hesabı varken matematiğin herhangi bir alt bilim dalına dayalı ilişkisel çok az hesabı vardır. Demirkuş 2009 -Sistematikmatematik tüm bilimlerin orkestra şefi gibidir;ne kadar liyakatli işletilir ve ilişkilendirilirse o kadar hayır görülür. Demirkuş 2009 -Matematiğin tüm bilim dallarında elçisi var, diğer bilim dallarının matematiğin külliyatında elçilerinin olmasına gereksinim vardır.Demirkuş 2009 -Tüm bilim dalları matematiğin havuzu içindedir, hiçbir bilimdalı havuzuna tüm matematik sığdırılamazken Matematik ancak ilim havuzu içinde konumlandırılabilir. Demirkuş 2009 -Matematik bütün bilimlerin ortak paydası her bilim dalı da matematiğin özgün Ya da geçişken birer payı gibidir.Demirkuş 2009 -Matematik neden hayatla içi içe değil de otistik ve izole nicel havuzunda bilim olarak yaşıyor? -Matematiği hayatın içinde ilişkisel dirilten ve var olan otistik, soyut ve izole matematiğin farzlarını kırmak gerekir. -Dirimsel yani biyotik matematik semboller, abiyotik(cansız) matematik semboller, sanal matematik semboller, sayısal-dijital(hesabi) matematik semboller size ne ifade eder? -Ola ki evren matematiksel hesapların dirimsel ifadesidir. Demirkuş 2010 -Ola ki, Kainat matematiksel hesapların; nesnel, düşünsel, sanal ve hesabi (dijital/hesapsal) ifadesidir.Demirkuş 2010 -Çok şeyin bir matematik dili mantığı ve karşılığı vardır. -Önemli olan şimdiye kadar düşünsel ve sanal dünyada asılı kalan yarı soyut somut nicel ve sembollerle ifade edilen denklemler-bağıntılar… Vb yığını halindeki matematik potansiyelini somut hayata liyakatli eritmektir. -Nicel kuralların farzlarına bağlı düşünceyi aşarak doğada ki (nesnel, nitel, canlı, cansız, sanal, düşünsel, batını, zahiri… Vb somut çeşitliliğin) çoğu şeyin matematiksel özgünlük, ortak payda, geçişken, ilişkisel, değişmez, değişken, değişen… Vb ifadelerini disipline ve formülize ederek somut, soyut, nesnel, doğal, dijital(hesabi), düşünsel doğalara ait matematikleri;bilgisayarları, sanal ve nesnel teknolojileri kullanarak ilişkilendirerek yaratmaktır. Yani doğadaki bu matematiksel dilleri, çeşitleri, kuralları bilgisayarlara verilerek kuralları disipline eden bilgisayar programları geliştirmek, şekilsel ifadeleri gerçekleştiren gerçek matematiksel programlar ve sanal araçlar geliştirilmelidir. -Hemen hemen hiçbir bilim matematiksiz çalışamaz ancak matematik bilimsiz yaşayabilir. -Matematik bilimin bedeninin kalbi ve iletişim sistemi gibidir. Matematik bilimim canı ve ruhu gibidir. -Hedef; soyut matematikten somut matematiğe, yapay matematikten doğal matematiğe, düşünselden nesnel matematiğe geçiş için zihinlerdeki sayısal ve düzgün geometrik matematiksel farzlarını kırıp gerçek doğal ve gerçek düşünsel, nesnel, doğal-geometrik ve gerçek sayısal matematik kural ve bağıntıları disipline ederek "Doğal ve Evrensel Matematik" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" olarak hayatımıza uygulamaktır. -Buda biyomatematik, kimya matematiği, fizikomatematik, jeo matematik… Vb canlı-cansız-geçişken-araform fen matematiği-doğa matematiği, gerçek düşünsel matematik… Vb yaratık, olay, olgu, süreç, eylemelerle matematiği ilişkilendirip disipline etmek, var olan kuralları ortaya koymakla "Doğal ve Evrensel Matematiği" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" diriltmekle doğru orantılıdır. -Sonuçta insanların anlayabileceği dile bu matematik çeşitlerlerini sa deleştirmektir. -Sanki Evren; "Doğal ve Evrensel Matematik" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" Alfabesinin ya da yapı taşlarının mantıksal örgüsüyle enerjinin geçici kişilik ve hayat bulduğu kaynaşık (mekan-zaman-eylem-hayat-çekim ve yaratıkları barındıran) kozmik bir sistemdir. Demirkuş 2010 -Doğa ve Ötesi; doğal, yapay ya da yarı doğal her türlü (düşünsel, nesnel , sanal… Vb ) yaratık, tefekkür, eylem, olay, süreç, olgu… Vb tabanlı her şeyin “Doğal Yapay ve Evrensel Matematiğin” gerçek yapı taşlarından (doğal ve yapay matematik alfabesi; doğal rakamlar-sayılar-doğal matematiksel kavramlar) düşünsel, sanal, şekilsel, yapısal, denklemsel ilişkilerlin düşünülebilir ve duyularla algılanabilir ifadesidir. Bilimin kefeni ya da metriksi içindeki tüm bilim dalları arasında doğal ve yapay matematiksel alfabenin ilişkilendirici ve tevhit edici özelliği vardır. Bilimde hemen her şeyin bir matematiği, matematiğinde bilimsel her şeyi olmalıdır. Her şeyin bir matematiğinin olduğunu yaşayarak öğreniyoruz ve biliyoruz. Ancak neden matematiğin bünyesinde her şeyi bir arda yok ya da ortada gerçekçi bir şekilde matematiğin her şeyi ifade edilmiyor? -Zihinlerdeki nicel-nitel matematik ile doğadaki nesnel matematiğin konumları ve ifade edilişleri doğal ve evrensel matematik alfabesiyle ya da yapı taşlarıyla mantıksal örgüsün bilimdeki yerini henüz almamış gözüküyor. Ola ki bu durum; var olan yapay matematik alfabesinin; sadece yapay, eksik, tanımsız ve bazı matematiksel doğal kavramların tanımlarının eksik oluşu ya da bazı doğal rakam ve tanımların matematikte yer almayışından kaynaklanıyor olabilir. -Düşünsel, zihinsel, sanal, dijital (hesabi), nitel, nesnel, muhakemesel, eylemsel… Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" tabanlı düşünceler ya da tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" ve " Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri" alt çeşitleri) arasındaki iletişim fermuar dişlerini ilişkisel kapatmak için en büyük eksik ola ki matematiksel doğal alfabenin ya da yapı taşlarını oluşturan rakam ve matematiksel kavramların yeterince keşif edilip ve/veya doğru konumlandırılmayışından ve/veya kavram yanılgılarından kaynaklanmaktadır (ileri gelmektedir). Ör. sıfır, ilksiz ve sonsuz sayılarına ilaveten küme kavramı sınır ve ilişkileri; eksik ve/veya tanımsız oluşları nedeniyle kavram yanılgısına neden olmaktadırlar. Bu gün hala yeterince doğal ve net olarak tanımlanıp nesnelleştirilemedikleri diğer normal sayıların dört işlem kurallarına tam uymamaktadırlar. |
| Değer Yargısı Nedir? Fert, Toplum, Devlet, Kavim… vb insani oluşumların: yapısal, düşünsel, zihinsel ve mantıksal olarak değişmez veya en az değişen; özgün (*), istendik(+), istenmedik(-), nötr(0), geçişken(+,-), aşılmaz(!), bilinmeyen(?)… Vb kabullendikleri, ret ettikleri, dengedeki, bilmedikleri...Vb; maddi, manevi, düşünsel, davranışsal, eylemsel, kültürel... Vb iradesiyle hükmedemediği, bazen; öğrenemediği, anlayamadığı, aşamadığı ya da değiştirmeye gücünün yetmediği...Vb; düşünsel ve mantıksal bilinç mimarisinin/tasarımının ya da dizaynın değişmez ve/veya en az değişen yapı taşları ya da yapısal (fıtrati) değerleridir. Değer yargıları, bir sistemin/lerin, yaratığın/yaratıkların geri dönüşümsüz geri değiştirilemez veya zor değiştirilebilir yapı taşları, iskeleti (filitresi) ve nirengi noktaları durumunda olup onun özgünlüğünü belirleyici tercihleri yönlendirici yargılardır. Her değer yargısı dosdoğru değildir ancak en az değişen ve en doğru değer yargıları; İslam dini farzları, ayetleri, sünnetleri, doğal kanunlar, yapay kanunlar ve gerçeklerdir. Her zaman atasal değer yargıları vecizeler tartışmaya götürebilir bunlara çok yönlü ayar yapılmalıdır. Hadislere ve ayetlere göre var olan sisteme değer yargılarına ayar çekilmelidir.Bilimin değer yargıları yapay ve doğal kanunlardır. Kanunlar üzerinden geçmişten geleceğe yürüyebiliriz. Kaç Çeşit Değer Yargısı Vardır? İnançsal Değer Yargıları;İnancın farz ve sünnetlerine değişmez mutlak itaati gerektirirliği kabulleniştir. Örneğin İslamiyet’in Farzları. Yapısal (Fıtrat) Değer Yargıları;Yaratığın yaradılışı, eğitimi veya herhangi bir nedenle aşamadığı geri dönüşümsüz yapısal (fıtratı)... vb değer yargılarıdır. Örneğin, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; vahşi değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin, Ebucehil gibi fıtratı ve eğitim cahillerin değişmezliğe olan radikal bağlılıkları. Onlara göre her şey onların bildiği doğrulara endekslidir. Peygambere cahillerden (değişmez-bilmezlerden) uzak durulması önerilmiştir. Değişmek istemeyeni Allah CC değiştirmezmiş. Kültürel Değer Yargıları;Yaşadığı toplum ve çevresinden yaratığın aldığı eğitim, işittikleri, gördükleri, alışkanlıkları, anadilleri, örfleri, adetleri, zevkleri... Vb ilgili; yararlı, zararlı ya da yararsız kültürel... vb değer yargılarıdır. Örneğin, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; vahşi değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin,Ebucehil Kişisel, Özgün ve Özel Değer Yargıları;Yaratığın bazı şeyleri tüm yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları örgüsünün süzgecinden geçirip kendine özgü değişmez prensipler ve değer yargıları geliştirmesidir. Ör, istenmedik ifrat ve tefrit değer yargıları:özgün bazı değer yargıları yani değişmez ve az değişen;aşırı ifrat, tefrit, tiryakilikler ve tutkular derecesindekii;kıskançlık, kin, nefret, haset, kibir, ucup/gurur, cimrilik, bönlük, müsriflik, egoistlik, kaprisler, saplantılar, münafıklık (çok yüzlülük), aileye–akrabalara aşırı bağnazca bağlı olmak ya da tüm özgünlüklerini atasal ailesine endeksli özümsetiş hastalığı), siyonizm, şovenizm, siyoşovenizm, sigara içmek, içki içme alışkanlığı … Vb dir. Diğer Değer Yargıları;Yukarıdaki kategorilerin dışındaki diğer değer yargılarıdır. Örneğin, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; vahşi değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin,Ebucehil Örneğin, fert toplum, kavim, insanlık bazında aşılamayan ya da iç dünyasında çözümsel olarak liyakatli bir yere oturtulmadığı için aşılamayan: bazı;davranışlar (yavşak davranışlar, sakız çiğneyene derste tahammül edemeyiş), görüntüler (ör tiksindirici görüntüler), bilime liyakatsiz tepki (evrim bilimine liyakatsiz tepki), tabular (ör, böcek yiyen hayvani adama ya da çıplak dolaşmak isteyen hayvani dervişlere liyakatsiz tepki), bedensel hareketler (göbek atan erkeklere liyakatsiz tepki), liyakatsiz tepkiler (ör, cahil yalancılara, cahil köktencilere, cahil yenilikçilere...Vb aşırı tepki), sesleri kapris etmek (Ör, ağız şapırdatana liyakatsiz tepki) … Vb aşılmazlar birer özgün ya da bazı kültürler için aşılmaz veya değiştirilmesi zor değer yargılarıdır. Örneğin, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik herşeyden kaynaklanan; vahşi değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin,Ebucehil Çözüm;Bu değer yargıların inançsal, toplumsal ve bilimsel eğitimler açısında gerekçeleriyle öğrenicilerin zihinsel dünyasına doğru dozda aşı yapılarak liyakatli tepkiler geliştirilmelidir.Örneğin; evrim teorisinin evrim bilimini bağlayıcı olmadığını yani evrim biliminin gerekliliğini gerekçesiyle anlatırken, evrim teorisine isteyen katılmayabilir. Çıplaklık hastalığı olan kişilerin bu tiryakiliklerini tüm hayvanların çıplaklığıyla ilişkilendirmek. Böcek yiyen kişinin tüm böcek yiyenlerle ilişkisel düşünmek… Vb pratik zihinsel çözümler gerekçeleri ve kanıtlarıyla verilerek öğrenicinin zihinsel bağışıklık sistemi liyakatli güçlendirilmelidir. Ders Çıkarış ve Çözüm; -Fert, toplum, kavim ve devletin ya da insanların parayı aşan, paradan daha değerli ya da parsız değer yargıları yoksa parayı veren düdüklerini çalar anlamına gelir. -Bu mantıktan ya da çıkarsayıştan hareketle ; fert, topluma, kavime ve devlete ya da insanlara;öğretim, öğrenim ve eğitimle; bilimi-doğayı aşan, bilim , doğadan, tüm yaratıklardan, ilimden ve bilimden daha değerli ya da onları aşan düşünsel gerçek-hakiki değer yargıları öğretilmemişse, verilmemişse ya da yoksa doğal hayata ve bilime hakim olanlar onların her türlü düdüklerini çalar anlamına gelir. -Bu iki çıkarsayıştan hareketle;öğretim, öğrenim ve eğitimde mutlaka insanların bilimi, doğayı ve ötesini aşan; gerçek-hakiki ölümsüz iman-i düşünsel değer yargıları geliştirilirse insanlar kalp ve zihinleriyle doğayı, kainatları, bilimi/leri kuşatarak daha ulvi- yüce düşünebilirler. Değilse doğa ve bilimin hapishanesi, kefeni içinde kul ve köle olarak yaşayışa mecbur olurlar. Bir insanın değer yargılarını ne kuşatıyorsa o insanın onu aşma olasılığı zayıftır. Örneğin bir bilim insanıın tüm değer yargıları bilimi aşamıyorsa ya da bir insanın değer yargıları bilimin kefenini aşamıyorsa her şeyi ile bilimin düşünsel hapishanesi içinde bir fert olmayı aşamaz. Bilimi doğa ötesiyle ilişkilendirmez ve bu doğaldır doğa ötesiyle ilgili ölümsüz ve/veya gerçek değer yargılarından mahrumdurlar. Örneğin; peygamberlerin atasal ve vahşi değer yargılarının yerini Allah (C.C) İlahi Hidayetle Kuran’ın değer yargılarıyla ilişkisellik belirler. Buna ilahi değer yargısı denir. Ancak Darwin’in değişim ile ilgili değer yargılarını, Einstein fizik ile ilgili değer yargılarını, büyük ressamların değer yargılarının iskeletini vahşi hidayet ve doğal sistemi zihin ve genlerini işgal ederek belirler. İnsanlar düşünsel ve bedensel olarak doğa tarafından işgal edildiğinin farkındalığında değildir. Yani Einstein ve Darwin sistemin bir ürünüdür, peygamber ise ilahi hidayet gücünün bir sonucudur. O zaman doğanın işgal edişine karşı bilinçli eğitim ile önlem alınmalıdır. Hatta televizyon dizileri bile insanları işgal etmektedir. Bunun önüne bilinçli eğitimle geçilmelidir. Kısaca; insanların değer yargılarının iletişim sistemi ya ilahi ya da vahşi hidayet ile şekillenir. Örneğin;Gautama Buddha, M.Ö. 563-483 doğal ahlak sofisiydi, Charles Robert Darwin (12 Şubat 1809 – 19 Nisan 1882) otistik doğa ve bilim sofisiydi, hatta birçok saha ve alandaki;19. ve 20. Yüzyılın bilim insanları; belli saha ve alanların otistik-özelleşmiş bilim sofisi ve/veya dahisi, kaşifi, mucidi olmayı, siyaset ve demokrasi sisteminin siyasetçileri ve kapitalistleri, komünistleri… Vb tarafından güdülmeyi aşamamışlardır. Yani bilimle siyaset ve yönetim sistemlerinin demokrasi sofilerini (ermişlerini) aşamamış bilim sofileridirler. Hatta belki de siyasi demokrasi ermişleri (sofileri) tarafından dine karşı kullanılmaktadırlar. Yani siyasi ermişler (sofiler) bilimselliğin kefenini aşarak bilim ve dinin uyuşmazlığında bilim sofilerini (ermişlerini) kullanmaktadır. Yani bu otistik bilim sofileri kendi alanların kabuğunu kırıp diğer bilim alalarıyla ilişkisel düşünerek bilim ortak paydasının havuzuna erişememişlerdir. Bu ortak payda ilişkisel diri bilgiye ve doğa ötesi gerçek değer yargılarına sahip olmadığı için;bilimde vardıkları sonuçları, yargıları ve edindikleri özgün bilimlerini doğa ötesiyle ilişkilendirmemişlerdir. Bu nedenledir ki liyakatsiz; öğretim, öğrenim ve eğitimle insanların tüm değer yargılarını bilimin metriksi içine doğrayıp paketletip ya da otistikleştirip yerleştirmek insanların hür düşünce de zihinsel ve düşünsel alemde tefekkür ediş yetenek ve güdülerini köreltir. Eğimdeki otizmi engelleyici olarak Bilim,Teknoloji Mühendislik, Matematik ve Din ilişkisinin bütünlük eğitimi / STEM-R (Science, Technology, Engineering, Mathematics and Religion Education, )geliştiriliyor. İnsan herhangi bir şeye bu 5 ve/veya daha fazla pencereden bir anda ilişkisel, farklı ya da tek tek bakabiliş yeteneğini geliştiren eğitimle kazandığı ve kanacağı şeyler önemlidir. Kısaca matematiğin ilişkisel havuzunda bilim aracını kullanarak mühendislik icrasıyla teknolojileri üretim ve hayata uygulayışta inançsal değerlerle Dinle) peygamberi ahlaki boyutlarla gerekçeli olarak ilişkilendiriş önemidir. http://www.nationalstemcentre.org.uk/what-we-offer/our-objectives Bu nedenledir ki insanların liyakatli ve bilimi, kainatları aşan İslami inançsal değer yargılarını da liyakatsiz öğretim öğrenim ve eğitimle budayıp, doğrayıp zihinsel ve düşünsel tüm mimarisini bilimin içine sıkıştırmaya ve tıkıştırmaya çalışmak çok büyük bir talihsizlik ve bedbahtlıktır. Halbuki tam tersine bilimin her şeyini liyakatli inanç değerlerinin içine ilişkisel dizayn ediş daha liyakatlidir. Fert ve toplumların; doğayı, tüm yaratıkları, tüm düşünsellikleri aşan liyakatli değer yargıları(İslami inançsal) varsa o insan tüm yaratıklara tapınmaktan uzak ve onları liyakatli kavrayış düşünce sistemleriyle sağlıklı gelişmiş insanlar olarak yaşayabilirler. Örneğin; eş seçiminde, toplumsal ilişkilerde, eğitimde, siyasette… Vb alanlardaki faaliyette hedeflenen sosyal ilişkilerin uzun ömürlü ve sağlıklı olması için; hedef ya da ilişkisel olan fert, toplum, kitlelerin; istendik, istenmedik.. Vb tüm değer yargılarının çok iyi bilinmesi ve istenmediklerden etkilenilmemesi ya da en az etkileniş için alternatif çözümler geliştirilmesi gerekir. Değişmez aşırı ifrat ve tefritleri tiryakilikleri, tutkunlukları aşılmaz istenmedik aşırı alışkanlıkları !!! yani;kıskançlık, kin, nefret, haset, kibir, ucup/gurur, cimrilik, bönlük, müsriflik, egoistlik, kaprisler, saplantılar, münafıklık (çok yüzlülük), aileye–akrabalara aşırı bağnazca bağlı olmak ya da tüm özgünlüklerini atasal ailesine endeksli özümsetiş hastalığı), siyonizm, şovenizm, siyoşovenizm, sigara içmek, içki içme alışkanlığı, istenmedik toplumsal ve kişisel tiryakilikler … Vb istenmedik değer yarılarının çözümleniş alternatif listeleri çıkarılıp samimiyetle hedef fert, toplum kitle ya da örneğin, neden eş adayına açıklanması gerektiği ve alternatif çözümleriyle hangi istenmedik değer yargısının çözümsel alternatif ilacı gerekçesiyle sunulmak üzere listelenmiş çözümler yorumlarıyla ve gerekçeleriyle inandırarak samimiyetle yorumlatarak/yorumlatılarak/yorumlayarak eğitilen fert, toplum, öğrenci, öğrenici, kitle ya da örneğin; eş seçimi dersinde sunulmalıdır.Örneğin eş seçiminde; ifrat ve tefritte ya da aşırı özgün istenmedik ;tutku (adrenalin… Vb), alışkanlıklar belli tanışma döneminden sonra aday eşe samimiyetle söylenmeli tepkiler nişanlık, gerekirse imam nikahlı nişanlık döneminde denenmelidir. Çok konuşkansan ilacın dinletiyi seven, kıskançsan ilacın muhafazakar ve istendik tutucu eşe, müminsen ilacın mümine eş… Vb mantık çıkartısından hareketle eş seçiminde istendik ve istenmedik değer yargıları arasında tamamlayıcı/birliktelik denkliği aranmalıdır yoksa istendik değer yargıları ile ilerleyen nişanlıkta önceden peşin ve öncelikle itiraf edilmeyen;istenmedik, bilinmeyen...Vb değer yargılarından biri evliliğe kara delik olur. İnsanın fert, toplum, kavim, devlet ya da insanlık bazında iradesiyle baş edemediği istenmedik; duygu, düşünce, niyet, her türlü değer yargıları, istenmedik alışkanlıklar… Vb her türlü iradeyi aşan nefsi alışkanlık ve nefsi değer yargılarının; Islahata, terbiye edişle, diyete, tedaviye ve terapiye gereksinimi vardır. Toplumun kişinin bu istenmediklerinden zarar görmemesi, kendisinin toplumdan zarar görmemesi yada toplumdan yarar görmesi ve/veya topluma yararlı ve verimli konumlarda bulunması için ,iradesini aşan istenmediklerini, çok iyi tanıması ve gerekirse yapısal olarak en uygun tedaviye baş vurmalıdır. Kişinin fıtratı ve tedaviyi kabulleniş değer yargılarına bağlı olarak bir veya birkaç yolu denemesi belki daha hayırlıdır. Ör. İslam’da terbiye ve ıslahat için Allah CC teslim olunur. Peygamber ahlakı ve fıtratı yapabilirlik konum ve diyetlerle tedavi edilir. Genetik olarak tıbbi tedavi, diyetler ve/veya eylemsel terapilerde kabullenilebilir. Çıkarsayış; Doğal insanlar, baskın doğal çevrenin mağdur cahil insanlarıdırlar. Örneğin doğal bazı Amerika, Avustralya ve Afrika kavimleri böyledir. İlkel ve Çağdaş insanlar çevresine baskınlığın mağdur insanlarıdır. Örneğin sanayileşmiş bazı batılı kavimler. Her üç durumda aşkın oluşun ürünü ve peygamberi ahlak yaşantı stilinin mağduriyeti ürünüdürler. Vahşi insanlar;vahşi doğa yaslarının ve doğal yaratıksal hemen her şeyin doğal /vahşi olarak zihninde tecelli ettiği/ edebileceği ve bu tecelliyi benimseyerek hayata uygulayışı tercih eden insanlardır. Peygamberler ve Allah CC’NİN alimleri Batını kalbinde ve zihninde Allah CC’NİN tecelli ettiği Allah CC’NİN insanlarıdır. Edison’un Teknolojik Buluşları, Karl Marks’ın, Leonardo Davinci … Vb dehaların, mucitlerin, kaşiflerin, teknologların, bilim insanları, yazarların… yapıtları nasıl ortaya çıkmıştır? Kişiliklerinin konumları ile ortaya çıkardıkları arasında nasıl bir evrimsel ilişki vardır? Örneğin, Ola ki Davinci dönemi civarı vahşi doğanın insanda tecellisinin ürünü olan teknolojinin ve sanatın ortaya çıkışıyla özdeş dönemdir. Ör. Einstein’ın fizikle ilgili düşünsel deneyleri kâinatın göreceli kuramları ve ilgilendiği tüm fizik dünyası yasalarının onunu zihninde tecellisinin ürünüdür. Yani bu deha vahşi doğanın ürünü vahşi bir kaşif dehadır. Doğa vahşi insanın düşüncesine ve bedenine evrimsel olarak baskındır. Ancak peygamberlerin kalbinde ve zihnide Allah CC’HU tecelli ederk ıslah etmiştir. Ola ki ilk ıslah edilen insan ve yaptıklarından sorumlu insanlık Adem AS’LA başlar. Diğer bazı vahşi insanlar halen doğanın tesirinde hayvanların yaptıkları kavga ve gürültü ile hayvani devlet kurmuşlardır. Peygamberler ve, Allah CC’NİN icabet ettiği insanlar ve peygamberlere samimi ve/veya net itaat eden ve taklit edenler istisnadır. Değer Yargıları, Eşik Bilgileri ve Doğru Empati (Anlamlandırış/Anlam Veriş) Duyuşun, Öğretim Öğrenim Eğitimin Hedefleriyle İlişkisinin Önemi; Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde; fert ve toplumlara bilgi sunulurken hedef kitlenin değer yargıları, eşik bilgileri ve kültürleri çekim alanına; girecek, itecek ve uyumlu; özgün (pay) ve ortak payda (benzerlik) yani algıda değişmezlik ilkelerine dayalı hazırlanmalıdır. Öğretim, öğrenim, eğitim ve yönetimlerde disipline edici kurallar ya da ana-baba yasaları geliştirilirken; fert ve toplumun çok hassas oluğu tüm değer yargıları liyakatli, uyumlu, vicdanlı ve peygamber ahlaklı yönlendirici olarak kullanım ustalığı çok büyük önem taşır. bu açıdan laiklik özel haller hariç, insanları bildiklerini ve değer yargılarını ilişkilendirişte yalıtkan ve izole edici değil de liyakatli sosyal iletken ve ilişkilendirici olursa daha geçerli ve istendiktir. Öğretilen ve öğrenilen tüm bilgileri; kabullendiği ve çok iyi bildiği değer yargılarıyla ilişkilendirişi (Kültürel, inançsal, kişisel değer yargıları) alışık tepki (refleks) haline getirip hayat güncelleyip uyguladığı zaman öğrenim tamamlanmış kabul edilir ya da öğrenimin gerçeklenişine işaret ve kanıt kabul edilebilir. Öğrencinin öğretilen ve/veya öğrenilen bilgiyi ilişkilendirecek değer yargısı yok ya da eksikse mutlaka ya yaşatarak veya beş duyuya hitap eden beyinsel kayıt yöntemleriyle yeni değer yargısı kabullendirilmeli ya da var olan değer yargıları kümesi ve/veya tek bir tanesiyle dolaylı yoldan bilgi/bilgiler ilişkilendirilip öğrenciye verilmelidir. İnsanda genellikle bilgilerinin zihindeki karşılıkları değer yargılarıyla ilişkisel gerçekçi ve doğru olarak diri değilse o konuda cahildir ve ola ki genellikle sorumlu değildir. Bilenler sorumludur. Gözü var görmez kulakları var işitmez ayeti belki de bunu vurgular. Bu amacı gerçekleştirmek için hedef kitlenin; lisanının incelikleri, eşik bilgileri, kültürleri ve değer yargıları özgünlük grupları ya da çeşitleri çok iyi bilinmeli ve kusursuz duygudaşlık/eşduyum (empati) duyularak sunum hazırlanmalıdır. En az ana dil-lisan farklılığı kadar değer yargıları farklılığı da sunulan bilgiyi algılamada uyuma gereksinim duyar. Ör. Aynı konuyu: aşağıdaki; din, kültür ve anadili-lisanı, anadilde; öğretim, öğrenim ve eğitim almayan!!!… Vb farklı hedef kitleye neden farklı sunum hazırlamak zorunda olduğumuzun farkındalığını pekiştirerek kurgulayarak zihinsel uygulayın ve anlayın. -Hıristiyan dinine mensup ve Japonya’daki Japon kökenliye -İslam dinine mensup ve Japonya’daki Japon kökenliye -İslam dinine mensup ve Almanya’daki Alman kökenliye -Hıristiyan dinine mensup ve Almanya’daki Alman kökenliye göre hazırlayın. Yapısal(fıtrat), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları ve eşik bilgileri ait olduğu yaratığın; mantıken kabullenebilirlikleri, kabullenemezlikleri ve tercihleri örgüsünün; yapısal, beyinsel, düşünsel ve zihinsel yapıtaşları iskeleti, kementleri, geçitleri, düsturları… vb mantık süzgeci örgüsü ya da mimarisi gibidir. Diğer bir deyişle insanların kişilikleri, öğrenim istemleri ve kabullenişleri değer yargılarının ilişkisel örgü kafesindedir. Fert, toplum, kavim, devlet... vb insan kendi değer yargılarının kafesi içindedir. İnsanların öğrendiği bilgilerin kalıcı olabilmesi için öğretilen bilgilerin onun değer yargılarıyla bütünleştirici ve ilişkilendirici verilmelidir. Bu şekilde verilmiyorsa öğretilen bilgi dağarcıklarındaki diğer bilgilerden kopuk, hatırlanmakta ve hayata uygulamada tetikleyici değildir. Bir insanın bilimi ya da ilimi yani bildiği her şeyin çözmece (pazıl) çetelesi-çerçevesi onun sahip olduğu bilgi birimlerinin yapıtaşlarından oluşur. Bu yapıtaşları birbirini ne kadar ilişkisel hatırlatıcı konumdaysa o kadar hızlı hatırlanabilir ve hayata güncellenerek uygulanabilir dinamizme sahip olur. Bu açıdan hedef kitlenin değer yargılarıyla ilişkisel anlatılan ya da sunulan her şeyi özümseme olasılığı çok yüksektir. Belki de öğretim, öğrenme ve eğitim sistemimiz ülkemizdeki halkların; özgün (*), istendik(+), istenmedik(-), nötr(0), geçişken(+,-), aşılmaz(!), bilinmeyen(?) ve diğer; inançsal, yapısal, kültürel, kişisel... Vb değer yargılarıyla; uyumlu, bütünleşik, güncellenerek ve ilişkisel verilmediği için ülkemizin bereketli peygamber ahlaklı teknolojik-bilimsel orijinaliteleri diriltilmiyor ve dirilmiyor!!! İdam sehpasına çıkarılacak; bir kelime, deyim, atasözü, örf, adet, gelenek, bilgi, davranış, yaşam şekli… Vb her şeyin alternatifi çok yönlü düşünülüp bulunduktan sonra eğitimle istenmeyenler tedavül den/uygulanıştan kaldırılır. Örneğin Tükürdüğümüzü yalamayız!?? Yerine “ Yanlış yere tükürdüğümüzün bedelini ödemeye gayret ederiz/hatasız kul olmaz!!!” Demirkuş 2010 Avrupalılar ceddimizin ökçesini öpmüş kişilerdir?!! Yerine “Ökçesini öptürmeye kalkışanlar; ökçe öpmüşlerdir ya da gün gelir ökçe öperler!!! “ Beşer Zulmeder, Kader Adalet Eder??! Beşer bazen zulüm etse de Allah CC her zaman adalet eder. Demirkuş 2010. İstenmedik, yanlış ya da eksik veya çok anlamlı-cinaslı...Vb; örf adet, vecize, deyiş, deyim, cümle ve ata sözleri için istişareli alternatifleri geliştirilerek gerekçeli uygulanıştan kaldırılırlar. Hatta bu mantık ve uygulanış kusursuz bilinç-düşünce mimarisi ve iletişim için; insanlığın tüm yazılı, sözlü, eylemli ve düşünsel her bilgi birimi için hayata güncellenişi gereklidir. Belki de, fert, toplum, kavim, devlet… vb insanlık bazın da;geri dönüşümsüz değer yargıları insani ya da bilimsel olarak geçerli olsun olmasın var olan öğrenici potansiyeline(hedef kitleye) öğretilmek istenen bilgilerin; istendik-istenmedik tüm değer yargıların ortak payda ve özgünlükleriyle; bütünleşik,uyumlu ve ilişkisel olarak doğru örneklenmiş ve hayata güncellenmiş olarak sunulmalıdır. İstenmedik, bilimselliğe aykırı, geçersiz ve vahşi değer yargılarını değiştirmek ya da ıslah etmek için kanunlar çıkartılarak çocuk yaşta öğrenicilere ayrıntılı alternatifleri gerekçeli sunulmalı ve öğretilip hayat uygulanmalıdır. Fert, toplum… vb her insani bazda verilmek ya da öğretilmek istenen öncelikli acil bilgilerin kısa vade de hedef kitlenin inançsal, kültürel, özgün… Vb istendik ya da istenmedik değer yargılarına uyumlu ve ilişkisel hayata örneklendirilip güncellenerek verilmesi gerekmektedir. Yani batının, kapitalizmin, komünizmin… izm, … istli yabancı-vahşi rejimlerin, yönetimlerin ve eğitim sistemlerin istendik ya da istenmedik değer yargılarına ya da yararlı da olsa yabancı ya da farklı değer yargılarına endeksli verilmemelidir. Yani toplumsal etnik alt birimin değer yargısına/yargıları düsturlarına ters olduğu için kısa vade de verilmemelidir. En küçük özgün toplum birimlerinin (benzer ortak dili, kültürü, alışkanlıkları, zevkleri ... vb paylaşan ailelerin bir üstü toplumsal özgünlükler kümesi ya da insan dokusu) özgün değer yargıları baz alınarak ona uyumlu öğretim, öğrenim ve eğitim sistemi/leri geliştirilerek verilmeli. İnsanın etnik azınlığı olmaz; bu doğa, bilim ve ilahi yaslara aykırıdır hem de bölücü ve tahrik edici bir kavramdır. Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız (ayet). Dil, din, lisan, kütür azınlıkları çoğunluğa asimile ya da evcilleştirilsin diye değil. Böyle bir durum yaşama gücünü artıran evrimin çeşitlilik yasasına aykırıdır. Yaşadığı toplumdaki; din, dil, lisan, kültür, renk...Vb halk azınlıklarının birimlerindeki (özgün toplumsal birimlerdeki ya da özgün insan dokusundaki) yararsız, verimsiz, zararlı… vb istenmedik değer yargılarının değişimi için uzun vadede tüm dünyanın o konudaki liyakatli otoritelerin görüşü çerçevesinde kanunlar çıkartılarak alternatifleri gerekçeli sunularak ilk öğretim seviyesinden itibaren öğretim, öğrenim ve eğitimle verilmelidir. Biliriz ki tüm canlı yaratıkların kişilikleri genel olarak, yapısal(fıtratı-genetiği-irsi), kültürel, inançsal, eğitimsel….vb kökenli olarak;kabullendikleri, ret ettikleri, tasdik ettikleri… Vb değer yargılarının mantık kafesi, süzgeci ve örgüsü içindedirler. Bu değer yargıları çatısında ki mantık örgüsünün dokusunu;kişinin kabullendiği, ret ettiği veya şüphelendiği;kanunlar, davranışlar, eylemler, süreçler, olaylar, bilgiler, ayetler, vecizeler, atasözleri, özdeyişler… Vb temel mantıksal denklemler oluşturur. Kişinin değer yargıları, mantıksal denklemleri dokusunun arasını öğrendiği, edindiği ya da genetik-fıtratı-irsi yapısında bulunan bilgilerin ilişkisel bilgi birimleri örgüsü doldurur. Liyakatli ve kaliteli öğretim, öğrenim ve eğitimle kişinin tüm değer yargıları, mantıksal denklemleri ve bilgi örgüsü beyinsel ve zihinsel havuzuna kayıt edilir. Kişi tüm değer yargılarını, mantıksal denklemlerini ve bilgi örgüsünü kültürel olarak öğrendiği anadilindeki kavramlar, kavramisimler, isimler ve sembollerle ifade ederek aynı dili bilenlerle sözel, bedensel, mimik.. Vb ile iletişim kurar. Kişi dilini bilmediği bir toplum içerisinde bu kültürel iletişlimde mahrum ve yoksun kaldığı için;yontma taş devri ve öncesi insanların iletişim seviyesine düşer. Onun için bir kültürel dildeki, kavramlar, kavramisimler, isimler ve semboller o kültürel dilin iletişim araçlarıdır. Bu açıdan dünyadaki ve insanlık havuzundaki var olan doğal-vahşi!!! kültürel dil kümeleri arasında öğretim, öğrenim ve eğitimle verimli ortak payda akli-mantıki!!! lisan ve dil geliştirmek insanlığın en önemli sorunlarından biridir. Fıtratı-yapısal, inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları; mantıken kabullenebilirlikleri, kabullenemezlikleri ve tercihleri örgüsünün zihinsel yapıtaşlarını oluşturduğu için verilen öğretim ve eğitimi yaratığın kabullenmesi ya da davranışına yansıması için aktarılmak istenen bilgilerin gerekçeli ve ilişkisel olarak yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarıyla ilişkisel örneklerle verilerek hayata güncellenerek beyinsel, düşünsel ve zihinsel özümsemeyle (asimilasyonla) uygulamada alışık tepki (refleks) haline getirilmelidir. Değer yargılarına ters verilen ya da değer yargılarıyla ilişkisel verilmeyen; öğretim, öğrenim ve eğitim ürünleri eğitilen kitle tarafından kabullenmekte sıkıntı yaratır ve hedefe ulaştırmaz. Belki de ülkemizde yapılmış ve halen yapılmakta olan devrimler, öğretim, öğrenim ve eğitimlerin çoğu ülkemiz halklarının yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına uyumlu verilmediği, cebren ve hile ile ya da zorunlu kapitalist ekonomik farzlara bağlı olarak empoze edilip bilgiler beyinsel ve zihinsel olarak sindirilip hayata uygulanabilir alışık tepki (refleks) haline getirilmediği için istenen seviyede başarılı bir ülke olamadık. Bu duruma çözüm açısından ülkemizde değer yargılarımızın düstur denklemi konumundaki; vecizeler, atasözleri, özdeyişler, ithal edilmiş atasözleri... vb önemli bir kısmı yanlış, eksik, ters... vb olduğu için insanlarımızda kavram, düşünce, öğrenme ve iletişim yanılgısına neden olmaktadır. Bu açıdan bunların ivedilikle akademik çevrelerce gözden geçirilip daha bilimsel alternatifleri, eksikleri, geçerlilik sahaları… vb hakkında ayrıntılı bilimsel çalışmalarla sonuçlandırılıp toplumun yapısal, beyinsel ve zihinsel havuzundaki önemli değer yargılarının yenilenerek toplumsal değer yargıların; yapısal, zihinsel ve beyinsel havuzdaki yerleri daha sağlıklı ve olumlu bir konuma getirilmesi gerekir. Yorum; Bir fert, toplum, kavim… vb düşünün; Kuran-ı Kerim Okunur duyar ancak anlamaz (Allah CC’NİN kelamından duyduklarına sağır olmuş) duyduklarına sağır olmuş, Kuran-ı Kerimin harflerine bakar ayetlerin yazısını görür ama anlamaz (Allah CC’NİN yazılı kelamını görür ama kördür)gördüklerine bakar ama kör olmuş ola ki bir hayvanın Kuran-ı Kerimi Dinletiş ve okutuş mesabesine getirilmiş ya da indirilmiş durumdayız. Bu gün ülkemizdeki Kuran-ı Kerim’e icabet bu hale getirilmiş ve diğer ibadetlere yani kurban kesimi, namaz kılınışı, oruç tutuşunda, zekât verişinde… vb dinde hayır görmez konuma düşürülmüş ve dualarımızda icabet bekliyoruz Rabbimizden. Oysa ki, İngilizce, Fransızca, Almanca gibi Kuran-ı Kerim’in Dili’de seçmeli yabancı dil dersi olarak verilse acaba bu cehaletten kurtarır mı bizi! İnsanda genellikle bilgilerinin zihindeki karşılıkları değer yargılarıyla ilişkisel gerçekçi ve doğru olarak diri değilse o konuda cahildir ve ola ki genellikle sorumlu değildir. Bilenler sorumludur. Gözü var görmez kulakları var işitmez ayeti belki de bunu vurgular. Bilim bile insan duyularına ve teknoloji sınırlarına dayalı olarak yarı ya da geçici gerçeklere dayalı olarak geleceğe yol alır. İnsanın Yaşam Döngüsünde; Islah Edici, Boyun Eğdirici, Eğitici, Terbiye Edici ve Öğreticiliğin Peygamber Ahlakıyla İlişkisi; Islah Edici, Boyun Eğdirici, Eğitici, Terbiye Edici ve Öğretici Kavramların Farkını ve Farkındalığını Doğru Kavrayış; 1-Peygamberler; modası hiçbir zaman geçmeyen ya da hiç bir zaman demode olmayacak ve insani yaşam döngüsünün mutlak gerekli peygamberi ahlakı reçetesinin modelleri olarak öğretici, yaşatıcı, hayata güncelleyici mürşitleri ve eğiticileridirler.Yaşantılarıyla örnek olmuşlardır. Islah edici(boyun eğdirici) değildir. 2-İnsanları, yaratıkları, doğayı... vb her şeyi eğitici-terbiye edici-Islah edici (boyun eğdirici) olan Allah CC. 3-İnsanlarda hayvanların ve doğal-vahşi hayatın kısmi ıslah(boyun eğdirici) edicileridirler. Kısmen çocuklarını terbiye ederler. Islah etmezler. İnsanlar hayvanları, çevreyi ve doğayı kısmi (bereketli hudutlarda/peygamber ahlakı çerçevesinde) ıslah (boyun eğdirici) edicidirler. Bu ıslahatı peygamber ahlakı çerçevesinde yapmazlarsa bugünkü gibi çevre sorunları ortaya çıkar. 4-İnsanların: eşlerini, hem cinslerini, çocuklarını veya diğer canlıları; eğitmek, terbiye etmek ve ıslah etmek kavram yanılgısı ve cehaleti nedeniyle günümüzde çok sorun yaşanmaktadır. A-Eşinizi ıslah edici, terbiye edici ve eğiticisi değilsiniz oda sizin değildir. B-İnsani bir aile olmak için; eşiniz sizin eksik parçanızı tamamlar sizde onun eksik parçasını tamamlarsınız. Erek ve kadın bir insanın bir birini tamamlayan yarımşar parçaları gibidir tek başına her biri (fert olarak) ne ürer ne de türerler (özel haller hariç). Eşler tamamlayıcıyı zorunlu özgünlükleri nedeniyle rekabet ve eşitlikte olamazlar. C-Kadın ve erkek bir fermuarın ya da DNA zincirinin yarımşar parçası gibidir (yarımşar insan) eşitliği değil bütünleştiriciliği daha büyük anlam taşımalıdır. Her biriniz (kadın ve erkek) fert olarak tek başına yarsım insan sayılır. Kadın ve erkeğin geometrik, zihinsel, düşünsel genetik, nitel, nicel…vb eşitlik haklarını (X=Y ???) yani böyle bir eşitliği ( X=Y) sağlayışı gerçekleştiriş kadar abes bir durumdur. Kadın ve erkek aslında pek çok açıdan ve yönden yarımşar insandır. Önemli olan kadın ve erkeğin liyakatli bütünlüğünü, birlikteliğini sağlayış ve kenetleyiş sorunlarını çözüş çok önemlidir. Yani X+Y=1 sağlarken bunların fıtratı ve ahlaki kabulleniş oranlarını 1 e tamamlarken her çiftin birlikteliği için neler yapılışının gerektiği üzerinde duruş daha önemlidir. Nelerin bu konuda dikkate alınışı gereklidir? Neye/nelere hangi kriterlere (zihinsel, düşünsel genetik, nitel, nicel… Vb kriterlere ait değer yargıları kenetlenişi e uyumu çok önemlidir) göre dikkate alınış önemli oluşudur. D-Bir birinizin eksiğini tamamlayıcı ve idarecisisiniz. E-Bir birinizle karşılıklı haklarınızı elde etmede rekabette/rekabetle değil zaruretten ve gerekliliğin keyfiyetinde bir aradasınız. F-Bu bilince dayalı yaşanmış-yaşanan örneklerle, uygulamalarla, etkinliklerle ve peygamber ahlakıyla öğrenciler eğitilmeli. Evlenmeden Önce Eş Adaylarının Samimiyetle Birbirine Açıklayışı Önemli Konular. (Bunlar önceden açıklanmasa sonrada evliliğin kara delikleri oluyor) 1-Eş adayların bedensel ve zihinsel engelli durumu derecesi varsa bunu önceden belirtişi önemlidir. 2-Bedensel, genetik/irsi ve zihinsel tedavi için sürekli kullandığınız ilaçlar varsa bunu önceden belirtişi önemlidir. 3-Bedensel ve zihinsel sürekli hatalıkları varsa bunların derecesini ve durumunu samimiyetle belirtilmelidir. Örneğin, şeker hastalığı, kanser, AIDS… Vb 4-Aşılmaz yada iradenizle terk edemediğiniz değer yargıları ve/veya tiryakilikleri, inançları, Örnek Kimlikleri/idleri(örnek aldığın kişilikler;peygamberler, dahiler, mucitler, teoriler, sanatçılar…Vb) , Taptıkların/idolleri (taptıklarınız, putlarınız) önceden belirtişi önemlidir. Ör. Aşırı kıskançlık, aileye bağımlılık, sürekli çok konuşkanlık, yalan, sigara koliklik (normal içi değil), alkolik, internet bağımlılığı, eşcinsellik, lezbiyenlik, özgün cins ve tiplere ilgi duyuş… Vb |
Derse Devamın Önemi ve Gerekliliği; Öğrenim, Öğrenim Süreci ve Öğrenilen Şeyin Önemi ve Gerekliliği Bilinci, Hayata Doğru, Liyakatli ve Peygamberi Ahlaklı Uygulanışıyla İlişkisel Tamamlanış; Öğretim süresince hedef kitle tarafından öğrenilen her şeydir ya da hedef kitleye öğretilen şeyle ilgili öğrenilenlerin tümü öğrenimdir. Öğrenim devamınca geçen süre ve öğrenilen her şeyin birlikteliği öğrenim sürecini ifade eder. Öğrenilen her şey + geçen zaman=Öğrenim süreci. Öğrenilen şeyle ilgili tüm olanaklar kullanılarak, öğrenilen şeyin hayata doğru, liyakatli ve peygamberi ahlakla ilişkisel örnekleri ve uygulamaları yeterince öğrenilmişse ya da öğretilen şey hayata uygulanabilir seviyede öğrenilmişse öğrenim tamamlanmıştır. Eğitim, Eğitim Süreci ve Eğitimle Öğrenilen Şeyin Yaşantıya Doğru, Liyakatli ve Peygamberi Ahlaklı Uygulanışıyla İlişkisel Tamamlanış; Öğretim ve Öğrenimle verilen ya da öğretilen/öğrenilen şeyin hayata uygulanışı geçerli gerekçesiyle ve bilinciyle kavranarak alışık tepki (refleks), alışkanlık haline gelmişse/getirilmişse ve hayata doğru güncelleniyorsa eğitimi tamamlanmış anlamına gelir. Pekiştireç II; |
| DERS/COURSE | TÜRKÇE | ENGLISH |
| Dersin Kodu/ Course Code | ||
| Dersin Adı/Course Name | Fen Eğitiminde ve Öğretiminde Biyomatematiğin Kullanılması ve Uygulanması | Using and Practicing Biomathematics in Science Teaching and Education |
| Dersin Kredisi/ Course Credit | 3 1 3 (teorik, uygulama ve kredi) | 3 1 3 (lecture, practice and credits) |
| Dersin ECTS/Kredisi ECTS Credit | 12 | 12 |
| Dersin Alındığı Birim /Owning Department | Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü/ Biyoloji Eğitimi | Faculty of Education, Department of Secondary Science and Mathematics Education / Biology Education |
| Yüksek Lisans/Doktora Master/Doctorate |
Yüksek Lisans /Doktora Dersi | Master/ Doctorate Course |
| Zorunlu/Seçmeli Required/Elective | Seçmeli | Elective |
| Dersin Sorumlusu/Çalıştığı Birim/Dahili telefon Instructor/Department/ Internal Phone | Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü/ Biyoloji Eğitimi 1789-1788-1757 |
Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ Faculty of Education, Department of Secondary Science and Mathematics Education/Biology Education 1789-1788-1757 |
| Dersin On Koşulu Prerequisite | İlköğretim, Fen Bilgisi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Öğrencileri | Elementary, Science Secondary Science and Mathematics Education Students |
| Dersin Süresi /Length of Course | 1 Yarıyıl (15 hafta) | 1 Semester (15 weeks) |
| Dersin İçeriği/Course Subjects |
1-Öğretim, Öğrenim, Eğitim ve Öğrenme Nedir? Aralarında Ne Fark Vardır? Öğretim, Öğrenim ve Eğitim;Süreç ve Programları 2-Fen Bilgisi, Biyoloji, Fizik, Kimya, Matematik ve Okul Öncesi Eğitimi Nedir? 3-Kültür Lisanı Nedir? Kültür Lisanları İle Eğitim Ne Anlama Gelir? 4-Bilimsel(Biyomatematik) Lisan Nedir? Matematik Lisanı İle Fen Eğitimi ve Öğretimi Yapmak Ne Anlama Geliyor? 5- Biyomatematik(Bilimsel) Lisanla Fen Eğitimini ve Öğretimini Doğru Gerçekleştirmek Ne Kadar Olasıdır? 6-Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde Tüm Yaratık, Olay, Olgu, Süreç… Vb Her Şeyi Biyomatematik ve Kültür Lisanlarıyla İfade Etmek Arasında Ne Fark Vardır? 7- Fen Öğretim, Öğrenim, Eğitim ve İletişiminde; Kültürel ve Matematiksel Mantık, Semboller, Rakamlar ve Alfabeler Arasında Ne Farklar Vardır? 8- Öğretim, Öğrenim, Eğitim ve İletişimin Bazı Alanlarında; Biyomatematik Lisanını (Semboller, Alfabe) Kullanmak Kültürel Lisanlardan (Semboller ve Alfabelerden Daha Avantajlıdır. 9-Öğrencilerde, Fen, Biyoloji ve Matematik Eğitimindeki; Örnekleri, Yaratıkları, Sembolleri, Durumları, Modelleri, Görüntüleri, Resimleri, Olayları, Süreçleri.. Vb Liyakatli ve Doğru Eşleştirmeyi Anlaşılabilir Kılmak. 10- Fen Eğitiminde; Örnekleri, Yaratıkları, Sembolleri, Durumları, Modelleri, Görüntüleri, Resimleri, Olayları, Süreçleri… Vb Biyomatematik Lisanla Eşleştirme Mantığı ve Kuralları. 11-Fen Eğitiminin Uygun Alanlarında Biyomatematik Lisanını Kullanmak Belki Daha Evrenseldir. 12-Tüm Fen Eğitimi Alanlarında Kültür Veya Biyomatematik Lisanlarını Kullanmanın Sakıncaları ve Yararları Nelerdir? 13-Neden matematiksel alfabede yani rakamların hemen her kombinezonun genel olarak mantıklı bir anlamı ve ifade sunumu varda lisan alfabesinde ve doğal canlı alfabedeki harflerin her kombinezonunda mantıklı bir anlamı ve ifade sunumu yoktur? Sonsuz Nedir? 1 |
1-What Are Education And Teaching? What Is Difference Between Them? 2-What Are Science, Biology, Physics, Chemistry, Mathematics And Preschool Education? 3-What Is Cultural Language? What Does “ To Realizing Education And Teaching With Cultural Languages” Mean? 4-What Is Biomathematical Language? What Does “ To Realizing Science Education And Teaching Together With Mathematical Language” Mean? 5-How Much Possible That Realize Science Education And Teaching Together With Mathematical Language 6-What Is Difference Between Biomathematical And Cultural Language In Point Of Explaining Beings, Events, Fact, Process…Etc Everything In Education And Teaching? 7-What Is Difference Between Biomathematical And Cultural; Logical, Symbols, Numbers And Alphabets In Science Education, Teaching And Communication 8-To Use Biomathematical Language (Symbols, Alphabets) Facilitates Everything More Than Cultural Language (Symbols, Alphabets) In Some Areas Of Education, Teaching And Communication. 9-Truly And Clearly To Pair The Samples, Beings, Symbols, Cases, Models, Images, Pictures, Events, Processes …Etc In Science,Biology And Mathematic Education On Students 10. The Logical Rules And Pairs Of The Samples, Beings, Symbols, Cases, Models, Images, Pictures, Events, Processes …Etc Together With Biomathematical Language In Science Education. 11- It May Be More Universal That Using Biomathematical Language In Convenient Areas Of Science Education? 12-What Are Advantages And Disadvantages Of Using Biomathematical Or Cultural Languages In All Areas Of Science Education? |
| Dersin Amacı (Öğrenim Çıktısı)/ Learning Outcomes |
1- Öğrencilerde, Fen, Biyoloji ve Matematik Eğitimindeki; Örnekleri, Yaratıkları, Sembolleri, Durumları, Modelleri, Görüntüleri, Resimleri, Olayları, Süreçleri.. Vb Liyakatli-Doğru Eşleştirmeyi Anlaşılabilir Kılmak. 2-Okulöncesi, İlk ve Orta Öğretim Eğitiminde; Biyomatematik Eğitiminin Anlatımı ve Uygulama Mantığını Öğrencilerde Refleks Haline Getirmek 3-Bu Mantığı İlgili Diğer Fen Eğitimi Alanlara Uygulamak. . |
1- Truly-Clearly To Pair The Samples, Beings, Symbols, Cases, Models, Images, Pictures, Events, Processes …Etc İn Science, Biology And Mathematic Education On Students 2-In Preschool, Primary And Secondary Education; To Realize That Reflexes The Logic Of Using And Practicing Biomathematics Education On Students 3-Using This Logic To Related Other Science Education Area. |
| Önerilen Kaynaklar/ Indicative Readings | Basılı literatür kaynaklarına ulaşılamamıştır. "Biomathematics education" ve Biomathematical + in science education" anahtar deyimler internette aramış ve bazı önemli internet siteleri ve web sayfası adreslerine ulaşılmıştır. |
There haven not been met printing literature. "Biomathematics education" and Biomathematical + in science education" key idioms searched on internet and there haven been reach some important sites and web pages addresses. |
| Öğrenme Yöntemleri/ Teaching and Learning Methods | Anlatım, Sunu Hazırlama, Benzetim, Çoklu Eşleştirme, Tartışma, Örnek Olay ve Durum, İnceleme… Vb Öğrenme ve Öğretme Yöntemleri | Expression, Assignments, Class Presentations, Simulation, Multi Pairing, Discussion, Sample Event and Case, Investigation… etc. Teaching and Learning Methods |
| Değerlendirme Yöntemi/ Assessment Method | Bir ara sınav (% 40) ve final sınavı (% 60) |
Midterm Exam (40 %), (60 %), and final exam |
| Eğitim Dili/ Language |
Türkçe | Turkish |
EĞİTİM,
ÖĞRETİM, ÖĞRENME NEDİR VE ARALARINDAKİ İLİŞKİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ KAVRAMLAR İlim havuzunda, tüm enerji halleri ve yaratıkların (sanal, nesnel, yarı sanal) yapısı ve gerçek ilişkilerin sembollerle denklemsel ifadesi Matematiktir ya da Matematik Bilimidir. Matematik külli ilmin içindedir. Belki de her yaratığın, hayat döngüsünde, en azında bir konumunda mutlaka bir matematik konum ve hayat denklemi vardır.. Yaratıkların, olayların, süreçlerin... Vb yapısı ve aralarındaki ilişkilerin sembollerle denklemlerini ifade eden bilime Matematik denir. Matematik (Evrensel, Doğal, Düşünsel, Hesabi... Vb Matematik);ölümsüz olan ilimin ölümlü ve öğrenmek-kullanmak için yaratıkların bir aracı olan bilimdeki hayatın varlığı ve/veya bilimi yaşatan kalbi gibidir. Onsuz bilim yaşayamaz. Bilimi bir beden kabul edersek matematik onun kalbi, canı ve hayatıdır. Belki de ya da Ola ki Matematik yaratıksal her şeyin matematik sembollerle birimsel ve sayımsal ilişkilerlinin denklemsel ifadesidir. İstatistik genellikle uygulanabilir matematiğin ampirik bilgilerin ilişkisini ifaden ve içeren eden bilim dalıdır. İlim havuzunda; madde, anti madde tabanlı birimlerdeki özgün ve mantıklı matematiksel denklem kümelerine dayalı enerji hallerinde hayat bulmuş;sanal, nesnel ve yarı sanal kişiliklere Yaratık denir. İstatistik;matematiğin hayata uygulanışının mantık ve çoklu denklem sistemlerini içeren uygulamalı bir disiplin bilimidir. İSTATİSTİK BİLİMİ;Nesnel ve sanal bilimlerdeki;doğal, ampirik-mantıksal ilişkileri içeren tüm formülleri, analitik ilişkilerin şablon denklemlerini bir arada inceleyen ve uygulamaya koyan bilimdir. Diğer bir deyişle; bilinen tüm ampirik denklem ve ilişkisel mantık sistemlerinin şablon denklemlerini bir arada ve birbiriyle ilişkilerini çoklu disiplin mantık sistemleriyle uygulamaya koyarak; insanlığa, hazır paket mantık hizmeti veren ve zaman kazandıran bilimdir. FEN BİLGİSİ BİLİMİ;Beşeri Bilimler, Doğa Bilimleri(FKB, Jeoloji… Vb) ve Matematiğin ortak payda bilgilerinin hayata uygulandığı bilim alanıdır. İlim havuzunda doğada sanal ve nesnel hayat bulmuş yaratıkları inceleyen bilime Doğa Bilimi denir. DOĞA BİLİMİ: Canlı, Cansız ve Araform Bilimlerine ait bilgilerin Evrim Bilimi ile hayat bulduğu bütünleşik pozitif bilimdir. -Canlı, Cansız ve Araform Bilimlerinin doğal şekillenmesi ve Evrim Bilimi ile geleceğin dirimsel ve uygulamalı bilimi şekillenir. Bu bilim Doğa Bilimidir. -Tüm pozitif bilimlerin şekillenişi (morfogenezisi) doğa biliminde hayat bulur. -Evrim Bilimi doğadaki ve insandaki tüm özgün enerji halleri bilimsel olarak deşifre edilip, doğa ötesi güç-teknoloji, tera bilgisayarlar ve tera teknolojiyi kullanan evrimle gerçek hayat hikayeleri açıklandığı zaman, Doğa Bilimi gerçek konumunda hayat bulmuş olacaktır. Tüm bilimler arasında ilişki kuran evrim; her bilim dalı bir çiçek kabul edilirse; evrim bu çiçeklerdeki özgün balı toplayan bal arısı misali topladığı balları “Doğa Bilimi” kovanlarındaki peteklere doluşturarak ona geleceğe yönelik dirimsel hayat veren bilim gibidir grafik Eğitim Programı: Eğitimin tanımında verilen hedefler ulaşmak için, fert ve toplumda arzu edilen sonuçlara ulaşmak için gerekli bilgilerin disipline edilmesidir. İyi bir eğitim programı, esneklik, işlevsellik, toplum değerlerine dayalı olmak, bilimsellik, ekonomiklik ve uygulanabilirlik gibi özelliklere sahip olmalıdır. Eğitim süreci; zamana bağlı olarak;fert ve toplumların (insanın) davranışlarında pozitif değerleri ortaya çıkarmak için yapılan tüm işler, uygulamalar ve eylemlerdir. Yani yapılan tüm;i şler+eylemler+uygulamalar+zaman. Öğretim süreci;zamana bağlı olarak;fert ve toplumların (insanın);doğadaki bilgileri öğrenmek ve hayatına uygulamak için aktarmak için yapılan tüm işler, uygulamalar ve eylemlerdir. Yani yapılan tüm;işler+eylemler+uygulamalar+zaman. Öğrenim süreci; öğretim, öğrenim ve eğitim sürecine muhatap olan yaratığın/ların bu olaylara maruz kaldığı zaman ve eylemler sürecinde öğrenme eşiğine geldiği veya tamamladığı zamana kadarki süreçtir.Yani yapılan tüm;işler+eylemler+uygulamalar+zaman. Bu üç sürecin arasındaki ilişki çok önemlidir. Zaman, mekan ve mevcut olanaklar dikkate alınarak, uzman eğitimciler tarafından iyi bir öğretim, öğrenim ve eğitim programı çerçevesinde uygulandığında verimli ve yararlı bilgi aktarımı sağlanabilmektedir. Dünyada çok hızlı bir şekilde ortaya çıkan bilimsel ve teknolojik gelişmeler sonucu edinilen yeni bilgiler aynı hız ile fen öğretim, öğrenim ve eğitimine yansıtılmamaktadır. Fen eğitiminde ortaya çıkan en önemli sorun fen bilimlerindeki ilerleme ile okullarda okutulan fen dersleri arasındaki bağlantısızlıktan ileri gelmektedir. Bunun sonucu, bugünkü yetişkin nüfusun yaklaşık %90 ı bilim ve teknolojiyi izlemekte ve yararlanmakta güçlük çekmektedir. Bilim ve teknolojideki bu hızlı gelişime sonucu elde edilen bilgilerin fen eğitimi programlarına yansıtılması amacıyla yeni fen eğitimi programı geliştiren 141 ülkedeki durum UNESCO tarafından rapor edilmiştir. Öğretim: Öğretmek kavramından kaynaklandığı için, hedefe aktarılmak istenen bilgiyi kusursuz öğretmektir. Öğretim: Doğada ve ötesinde var olan bilgileri (yaratıklar, olaylar, olgular, sistemler, kanunlar, kavramlar v.b) anlaşılabilir hale getirmek amacıyla çeşitli yöntem, araç-gereç ve teknikler kullanılarak fert ve topluma planlı ve programlı bilgi aktarma sürecidir . -Terbiye;Bir insanın, ferdin toplumun ya da kavmin: istenmedik; değer yargılarını, alışık tepkilerini, tiryakiliklerini, alışkanlıklarını, eksiklerini, irade zafiyetlerini… Vb tedavi ya da güçlendirmek için yaşam döngüsüne uyguladıkları disiplinler ve farzlarla ilgili her şeye terbiye denir. İnsan bedeninde ve zihninde peygamber ahlakı ve hasleti alışkanlık değerlerini alışık tepki (refleks) olarak ortaya çıkarmak üzere;edepli-insani-İslami ölçüler çerçevesinde uygulanan peygamberi disiplinler ve yapılan her şeydir. Allah CC terbiye ettiği alimler ve peygamberlerin ahlakı ve terbiyesi ölçü alındığında;toplum dikkatle analiz edildiği zaman ; insanların çoğu yanlış, eksik, vahşi …Vb öğretim, öğrenim ve eğitim zayiatı olduğu fark edebilirsisiniz. Ör;İslamiyet’te;günlük farzlar (namaz, abdest), yıllık farzlar;hac, zekat, 30 günlük oruçları dışında; Fıtratı oranın da (bünyenin kaldırabileceği kadar) haftalık, aylık ve 3 ayların sünnet oruçlarını tutmak... vb. İslamiyet’in dışındaki;keşişlerin, uzak doğu ve Hint fakirlerinin bedeni terbiye etmek için, riyazetle bedenlerine yaptıkları eza ve cefalar gayri insanidir. Gerekirse öğrencilerimize ve çocuklarımıza sıra dışı olayları; kontrollü aşı dozunda yaşatarak, drama yaptırmak. Aşılanmak istenen olay ve süreçleri; tiyatrolaştırarak, sinemalaştırarak önceden “zihinsel, bedensel, eylemsel, düşünsel aşı” maksatlı ve dozda !!! planlı hazırlanmışlıklara katarak çok amaçlı yararlı bağışıklık ve alışık tepki (refleks)ler geliştirmek. Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı toplumsal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmemesi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtrat, yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda peygamber ahlaki değerlerle alternatifli ilişkilendirilerek verilmelidir. İslamiyet’te Bedensel, Davranışsal ve Düşünsel Terbiye; Eğitim ve Manevi Arınışın Kısası; Canlılar âleminde; güçlüler ve başatlar; genellikle bedensel, davranışsal ve yaşam şekli olarak taklit edilerek başat olmanın doruğuna ulaşılır. İnsanlar peygamberin getirdiği farzları ve sünnetleri, davranışları samimiyet ve ihlasla; taklit edilerek, peygamberce yaşantının her şeyini inancı çerçevesinde olanakları ölçüsünde peygamberce konumlandırarak her nefesine uygulayarak, kodlayarak ve diri yaşam dönüsüne ilişkisel güncelleyerek başat ve verimli yaşarlar. - Abdestle ve Namazla 5 Vakit El, Ayak ve Başının Bakımı Ve Namaz Eylemiye Peygamberin Taklidini Yaparak (Bir Yönüyle);Bedenin nesnel ve düşünsel temizliğinin farkındalığını iradesine itaatlerini pekiştirerek kavramaya ve manevi olarak hayrının üzerine diri yaşam döngüsüyle ilişkisel güncelleyerek her geçen gün onların gerekliliği ve yeni hikmetlerini akıl etmeye çalışıp tefekkür eder. Bir bilgisayarın donanımını ve işletim sistemini güncellemesinin önemi ve değeri, bir insanın abdest ve namaz ibadetinin belki de sonsuzda biri kadarına örnek olabilir veya anlam ve önemini andırır. Namaz ve abdest ibadeti bir yönü de geçmişten geleceğe o insanı aynı eylemi yapan, yapmış (peygaberler, melekler, insanlar... Vb yaratıklar) ve yapacak kişilerin feyizleriyle ilişkisel kılar ve yaşantısından hayır gördürür.. -Zekatın Bir Yönü de;Bilgisayarlar arasında ki internet, intranet ve extranetteki dosya paylaşımının önemi belki de ancak zekatın paylaşım önemine sonsuzda bir örnek olabilir. Zekatın Bir Yönü de insanlarda paylaşım; duygusu, huzurunu, hazzını, keyfini, cömertliğini, maneviyatını… Vb geliştirir. -Orucun Bir Yönü de; İnsanları açlık hissetmeden melekler gibi yemeden içmeden gün boyunca yaşamalarını ruhlarıyla tümleşik devam ettirme mucizesini yaşatır. Açlık hissettikleri zaman fakirlerin, yoksulların ve açlık çekenlerin hallerine doğru duygudaşlığı(empati duyuşu) yaşayarak öğrenir ve kavrar. İfrata ve oruç akabende; insanda yaşama sevinci, yokluğa doğru empati duyuşu, şükredişi, sabırlı olmayı, çok yemenin afatı-zararını anlayışı… Vb geliştirir. -Hac’ın Bir yönüde;İnsanlar da toplu bir arada yaşayarak maddi ve manevi duygularının peygamberlerinin yaşadığının duygusal paylaşımı hazzının farkındalığını ve ölümsüzlüğün gerçek oluşunu yaşayarak öğrenirler. -Kelimeyi Şahadeti Zikir ve İhlasla Tasdikin Bir Yönü de; İnsanlarda bir kelimenin ve deyimin bazen ne kadar önem taşıdığının fakındalığını kavratır. Allah CC neden tenzih ediş ve zikrin gerekliliğini insana kavratır. Bir cümleyi samimiyetle zikir edişin insana ebedi istendik, emsalsiz hayatı kazandırdığının; eşsiz biricik ve yegane örneğidir. -Rahmani Zikrin Bir Yönü de; İnsanın atom altı parçacıklardan alemler ve alemler üstü yaratıklarla transa geçerek ve seremoni, çüş hazzını tadarak manevi arınış ve şükrü artırır. Tiryakiliği insani dünyada çalışma tembelliğine itebilir. Sonuç insanın istendik kurgusal arınışı, düşünceyi geliştirerek istenmeyen, kötü, zararlı ancak işlenmiş amellere, fikirlere ve enerjilere karşı kalpsal ve zihinsel bağışıklık sistemini geliştirir ve geleceğini istendik dualarıyla garantiler. -Tefekkür ve Fikir Etmenin Bir Yönü de; İnsanın edindiği bilgilerle düşünsel, zihinsel ve kalpsal dünyasını; Rahmani ve peygamberi kurgulayarak yaratıkların ve özünün hayırlı ya da istendik geleceği ve geçmişi için amel işleyerek icrası ya da hayata uygulanışı için Allah CC dileyişi geliştirir. Sonuç olarak insanda istendik kurgusal düşünceyi geliştirerek istenmeyen, kötü, zararlı ancak işlenmiş amellere, fikirlere ve enerjilere karşı kalpsal ve zihinsel bağışıklık sistemini geliştirir ve geleceğini istendik dualarıyla garantiler. İslamiyet’te nefis terbiyesi adı altında büyüklerimizin (Hz.Gazali, Hz.Geylani, Hz. Hacı Bayram Veli ve Hacı Bektaşi Veli Hazretleri gibi) kendi nefislerine uyguladıklarını çocukların-gençlerin ve büyüklerin nefislerinin kaldırabileceği dozda öğretim, öğrenim ve eğitimde uygulamak olasıdır. Örneğin; fakirliği ve yokluğu doğru algılamak, doğru duygudaşlık duymak için oruç çok güzel bir örnektir. Bunu çocuklara-gençlere uygularken belli bir süre (gün-ay eğitilenin fıtratının kaldırabileceği kadar dozda) yoksullar ve fakir ailelerle yaşamayı zorunlu hale getirmek.Örneğin;Allah CC dinleri göndermeseydi yer yüzünde geçmişte (Budizm, Hinduizm, Astekler, Mayalar,1, 2, İnkalar, Dinleri… Vb) ve günümüzdeki vahşi; kutsiyet, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, örfler, doğal dinler, inanç, kültür değerlerinin ifrat ve tefrit terbiyelerin yaygın olması hudutları toplumsal tufanlara neden olurdu. -Öğrenme:Amaçlı veya amaçsız edinilen bilgilerin canlı yaratıklarda; kalıcı ve hayatta bilinçli uygulanabilir hale gelmesidir. İnsan; kullanmadığı ve kullanamadığı bilgisinin hamalı, yanlış kullandığının;ya cahili ya da hainidir veya insan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya alimi, ya sakatı ya da hamalıdır!! (Demirkuş 2006). Öğrenme:Öğrenilen ve öğretilen bilgilerin, bedensel, zihinse, düşünsel… Vb eylemler olarak hayata güncellenişi ve uygulanabilir hale gelmesi demektir. Pekiştireç I ; 1-Öğretim; DNA zincirinin birinci ipliğinin yaşayabilen dizinini biyolojik yapı taşlarından üretmek, 2-Öğrenim; DNA zincirinin birinci ipliğini tamamlayıcı uygun ikinci ipliğinin yaşayabilen dizinini biyolojik yapı taşlarından üretmek, -Birbirini tamamlayan bu iki ipliksi zincirin fermuarlarının karşılıklı gelip tamamlanması yani kapanmasıyla öğretim ve öğrenim tamamlanır/tamamlanmış olur. 3-Eğitim; tamamlanan iki zincirin uygun koşullarda kendilerini klonlamayı alışık tepki (refleks) haline getirmeye başlamasıyla/başarmasıyla yaratığın vahşi/doğal olan eğitimi tamamlanır. 4-Eğitimin Hedefi; öğrencide/öğrenicide bu biyolojik DNA zincir fermuarının gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak üretimi, kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccali, kötü, zeki (sadece zekai), nefsi, ceddi, iblisi, doğal/vahşi (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlarda üretimin ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir. Pekiştireç II; 1-Öğretim; pantolon fermuar zincirinin dişli birinci kanadının/parçasının üretimidir, 2-Öğrenim; pantolon fermuar zincirinin dişli tamamlayıcı ikinci ya da diğer kanadının/parçasının üretimidir, -Birbirini tamamlayan bu iki parça fermuar zinciri dişlerinin karşılıklı gelip tamamlanması yani kapanmasıyla öğretim ve öğrenim tamamlanır/tamamlanmış olur. 3-Eğitim; öğrencinin/öğrenicinin fermuarı açıp kapamayı alışık tepki (refleks) haline getirmeye başlamasıyla/başarmasıyla tamamlanır. 4-Eğitimin Hedefi; öğrencinin/öğrenicinin; pantolon fermuarının gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccali, kötü, zeki (sadece zekai), nefsi, ceddi, iblisi, doğal/vahşi (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlar için kullanışın ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir. Dünyada Yürürlükteki Eğitim Sisteminin/lerinin Durumu Konumu ve Liyakati; Var olan eğitim sisteminde İslamiyetin geçerli ve gerçek; inançsal, kültürel, kavimsel… Vb hemen hiçbir değer yargısı dikkate alınmadan ya da sadece batının deneyimlere dayalı vahşi değer yargılarına, dünyevi yönetimsel ve bilimsel değer yargılarına dayalı eğitim sistemleridir. Bu eğitim sisteminde; insanların tüm düşünsel, zihinsel, nesnel, sanal, dijital, kültürel, inançsal … Vb istendik, gerçek değer yargıları ve doğa, doğa ötesine ait bildikleri bilimim vahşi ve doğal değer yargılarına kodlayarak, zipleyerek ve asimile ettirilerek insanlığı yaşamsal olarak nesnel doğanın ve düşünsel olarak bilimin kefeni içerisine asimile ettirmektedir. Diğer bir deyişle insanlığın bilimi ve doğayı aşan düşünsel ve zihinsel değer yargılarını bilimin, demokrasinin, doğanın ölümlü ve sonlu kefeni içine kodlayarak, zipleyerek, özümseyerek ve körelterek insanlığı zihnen nesnel ve bilimsel doğanın hapishanesi içine sıkıştırmaktadır. 19. ve 20. YY Eğitim sisteminde her bilim insanı bilimin bir parçası olarak otistikleştirilmiştir. Adeta bilimin her parçasına bir bilim insanının her şeyi otistik ve özel bir parça olarak kodlanarak yerleştirilip ya da yetiştirilip ölümlü bilimin bedenine kişilik kazandırılarak bilim ilahlaştırılmaya çalışılmaktadır. Doğrusu bilim ve tüm kâinatlar gelişmiş insanın kalbini aşamaz. Bilim her insanın bir parçası olacağına her bir bilim insanı bilimin bir parçası olarak bilimin bedenine malzeme oluyor. Çözümü de kapitalistler ekonomik sorunlar hallolunca yani insanlığı zenginleştirip besili hayvan gibi besleyerek insanlık sorunlarının haledeceğine bizleri inandırmıştır. Halbuki deneyimler göstermiştir ki; ekonomik koşulları çok iyi olduğu halde, aşırı beslenişten kudurup zihinsel doyumsuzluktan bunalıma giren zenginlerin yanında zihnen ve düşünsel olarak rahat, hür olmayan insanlar bu zihinsel- düşünsel sıkışıklıktan, sıkıntıdan sokaklara hürriyet diye dökülüp sorunlar yaratmaktadırlar. Bu nedenledir ki var olan eğitim sisteminin tüm değer yargılarının bilimsel kefeni; dünyevi doğal dinler ve vaadi dolmuş ya da Allah CC tarafında icabet görmeyen semavi dinlerin kefeni ile birebir örtüşmektedir. Ancak tüm doğayı, yaratıkların geleceğini ve geçmişini kuşatarak haşır olacağı son durumu bildiren İslamiyet’e aynı ceketi giydirmek insaflısızlık belki de insanlık için bedbahtlık olur. Çünkü tüm ölümlü, sonlu yaratıkları ve her şeyi kuşatan İslam, ebediyetten gelen hayatın geçici dünyeviliğini, her şeyini kuşatmış ve yine ebediyete yaratıkların nasıl göç edeceğini bildirmiştir. Gün geçtikçe bilim bunu kanıtlamaktadır. Sonuç olarak; bilim ve doğa Müslümanların kalbi ve zihni içindeki yitiği olarak keşif edilip İslami değer yargılarıyla ilişkisel öğrenilmesi ve bilinmesine yönelik eğitim yapılması daha liyakatlidir. Zaten İslamiyet’in dışında hiçbir din bu kapsamların kefenlerini kuşatamamış ve/veya kuşatamaz yada bu alt yapı envanter ve dokümana başka hiçbir din ve bilim sahip değildir. Kısaca tüm yaratıkları, doğayı ve bilimin kefenlerini kuşatarak ilişkisel eğitim verilebilecek yegane din İslam’dır. Hazıra Konmak, Faiz ve liyakatsiz Yarış (İnsanımsı Rekabet ya da Vahşi ve Doğal Birliktelik); İkiz iki kurt köpeği düşünün: Biri evde beslenip her şeyini hazır alsın, merhamet, sevgi ve saygı görsün, aileden biri gibi icabet görsün evde. Diğeri özel eğitilmiş polis köpeği olarak yetiştirilmiş ve iş gören yardımcı icabeti görsün. Bu iki köpeği çeşitli koşul ve durumlarda karşılaştıralım. Hazırın yaratıklarda geliştirdiği alışkanlığın zararını görmek zor değildir. Hazırcılık/Hazıra Alışmak, Faiz ve Vahşi Rekabet (İnsanımsı Rekabet/Vahşi-Doğal Birliktelik); gayret bile sarf etmeden edinilen ve edinilmek istenen her şey. Faiz emek sarf edilmeden paranın para kazanışıdır. Kısaca faiz; sermaye sınıfının (kapitalistlerin) fazla parasıyla ihtiyaç sahiplerini hayat döngüsünü; kendi menfaatleri ve siyası amaçlarına uygun hükmüne-ablukasına terbiye ve disipline edişi için kullanılan liyakatsiz sermaye ya da paradır. Aslında sermaye sınıfının liyakatsiz şişmanlığa (obez kapitalizme) ulaşmamsı için; yıllık büyüme ve kar ediş oranlarını yaşadığı toplumdaki fakirlere ve normal insanlara oranın global dağılım dengesini aşamaz. Hatta bu amacı gerçekleştiriş için; fakirler ve işsizlerin devlet fonu her zenginin kar yaptığı her işe mutlak kar ve sermaye ortağı olarak beraber olur ki bu istendik gelir dağılış dengesi sağlansın. Sermaye sınıfının tüm malları ve sermayesi tüm kamuya açık ve geriye-ileriye doğru sorgulanabilmelidir ve bilgiler herkese açık olmalıdır.Hazır yabani yaratıklara, çalışarak hak ediş insana yakışır. Demirkuş 2010 Hazırın, faizin ve vahşi rekabetin liyakati yabani yaratıkların yaşam döngülerinde haktır. İnsanlar hazıra, faize ve vahşi rekabete talip ya da uygulayışında olduklarında hayvanlar miracından daha aşağı bir miracı hak eder. Belki de bir insanın, toplumun kendisine ve çevresine verilebileceği en büyük ceza; kendisinde hazıra konma arzusunu alışık tepki (refleks) haline getirmek ve kendisini hazıra alıştırmaktır. Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani Rekabet ; Demokraside, Siyasette, Eğitimde, Ekonomide… Vb her türlü doğal, vahşi ya da doğal/vahşi zayıf ve güçsüzlerini; çökerten, besi yeri olarak kullanan, eleyen ya da öldüren rekabettir. Uyum sağlayamayanı öldürücü yok edici-antagonistik olan; Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani Rekabet sadece çıtayı atlayanları yaşatıcıdır. Rahmani Rekabet (Diğer Adıyla Zarurettir):Rahmani Ahlakla; Adil , Vicdanlı, Akıllı… Vb öncelikleriyle; demokraside, siyasette, eğitimde, ekonomide… Vb her türlü insani ve gerekli yaratıkların zayıf ve güçsüzlerini; liyakatli yaşatan rekabettir (uyumlu-sinerjitik birliktelik) yani zayıflarını yaşatır ve tedavi eder. Halbuki Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani Rekabet; zayıflarını ya öldürür ya yok edere ya da kapitalistler gibi besi yeri olarak yaşatırlar. Rahmani (insani ve doğal döngü için gerekli zayıfları yaşatan ve tedavi eden) , şeytani (Kapitalistlerin zayıflarını besi yeri olarak yaşatması), hayvan/cahili (hayvanlar arasında zayıflarını eleyen ya da yem olarak kullanan) rekabetler arasındaki farkın farkındalığını kavrayıp kurallarını peygamberi ahlakla ilişkilendirişe çalışın. Vahşi/Doğal/Hayvani /Cahili ve Şeytani; Siyasetin ve Demokrasinin deşifre edemediği, kudurtmadığı ya da kudurtamadığı; fert, toplum… Vb insan tipi, her türlü istendik değer yargıları (inançsal İslami değer yargıları dahil) geleceğimizin öğretim, öğrenim, eğitim, yönetim, rejim… Vb sistemleri için çok büyük değer taşmaktadır ve çok çok önemlidir. e Yaşamak için; insanların liyakatli çalışması adaleti, zarureti(gerekliliği), bitki-hayvanda Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani Rekabeti gerektirir. -Rahmani Rekabet:Rahmani Ahlakla; Adil , Vicdanlı, Akıllı… Vb öncelikleriyle Zayıflarını Yaşatır ve Tedavi eder. -Bitkiler ve hayvanların doğasındaki; zarafetin–gücün-çekiciliğin ve çeşitliliğin nedenlerinden birisi de rekabettir. -İnsanın bu açıdan güzelliği;zayıflarını, güçsüzlerini yaşatan ve rekabetten güçlü olan fıtratına uygun; liyakatli bilinçli zaruri ilişkilerden gelir. -Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani Rekabet, hayvanlar için her zaman zorunlu, insan için zorunlu değildir(insanları hayvanlaştırır). -İnsanları aynı koşullarda rekabete sokmak fıtratlarına aykırıdır. Bu durum revan bir atı, koşu atıyla aynı koşullarda rekabete ve yarışa sokmaya-zorlamaya benzemekten daha berbattır. Her fert ve toplumun fıtratı ve başarıyla yapabildiği istemleri itibarıyla başat olduğu konuda görevlendirmek ve iş sahibi etmeyi çekici hale getirmek daha liyakatlidir. -Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani Rekabet beceriksiz, hasta, dürüst ve kanaatkar zayıflarını yaşatmadığı için zarurete çekiniktir ya da zaruret(rahmani-insani birliktelik) tam tersi koşulları sağladığı için rekabete baskındır. -Rekabette merhamet olamadığı için insani değil hayvanidir. Rekabette merhamet olursa o zaman adı zaruret(rahmani-insani birliktelik) olur. Doğal (vahşi) Rekabetle güçsüzlerin ve zayıfların yaşam hakkı güçlülerin insafına mahkum edilir.Güçlüler ya güçsüzlerin bedenini avlar ki bu durum sıkça hayvanlarda görülür. Bu durum insanlarda;ya güçsüzlerin bedenleri avlanır ya paralı köle ya da besi yeri olarak güçsüzlerin emekleri ekonomi adı altındaki zeka oyunu uygulamalarıyla avlanarak kullanır. Şeytani ve Doğal/Vahşi/Cahili ya da Hayvani Rekabet insani açıdan adaleti, liyakati ve merhameti yok sayan bir kavram-eylem olduğu için insani değil doğal ve vahşidir.. Bu durumda sıkça kapitalistlerde görülür. |
KAİNAT(DOĞA): Beş
duyumuz ve teknolojik araçlarla idrak
edebildiğimiz tüm yaratıkları içeren en büyük evrendir. |
Algıda Değişmezlik Kuramı Nedir? Öğretim Öğrenim ve Eğitim de Nasıl Uygulanır? "Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" -Algıladıklarını/a, Düşündüklerini/e, Yaptıklarını/a… vb Doğru Anlamlandır, Doğru Öğret ve Doğru Anlam Yükle !!! Bu konuda öğrendiklerini hayattaki deneyimlerinle ve uyguladıklarınla doğrulayarak, gerçekçi ve yanıltıcı değer yargılarını tanı ve doğru-liyakatli değişimi kabullen !!! Demirkuş 2009 1-Liyakatli Kültürel Lisan ve Dilin Yapı Taşları: Kavim alfabe harfleri, noktalama işaretleri, isimler, adlar, kavramlar, kavramisimler ve diğer kültürel dil araçlarından oluşmuştur. Sosyal bilimlerdeki kavim alfabelerinin ortak paydası ve kavimlerin vahşi/doğal kelam sıfatı alfabeleri ve kültürleridir. 2-Liyakatli Canlı Dilin Yapı Taşları: çekirdek asidi alt birimleri (baz, çekirdek asidi şekerleri, fosfat grubu), protein alt birimleri (amino asitler), bazı şekerler ve özel moleküller... Vb den oluşmuştur. 3-Liyakatli Kimyasal Dilin Yapı Taşları: doğadaki ve periyodik cetveldeki elementler, atomlar ve atom altı parçacıklara ait birimlerden oluşmuştur. 4-Kuantum, Simetri, Sicim-Halka, Evrim… Vb Tüm Kuramların ya da Her Şeyin Kuramının Oluşturan Atom Altı Parçacıkların Kozmik Alfabe Yapıtaşları: Fiziksel alfabe, kuark çorbasındaki özgün plazma boncukları, en küçük özgün atom altı parçacıkları, özgün kuantum ve bazı özel –özgün enerji halleri çeşitlerinin her biri fiziksel ve doğal kozmik alfabenin harfleridir. 5-Liyakatli Matematiksel Dilin Yapı Taşları: matematik uygulayışlarda kullanılan; matematik rakamlar, semboller ve işaretlerdir. -Matematiksel Alfabe; bugünkü matematiksel, rakamlar, semboller matematikte kullanılan noktalama ve diğer işaretler… Vb den oluşur. Bu günkü matematikte; bir ve klonları/katları (2,3,4,5,6,7,8,9,… Vb) olan rakamlar arasındaki dört işlem ve ötesi kuralları temel olarak dikkate alınmaktadır. Örneğin; birin tüm klonlarına ait sayılar (1,2,3,4,5,6,7,8,9,… Vb); a.b, a/b. b/a, a/b, a+b, a-b, b-a… vb kurallara ve dört işlem kurallarına genellikle aynı tepkiyi gösterirken, bu kuralların içine sıfır ve sonsuz rakamları (yani a ve/veya b yerine sıfır ya da sonsuz yazıldığını zaman) girdiği zaman her şey alt üst oluyor ya da kural çalışmıyor ve anlamsızlıklar ve/veya istenmedik sonuçlar ortaya çıkıyor. -Belki de sıfır sayısı, sabite sayısı, sonsuz sayısı, geçişken sayı, değişken sayı, özgün/lük sayısı, denge sayısı, simetrik sayısı, asimetrik sayısı, yarım sayısı, ve ilk Mekansal Küme Sınırını İfade Eden İlk Sıfır ( İlk küme/küme sınırı-mekan-sıfır)=00, gerçek, gerçek eşitlik, yaklaşık eşitlik/yaklaşık benzerlik, kavram yanılgısı, sabite, kanun/yasa, nokta/ilk nokta, doğru, doğayı genişleten/iten/şişiren enerji (karanlık enerji; kainatın % 73 nü oluşturur), kütle çekimi ( karanlık madde; kainatın % 23'ünü oluşturur ve kütle çekiminden sorumlu madde olarak bilinir. Bizim algıladığımız kainatın sadece %4'üdür.), hız, ilim, bilim, varlık, zaman, yaratık, mekan, küme, küme elemanı, matematik(Evrensel,doğal, düşünsel, hesabi... Vb matematikler), Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri, ilksiz, sonsuz, ebediyet… Vb kavramların yeniden tanımlanıp matematiğe doğru konumlandırılarak yerleştirilmesi gerekir. -Belki de; zihinlerdeki nicel-nitel matematik ile doğadaki nesnel matematiğin konumları ve ifade edilişleri doğal ve evrensel matematik alfabesiyle ya da yapı taşlarıyla bilimdeki yerini henüz almamış gözüküyor. Ola ki bu durum; var olan yapay matematik alfabesinin; sadece yapay, eksik, tanımsız ve bazı matematiksel doğal kavramların tanımlarının eksik oluşu ya da bazı doğal rakam ve tanımların matematikte yer almayışından kaynaklanıyor olabilir. -Düşünsel, zihinsel, sanal, nesnel, muhakemesel, eylemsel… Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" tabanlı düşünceler ya da tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" alt çeşitleri) arasındaki iletişim fermuar dişlerini ilişkisel kapatmak için en büyük eksik ola ki matematiksel doğal alfabenin ya da yapı taşlarını oluşturan rakam ve matematiksel kavramların yeterince keşif edilip ve/veya doğru konumlandırılmayışından ve/veya kavram yanılgılarından kaynaklanmaktadır (ileri gelmektedir). Ör. sıfır ve sonsuz sayılarına ilaveten küme kavramı sınır ve ilişkileri; eksik ve/veya tanımsız oluşları nedeniyle kavram yanılgısına neden olmaktadırlar. Bu gün hala yeterince doğal ve net olarak tanımlanıp nesnelleştirilemedikleri diğer normal sayıların dört işlem kurallarına tam uymamaktadırlar. -Sıfır sayısı, sonsuz sayısı, geçişken, değişken, özgün, denge sayısı, simetrik sayısı, asimetrik sayısı, yarım sayısı ve ilk küme/küme sınırı-mekan-sıfır örtüşümü, gerçek eşitlik, yaklaşık eşitlik/benzerlik, nokta, doğayı genişleyen/şişiren çekim (karanlık enerji; kainatın % 73 nü oluşturur), özel-genel kütle çekimleri (karanlık madde;kainatın % 23 nü oluşturur ve bizim görsel algıladığımız nesnel evren ise kainatın sadece % 4'nü oluşturur) Çekim=10, zaman =01, Yaratık= 11, mekansal küme sınırını ifade eden sıfır ( küme/küme sınırı-mekan-sıfır)=00, hız, ilim, bilim, ebediyet... Vb kavramlarının matematikte liyakatli konumlandırılışıyla: matematiğin insani hayat döngülerindeki; nesnel, sanal, zihinsel ve düşünsel doğa ile liyakatli kenetlenişi ya da bütünleşik uygulanışıyla tüm bilim dallarını bünyesinde tevhit eden ve/veya ilişkilendiren miğfer bilim olarak yer alacaktır. -Belki de bahsedilen kavramların doğru ve liyakatli tanımlarının ve/veya konumlarının eksikliklerinden dolayı matematik bilimi; bilim içinde ve zihinlerde hala nicel odaklı oluştan kendini kurtaramamış ve hak ettiği ya da olması gereken konuma oturmamıştır. 6-İşitsel ve Müziksel Alfabe: tüm nesnel, sanal ve düşünsel; doğal, yapay ve/veya yarı doğal seslerin özgün alt birimlerinin yapı taşlarından oluşturan doğal, yapay ve yarı doğal nota seslerinin özgün yapı taşları ya da özgün ses birimi çeşitlerinin tümünü oluşturan alfabedir. Bu günkü yapay müzik notları; yapay, doğal ve/veya yarı doğal tüm sesleri kurgulayışta yetersizdir ve kısıtlı gereksinimleri karşılar niteliktedir. Örneğin sanal ortamda bilgisayardaki işitselleri veren özgün piksellerin ve/veya alt özgün işitsel alt birimlerin asgari çeşitleri sayısı bize “Sanal İşitsel” alfabe harflerinin sayısını ifade eder. Belki de doğadaki; yapay, doğal ve yarı doğal işitsel alt birimler (alfabesi) bu mantıkla keşif edilmeli ve/veya oluşturulmalıdır 7-Görsel Alfabe: tüm nesnel, sanal, hayalı ve düşünsel; doğal, yapay ve yarı doğal görselleri üretebilen asgari görsel alt birimlerin ve/veya modellerin çeşitlerinin hepsinin yapıtaşlarının özgünlükleri toplamıdır. Örneğin sanal ortamda bilgisayardaki görselleri veren özgün piksellerin ve/veya özgün görsel alt birimlerin asgari çeşitleri bize “Sanal Görsel” alfabe harflerinin sayısını ifade eder. Belki de doğadaki; yapay, doğal ve yarı doğal görsel alt birimler (alfabesi) bu mantıkla keşif edilmeli ve/veya oluşturulmalıdır. İnsanları liyakatsiz öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; doğallaştıran, vahşileştiren, şeytani alimleştiren (iblisleştiren ve ), cahilleştiren; alfabelerin, dillerin ve lisanların yeryüzünde varlılığından emin olabilirsiniz ya da farkındalığını anlamamız gerekir. İnsanları liyakatli öğretim, öğrenim ve eğitim süresince; insanlaştıran ve peygamberi âlimleştiren alfabeleri, dilleri ve lisanları yeryüzünde geliştirmemiz insani bir farzdır. Çok ilginçtir ki; insanlık, çeşitli canlı ve cansız yaratıkları ıslah ederek evcilleştirmeyi başardı, ancak en önemli toplumsal iletişim aracı olan kavimlerin özgün; alfabe, dil ve lisanlarını; bilimsel, mantıksal ve akli prensiplere dayalı ıslah edici kayda değer örnek akademik ve bilimsel hemen hiçbir çalışma yapamadı. Toplumsal iletişim açısında insanlığın mantık ve akli iletişim basiretlerini bağlamayan, köreltmeyen ya da vahşileştirmeyen tam tersine akışkanlık getiren peygamberi, akli ve mantıki ortak bir dil, lisan ve alfabe geliştirmeyi başaramadık. Uzaya açılmadan önce insanlığın buna acilen gereksinimi vardır. Geçmişte dünyaya hakimiyetini kuran kavimlerin dil ve lisanları bu gün etkinliğini kayıp etmiştir. Bu günkü hakim kavimlerinde; alfabeleri, dilleri ve lisanları aynı akıbete gideceklerinden şüphem yoktur. Onun için hiçbir kavimin vahşi-doğal; alfabe, lisan ve diline taraf olmadan, modası geçmeyen insanlığın ortak payda peygamberi, dili, lisanı ve alfabesini; akademik, bilimsel ve uygulamalı çalışmalarla geliştirmeliyiz. Ör; yaban-doğal elmaları, yaban armutları, yaban inekleri, yabani atları, vahşi toprağı, vahşi çölleri... vb yaratıkları ıslah edebildik ve evcilleştirdik. Ancak vahşi dil, lisan ve alfabelerimizi ıslah edemedik ve evcilleştiremedik yani akli ve mantıki olarak eleştirel düzenlemedik. Bu nedenle yer yüzü kültür alfabelerinin hepsi doğal/vahşi zekâların, deneyimlerin ve denemelerin evrimsel ürünüdür. Akli, mantıki ve peygamberi ahlakla ıslah edilmesi ve geliştirilmesi gerekir ki insan beyni, zihni ve kalbi insani iletişimde en az kusurlu kemale ersin. Bu amaçla insanların beyin, zihin ve kalp havuzundaki bilgilerin;görsel, işitsel, eylemsel, davranışsal, tatsal, bilişsel… Vb kodları günlük hayatta iletişim de kullanılan alfabe ve lisanın; harf, sembol, kelime, kavram ve kodlarından, daha sade ve daha çok benzerdir. Örneğin;kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgar... Vb seslerinin) seslerinin tüm insanların ( bazı engelliler ve bazı istisnalar hariç) zihnindeki bilişsel, eylemsel, görsel, tatsal, kokusal, davranışsal... Vb kodları hemen hemen aynı dır. Ama kültür dillerinde kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgar... Vb seslerinin) seslerinin her kavimdeki isimlerin/kavramların ya da kavram-isimlerini zihin havuzundaki kavramsal kodlanışı farklı olduğu için iletişimi vahşi, doğal ve zor olmaktadır. O zaman çözüm olarak;"Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" Kuralına uygun olarak kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerinin zihinsel bilgi biriminin ifadesine ve konumuna en uygun kavramlarla iletişim, öğretim, öğrenim ve eğitimle ortaya çıkarırsak her kes kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerini daha rahat anlar, günlük hayatta ve iletişimde kullanır. Bunu tüm kavimlerin (insanların) beyinleri, zihinsel havuzları ve batini kalplerindekileri de kodlanmış kültürel isimler, kavramlar/kavram-isimler hepsi için düşünüp günlük hayatta hepsini kırmızı elma mantığı ve örneği gibi uygularsak insanlığın akli, mantıki ve peygamberi ahlaklı ortak iletişim alfabesi ortaya çıkmış olur. Tüm kavimlere ait yazımsal ve konuşsal ya da hem konuşsal hem de yazımsal:alfabelerinin, lisanların ve dillerinin; Ademin dilinde vardıkları ortak payda ve özgün;işitsel, yazımsal, görsel, dokunsal, tatsal, hissel … Vb özellikleri bilgisayar ortamında kökenlerine/köklerine, hecelerine/ ses parçalarına kadar sadeleştirilerek yeniden matematiksel iletişim ve alfabe mantığıyla ya da kozmik (evrensel) ötesi atom altı parçacıkların çeşidinin her birini kozmik alfabe kabul ederek oluşturulan yani kuantum alfabesi sade iletişim mantığıyla veya her yaratığı matematiksel küme elemanı kabul ederek ve her şeyi, tüm bilimleri-tüm kainat ve yaratıkları bu kozmik matematiksel kümeler denizi içinde yüzen elemanları temsil eden “Kozmobiyomatematik, Evrensel, Uzaycanlımatematik... Vb (Simetri, Kuantum, Satandart, Sicim-İp-Halka, Paralel Evrenler, Şişme, Evrim...Vb her şeyin kuramlarına uyumlu)” alfabe mantığıyla; ilişkisel, organize, disipline ve kategorize edilerek hayata uygulanabilir. Demirkuş 2010. Çözüm;Tüm sorun kültürel dillerde iletişim amaçlı kullandığımız; hece, ses, vurgu, kavram, isim ve kavram isimleri; şekilsel (analog), kökensel (homolog), özgün, sesdeş, anlamdaş, değişken ve geçişken benzerlik tabanlarına göre mantıki kurgularını bilgisayarda düzenleyerek; matematiksel iletişim sembollerindeki gibi en doğru algılanabilir şekil de zihnimizde ki bilgilerle ( bilgi birimleriyle) ve çevremizde ki her şeyle algıda değişmezlik ve algıda özgünlük ilkelerine dayalı ilişkilendirmektir. Kavmin azınlığı ve çoğunluğu olmaz herkesin ve grubun fert bile olsa ya da vahşide olsa alfabesi, dili ve lisanı aslidir hiçbir bahane ile diğerlerine asimile ettirilemez. Tüm kavimlerin ana dil, lisan, alfabe için geliştirilen çözümler akli, mantıki ve bilimsel tevhit edilerek insanlığın tek dil, tek lisan ve tek alfabesine kaynak oluşturacak şekilde;bilimsel, akademik çalışmaların yapılması gerekir. Tüm Kavimlerin Özgün Ana Dilindeki; Alfabe, Dil ve Lisanlarını Islah İçin Çözüm; Peygamber ahlaklı insanları yetiştirmedikçe ve dilimiz/dillerimiz; algıda değişmezlik ilkesine olanaklarımız ölçüsünde değiştirmedikçe ya da yaklaştırmadıkça yani peygamberi özellikler sahip insanları yetiştirip doğru adreslerde görevlendirmedikçe, var olan ve gün geçtikçe genişleyen ve büyüyen yarı vahşi kültür, alfabe ve dilleri akli ve mantıki ıslah etmedikçe doğaya uyum, küreselleşme sıkıntısı ve adaletsizliği çeken özgün kavimler olarak kalmaya mahkumuz. İnsanların zihninde ve bilinç altında yer alan bilgilerin benzerliği ve algıda değişmezlik oranı;iletişimde kullanılan yarı vahşi ve yarı doğal kültür dilerindeki kavramsal ifade ediliş havuzundaki çeşitlilik ve özgünlülük kaoslarından daha yüksektir. Doğal insanların ya da Adem AS öncesi ve/veya sonrası insanımsıların; (ruhsuz, akılsız, insani ilimsiz, eşyayı liyakatli tanımaz yani doğal-nesnel-düşünsel-zihinsel döngü düzenlerinin cahili ve vahşi vicdanlı) yaşam döngülerindeki çevresel koşulların tehlikesi, paylaşım duygularının gelişmesi ya da paylaşım zorunlulukları dilsel iletişim ve dilin evrimleşmesi olumlu yönden güdülenmiş olabilir. Algılanarak kabul gören bilgilerin zihinde kategorize edilerek kodlanışı tüm insanlık zihin havuzunda çok benzerdir. Bilgi birimlerinin, kümesinin, kümelerinin ortak paydası geniş, özgünlükleri ve farklılıkları azdır ya da algıda değişmezlik–algıda benzerlik ilkelerine daha uygundur. Ancak zihindeki bilgi birimlerinin farklı kültür dillerinde farklı kavramlarla kodlanışı, ifade edilişi ya da uygulanışı iletişimde vahşi ve doğal bir iletişim kaosu/karışıklığı/kargaşayı ya da hercümerci oluşturmaktadır. Örneğin kırmızı elmanın bilgi birimi olarak tüm insanlık zihin havuzundaki kodlanışı çok benzer ancak kavram olarak kodlanışı çok çeşitli ve vahşidir. Bu kargaşanın ıslahı en az çevremizde ıslah ettiğimiz ya da evcilleştirdiğimiz hayvanlar ve bitkiler kadar önemlidir. Kırmızı elma mantık kurgusundan (Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusundan) hareketle zihinsel olarak insanlığın ortak payda ve benzerlik olgusundaki kavramlardan hareketle algıda değişmezlik ilkesi ve zihinsel kavram havuzları arasındaki deşifreyi doğru ve mantıklı yapmak gerekmektedir. Islahat yapılırken; şuan ya da bu güne kadar zihnimiz ve çevremizi bu yarı vahşi mantığa uydurarak yaşıyoruz. Bu yarı vahşi dil kargaşasını; insanlığın bilgileri zihinsel kodlanış ortak payda mantığı ve algıda değişmezlik kurallarına uygun–uyumlu; akli, mantıki, bilimsel, deneyimsel, uygulamalı ve akademik disiplinlere dayalı olarak öğretim, öğrenim ve eğitimle ıslah etmemiz gerekir. Bu mantık kurgusundan hareketle kavimlerin özgün dillerinde ve insanlık ortak payda dilinin ortaya çıkışında zihinsel kodlanış mantığıyla en çok örtüşen, benzeşen mantık kurgularıyla ve aynı zamanda matematiksel iletişim mantık kurgusuna uygun yeni dil ve alfabeler geliştirilmelidir. ışbilgilerin ya da bilgi birimlerinin (kavramların değil);görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel ve diğer duyusal/duyuşsal özelliklerine göre; ilişkisel konumlanış, disipline ediliş ve etkileniş mantık kurgusunun deşifre edilişi çok önemli gözükmektedir. Ortak payda bilgileri ademin dili katmanını oluşturur bunlar genellikle nesnel yaratıkların görsel, şekilsel ve eylemsel bilgi birimleri katmanıdır. Özgünlükler ve ayrıcalıkların en çok olduğu kavramlar düşünsel (soyut) kavramlar ve ayrıntılı bilgi birimlerine yönelik bilgi birimleri katmanıdır. Akademik seviyede; dildeki her kelime, bağlaç, kavram, deyim ata sözü, vecize, sözleri hatta ithal edilmiş yazılı ve sözlü ata sözü her şey akademik disiplin ve sistematik mantık çerçevesinde dil, edebiyat, fen… Vb tüm dallarda kulanım üzerine bölümlerinde ulusal ve uluslar arası seviyede;halka açık internet ortamı dahil, akademik çalışmalarla, toplu anket ve tartışmalarla farklı akli, mantıki, basireti açıcı... vb alternatifleri gerekçeleriyle ortaya konmalıdır. Aslında insanların zihnindeki bilgi birimlerinin çoğu benzer ve çevredeki olay, olgu, süreç… Vb ile aynıdır ya da benzerdir. Duyuşsal (görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal ve hissel duyularımızla) olarak zihnimize girip kayıt olan bilgi birimleri çevredekilerle benzer ve tüm insanlıkta ortak payda benzer zihinsel doku katmanıdır. İnsanlığın ortak, lisan, dil ve alfabenin esas bilgi birimi kaynağı bu dokudur. Düşünsel olarak zihnimizde ürettiğimiz düşünsel bilgilerimizde zihnimize kayıt olur. Ör. unutulmayan bir rüya ya da düşünsel kurgularımızdan unutmadıklarımız. Zihinsel havuzumuzun içinde yer alan; nesnel, düşünsel ve sanal kainatlar; zihinsel ürettiğimiz ya da duyuşsal edindiğimiz ve bellediğimiz bilgi birimlerinin;geçmiş, gelecek ve güncel deposu ya da hard diski gibidir. Zihindeki doğal kayıtlar hemen tüm insanlarda aynıdır. İletişim kültür alfabelerinin; yazımsal, işaretsel, eylemsel ve konuşsal çeşitliliği ve/veya sadece konuşsallık çeşitliliği, insanlıkta hoş görüyü artırırken ortak payda iletişimini zorlaştırır. Beyin sanki zihinsel bilgi birimleri deposunun hatırlayıcı biyolojik bağlantılar ve biyolojik hatırlama moleküllerin adeta nesnel çekirdeği gibidir. Bilgi hatırlandığı an bazen geçmişte ki mekandan çağrılır ya da o mekanda algısal tecelli (algısal ışınlama) olur ve hatırlanır. Kuranı Kerim ve Allah CC gönderdiği; kitap ve sayfalarında kullanılan (Dar Anlamda; Suhuflar, İncil, Tevrat, İncil, Kuran Dili ve Konuşması; Arapça ve İbranice değil); yazılı dil, mantık, ilişki, peygamberi konuşma ve okuma (Dar Anlamda; Suhuflar, İncil, Tevrat, İncil, Kuran Dili ve Konuşması; Arapça ve İbranice değil) akışkanlığı dışındaki tüm gelmiş geçmiş; alfabe, lisan ve dillerin insanlığın mantıki ve akli iletişim basiretlerini vahşileştirici ve köreltici etkilerini kanıtlamak zor değildir. Bütün dillerin yazım, konuşulan şekli, ifade… Vb kurallarının anatomisi vahşi ve doğaldır. Uluslar arası seviyede kabul görebilen bilimsel insani mantıksal anatomisi ve kuralları çerçevelerde mukayese edilerek ıslah edilip değiştirilişe gereksinimi vardır. Bu mantık Kuran-ı Kerimi CC Kitabındaki mantık kurallarından esinlenerek ortaya konulmuştur. Yani kurandaki ayetler ve hadisler baz alınarak doğadaki yapay ve doğal vahşi alfabelerdeki kuralların ıslah edilişine gereksinim olduğu otoya çıkmıştır.İnsanları yer yüzünde; vahşi, doğal, hayvani, insani, iblisi, peygamberi, şeytani çok çalıştırmanın hak edişleri arasındaki farkları ve farkındalıkları anlamaya çalışın.Fazla çalışmakla hak edişin sınırlarını düşünün. Hak edişle her şeyin elde edilemeyeceğinden emin olun. Cahilce ve Şeytanice Hak edişine tapınma gayretini düşünün. “Azmin elinde hiç bir şey kurtulmaz” cümlesinin cehaleti ve gizli, şirkini; fert, toplum, devlet… Vb bazında; Rahmani, Cahili/Hayvani ve Şeytani Çok çalışmaların arasındaki farkındalığı ; geçmişten geleceğe ilişkisel leştir ve günümüze güncelleyip örneklendirişi deneyin. Hakkına tapınma, yaptıklarına tapınma ve Hak CC’HUNE tapınmalar arasındaki düşünce kaosu, kavram yanılgısı, düşünce yanılgısıyla kafa bulandırmayı ortaya atanların ve hayata uygulayanların bedbahtlığının farkındalığını alamaya çalışın. Peygamber ahlaklı;kardeşlik, öğretim, öğrenim ve eğitimle ilişkilendirin. Hayatın yaşam terazisi üzerinde iradi tercihlerimizin hasılatı yolcusuyuz. Demirkuş 2010 İpucu; Canlıları genel yönetici yapı taşı alfabesi DNA ve canlıları genel kısmi yönetici yapı taşı alfabesi RNA’nın yapıtaşlarından rastgele DNA ve RNA zincirleri üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur. -Periyodik cetveldeki elementlerin sembollerinden ve rakamlardan rastgele bileşikler yazın bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur. -ABCDEFGĞ………XYZ… Vb Vahşi alfabede rast gele kelimeler ve cümleler üretirseniz bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayattaki karşılıkları ölüdür veya yoktur. -Matematikte;0123456789.. Vb rast gele kombinezonlar yazın bunlardan çoğunun karşılığı bizde bir anlam taşır ya da gerçek hayatta karşılıkları diridir veya vardır. -Matematiksel yazı dilinin daha evrensel ve iletişimi kolaylaştırdığına dikkat ediniz. Bu yazı dilinin lisana dirilişini düşünün. Bu mantıkla evrensel yapay alfabe ile evrensel lisanı hayata diriltme ve uygulama düşüncesini iç dünyanızda harekete geçirmeye çalışın. Belki de yer yüzünde devlet sınırları erimeye başlamadıkça, insanlık mantıki, tarafsız ve liyakatli ortak;dil, lisan, alfabeye adım atmadıkça insanlık kemale ermeye adım atmamış sayılmalıdır. Demirkuş 2010 -Matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkot) ismi olsun veya koyalım. -Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkot) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim. -Canlılar ve mahsulleri için özgün genetik rakamdizini (barkot)(Özgün DNA Barkodu). -Cansız yaratıklar için nano, molekül ve atom seviyesinde atomların dizilim özgünlüklerinin barkot(rakamdizin-sayısaldizin) isim olarak karşılıkları, -Taşınmaz doğal yaratıklar için yerküresi ve uzay konumu Doğal GPRS Barkodu, eşyalar için özgünlüklerinin tanım barkodu mantığı gelecekte daha kalıcı, sağlıklı ve mantıklı evrensel iletişim vaat etmektedir. -Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkot) isim kodlarını 21 YY’DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün. -Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkot) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz. -Evrensel alfabeyle bu kombinezonları üretip,Örneğin;öyle alfabe sembolleri yazalım ki;okunuşları ve ağızda çıkan sesleri temsil eden sembol arasında mantıki bir ilişki bulunsun. Neden bu aşamaya geçmeden geçici olarak matematiksel dil ve lisana benzer dil ve lisan üretmemiz gerektiği konusunda bir yargıya varmaya çalışın ve bundan emin olun.0,1, 2, 3 OKUMA PARÇASI İnsanların eğitiminde bilimi ve bilimselliği insanların yararlı özgün yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına uyumlu hafızasına konumlandırmakla, eğitim adı altında insanların yararlı yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarını bilim farzlarıyla budamak arasında ne fark vardır? İpucu; ortaçağda eski din ehli bilim bilginleri (bilim insanları?!) laikle dinden men etmiş daha sonrada bilim bilginleri (bilim insanları?!) ortaçağ zihniyetini laikle haklı olarak egale etmiştir. Bilim ve bilimselliği Müslümanların; yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb pozitif değer yargılarına uyumlu ve ilişkisel hafızalarına konumlandırarak uygulanan bir öğretim, öğrenim ve eğitim sistemi düşünün. Deneyimsel Çıkarsayış ve Çözüm Önerileri;dünyadaki tüm alfabe dilleri vahşi-doğal-rastgele-maksatlı… Vb hercai ürünü ve sonucudur. Demirkuş 2009 -Allah CC gönderdiği suhuf ve kitap dilleri hariç;Dünyada hiçbir dil ve lisan tamamen insanın mantık, akıl örgüsü üzerine yaratılmamıştır. Bu vahşi alfabe, lisan ve dil oluşumuna sonradan mantıki kurgular bu vahşete giydirilerek ilave edilmiştir ya da insani mantığa dayalı disipline edilmeye çalışılmıştır. Tüm dillerin ortak payda insani ve mantıki ıslahata ihtiyacı vardır. Her asır bilimselliği ve bilim dilinin ortak paydasını vahşi hükümranlığının ürünü devletlerin dillerine emanet etmek; israf, haram, cehalet hatta insanlığa ihanettir. İnsanlığın cahil kalmasının ve toplumsal iletişimdeki yanılgıların baş kaynaklarında biriside tüm toplumsal dil ve lisanların vahşi oluşundan kaynaklanmaktadır. Bilimin özgürlüğünü vahşi ve doğal dillerin hükmüne emanet israf ve haramdır. 19. ve 20. yüzyılın canilerini yetiştiren deccali kavimlerin birlik ve beraberliğin enkaz ve kaos zihniyeti 21. yüzyılın ve geleceğin mimarları olmamalılar ve olamazlar. Olsa olsa 21. YY'LIN içinde özel ve ders verici bir zihinsel kabre girmeyi hak eden şer, şirret, kanlı deccale malzeme cani cahil kavimleri olmalılar. Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye Ayet vardır. Matematiksel rakamlar ve iletişim lisan insanın güdük bir mantık ürürünü sayısal alfabedir. Bu mantıktan ve düşünsel kurallardan hareketle; eğitim sistemlerinde mantıksal-düşünsel-zihinsel çimlendirerek algıda değişmezlik kuralına en uygun hareketle önce bilimsel iletişimde geçici olarak matematiksel barkot dilini kullanmalıdır. Demirkuş 2009 Örneğin ülkelerin isimleri yerine Doğal GPRS koordinatları, nesnelerin, canlıların, şekilsel parçalarındaki nicel, nesnel, yarı nesnel özgünlüklerinin matematiksel barkot dilinin kullanılması. Soyut kavramların özgün tanımlarının ortak payda nitel-nice-yarı nicel.. Vb özgünlüklerinden geçici olarak matematiksel barkot isimleri türetilmelidir. Sonra her dildeki çoğu şeyin yazılı karşılığında mutlaka uluslar arası barkot isim karşılığı bir sembol ilave edilmelidir. Bu barkot sembolüne tıklananınca internette o kavramın tüm dillerdeki karşılığı harf sırasına göre verilmelidir. Bu iletişim mantığının emeklemesinin mayalanması sonrası evrensel alfabe ve lisanın uygulamasına geçilmelidir. Bu eylemler mutlaka insanlığın uzaya açılmadan önce gerçekleşmesi farz olarak gözükmektedir. Demirkuş 2009 Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir. Kavramların listesini kavram kümesi araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir. Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir. İnsanların yaşadığı çevrede ya da çevre havuzunda algıladığı her şey duyulardan süzülerek ya da düşünsel olarak üretilerek zihinsel havuza bu bilgi birimleri kayıt edilirken (zihinsel bedene bu bilgiler kayıt edilirken) oluşan havuz yani çevresel havuzla ve zihinsel bilgi birimleri havuzları çok benzerdir. Bu nedenle doğal olarak insanların bilinç altlarının bir birine çok benzediği için; bu benzer bilgi deposunun zihinsel ve düşünsel dokuları evrensel alfabe ve dil olarak dışa doğru deşifre edilirse insanlığın ortak payda iletişimi algıda değişmezliğe yaklaşmış olacaktır. Var olan sistemdeki hemen hemen tüm kültür, alfabe ve lisanların hepsi yarı vahşi oluşu ve algıda değişmezlik ilkesine/lerinede aykırı ya da uzak olması iletişim için çok büyük engeldir. Bu mantıktan hareketle çevremizden ya da çevre ve iç havuzumuzdan ürettiğimiz bilgi birimleri anadil ya da kültür dili, kavramlarıyla kotlanış katmanın farklılığı dilde iletişime engel olmaktadır. Zihinsel havuzda bilgi birimlerinin iletişim amaçlı kültürel dile ait kavramsal olarak kodlandığı iletişim dokusu kavimler arasında çeşitlilik gösterdiği için kavimler arası iletişime engeldir. Bu durum kısmen matematik iletişim sembolleriyle aşılmıştır. Yapay ve Doğal Alfabe Farkındalığının Nesnel ve Düşünsel Uygulayışı; -Tüm alfabelerin her birine ait birer torba hazırlayın. -Her torbaya her alfabeye ait yüzer harf-rakam, sembol.. Vb koyun. -Her torbada rastgele eşit sayıda harf-rakam, sembol.. Vb çekin ve çıkış sırasına göre dizin ve yazın. -Deneme sayısını artırarak her alfabenin harf-rakam, sembol.. Vb gerçek hayatta karşılıkları en yüksek olan alfabeleri sırasıyla ortaya koyun. -Sonuçta matematiğin birinci sırada olduğunu göreceksiniz. 36. Neden matematiksel alfabede yani rakamların hemen her kombinezonunda genel olarak mantıklı bir anlam ve ifade sunumu varda lisan alfabesinde ve doğal canlı alfabedeki harflerin her kombinezonunda mantıklı bir anlamı ve ifade sunumu yoktur? İpucu; Canlıları genel yönetici yapı taşı alfabesi DNA ve canlıları genel kısmi yönetici yapı taşı alfabesi RNA’nın yapıtaşlarından rastgele DNA ve RNA zincirleri üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulamayacaktır ya da gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur. -Periyodik cetveldeki elementlerin sembollerinden ve rakamlardan rastgele bileşikler yazın bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur. -ABCDEFGĞ………XYZ… Vb Vahşi alfabede rast gele kelimeler ve cümleler üretirseniz bunlardan çoğunun gerçek hayatta karşılığı bulunamayacaktır ya da gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur. -Matematikte;0123456789.. Vb rast gele kombinezonlar yazın bunlardan çoğunun karşılığı bizde bir anlam taşır ya da gerçek hayatta karşılıkları diridir veya vardır. -Matematiksel yazı dilinin daha evrensel ve iletişimi kolaylaştırdığına dikkat ediniz. Bu yazı dilinin lisana dirilişini düşünün. Bu mantıkla evrensel yapay alfabe ile evrensel lisanı hayata diriltme ve uygulama düşüncesini iç dünyanızda harekete geçirmeye çalışın. Belki de yer yüzünde devlet sınırları erimeye başlamadıkça, insanlık mantıki, tarafsız ve liyakatli ortak;dil, lisan, alfabeye adım atmadıkça insanlık kemale ermeye adım atmamış sayılmalıdır. Demirkuş 2010 -Matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkot) ismi olsun veya koyalım. -Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkot) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim. -Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkot) isim kodlarını 21 YY’DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün. -Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkot) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.0,1, 2, 3 -Evrensel alfabeyle bu kombinezonları üretip,Örneğin;öyle alfabe sembolleri yazalım ki;okunuşları ve ağızda çıkan sesleri temsil eden sembol arasında mantıki bir ilişki bulunsun. Neden bu aşamaya geçmeden geçici olarak matematiksel dil ve lisana benzer dil ve lisan üretmemiz gerektiği konusunda bir yargıya varmaya çalışın ve bundan emin olun. İlksiz;Sonsuzun tam tersine ilkine ulaşılmayan ya da ulaşılmayacak kadar önceleri anlamını taşır. Tüm ilksizler sonlu ve ölümlüdür. Örneğin 15-20 milyar yıl öncesi yaratıklar bizim için ilksiz yaratıklardır. Tüm ve her ilksiz mutlak bir mekan, küme ve sıfır içindedir. Örneğin enerji hem ilksiz hemde sonsuz bir kavramdır. İlk yaratık Cebrail AS (vahi getiren ilim meleği) olarak bildirilmiştir. Her şeyden El Evvel CC’HU olarak Allah CC vardı. 37- Sonsuz; nesnel, sanal ve insani olanaklara dayalı hesaplanamaz boyutlara varabilen sonuçlara ulaşan kavramdır. -Belki de sonsuz kavramını azcık kavramak için;tüm yaratılmış-yaratılan ve yaratılacak yaratıkların toplam geçici ömürleri boyunca; düşünsel, nesnel, sanal, dijital(hesabi) … Vb tüm faaliyetlerinin ve tersinin bir biriyle çarpımının, toplamının… Vb tüm işlemlerinin hesabı olarak düşünebiliriz. Sonuçta her sonsuz ölüme mahkum çok büyük ve çeşitli ilişkiler mantığının-hesabının yaratıklarca kolayca ölçülemez sanal, nesnel, düşünsel, dijital(hesabi).. Vb veya tümünün devasa yığınıdır. -Genellikle hesapla, çalışmakla, uğraşla… Vb sunucuna ulaşılamayan her şeye biz sonsuz deriz. -Sonsuz başı boş bir kavram değil hatta her başı boş gözüken şeylerde mutlak bir sınır içindedir. -Her sonsuzun tükendiği bir sınır vardır. -Her sonsuzun öldüğü bir hudut vardır. -İstisnalar hariç her tüm sonsuzlar mutlak değerler içinde birer yaratıktırlar. -Bu devasa kavramın; hesaplanmasına, ulaşılmasına ve kontrolüne ulaşılmayan veya yetişilmeyen yaratık, olay, olgu, süreç, zaman, hesap… Vb her şeye sonsuz kavramını yakıştırırız. -Döngüsel sonsuz(ekolojik döngüler), mikroskobik (hücresel, fiziksel parçacıklar, elektron, plazma boncukları, ışık demeti... vb döngüler ve küçülmeler), makroskobik (ör.yıldız-gezegen döngüleri, kainatın genişleme boyutları ve büyümeleri) ve devasa matematiksel hesaplar, sonuçlar ve döngüler (kainattaki nötrino sayısı ve Pi sayısı) -Enerjisel, matematiksel, sanal, yarı sanal, boyutsal, nesnel, döngüsel, ilmi, bilimsel, yarı nesnel, hayatsal ... vb devasalığı, boyutları hesaplanamayan sonsuzlardır. 1, 2, 3,4,5 Aynalarda Sonsuz Görüntü 1s Elmas Sonsuz Değil 1s Evren Gerçekten Sonsuz mu? 1s Evrenimizin Geleceği (Sonsuzluk Takvimi) 2s Matematiğin Şaşırtan Yüzü Sonsuz Sayıda Direnç3s Matematik Sonsuz 4s Sonlu ve Sonsuz Sayılar 3s Sonsuz Sevgilerle 2s Sonsuz(a) Sevgilerle 2 s Sonsuzluk 5s -SONSUZ; Nesnel, Düşünsel, Dijital (Hesabi), Nitel ve Eylemsel ...Vb Matematikte Küme Olarak Düşünüldüğünde;yaratıklarca aşılmaz, hesaplanamaz devasallıktaki düşünsel, nesnel, sanal, dijital(hesabi).. Vb tüm yaratıkların-eylemlerin... kümesi veya alt kümelerine denk sayıdır. Nokta;Genellikle herhangi bir mekân içindeki bütünleşik kontrol edilebilir ve gözle gözlenebilir ya da idrak edilebilir sonsuz boyutlu + boyutsuz(ör.kainatın ilk yaratıldığı nokta) birime nokta denir. Bir nokta bazen mekansız( ör.kainatın ilk yaratıldığı nokta) ya da birden fazla mekân ve boyutun bileşkesinde de bulunabilir. Ör.birden fazla kara delik,görünen-görünmez/karanlık maddelerin, solucan deliği, ak deliklerin... vb ortak çekim alanı noktaları. -Büyük Patlama Öncesi Nokta(Zerre) Tanımı; Bu konumda tüm boyutlar bitişik ve olduğu için boyutsuzluk kavramı ile bütünleşir. Varlık noktası adını alır ve boyutsuz en az, küçük, limit ….vb derecede bir nokta kabul edilebilir. -Büyük Patlama Aşamasındaki Süreklilik Ya da Sonlu Sonsuzlar Nokta(Zerre) Tanımı; Boyutsuzluğun devasa sonsuzlara parçalandığı aşamadaki noktadır. Birbirine bitişik sonsuzlardaki ya da sonsuzların lapa(geçişken) boyutlarının sürekliğindeki nokta(zerre) söz konusundur. -Büyük Patlama Sonrası Nokta(Zerre) Tanımı; sürekliliğin çok daha küçük boyutlara parçalanmış (evrenin hamuruna/yaratık hamuruna ya da atom altı ve atom üstü görünen-görünmeyen/karanlık madde;kainatın % 23 nü oluşturur ve bizim görsel algıladığımız nesnel evren ise kainatın sadece % 4'nü oluşturur ve nesnel, ışıksal, yarı ışıksal ya da yarı nesnel parçacıklar örgüsü) ve içinde yaşadığımız evren ait tek(bazı özel mekanlar) ve çok boyutlu (yaratık nokta) nokta kabul edilir. Evrendeki parçacık ve ötesi devasa yaratıkların çok boyutluluk nedeniyle katmanlar halinde ve/veya şekilsel boyutları mevcuttur. Yaratıkların sonsuz ve sürekli hızlardan ebediyete ulaşan kademelerde boyutların kaynaşması nedeniyle evrenin dış yüzeyi şekilsizdir. İç evren katmanlı ve şekillidir. Kısaca Noktanın Filogenetik Tanımı Aşamaları; İlk nokta hayatın ilim, varlık, boyutsuzluk süreklilik ve boyutluluk aşamalarında önce boyutsuz zerre (ilim ve varlık aşamasındaki yaratık olmadan önceki temsili en küçük boyutsuz zerredir) sonra sürekli zerre (ilk evrensel ve kesikli sonsuzlar zincir aşaması ya da kısmi boyutluluk nesnel kainat aşaması hayali zerre varlık aşaması) ve sonra boyutlu nokta aşamasında (bugünkü nesnel boyutlu evrendeki tanımı) noktayı parçalanmış boyutlardan oluşuk en küçük zerre olarak adlandırabiliriz Doğru;Herhangi iki nokta ya da bir mekân dokusu bir nokta arasın da, bir nokta ve bir varlık arasında… vb sonsuz varyasyonlar arasındaki doğal, yapay ya da yarı doğal en kestirme-kısa uzantıdır.Ör.Doğal ve yapay ışığın çekimsiz alanda ve boşlukta izlediği doğrultu. Yaratık:Varlıklar ilim aleminde yaşamaya hak kazandıkları veya hayat buldukları an yaratık (yaşayan varlık) olamaya hak kazanırlar. Değilse ilmin içinde varlık olarak hayat verilmeyi bekler. Allah CC ilminde yaratılacak, yaratılmış, yaratılan veya tüm diğer yaratıklar ilmen her şey varlık olarak vardır ve bulunur yani hayat verilmemiş varlık olarak her şey bulunur. Ancak bazı varlıkları zamanı gelince yaratık olarak taktir eder ve yaratık olarak hayat verir. Yaratılan ya da hayat verilen bu varlıklara yaratık denir. Özgün enerji hali/leri veya doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Yaratığın hem enerji döngü hali/halleri hem de kişiliği, enerjinin ise halleri vardır. Allah CC bazı yaratıkları ömürleri bitimin de ebedileştirilen (ölümsüzleştirirken) bazılarını eski ilim makamına gönderir ve yaratılmayı beklerler. Varlık;var olmaktan gelir. Aslında yokluk diye bir şey düşünmek yanlış ve iftiradır. Her şey Allah CC ilminde varlık olarak vardır ancak bunların içinde dilediklerine yaşama hakkını vererek (yaratarak) yaratık olarak hayat buldurur. Enerji yoktan var vardan yok edilmez enerjinin korunumu yasası: israf haramdır ayetine uygundur. Her şey Allah CC ilminde varlık olarak vardır ancak hepsine her an yaratık olarak hayat vermemiştir. Nurundan ilmindeki varlıklara hayat vererek yaratır. Sadece dilediklerine geçici hayat vermiştir (Sadece taktır edilenler yaratık olarak hayat bulmuştur) ve bazılarına sonradan ebedi hayat vereceğini vaat etmiştir. Ebedi hayatın tarlası olan kainattaki bazı yaratıkların yaydıkları ve ürettikleri enerji halleri ebedi yaratık olarak kişilik kazanıp geleceğe yol alırken bazıları yaratık hamuru olarak kalırken bazıları da olduğu gibi ait olduğu ilimdeki varlık hallerine dönerek Allah CC icabetine amade bekleyeceklerdir. Kainat bir nevi ebedi hayatın (ebediyetin) tarlasıdır. Nesnel, düşünsel, sanal… Vb çeşitli enerji hallerindeki yaratıklar atom, atom altı parçacıklar, bazı atom altı ve özgün enerji halleri (özgün plazma boncukları, özgün kuantumlar, titreşen özgün sicimler ...Vb) hamuru ile defalarca yaratıldığı gibi belki de yaratık hamuru(görünen ve görünmeyen yaratık hamuru) olarak kainatta defalarca yaratılıp öldürülecektir. Her yaratık aynı zamanda bir varlıktır. Her varlık bir yaratık değildir. Allah CC bazı varlıklara hayat verip dirilttiği zaman yaratık sıfatını kazanır. Her yaratık eylemlidir. Yaratılmayan varlıklar eylemsizdir yani yaratık enerji hamurunda kişilik kazanmamıştır. Varlık Yaratık Bilim ve İlim Kavramları Arasındaki İlişki Fark ve Özgünlükler;varlık, her şeyin var olduğu ilim potansiyeli içinde anlam kazanan bir kavramdır. Ör.bir bilgisayarda olası pek çok sayıda belki de sonsuz sayıda animasyon ve çizim yapma ve yapay yaratma potansiyeli ilmen vardır. Ancak çizim veya animasyon enerji sarf edilerek yapıldığı ya da yaratıldığı an yapay yaratık kimliğini ya da sıfatını kazanır. Bu ilim ve doğal(doğal bilgisayar ortamı ve habitat) yaratma ortamı olan doğa içinde aynı şey söz konusudur. Varlık potansiyeli, gücü ve tüm enerjinin karşılığı Allah CC ilminde ve Nur CC'HU sıfatında vardır. Yaratıldığı an yaratık sıfatını kazanır. Bilim insan tarafında keşif edilen ilimin yapay ve ölümlü versiyonudur ve onunla yapay ölümlü yaratıklar yaratılır. İlim ebedidir. Kavram Yanılgısı; Bir kavramın tanımın sınırları ve özgünlüklerinin ait olduğu ya da örtüştüğü karşılığındaki şeyle ve/veya şeylerle insan bilinciyle liyakatli örtüşümemesi ve/veya gerçekleşmemesi kavram yanılgısını ifade eder. Öğretim, öğrenim ve eğitimde; bir kavramın ve/veya bilginin zihindeki karşılığı; fert ve/veya toplumun hayat döngüsünde (dinamik hayatında) hayata güncellenerek uygulanabilir konumda değilse kavram, düşünce yanılgısı ve eksikliğine neden olabilir. Demirkuş 2011 Bilimsel ve/veya Doğa Kanun/Yasaları; Belli koşullar da; bilimsel olarak her seferinde aynı sonuçları veren bağıntı ve ilişkiler veya doğada yaşadıkça hep tekrar eden ve yapay ortamda denenmeyen doğa yasalarıdır. 11-A-Sanal ve nesnel teknoloji;insanın ilim ve bilimle doğadan ve zihninden geliştirip ürettiği üründür.Önermesinin eksiklerini tamamlayınız. İp ucu; B-Uzay çağında evrensel alfabenin en israfsız akılcı kolay anlaşılabilir sembolleri sizce hangileri olmalıdır? Uzay-Bilgi çağında mutlaka böyle bir ortak evresel dil alfabesine gereksinim vardır. Önerlerini çürütünüz. İpucu; düz çizgi (yatay-dikey-sağa eğik-sola eğik), c harfi (aşağıya dönük-yukarıya dönük-sağa dönük-sola dönük), o harfi ve nokta sembollerini yazın ve her sembolün kombinezonlarını nokta ile altlı üstlü ve uçlu varyasyonlarını düşünün.0,1, 2 30.İnsanlar arasında:kültür, dil, lisan, düşünce... vb çeşitliliğinde;iletişim, kavram, düşünce... vb yanılgısını algıda değişmezlikle ilişkilendirmek ne demektir? İpucu;Eğitim ve öğretimle insanlar arasında kusursuz, verimli ve eksiksiz iletişiminin ve buna uygun ders materyalinin hazırlanışını önemini düşünün.. İpucu;Algıda değişmezlik Prensibinin Uluslararası iletişimde kullanılması için, sırasıyla; A-Yapay evrensel alfabe aşaması, B-Matematiksel rakamdizini (barkot) iletişimi aşaması, C-Evrensel yazılı dil aşaması D-Evrensel lisana geçiş aşaması. İpucu;matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel rakamdizini (barkot) ismi olsun veya koyalım. Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu rakamdizini (barkot) ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim. -Canlılar ve mahsulleri için özgün genetik rakamdizini (barkot)(Özgün DNA Barkodu). -Cansız yaratıklar için nano, molekül ve atom seviyesinde atomların dizilim özgünlüklerinin barkot(rakamdizin-sayısaldizin) isim olarak karşılıkları, -Taşınmaz doğal yaratıklar için yerküresi ve uzay konumu Doğal GPRS Barkodu, eşyalar için özgünlüklerinin tanım barkodu mantığı gelecekte daha kalıcı, sağlıklı ve mantıklı evrensel iletişim vaat etmektedir. -Tüm yaratıkların ve eylemlerin matematiksel rakamdizini (barkot) isim kodlarını 21 YY’DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün. Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel rakamdizini (barkot) dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.0,1, 2 68.Neden insanlık 21 yüzyılda ortak paydada yerküresindeki tüm dillerden ve alfabelerden bağımsız (istisna hariç yer küresindeki tüm kavimler, alfabeler, diller ve lisanlar doğal-vahşidir.)pratik ve kullanışlı evrensel insanlık ortak dil ve lisanını yaratmak zorundadır? İnsanlığın bunda karı ne olur? İpucu;Algıda değişmezlik Prensibinin Uluslararası iletişimde kullanılması için, sırasıyla; A-Yapay evrensel alfabe aşaması, B-Matematiksel rakamdizini (barkot) iletişimi aşaması, C-Evrensel yazılı dil aşaması D-Evrensel lisana geçiş aşaması. İpucu;Allah CC’HUN Gönderdiği dinler ve ıslah ettiği alimler ve yaratıklar hariç doğadaki çok şey doğal-vahşi kökenlidir ve bundan emin olun. Allah CC insanlığı doğal kökenlerine ait kavimlerinden İbrahim AS’IN milletine tabii olmasını, Hz. Muhammed AS’IN Kuran-ı Kerimin ahlak kurallarını kabullenmesine davetini düşünün neden? İnsanı diğer vahşi yaratıklardan daha farklı vasıflarıyla ayrılmasını düşünmeye çalışın. Ör. matematik bilim dalının dili ve lisanı!! Evrenselliğe en yakın bilim dalı olduğunu düşünün. Ör. Bir yaratığın adına matematiksel isim verin(kırmızı elmaya 123 rakamdizini (barkot) isim verelim sonra bu miğfer isim torbası içine dünyadaki tüm dillerin isimlerini (kırmızı elma ismini) 123 rakamdizini (barkot) isminin altına ilave edin. Tüm bilinen diller ve eşyanın isimlendirilmesinde bu matematiksel yazılı mantık kullanılırsa-uygulanırsa insanlığın kazancı ne olur?1, 2 |
| Bilgisayar nedir? Bilgisayarlar ve robotlar; insanların amaçları doğrultusunda kullanışı üzere eşyayı köleleştirişteki en mükemmel sistemlerdir. Bilgisayar tüm bildiklerimizi,gördüklerimizi,duyduklarımız... ve ötesi Zahiri ve Batıni duyularımızla iç dünyamızdan düşünce dünyamıza isteyerek veya istemeyerek aktarılıp muhakeme ederek hayatımıza uyguladığımız bilgilerin duygusallık ve insani özgünlüğe ait nesnel ve sanal özgünlükleri hariç(gelecekte bunuda kısmen saracak) her türlü veriyi kaydedebilen, belli kurallara göre muhakeme eden görsel,işitsel ve bazı tepkilere cevap verebilen nesnel ve sanal araçlarla donatılmış yarı sanal-nesnel bir araçtır. Bazı yönleri ile insana ve hayvana çok benzer. -Bilgisayarın neyini tanımamız gerekir? -Bilgisayarı nesnel ve sanal olarak ne kadar iyi tanırsak o kadar verimli olarak ondan yararlanabiliriz. -Bir bilgisayarı alırken kendi ihtiyaçlarımızla bilgisayarın fonksiyonları arasında doğru ilişki kurarak almamız gerekir. -Yani onun donanım özellikleriyle bizim ihtiyaçlarımızla doğru örtüşmesi gerekir. -Ne yazık ki ülkemizde bilgisayarla gereksinimlerimizi karşılayan üretim sektörü liyakatsiz ahlaki ve hizmet konumundadır. -Gereksinimlerimizi en doğru karşılayabilecek nesnel ve sanal donanım özgünlükler doğru seçilen bilgisayarı almaya karar verilir. -Çözüm; -Bilgisayara karar verildiği an, bilgisayarı kullanacağımız alan ve işlerin listesi ve günlük yüzde oranları yazılır. Ör. 1-Günlük %10 x tipi oyun onanacak, 2-%18 Sekreterya işleri yazılım, baskı… Vb, 3-%30 Photoshop (grafik yazılım-düzenleme aracı), Flash (animasyon) Dream (Web yazılımı) … Vb tüm programlar bir arada kullanıp diğer taraftan TV’den kayıt edilip müzik dilenecekse bunlar açık ve net bir şekilde yazılır 4-Güvenilir en az iki profesyonel !! gerekirse yeminli bilgisayarcıya tanınmış güvenilir marka bilgisayara donanım özellikleri ve fiyat çıkartılır. 5-Size verilen donanım özelliklerindeki bilgisayarı internetteki çeşitli marka bilgisayar satan market ve bilgisayar satan kişilerden karşılaştırın ve kesin sonuca varın. Gerekirse biraz fazla para verip(karını verin) yörenizdeki bilgisayarcıdan almayı tercih edin herhangi bir sorun olduğunuzda muhatabınız o olur. -Bilgisayarı aldıktan sonra kullanırken bilgisayarın ürettiği bilgilerin ölçüsü çok önemlidir. -Bir bilgisayarın ürettiği şeylerin ölçüsü girdi ve çıktılarıdır. Kaç sayfa baskı yapıldı? Ne kadar CD üretildi? Ne kadar disket üretildi? Ne kadar eldiski (flash disk) ve genel disk bilgisi-çıktısı üretildi? Ne kadar mail gönderildi ve alındı? Ne kadar web amaçlı internete bilgi takdim edildi ve derslerde sunu olarak insanlara ne kadar bilgi sundun?... vb Küçük Bir Bilgisayar Sisteminde Neler Olmalıdır? 1-Bir tane tarayıcı olmalıdır:insandaki göz organı gibidir.nesnel ortamdan dijital(hesabi) ortama bilgi aktarmak için kullanılır. 2-Bir tane yazıcısı olmalıdır:baskı yapmak için insandaki el yazısı gibidir. 3-Bir tane CD yazıcı olmalıdır. 4-Ofis programları yüklü olmalıdır. 5-Görsel ve işitsel grafik(Photoshop) -video verileri(Ulead-Media) işleyen araçları olmalıdır. 6-Verileri kayıt edecek yeterince büyük nesnel disk alanı. 7-Yeterince(gereksinimlerinize uygun) büyüklükte hızda hafıza kartları, ekran kartı, ses kartı, kart okuyucu ve veri girişleri-çıkışları bulunmalıdır. 8-Hoparlör, mikrofon, web kamera… Vb 9-Uygun bir monitör Bilgisayar, Tarayıcı ve İnternetin Önemi Bilgisayar Nedir? Bilgisayarlar ve robotlar; insanların amaçları doğrultusunda kullanışı üzere eşyayı köleleştirişteki en mükemmel sistemlerdir. Bilgisayar tüm bildiklerimizi,gördüklerimizi,duyduklarımız... ve ötesi Zahiri ve Batıni duyularımızla iç dünyamızdan düşünce dünyamıza isteyerek veya istemeyerek aktarılıp muhakeme ederek hayatımıza uyguladığımız bilgilerin duygusallık ve insani özgünlüğe ait nesnel ve sanal özgünlükleri hariç(gelecekte bunuda kısmen saracak) her türlü veriyi kaydedebilen, belli kurallara göre muhakeme eden görsel,işitsel ve bazı tepkilere cevap verebilen nesnel ve sanal araçlarla donatılmış yarı sanal-nesnel bir araçtır. Bazı yönleri ile insana ve hayvana çok benzer. Sanal, düşünsel, toplumsal, nesnel… Vb hayat döngüleri, yaratık, olay, süreç, olgu… Vb hemen her şeyin hemen her amaca uygun konumlandırılarak çeşitli insani, doğal; akıl ve mantıklara benzetimlerle çeşitli sonuçlar elde edilebilen aksamlarıyla yapay bir sistemdir ya da eşyadır. Demirkuş 2010 I-Bilgisayar/Bilgisunar/Bilgişlersunar/Bilgişler: ( 1,2, 3, 4 , 5 ) Normal bir bilgisayarın minimum dış aksamları; CD-Writer, Camlı Tarayıcı (Scanner) (tarayıcı), Monitör, Ses Sistemleri, Internet, T.V araçları ve Diğer teknolojik araç- gereçleridir. Bilgisayarlar 20. yy.' daki belki de en önemli buluş olarak kabul edilebilir. Bilgisayarın doğru kullanımı özellikle ''eğitimde'' önem taşır. Aslında bilgisayar her amaca hizmet vermeye uygun bir araçtır. Kullanıcının bilgisayar sisteminden; işiyle ilgili, olarak yararlanmasına büyük bir gereksinimi vardır. Hatta bu konuda büyük bir hizmet açığı ve eğitimine gereksinim vardır. Bu aracı doğru kullanmanın kriterleri kullanıcılar tarafından pek bilinmemektedir ve uygulanmamaktadır. Örneğin; Bir bilgisayarın verim oranı; CD-Yazıcı, Web Yazıcı çıktıları, T.V kayıtları, alınan ve verilen e-mail sayısı, Scan edilen veriler, internetten ve başka bilgisayardan bilgi elde etme ve iletme, yine bilgisayar ortamında hazırlanan film, sunu vb. veriler miktarıyla doğru orantılıdır. Eğer bir kullanıcı elindeki normal bir bilgisayarda bu yönden üretim performansını gösteremiyorsa o bilgisayar bir taraftan demode olurken, üretmesi gereken ürünleri üretmediği için zarar etmektedir. Özellikle bu kriterler yeni kullanıcılar için dikkate alınmalıdır. -Piyasadaki bilgisayarları kategorize-disipline ederken ya da bilgisayar alırken hangi özelliklerine % kaç öncelikli dikkat edilir? -Öğrenci Seç ve yerleştir sınavlarında veya eş adayınızı seçerken hangi özelliklerine % kaç öncelikli dikkat edilir? -Sizce bilgisayar kasası ile insan bedenine % kaç önemsenerek değer verilir? -Sizce bilgisayar sanal araçları ve iç donanım özellikleri ve işletim sistemi ile insan düşünsel, ahlakı ve zihinsel özellikleri işletim sistemlerine % kaç önemsenerek değer verilir? Allah CC öncelikle kulunun kalbine bakarak değer verir. -Pekiştireç; eğitim sisteminde ve öğrenci seç yerleştir sisteminde neden insanların sadece zekasına, eş seçiminde saldım çayıra bedensel çekicilik kayıra ya öncelik verilir? Top modeller size neyi hatırlatır? -Bu konuda eğitim sistemleri insanları köreltiyor mu? Vahşileştiriyor mu? Melekleştiriyor mu?... II-Tarayıcı : Bilgisayarın gözü gibidir. Özellikle pozitif-negatif filmler, resim ve fotoğraflar ve üç boyutlu cisimlerin dijital(hesabi) ortama aktarılmasına yarayan nesnel bir araçtır. Materyal Geliştirmede OCR'lerin Önemi : ( Optical Character Recognition) yani optik karakter tanıyıcı denen Fine Reader, Recognite, Text Bidge gibi OCR programları çeşitli dillere ve sembollere dayalı olarak text bilgilerini fotoğraf olarak çeker. Her harfi, sembolü ve resmi programındaki karakterlerle eşleştirerek bilgisayar ortamında düzenlenebilir ve değiştirebilir bir formata dönüştürür. Diğer bir deyişle bu tip yazılar Word, Exel PDF v.b ortamlardaki karakterler haline dönüştürür. Bu OCR programları dosyadan PDF dosyalarını kullanılabilir olarak dönüştürdüğü gibi dergi, kitap ve yazıları da bu ortamlara taşır. Yani dosyadan çağırıldığı gibi Camlı Tarayıcı (Scanner)'dan da bilgiler çağırılarak dönüştürülebilir. Uygulama-1 :Dergi, kitap ve text olarak 100 sayfanın dijital(hesabi) ortama aktarılması ve düzenlenmesi yapılacak. I- İnternette ve Diğer MedyaKaynaklarından kusursuz, verimli ve En Kısa Yoldan Bilgi Aramanın Kuralları Nelerdir? A-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağı nedir? B-İntranet nedir? C-Extranet nedir? D-Süpernet E-Bilgisayarlar arasında dosya paylaşımı İNTERNET VİDEO FİLİMLERİ- İNTRANET VİDEO FİLİMLERİ İnternet, İntranet, extranet, materyal geliştirme odası envanteri kavramları nedir, nasıl ve niçin kullanılır? A-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağı(Genel Ağ): Yaratıklar ve bilgisayarlar arasında bilgi iletişimini sağlayan bilgi iletişim örgüsü sistemi ya da ağıdır. Tüm iletişim olasılıkları şekillerinin hayat bulabileceği ortamı ifade eden kavramdır. Demirkuş 2011 Kısaca bir noktadan, birkaç noktadan ve/veya her noktadan bir noktaya ya da tam tersine iletişim ağıdır. Kablolu, kablosuz, kızıl ötesi ve bilemediğimiz diğer iletişim şekillerinde tüm dünyadaki bilgisayarların belli protokol kurallarına göre iletişime açık arzu edilen seviyede global bir ağdır. Amacı;sanal bilgi paylaşım ve iletişimini ivedilikle sağlamaktır. (amacı dünya üzerinde) 1 2 3 4 5 6 7 YYU Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi İnternet Yayını İçin Örnek İnternet Web Sayfasını Görmek İçin Tıklayın;1, 2 B-İntranet(İç Ağ):Ev içindeki bilgisayarlar arasında veya kampus içindeki bilgisayarlar arasında aynen internetteki sistemin çalıştırılmasıdır. Dar alanda internet hizmeti verir. örneğin; Eğitim fakültesi biyoloji anabilim dalındaki bir bilgisayara kurulan sanal site Ethernet ağı üzerinde (server üzerinde) tüm kampusa hizmet vermesi(sanal internet ) YYÜ Zeve Kampusu İçinde İntranet Yayını İçin Tıklayın, 1 C-Extranet(Şifreli Ağ): İnternet üzerinde hizmet veren fert, kurum ve kuruluşlar kendi bilgi havuzlarını herkese açık değil de menfaat farzları dahilinde ya da gerekliliği nedeniyle bazı kişilere ( şifreli olarak), veya bazı kurum ve kuruluşlara tüm bilgilerini açabildiği gibi bazılarına da hiç açmaz. Örneğin; Bir pazarlama firması bayilerine kâr ve gerçek fiyatı şifreli olarak sunar. Extranet örnek web sayfasını görmek için tıklayın;1, 2 D-Süpernet (Süper Ağ-Diri Ağ-Canlı Ağ-Nöbet Ağ)(dirinet/diriağ-canlınet/canlıağ):Yaratıklar ve bilgisayarlar arasında bilgi iletişimini sağlayan bilgi iletişim örgüsü sistemi ya da ağıdır. Tüm iletişim olasılıkları şekillerinin hayat bulabileceği ortamı ifade eden kavramdır. Demirkuş 2011 Kısaca bir noktadan, birkaç noktadan ve/veya her noktadan bir noktaya ya da tam tersine iletişim ağıdır. Kablolu, kablosuz, kızıl ötesi ve bilemediğimiz diğer iletişim şekillerinde tüm dünyadaki bilgisayarların belli protokol kurallarına göre iletişime açık arzu edilen seviyede global bir ağdır. Amacı; İletişimi ivedilikle sağlamaktır. (amacı dünya üzerinde). Bu internet hizmetin de hizmet için sürekli cevap vermeye hazır nöbette uzman kişi ve kişilerin bulunmasıyla diğer internet şekillerinden ayrılır.Bu uygulama henüz yeni. E-Bilgisayarlar arasında dosya paylaşımı:Ev içerisinde veya bir fakültedeki ağ üzerinde herhangi bir bilgisayarın IP numarası veya bilgisayarın özgün adına girilerek bilgisayardaki paylaşıma müsaade edilen dosyaların veya printer, Camlı Tarayıcı (Scanner) gibi araçların kullanılmasıdır. Paylaşım bilgisayar adresini görmek için tıklayın; 1 . Fert, Toplum, Devlet Ve İnsanlık Bazında; En Hayırlı, Çalışkan, Hikmet Sahibi İnsanlar Beyinlerini Ve Güçlerini Öncelikle Nerelerde Kullanıp ve/veya Kullanılıp ya da Kullandırtıp Hizmete Sunmalıdır? En hayırlı ve akıllı insanların ölçüsü/leri nelerdir? İnsanlığın çözümlenmiş sorunlarına ve insanlığın geleceğinin istendik garantisi için: gerçek çözümler arayışında, keşfinde, icadında ve üretiminde öncelikle zamanlarını harcayışları daha gerekli ve istendiktir!!! Demirkuş 2011 Örneğin, 19. ve 20. asırda insanlık düşüncesi kültürü, ekonomisi, rejim tipleri… Vb çoğu önemli konuda ortan ikiye ayrılmıştır. En önemlisi de insanlık bilimle doğaya nüfuz ederek onu deşifre edişi başarışın sarhoşluğunda peygamberi ahlaklı eğitimin mutlak gerekliliğinin farkındalığını kaybetmiş ya da görmezlikten gelmektedir. Bu günkü toplumsal sorunlarının çoğunun bundan kaynaklandığının belki de farkında bile değildir. Bir gurup insan doğanın dokusuna nüfuz ederek her şeyini ona endeksli olarak düşünüp yaşayışa başlarken doğa ötesine ait her şeyleri körelmiş ve ilahi kökenli düşünenleri anlayışta sıkıntı çekiyorlar. Diğer bir grup doğa ötesi ve/veya ilahi kökenli ve merkezli düşünerek doğa kökenlileri anlayışta sıkıntı çekiyorlar. Bilim bilgilerinin öncelikli görevi kopuk düşünce fermuarının dişlerini bir araya getirip insanların birbirlerini doğru anlayışı sağlayıştır. -Vahşi inanç, dahilik, mucitlik, milliyetçilik, demokrasi, kapitalizm, şovenizm, siyoşovenizm, siyonizm, komünizm… Vb şeyler; vahşi/doğal doğa yaslarının insan zihninde, insan zihnindeki kabullenişleri-benimseyişleri ve insan genlerini yoğuruşunda/un daha sonra insan bedeninde tecellisi ve etkisinin yaşam döngüsüne yansıyışı ya da ürünü olabilir (Doğal Hidayet). Doğadaki Baskınlıkların İnsanda/larda ve/veya İnsan Zihinlerinde Kabullenişin, Deha, Mucit, Milliyetçilik, Demokrasi, Kapitalizm, Şovenizm, Siyoşovenizm, Siyonizm, Komünizm…Vb Olarak Tecelli Edişi-Ortaya Çıkışı İle Allah CC Kulunun Batını (Düşünsel) Kalbine Tecelli Edişi (İlahi Hidayet) Arasında Ne Fark Vardır Sizce? Özgün, ırki, milleti, dini... Vb amaçları ve hedefleri için insan yetiştirmek ve/veya yönetici atamakla, tüm insanlığın menfaatleri gereği; bilim bilgini, dahi, mucit, kaşif... Vb insan yetiştirmek ve yönetici atama arasındaki özgünlüğü asrımıza güncelleyin? Hangisi yapılıyor ya da hangisi hangi koşullarda mutlaka yapılmalı? Süper Bilim İnsanlarının, Kaşiflerin, Dahilerin, Mucitlerin... Vb Değerli Beyinlerin Birincil Görevleri Ne Olmalıdır Sizce? Geçmişteki bilim dahileri, mucitler, kaşifleri … Vb süper insanların olanakları ölçüsünde ya da özgürlükleri ölçüsünde dehalarını; uyguladıkları, kullandıkları, kullanıldıkları ve kendilerini değerlendirişleri; onların hangi yönlerini belirler ya da onların çalışma alanlarını tercihleri neyin ve/veya nelerinin belirtecidirler? Gerçekten insanlık en değerli beyinlerini doğru adreslerde ve konumlarda değerlendirebilmiş mi? Bu durumu 19. Ve 20. YY teknolojik gelişmelerin vardığı insanlık geleceğinin kaos sonuçları çerçevesinde değerlendirişi önemseyiniz. Örneğin; İnternet yeryüzünde insanın sanal, düşünsel, nesnel (yapay ve doğal) ortamlar da iletişiminin inançsal, kültürel, özgün... Vb ahlaki değerleri de aşarak; kral her yerde, herkese, her yaşa ve koşula/lara çıplaktır düsturu ve serbest kurallarıyla; düşünsel, sanal, zihinsel ve nesnel hayat döngülerindeki hemen her şeyini sanal ortam üzerinde herkesin hizmetine sunuşunun hızlanması ve vahşi/doğal mayalanışı önemli bir yer yüzü tecellisi ve olgusudur. Bu bakımdan internetin doğru değerlendirilişi insanlığın geleceğe ve uzaya açılışı bakımından belki de şu an en önemli konudur. İnternetin tecellisi; vahşi/doğal insan ırkları, vahşi/doğal kültür ve vahşi/doğal alfabelerin tecellisi kadar önemlidir. Sizi kavimlere ayırdım ki tanışasınız diye (Ayet var). Bunların (tüm alfabelerin ve internettin) zamanında (insanın uzaya açılmadan önce) insani ve peygamber ahlakı çerçevesinde acilen ıslahatına gereksinimi vardır.1-Nesnel ve sanal ortamlarda (internet sokaklarında ve ortamlarında) insanların kendi fıtratlarından en yüksek verimi almaları için nasıl ve hangi kriterlere göre dolaşacakları önemli bir konudur. 2-Bilgisayarlar, robotlar ve insanlar arasındaki ilişkilerde hangi ahlaki kriterler ve ilişkilerin konmaları gerektiği önemli bir konudur. 3-Cyber İnsan, İlkel İnsan (Adem As Öncesi ve Sonrası İnsanımsılar), Doğal İnsan, Gelişmiş Ademi İnsan, Evrensel Yari Ademi İnsan , Normal Melez İnsan…. Vb insan tür altı kategorilerinin nesnel ve zihinsel sıfatları doğru konumlandırılıp halife olması nedeniyle kıyamete kadar her ortamda insan olabileceği hesaba katılarak gerekli bazı ahlaki ve toplumsal kurallar gerekçeleriyle ortaya konulması önemli bir konudur.İnsanlığın en değerli beyinleri; tüm dinsel, bilimsel, teknolojik veriler ve bilgilerle kendilerini doğru donattıktan ve/veya donatıldıktan sonra; insanlık geleceğine yönelik toplumsal sorunları ve bilimsel gerçekleri bedensel, düşünsel, zihinsel , sanal ve çevresel ortamlarda üzerine uygulaması, çözüm üretmesi ve çözümlerini hayata güncellemesi çok önemlidir. Yani bir peygamberin ayetleri üzerine uygulayışı disiplin, mantıki kurallar ve peygamberi ahlak dürüstlüğü çerçevesinde yaşayarak hayatına hadis olarak güncellemesi ile ortaya çıkan sonuçları çözümleri; tüm dinsel, bilimsel, teknolojik veriler ve bilgileri üzerlerine uygulayışları belki daha liyakatlidir. A-Nesnel ortamlardan (doğal ve yapay çevremizden) B-Sanal ortamlardan (İnternetten, bilgisayarlardan, görsel işitsel medya araçlarından) ve C-Düşünsel ortamlardan (düşünsel dünyamızdan) ürettiğimiz ve üretilen bilgilerden; fert ve toplumların zihinsel havuzları (dünyası) ve beyinleri; sürekli ve aşırı uyarıcı bilgi bombardımanına tabi tutulmaktadır. Zihinsel ve beyinsel havuzun evrimsel ve değişime uyum açısından bunlara tepkisi çok önemlidir. Var olan bu üç ortam bazı insanların iradelerini körelterek ya da bazı sanal, nesnel ve düşünsel tiryakilikler geliştirerek veya değişik şekillerde fert ve toplum bazında irdelerini zayıflatmaktadır. Bu ortamlara karşı zihinsel ve düşünsel bağışıklık sistemleri gelişkin olmayan fert ve toplumların dumura uğrama olasılığı çok yüksek gözükmektedir. Bu nedenledir ki kaşiflerin, mucitlerin,dahilerin, bilim insanlarının, alimlerin, eğitimcilerin ve bilge insanların öncelikli olarak; bu üç ortama yani ifrat, tefrit, aşırı ortamlarına girerek ya da haşır olarak gerekli verilerini ya da materyallerini toplayarak; peygamberin ayetleri üzerine ve hayatına uygulayış yöntem ve ahlaki kurallar ve disiplinleri çerçevesinde samimi hayata uygulanabilir çözümler; üretmek , icat etmek ve keşif etmek zorundalar. Ürettikleri çözüm tiplerini ve çeşitlerini hayatlarına uyguladıktan sonra çözümler; istendik şekilde ve tüm koşullarda çalışıyorsa, uygulayışa ve eğitime geçiş önerilir. Bu verilere ve uygulayışlara dayalı ürettikleri ya da keşif ettikleri veya icat ettikleri çözümlerini eğitimin hizmetine sunarak öncelikle zayıf iraderi, istendik iradeleri geliştirici zihinsel bağışıklık sitemlerin geliştirmek ve bu tip ortamların; ifrat, tefrit, aşkınlıklarına ve aşırılıklarına; baskın ve istendik peygamberi ahlak çerçevesin de çözümler üretmek, alışık tepkiler (refleksler) geliştirmek ve zayıf iradeleri geliştirici diyetler-zihinsel bağışıklık sistemleri güçlendirici uygulayışlar geliştirmeleri gerekir. Önerilen çözüm; istisnai durumlar ve özel haller hariç; toplumsal olarak internet ve medya yayınlarını herkese her zaman yasaklayış doğru değildir. Yapısal olarak (Fıtratı); zayıf, muhafazakâr, orta halli, sosyal; fert ve aile yapılarına uygun ve uyumlu olarak internet bilgilerini gerektiği kadar ve liyakatli serbest bırakışın bazı çözümleri mümkündür. İnternet virüsleri ve internet haşereleri (böcekler, bitleri, çaresiz hastalıklar/ Truva atları) …Vb önleyici programları mantık kurgusuyla yasak/anti/istenmeyen;site, sayfa, linkleri yerel bilgisayar güvenlik sistemlerine ihbar edici ve önleyici programları geliştirmek önemlidir. Belli merkezlerin bu istenmedik siteleri, sayfaları ve/veya iç linklerinin özgün özelliklerini ihbar edici sürekli güncellenen programları hazırlayış faaliyetlerinde bulunması ya da devletin bu tip sürekli güncellenen site programlarını cüzi ücretler ve/veya bedava toplumun hizmetine sunuşu çok önemlidir. İnternet yayın çıkış havuzlarında ve girdaplarında zararlı görülen tüm bilgileri,toplumun hepsine engellemek genellikle yanlıştır. Kısmen ve özel hallerde doğru olabilir. Bu bilgilere ulaşımı tamamen engelleyiş; toplumun zihinsel, düşünsel evrimleşmesi (değişime uyumu) ve zihinsel bağışıklık sisteminin geliştirmesine darbedir. Değişmek istemeyeni Allah CC değiştirmezmiş (ayet var). Yasaklardaki amaç; aşırı değişime/lere karşı (inançsal, kültürel, insani… Vb ifrat, tefrit, aşkın… Vb şeyler) zayıf iradeli fert ve toplumları korumak, onların istendik değer yargılarını ve düşünsel bağışıklık sistemlerini, özgün irdelerini baskın dirençli, hale getirmektir. Yoksa bu aşırılıklara ilgi duymayan ya da kuvvetli inançsal imanları ve insani iradeleri gereği liyakatli değişime müsait insanların hayvanlardan daha aşağılık değer yargıları… Vb bir günah işleyiş bedelinde ifrat ve terfidi her şeyi zihninde doğru konumlandırış konusunda ilim yaprak çözümler üretmek açısından önemlidir. Bu durum şuna benzer, sıradan bir hastalık çıktı diye tüm toplumu karantinaya alamazsınız en zayıflara koruma amaçlı aşı geliştirmek belki daha acildir. Ancak ebola virüsü gibi çaresiz hastalıklar konusunda radikal karar ve karantinalar uygulayabilirsiniz. Bu zihinsel bağışıklık sistemlerini eğitimle geliştirmek içinde benzerdir. Ölü dozda verir ve çözüm üretirsiniz kişi o bilgiyi zihninde doğru adrese kodlarsa sorun çıkmaz yaksa zihinsel dengesizlik ve istenmedik tiryakilikler geliştirebilir. Örneği internette çıplak insanlar ve cinsellikleri görenler; insanın kâinatın en şerefliden en şerefsiz mahlûkatlarından daha aşkın oluşunun yaradılış ve halifeliği gereği kainatı kuşatışıyla ilişkisel düşünerek, bunu tüm hayvanların çıplaklarıyla aşkın ve ilişkisel düşünüp kabullenirse o zaman, düşünsel, zihinsel ve toplumsal olarak sorun kısmen hal olmuştur. Yer yüzü vahşi ve doğal insanları ve/veya insanımsıların dağa, taşa, doğaya bilime, ilime…Vb bir sürü şeye tapışı onun vahşi imanının tecellisinden beri vardır, Adem AS’LA kemale erdirilmişti. Tüm vahşi insanlar ve bu günkü onların devamı olanlar Hz.İbrahim AS’IN Ay’a, Güneş’e, Doğaya,… Vb vahşi tapışının ve vahşi imanın yani ontogenik (özgün-ferdi hayat döngüsü) vahşi döngünün Allah CC tarafından ıslahatla kendine yönelişinin insanın filogenetik iman edişi çok benzerdir. İnsan iblisin (Azazil-İbn-İ menazilin) Ahlak işletim sistemini ve eylemlerini hayata uyguladıkları zaman şeytana benzemiş ya da uymuş olurlar. Şeytan Müslüman’a musallat ancak her türlü yani tüm insanlığın ve/veye tüm insanların düşmanı yaratıktır sebebi de kendisinden halifeliğin alınıp insana verilişidir. Demirkuş 2011 Kısaca insanları; evcil hayvanlarına, evcil robotlarına, istendik animasyonlarına… Vb kendisini (insanı) kuvvetli uyaranlara ve çevresindeki yaratıklara aşırı zaman ayırarak yeni çevresel tiryakilikler geliştirişi kendi türüne zaman ayırmasına vakti kalmayacaktır. İlginç ve çekici olan; insanın nesnel ve düşünsel duyuları ve duygularının sanal, düşünsel ve nesnel (doğal ve yapay) ortamlardan aşırı uyarılarak; insan zihin havuzu ve beynini yoğun bilgi bombardımanına tabii tutuluşudur. Örneğin;bir insanın erotik duygularını uyaran görsel ve işitseller yalınız doğal (insani ve hayvani uyarıcılar) değil internet ve teknolojinin gelişimiyle, artık buna ilave olarak yapay (ör erotik eşyalar, erotik robotlar) , sanal (erotik animasyonlar), düşünsel hayli ve rüyeti erotik uyaranlar;insanın sosyal ve düşünsel döngüsüne ilave olarak bedensel (özellikle beyinsel, hormonsal ve fizyolojik olarak) ve zihinsel (özellikle zihinsel havuzu genişlemeye zorlamaktadır) evrimleşmeye ve/veya evrimleştirmeye zorlamakta ve yönlendirmektedir. Gerçekten zamanında alternatif önlemler alınmazsa yenilikçi, değişime, tabulara meyilli insan kesimini (paftası) bu doğal, sanal ve yapay uyarıcılardan etkilenerek geri dönüşümsüz ve istenmedik bir siber insan çizgisine ve yoluna girebilir. Belki de 19. ve 20. YY teknolojisinin yuttuğu teknolojik insan (yarı siber insan);ilkel, doğal, hercai, asri, evrensel ve gelişmiş insan çizgilerinde (evrimsel açılımlarından) ayrılmaya başlayabilir. Bu mantık kurgusundan hareketle insanların sanal ve nesnel teknolojilerden etkilenişinden zarar görmemeleri ve/veya istendik peygamberi uyum sağlayışları için bilim bilginlerine, eğitimcilere, bilim insanlarına, dehalarına, kaşiflerine ve mucitlerine çok sorumluluk, görev ve iş düşmektedir. İnsanların bu sıradan ve sıra dışılıklara karşı istendik uyumlar için ; kişilikleri ve hayat döngüleri içinde kendini (nefsini), fıtratını, değer yargılarını ve çevresini doğru tanıyacak şekilde eğitilmelidirler. İnsanlar aldıkları bu eğitimin sonucunda peygamberi ahlak çerçevesin de dinamik yaşamlarında; doğru adreslerde, konumlarda… Vb bulunuşu alışık tepki haline (refleks haline) getirişi başarmaları gerekir. -insanların kendilerini (fıtratlarını, iradelerinin sınırlarını, +,-, 0 …vb sıfatlarını), çevrelerini doğru tanıyışın gerekliliğine inandırdıktan sonra, onların çevrelerinden zarar görmemeleri ve daha yararlı adreslerde, konumlarda, tepkilerde, davranışlarda … Vb bulunuşu alışık tepki haline getirişlerini geliştirici yönde uygulamalı öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştirmek ve uygulayış önemlidir. İNSAN KİMDİR? 1-Kainatın En Şerefli ve Tersi Olan Yaratığı Hangisidir? 2-İnsan Kimdir? 3-Radikal ve Rahmani Müslüman Kimdir? 4-Türk Kimdir? 5-Laz Kimdir?... Vb 6-Her Müslüman, Türk, Laz… Vb Bir İnsandır, Ama Her İnsan Bir Müslüman, Laz veya Türk Olmayabilir? 7-Herkese Sadece Radikal ve/veya Rahmani; İslami ve/veya Müslüman Değer Yargılarıyla Bakmak Ne Anlama Gelir? 8-Herkese Sadece Türk Değer Yargılarıyla Bakmak Ne Anlama Gelir? 10-Herkese Sadece Laz Değer Yargılarıyla Bakmak Ne Anlama Gelir? 11-Herkese İnsani Değer Yargılarıyla Bakmak Eğitimde Çok Önemlimidir? 12-Sanki Kavimler Ve Ümmetler İnsan Çözmecesinin (Pazılının) Dinamik Parçaları Fertlerde Ait Olduğu Parçanın Dinamik Dokuları Gibidirler. Sizi Kavimlere Ayırdık Ki Tanışasınız Diye (Ayet var). 13-Doğadaki Baskınlıkların İnsanda/Larda Ve /Veya İnsan Zihinlerinde Kabullenişin, Deha, Mucit, Milliyetçilik, Demokrasi, Kapitalizm, Şovenizm, Siyoşovenizm, Siyonizm, Komünizm…Vb Olarak Tecelli Edişi-Ortaya Çıkışı İle Allah CC’HUN Kulunun Kabine Tecelli Ediş Arasında Ne Fark Vardır Sizce?. Monolog Kavim Kime Denir? Monolog Olmanın Ne Zararı Vardır? 0- Zayıf, Güçlü ve Cahil de Olsa İnsanın Belirgin İki Özelliği; Genellikle Samimi Olarak Müslüman’a ve İnanç Ehline Hoş Görülü ve İnsanların Sırtında Parazit Geçinmeyi-Sömürmeyi Ret Edişi, Onu Şeytan ve İblisten Ayırır. 1-İnsanı Hiçbir Sapık Ve Hiçbir Kâmil Yaratık Aşamayacaktır. 2-En Kamil Ve En Sapık Yaratık İnsan Olacaktır. 3-Her İnsan; Mükemmel Bir Müslüman veya Her Şeyi İle Şeytan Değildir Ve Şeytan İnsanın İnkişafı İçinde Boğulacaktır. 4-Şeytanın Tüm Aşkın Arzularının İcraatı İnsan Tarafından Gerçekleştirecektir. 5-Her İnsan Her Şeyi Bilemez. Sanki İnsanda Her Şeyi Met Et Fethet Sonra Mat Et Güdüsü Vardır. Değilse ya da Olmadıysa Önce Okşa-Okşa Sonra Yokuşa-Yokuşa En Sonunda Mat Fikri Yatar. Belki de İnsan Allah CC’HUNDAN Emin!!! 6-İstisnalar Hariç, Hiçbir İnsan Mükemmel Değildir. 7-Bazı İnsanlar Ömür Boyu Cahil (Çocuksu) veya Rahmani Ya da Şeytani Alim, Bazıları Şeytandan Daha Aşkın, Bazıları Melekler Kadar Şerefli, Bazıları Bilmeden Büyük Bir Gaflet İçinde Olacaktır. İnsanı ve İnsanlığı Hiçbir Kavim Ele Geçirmez. İnsanın Cahil, Alim, Aşkın ve Kuşatıcı Oluşu Şeytanı ve İblisi Çilden Çıkarır. 8-Bu Durum İnsanın Halife Olarak Diğer Yaratıklara Kenetlenişi ve Onları Çok Yönlü Kuşatışının Gereği Olabilir. 9-Bu Bakımdan İnsanlar Şeytanlarla Karıştırılmamalıdır. 10-İnsanların Özgün, Genel, Aşkın, İnce … Vb Özellikleri Doğru Bilinmeli ve İnsani Aşkınlıklarının Yaradılış Amacının Gereği Olarak Kabullenilmelidir. 11-İnsan Bugün Doğa İle Mücadele Ediyor ve Doğa Cahilidir. Şeytanın ve İblisin Hakikatinin de Cahilidir. Bir Gün Bu Cehaletini Çözüp Şeytanla- İblisi Suçüstü Ederse-Yakalarsa Ya Da Fark Ederse-Anlarsa Onunla Mücadele Etmeye Başlayınca, Peygamber Ahlakının Gerekliliğine İnanışta Müslüman’ı Razı Eder. O Zaman Bilimsel Olarak Peygamber Ahlakının Gereği İspatlanmış Olur. Yamuk Ahlaklı Ya Da İblisi-Şeytanı Fert ve Kavimlerini Derhal Etkisiz Hale Getirir. Öngörüleri Doğrumudur? Neden? Acaba Allah CC’HU Neden Herkesi Müslüman Olarak Yaratmamıştır? Herkesi Müslüman (İmanlı) Yaratsaydım Öldürür Tekrar İnsanı Yaratırdım (Ayet Var). 1-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağının Bedenini Neler Oluşturur? 2-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağının İletişimini Neler Sağlar? 3-İnsana En Çok Benzeyen Araçlar Nelerdir? 4-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağı İnsanın Bedensel ve Hayat Döngüsünde Nelerine Karşılıktır (Tekabül Eder)? 5-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağı; İnsanlığın Nesnel ve Düşünsel Dünyasındaki Hayat Döngülerini Bilgisunar/Bilgişlersunar, Bilgiişlerler ve/veya Bilgisayarların Nesnel Bedenleri Aracılığı İle Sanal Ortama Aktarılan Bilgileri Paylaşıma Sunan İletişimi Ağıdır. 6- Bilgisayarlar, Bilgiişlerler veya Bilgisunar/Bilgişlersunarlar İlerde İnsana Benzeyen CyberRobo Şeklinde İnsanlaşacağı Beklenir. Öngörüleri Doğrumudur? Neden? 7-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağının Kara Deliklerinin Özellikleri Nelerdir? 8- İnsanların Hayat Döngüsündeki Ferdi Tercihlerine Dayalı Olarak Kişilikleri Tevhit Edildiğinde Ya da Gruplandırıldığında; İnsanlığın Özgün Kişiliklerinden Örülü;Düşünsel, Nesnel, Zihinsel, Sanal …Vb Bedeni Kainattaki Tüm Yaratıkları İçeren Bir Fert Olarak Gözükür. Önermesi Doğrumu? 9- Hangi Koşullarda İnsanı Yaratıklara, Hangi Koşullarda Yaratıkları İnsana Benzetmek Daha Doğrudur? 10- Hangi Koşullarda İnsanı Yaratıklarda, Hangi Koşullarda Yaratıkları İnsanda Okumak Ya Da Anlamaya Çalışmak Doğrudur? İp ucu; İnsanların Hayvanların Seviyesinin; Üstünde, Altında ve Hizasındaki Konumlarını Düşünün! Çiçekler İnsanların Gülüşüne Ya Da Bir Bayana Çiçekler Senin Gülüşünü Ve Giyinişini Taklit Eder/Çiçekler Sana Benzer Demekle, Çiçek Gibisin Demek Arasındaki Özgünlüğün Farkındalığını Kavrayın! -Kainatı ve Tüm Yaratıkları Mı İnsanda Okumak Daha Doğru Yoksa Tam Tersi Kainattaki Parçalardan/Yaratıklardan Mı İnsanları Okumak Ve Anlamak Daha Doğrudur? -Hiçbir Yaratığın Üslenmekte Acele Etmediği Halifeliği İnsan Allah CC Halifeliği İlk Teklifte Kabullenmiştir. -Bu Cazip Teklifle Tüm Yaratıkların Üstüne Atlamıştır. -İnsanın Halife Oluşu, Çok Yönlü Kainata Dalışı Ve Kuşatışı İle İlişkilendirin. Acaba Allah CC’HU Neden Herkesi Müslüman Olarak Yaratmamıştır? Herkesi Müslüman (İmanlı) Yaratsaydım Öldürür Tekrar İnsanı Yaratırdım (Ayet Var). -Kralın Nereleri Kime Göre Ne Kadar Çıplak Olmalı? -400 Yıl Matbaanın İslamiyet’teki Bekaret Kemeri, -100 Yıldır Evrimin Bekaret Kemeri, -Şimdide İnternet Ulusal Ve Ulararası İletişimin Bekaret Kemeri Oluşturma Denemeleri Ve Malzemeleri Aranıyor.Zayıflarımızı Koruyalım Derken; Güçlenmesi ve Gerekli Olanları Öldürmeyelim. Bekaret Kemerinin Gerekçeleri Akılcı ve Bilimsel Olmalı. . -Bu Durumlar; Cehaletten Mi, İhanetten Mi, Zaruretten Mi Yoksa Sadakatten Mi? Bilinmesi Gerekli Mi? Hesabı Kime Ve Kimlere Sorulmalıdır? Önermeleri Sizce Doğru Mu? Neden? İNSAN ŞİİRİM -İnsan tanıdım, hayvanları aşkın hatta böcek, kurt, fare… Vb hemen her şeyi yer hatta insan kanı içer. -İnsan tanıdım, elektrik çarpmaz. -İnsan tanıdım, dövülmekten, dövmekten ve kahrolmaktan hoşlanır. -İnsan tanıdım, leoparlaşmak ister. -İnsan tanıdım, tek bedende erdişi. -İnsan tanıdım, bedeni dişi özü erkek ya da bedeni erkek özü dişi. -Kanı tüm sevgileri taşır, kalbi tüm sevda (aşk) hücrelerinden örülü ve yüreği sadece liyakatli sevda (aşk) için atar ki, fahişe değil, kahpe değil bunlara hayat insanı derlermiş. -İnsan tanıdım, aşka, sevgiye, paraya, dünya malına, gururuna, ceddine, ırkına tapar ve onlara muhtaç, köle veya kul. -İnsan tanıdım, ruhban, ateist, materyalist, dahi, mucit, kaşif, alim ... Vb otistik ve tek düze kişiliğe sahip. -Tüm yaratıkların özgünlüklerini, düşünsel-nesnel insani bedenlerin hünerinde ve kalbinde tanıdım. -Işığın zifiri karanlığı aydınlatışının hünerini, göz bebeklerin siyahında okudum. -Mavinin, siyahın, beyazın, kahvenin, elanın, yeşilin hatta ışığın tüm tonlarını ve her şeyin teslimiyetini, gözlerinde okudum. -Sana ulaşan her şeyin, sendeki ilahi teslimiyete razı gibi bir duruşun var senin. -Sanki tüm yaratıkların her şeyini; simânda, davranışlarında, ifadelerinde, bakışlarında doğru okumak ve tanımak için varsın sen. -Sorguluyorsun geçici gerçekleri. İlk gerçekler nereliydi? Son gerçekler nereli olacak? -Tüm sonsuzları, tüm boyutları, tüm yaratıkları ve her şeyi sanki taparak uyutmuşun sen. -Sanki maksatlı olarak; çok cahil, çok alim, çok zalim ve tam tersi mükemmel yaratılırmışsın sen. -Parmaklarında, dudaklarında, dişlerinde, burnunda, gözlerinde, kaşlarında, kulaklarında, alın çizgilerinde, nesnel kalbinde ... hatta tüm simetrilerinde ilahi isminin yaratılmış mührü görünüyor, şeytan değil insansın sen. -İfrat ve tefrit aşkınlarınla şeytani ve rahmani her şeyi kuşatmışsın sen. -Sanki her yaratığın her şeyini sende okumak, sende öğrenmek, sende anlamak ve sende çözmek için yaratılmışsın sen. -Çiçeklerin bal özü sevgi havuzunu, tozlaştırıcılar aşkın örgüsünü taklit ediyor gibiler. -Tüm yaratıklar senin aşkınlıklarını, tüm çiçekler giyimini ve gülümsemelerini taklit ediyor gibiler. -Kanında tüm sevgileri taşıyan, yüreği tüm sevda (aşk) hücreleriyle örülü bedenden bir köşk ister gibisin. -Sanki şeytanları, iblisi, deccalı ve tüm istendik-istenmedik sapkınları razı etmek için kasti yaratılmış bir tuzak gibisin sen. -Anladım; şeytanları, iblisi, deccalı ve tüm yaratıkları toplamışsın aşkın geminde. -Kimsin sen? Tanımak istiyorum seni! Belki de tanıyorum! -Dost dost diye nicesine sarıldın senin sadık dostun peygamberindir. -Rabbim diye diye nicesine secde etmişsin, yaratan Rabbin Rahman Allah CC dır. -Ateşin ilahlığını Zerdüştlerinde, Güneşin ilahlığını Yezitlerinde, doğanın ilahlığını bilim insanlarında, Putların ilahlığını Putperestlerinde, ilahsızlığın gizli ilahlığını Ateistlerinde okudum ve tanıdım. -İlahlaşmak isteyen hilkat garibesi yaratıkları sende okudum ve sende tanıdım. -Bir bedenin delikanlı, diğeri kız! -Bir kanadın geçmiş, diğeri gelecek! -Küçük kıyametinden Rabbime uçuyorsun. -Dilerim ki; Rabbim ebedi teskereni temiz verir eline. -İstendik dualarım seninle: sabırsız, cahil, vahşi, evcil, alim, zalim, aşkın, güzel, sihirli... yaratık insan. -Amin. Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ 2011 İnternette İnsanların: Ferdi, Toplumsal ve Ahlaki Sorunlarıyla İlgili Çözüm ve Öneriler; 1-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağı ve toplum adı altında dersler verilmelidir. 2-İnternet/Bilgi İletşim Örgüsü-Ağı Anabilim Dalları, Bölümleri, Enstitüleri... Vb liyakatli birim ve/veya kurumlar kurulmalıdır. 3-Var olan filtreleyicilere (antikorlara), internet sayfa tarayıcıları/gezginlerinin (Internet Explorer,Comodo Dragon Internet Browser, Google Chrome,Maxthon, Firefox Portable, GreenBrowser, SlimBrowser, Safari... Vb) istenmedikleri iç filtreleme seçenek ayarları karmaşık olup; pratik, kullanışlı ve yeterli değildir. Buna ilave olarak; devlet, hayır sever kurumlar ve fertler tarafından sürekli güncellenebilen bedava; anti/aşkın/ifrat/tefrit/karşı/istenmedik; site, sayfa ve linklere ait programlar geliştirilmelidir. Bu programlar çeşitli aile tipleri(muhafazakar, orta halli, çok sosyal…Vb) , resmi kurumlar…Vb istemlerin göre ayarlanabilmelidir. Bundaki maksat aşırı değişimlere karşı zayıf iradeli fert,, kurum (Ör. çocuklar ve zayıf iradeli yetişkinlerin çalıştığı kurumlar) ve toplumların zihinsel, düşünsel ve toplumsal bağışıklık sitemlerini güçlendirene dek onları korumaktır. Her şey herkese yasaklanmamalıdır. Bu zihinsel, düşünsel, toplumsal değişime istendik, baskın bilge fert ve toplumların gelişimine ya da evrimleşmesine darbe olur. 4-Eğitim sistemlerinde istenmedik ya da aşırı sitelerin istenmedik ve/veya aşırı görülen hizmetleri önceden izlenerek var olan konumları zihinde insanın ve hayvanların aşkınlıkları ile doğru ilişkilendirmek önemlidir. Zihinde doğru ilişkilendirilen istenmedik ve aşkın her çeşit bilgi ölü ve/veya yarı ölü dozda öğrencilere sunularak zihinsel bağışıklık sistemlerin geliştirilmelidir. Örneğin, Kan içmek isteyen insanlar Leopar olmak isteyen çıplak yaşayan derviş ya da böcek, fare yiyen insanlara doğru empati duyuş (duygudaşlık) için insanı tanımlayış ve hayvanlara benzeyişin aşkınlığını fert ve toplumların; kültürel, inançsal, özgün, bilimsel ... Vb diğer değer yargılarıyla ilişkisel verilmelidir. İnsanın kâinatın en şerefliden en şerefsiz mahlûkatlarından daha aşkın oluşunun yaradılış ve halifeliği gereği kainatı kuşatışıyla ilişkisel düşünerek, bunu tüm hayvanların çıplaklarıyla aşkın ve ilişkisel düşünüp kabullenirse-kabulleniyorsa ve/veya zihninde doğru ve liyakatli anlamlandırırsa o zaman, düşünsel, zihinsel ve toplumsal olarak sorun kısmen hal olmuştur. 5-İlginç ve çekici olan; insanın nesnel ve düşünsel duyuları ve duygularının sanal, düşünsel ve nesnel (doğal ve yapay) ortamlardan aşırı uyarılarak; insan zihin havuzu ve beynini yoğun bilgi bombardımanına tabii tutuluşudur. Örneğin;bir insanın erotik duygularını uyaran görsel ve işitseller yalınız doğal (insani ve hayvani uyarıcılar) değil internet ve teknolojinin gelişimiyle, artık buna ilave olarak yapay (ör erotik eşyalar, erotik robotlar) , sanal (erotik animasyonlar), düşünsel hayli ve rüyeti erotik uyaranlar;insanın sosyal ve düşünsel döngüsüne ilave olarak bedensel (özellikle beyinsel, hormonsal ve fizyolojik olarak) ve zihinsel (özellikle zihinsel havuzu genişlemeye zorlamaktadır) evrimleşmeye ve/veya evrimleştirmeye zorlamakta ve yönlendirmektedir. Gerçekten zamanında alternatif önlemler alınmazsa yenilikçi, değişime, tabulara meyilli insan kesimini (paftası) bu doğal, sanal ve yapay uyarıcılardan etkilenerek geri dönüşümsüz ve istenmedik bir siber insan çizgisine ve yoluna girebilir. Belki de 19. ve 20. YY teknolojisinin yuttuğu teknolojik insan (yarı siber insan);ilkel, doğal, hercai, asri, evrensel ve gelişmiş insan çizgilerinde (evrimsel açılımlarından) ayrılmaya başlayabilir. Bu mantık kurgusundan hareketle insanların sanal ve nesnel teknolojilerden etkilenişinden zarar görmemeleri ve/veya istendik peygamberi uyum sağlayışları için bilim bilginlerine, eğitimcilere, bilim insanlarına, dehalarına, kaşiflerine ve mucitlerine çok sorumluluk, görev ve iş düşmektedir. İnsanların bu sıradan ve sıra dışılıklara karşı istendik uyumlar için ; kişilikleri ve hayat döngüleri içinde kendini (nefsini), fıtratını, değer yargılarını ve çevresini doğru tanıyacak şekilde eğitilmelidirler. 5-İnsanlar aldıkları bu eğitimin sonucunda peygamberi ahlak çerçevesin de dinamik yaşamlarında; doğru adreslerde, konumlarda… Vb bulunuşu alışık tepki haline (refleks haline) getirişi başarmaları gerekir. -insanların kendilerini (fıtratlarını, iradelerinin sınırlarını, +,-, 0 …vb sıfatlarını), çevrelerini doğru tanıyışın gerekliliğine inandırdıktan sonra, onların çevrelerinden zarar görmemeleri ve daha yararlı adreslerde, konumlarda, tepkilerde, davranışlarda … Vb bulunuşu alışık tepki haline getirişlerini geliştirici yönde uygulamalı öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştirmek ve uygulayış önemlidir. |
| BİLGİSAYAR DESTEKLİ (MATEMATİK) EĞİTİMİ NE DEMEKTİR? -Herhangi bir sahada öğretim, öğrenim ve eğitim yapılırken bilgisayarın tüm özgün-genel özelliklerini ve özgünlüklerini marifetlerini-hünerlerini kullanarak öğretim, öğrenim ve eğitim yapmaktır. Örneğin bir dersi anlatırken Powerpoint sunusunu kullanarak anlatmak ayrı bir anlam taşır. -Matematik de integral, fonksiyonlar, trigonometri, geometri,çeşitli doğal veya yapay yaratıkların şekilleri, özellikleri, özgünlükleri… Vb bilgisayar destekli olarak daha iyi anlaşılabilir. -Yani bir noktada matematik konularını hayatla ilişkilendirici görsel, işitsel olarak ya da hem görsel hem işitsel(video)olarak hazırlamak kısmen mümkündür. -Deneyimlerimizle biliriz ki genel olarak; matematikçiler doğadaki nesnel, sanal, düşünsel ve dijital(hesabi) ortamlardaki bütün yaratıkları, olayları, olguları, süreçleri, zamanlar… Vb arasındaki ilişkileri rakamsal ve sembolsel denklemlerle bağıntılarla izah etmeye çalışan insanlardır. -Onun için matematikçilerin düşünsel dünyası daha geniştir. -Bizim bilgisayar destekli eğitim vermemiz için; matematik bilimini, matematikçileri, bilgisayarı, nesnel, sanal ve yarı sanal eğitim mutfağındaki araçları doğru tanımamız doğru empati duymamız yetmez. -Aynı zamanda bahsedilen kavramlar arasındaki ilişkileri de doğru eşleştirmemiz gerekir. -Neden istisna hariç çoğu şeyin bir matematiği varda, matematiğin nesnel, nitel, görsel, işitsel, ilişkisel, batini-zahiri-düşünsel-nesnel, sanal doğalara ait uygulamada somut çok az şeyi var? -Sorusunun yanıtı çok doğru ve anlamlı verilmelidir. -Ancak bilimdeki bu gün var olan ve hakim nicel matematik; semboller, kurallar, prensiplerin, mantık sistemleri, kabulleniş tahammülleri… vb liyakatsiz farzları nedeniyle matematikteki bilgisayar destekli eğitim yapmak gerçekten zordur. Neden Matematik Bugüne Kadar İstenen Seviyede; Nesnel, Nitel, Eylemsel, İlişkisel ve Nicel Matematik Olarak Gelişmedi? Bu Konuda Ne Yapabiliriz? Nesnel, Nitel ve Eylemsel Matematik İstenen Seviyeye Neden Gelemedi? 1-Asrımızın en büyük gereksinimlerinden biri de matematiğin şimdiye kadar ki matematik sembolleri, harfleri, kavramları, kuralları, farzları ve kıstasları liyakatli aşmamasıdır. 2-Uygulamalı matematik sadece bazı eğitim, teknoloji alanlarında, yüksek matematik, istatistik ve geometride kullanılmaktadır. 3-Matematiğin sembollerini, kurallarını, prensiplerini, mantık sistemlerini, kabulleniş tahammüllerini.. Vb yeniden nitel, somut, nesnel, iletişimsel… Vb şekil de bilgisayar destekli diriltmeldir. 4-Güncel hayattan geçmişe, batini-zahiri-düşünsel-nesnel, sanal doğalara ait gerçekleri matematiksel mantık ve bağıntılarla diriltip yeni matematiksel prensipler ve kurallar geliştirmesi gerekir. 5-O zaman çoğu şeyin bir matematiği varsa matematiğinde çok şeyi olmalıdır. Düşünce mantığı, kurmacası ve/veya çözmecesi liyakatli yerini bulur. 6-Yakın gelecekte matematiğin on rakam ve uygulamadaki sembollerinin ilişkilerinin ötesinde daha fazla sayıda sembol, rakam ve kavramla matematiği hayata güncelleyen hayatla ilişkilendiren kısmen bugünkü modern matematikteki kümeler vb. uygulamalar daha çok aşama kaydedecektir. 7-Ortalıktaki bu bilgi yayıntısını bilgisayar destekli matematikle disipline etmenin zamanı gelmiştir. 8-Uluslar arası seviyede bilgi iletişim seviyesinde matematik rakamlarından rakamdizini(barkot) var olan alfabelerden çok önemlidir. 9-Kümeleri anlatırken; A-Evrensel Küme, B-Boş Küme, C-Serbest Küme, D-Koşullu Küme, E-Yarı Koşullu Küme, E-İlişkisel Küme, F-Doğal Küme, G-Yarı Doğal Küme, H-Sanal Küme, İ-Nicel Küme, J-Düşünsel Küme, K-Nitel Küme, L-Hayali Kümeler … Vb kümelerin tanım grupları, melezleri ve varyasyon gerçek kümelerin; hayattaki uygulamalarıyla eşleştirilerek-örtüştürülerek matematiksel tanım ve denklemsel ifadeleriyle eğitimde hizmete sunmak çok büyük önem taşır. Kümelerin doğadaki karşılıkları matematiğe kazandırılması çok anlam ifade etmelidir. 10-Kümeleri, matematik kavramları;canlı, cansız, araform, sanal, nesnel, düşünsel, dijital(hesabi) cinsellik, yükleri… Vb küme üzerinde sembollerle belirtilmesi çok önemlidir. Belki de bundan sonra bir matematikçinin makro- mikro kozmolojiyi ve fen bilgisini en azından lise seviyesinde dirimsel olarak çok iyi bilmesi gerekir.Yaratıkları ve enerji hallerini de bilmelidir.böylece bilgisayar destekli matematik geliştirebilir.Bu amaçla matematiği mekanize etmek,görselleştirmek lazımdır. 11-Var olan matematik potansiyelini yeniden kümelerden diriltilen nitel, nesnel, eylemsel matematikle ilişkilendirmek veya içine konumlandırmak daha mantıklı gözükmektedir. 12-Öğrencilerin sanal dünyasındaki matematik bağıntıları ve denklem yığınlarını görsel,işitsel … Vb nesnel, nitel ve eylemsel alemdeki realitelerle renklendirip anlamlandırıp doğru eşleştirip bu mantıkla öğretim, öğrenim ve eğitimini biçimlendirirsek o zaman bilgisayar destekli eğitime geçeriz. 13-Nicel matematiğin devasa sayıdaki nicel denklem, kural, bağıntı, çıkarsama yığını nesnel,nitel ve eylemsel matematikle doğrudan ilişkilendirmek zor gözükmektedir. 14-Bizim yapabileceğimiz önemli şeylerden biri de faktöriyel olarak matematik kavramlarını olabildiğince somutlaştırmaktır. Aslında en büyük sorun bütün bilim dalları(dilleri)arasında matematik iletişimini deşifre edemiyor olmamız ve matematik dilinin kullanamıyor olmamızdır. 15-Mutlak değerin nesnel matematikteki yeri çok önemlidir. 16-Matematiği bütün bilimler arasında rakamdizini (barkot) iletişim dili olarak kullanabiliriz. 2.basamağa geçtiğimiz zaman bütün diller vahşidir.matematik dili biraz ıslah olmuştur. Matematik tamamen vahşi bir iletişim dili değildir. Diğer kültür dilleri vahşidir.bizim bunları matematikte kullanarak ıslah etmemiz gerekmektedir. 17-Her atom, atom altı parçacığın, atom altı özgün enerji hallerinin ve atom üstü yaratıkların gerçek birere hayat hikâyesi yani evrimsel süreci (ontogenisi ve filogenisi) vardır. İstisnalar hariç hiçbir şeyin ötekine eşit olamayacağı (en azından farklı mekanları işgal ettikleri), ayni şeyin bir salise önceki durumu ile bir salise sonraki durumu farklı zaman-kainat konumu nedeniyle tam eşit ve aynı değildir. Ancak benzerlik oranların bahsedilebilir. Bu mantık kurgusundan hareketle, Evrim bilimi olay, olgu, yaratık… Vb çoğu şeyin hayat hikâyesini ilişkilendirici anlatırken bilim dalları arasındaki otistik iletişimsizlik nedeniyle doğa bilimine (tüm pozitif bilim dallarını içeren bilim) evrim ve matematik bilimi ilişkisel tevhit edici hizmet vermemektedir. Ancak bilim dalları arasında matematiksel iletişime dayalı öğretim, öğrenim ve eğitime geçildiğinde öğrencilerin tüm öğrendiği bilgileri diriltici etki edecektir. NESNEL, NİTEL VE EYLEMSEL MATEMATİK PEKİŞTİREÇLERİ A-Matematikçi konuları orta öğretimde anlatırken, fizik, kimya, biyoloji, astronomi, jeoloji… Vb tüm bilim dallarıyla ilişkilendirici işlemesi son derece büyük önem taşımaktadır. -Bilim dallarının ortak payda bilimi olan matematik ola ki bilimin ta kendisi olup öğrencilerin tüm bilim dallarındaki bilgilerini ilişkilendirmede en az evrim biliminden daha etkileşimli olup bilim dalları arasında ilişkilendirici ve nefes alıcı iletişimin belki de yegane yoludur. B-Lisede bilim dalları dersleri verilirken tüm bilim dallarına ait dersleri tevhit edici, ilişkilendirici ve hayata güncelleyici nitelikte hiçbir şey verilememektedir. Bunun En önemli, nedeni matematik dersleri verilirken her konunun ilgili olduğu bilim dalıyla ilişkilendirilerek öğretilmesi ve hayatla güncellenişi büyük önem taşır. Var olan sistem bilim dalları arasında otistik ya da ilişkisiz, özelleşmiş, iletişimsiz olarak verilmektedir. Ör.Besin piramidi ile popülasyon ve küme kavramlarını ilişkilendirerek. Küme sistemlerinin zorunlu ve gerekliliği ve yaratıklarının gerekçesi, öğretilerek işlenmelidir. Örneğin;evrensel küme hangisi olmalı ya da kümeler sınıflandırma kuralı nasıl olmalıdır? Canlı, kümesi, bitki kümesi, hayvan kümesi, sistem kümesi, alt kümler, koşullu kümeler, serbest kümler, yarı koşullu kümeler, doğal kümler, yapay kümeler, yarı doğal kümeler,soyut kümler, somut, kümler, nesnel, kümler, yarı soyut kümeleri, düşünsel, hayali kümler… Vb kavramları liyakatli örneklerle pekiştirilerek verilmelidir. Ör.biyolojik eylem, olay, olgu ve süreçleri matematiksel kural, denklem, prensiplere dayalı ifade ederek matematik öğretimi sürdürmek pekiştirenleri ve ilişkilendirme açısından çok büyük önem taşır. Ör.doğal kümeleri güneş sistemi, atom sistemleri, bileşik tipleri… Vb ilişkilendirici matematiksel bağıntı, kural, prensip, mantık sistemleri geliştirmek olası ve gereklidir. Ya da herhangi bir meteor kümesinin, partikül kümesinin;galaksi, yıldız sistemi veya elementin atom sistemi ile ilişkilendirmek bağıntı geliştirmek gerekir. C-(a+b)² şeklindeki binom açılımını nitel matematikte görsel olarak kullanabiliriz. -Binom açılımı için beyaz renkli bezelye ile kırmızı renkli bezelyeyi çaprazladığımız zaman p² kadar kırmızı q² kadar beyaz rengi 2pq kadar da pembe renkli fert meydana gelir. Bunu matematikte gerçek resimleri kullanarak animasyonla gösterebiliriz. -Binom açılımının gerçek hayattaki karşılığını bir animasyonla karşılaşmış oldu.aynı işlemi makro ve mikro düzeyde görselleştirmeleri de animasyonla olur. D-p+q=1, Doğadaki En Önemli Matematiksel (Altın) oranların eşleniğini yaşayan canlılardaki popülasyon açılımında matematiksel disipline etmek. E-Fraktalları ve Fraktal geometrisinin oranlarını üssü sayıları veya tam tersi yani kök içi sayılarını konularını anlatırken yaşayan canlılardaki nesnel eşleniğini yani şekillerini matematiksel disipline etmek. -Nicel, Nesnel, Eylemsel ve Nitel Matematiksel İlişkilerin Hayata Güncellenişi -Duyuşsal Matematiğin Hayata Güncellenişi ve Uygulanışına Ait Örnekler 1-Mikroskobik ve makroskobik canlı popülasyonlarının, kommünete(canlı birlikleri) çeşitliliklerinin kümelerle ilişkilendirilmesi. 2-Otların Populasyon Kümesi>Ot Oburlardan Populasyon Kümesi >Et Oburlardan Populasyon Kümesi 3-Besin Piramidi ile ilişkilendirilerek nesnel matematikle kümler konusu işlenebilir. İç içe yayılan türlerin populasyon kümelerinin toplamı en büyük canlı birliği kümesini verir. 4-Beyaz çiçekli bezelye ve kırmızı çiçekli bezelyeler tozlaşınca;sonuçta binom açılımına uygun sayıda çiçek renklerine sahip fertler oluşur. (K+B)2 Tane Birey İlk Tozlaşma Sonrası Oluşur. K2 Tane Kırmızı Çiçekli Birey, B2 Tane Beyaz Çiçekli Birey, 2.K.B Tane Pembe Çiçekli Birey Oluşur.Gök Kuşağındaki Renklerin Dağılımı Nitel Matematik Örneğidir. 5-Kimyada ya da kimya matematiğinde ve fizik matematiğindeki redoks denklemeleri Nesnel Elementer ve Moleküler Matematiğe Örneğidir. 6-Galaksi ve yıldız sistemlerinin matematiksel denklemler ve kümler olarak ele alınması ve ilişkilenmesi. 7-Atom sistemlerinin, elektron bulutları ve partikül altı fizik parçacıklarının küme ve denklemsel matematik olarak derslerde hayatla güncellenerek anlatılması. 8-Doğadaki En Önemli Matematiksel (Altın) oranların ve değişmez matematiksel kuralların nesnel matematik konularıyla güncellenişi. Ör-Fraktalları ve Fraktal geometrisinin oranlarını üssü sayıları veya tam tersi yani kök içi sayılarını konularını anlatırken yaşayan canlılardaki nesnel eşleniğini yani şekillerini matematiksel disipline etmek. 9-Evrendeki ve asteroit kuşaklardaki; meteorların ve makro parçacıkların matematiksel kümler dersinde anlatılması. 10-Biyolojik, elementsel, moleküler, besin... vb enerji döngülerinin matematiksel denklemler olarak ifade edilmesi. 11-Döllenme, çiftleşme, kavuşma, birleşme… Vb biyolojik eylemlerin matematiksel işlem olarak dikkate alınarak matematiksel işlem, denklem, prensip, kural… Vb olarak ifade edilmesi. Eylemsel Matematiğe Örnektir. Döllenme, çiftleşme, kavuşma, birleşme… Vb biyolojik eylemlerin matematiksel işlem olarak dikkate alınarak matematiksel işlem, denklem, prensip, kural… Vb olarak ifade edilmesi. Eylemsel Matematiğe Örnektir Aslında Matematik Biliminin(Bilim Kümesi) Ortak Payda Kümesinde Bütün Bilim Dallarının Özgünlükleri Liyakatli Düzenlenmelidir. Yani Hangi Bilim Dalı Matematik Bilim Kümesinin Neresinde (Hangi Konumunda) Olması Gerektiği Gerekçesiyle İlişkilendirilmeli Ve Eğitimde Öyle Verilmelidir.(Nefsi Düzenleyen Allah CC dur. Ayet var.) Matematik = Bilim = Bütün bilim dalları Ortak Payda = Matematik Pay = Bütün bilim dalları Paydaki bilim dallarının özgünlükleri matematik biliminin ortak paydasında temsil ediliyor mu? Çok şeyin bir matematiği var, matematiğin neyi var ? Çer şeyi var mı? Bugünkü ortak paydada var olan matematik sadece sıfır (eksik sıfır) ve bir rakamının bazı sembollerle birlikte nicel denklem yığını halinde eğitimde verilmektedir. Fizik + Kimya + Biyoloji + Felsefe + ……………Tüm Bilim Dallarının Yapay ve Doğal Örüntüsü-Örgüsü-Dokusu Matematik Bilimi Ortak Paydası Yani bütün bilim dalları matematikteki aslan paylarını almış, kulak boynuzu geçmiş. Matematik bu bilim dallarındaki hissesinin özgünlüğünü içine güncelleyememiştir. Hiçbir bilim dalı matematiğin havuzunu aşamaz. Matematik te hiçbir bilim dalının içine sıkıştırılamaz. Bir populasyona ait izdüşüm alanı ve toplam alanı en büyük olan en büyük kümedir. Toplumsal Matematik Felsefi Matematik Nesnelleri temsil eden soyut evernsel kümeler;cins, familya...sınıf, alem ... vb oluşturmak olasıdır. Somut küme;tür ve tür alti populasyonlardır. Eğer hiçbir küme diğerlerini kuşatmıyorsa, canlı kümesi, ot kümesi, ya da benzeri bir kümeden bahsedilir. Kümeleri evrenselleştiririz. Yaşam kümesi, bir hayvanın avlanma alanı yaşam kümesidir. Hemen Her Şeyin Bir Matematiği Varsa Neden Matematiğin (bilimin) Çok veya Her Şeyi Yok? -Bilimdeki bilim ve bilim dallarının sınırları, özgünlükleri, geçişkenleri, değişkenleri, ortak paydaları… Vb ne kadar liyakatli tanınırsa o kadar doğadan ve yaratıklardan liyakatli-doğru yararlanılır, öğretilir ve hayata uygulanılır. -Bu açıdan matematiği ve diğer tüm bilim dalları ilişkisini-konumunu doğru tanımak çok önemlidir. -Aslında doğada doğal, sanal, düşünsel, ara form varyasyon alanlarda canlı, cansız.. Vb her yaratıkta hemen her şeyde bir matematiksel ilişki ve bağıntılar örgüsü-dokusu vardır. -21.YY'DA bizim yapmamız gereken şey bu doğa ve ötesindeki somut, doğal, yapay, sanal ve düşünsel matematiksel örgü vahşetinde-doğallığında insanlara anlaşılabilir somut, doğal, yapay, sanal ve düşünsel matematiği sadeleştirip ortaya çıkarmaktır. -Bütün bilim dallarının hepsi matematik havuzunda yer alır. -Ancak matematiksel mantığa dayalı bir iletişimle var olan doğal-vahşi bilimsel ve toplumsal diller arasındaki engelleri-anlamazlıkları-duvarları delerek gerekirse yıkıp bilimsel-toplumsal iletişimde rahat bir nefes aldırabiliriz. -Onun için 21.YY’IN matematikçileri her alandaki bilim dallarında temel bilgi sahibi olarak tüm olay, olgu, süreç,… Vb yaratıklardaki-her şeydeki nesnel matematiksel bağıntıları-kuralları-prensipleri-kanunları diriltmeyi alışık tepki (refleks) haline getirdiği zaman bilgisayarın insana karşı ne kadar zavallı olduğu ortaya çıkar. -Bu günkü Matematiği;sonsuz, bir ile sıfır arasındaki nicel örgü içine sıkıştıramayız veya bu haliyle bırakamayız. -Onun için matematiğin bazı kurallarını, süper egolar(istemler)ını değiştirmemiz gerekirse terk etmemiz ya da yıkmamız gerekebilir. -Doğadaki nesnel,soyut, somut, gerçek birin, sıfırın... vb karşılığı var olan matematik denklem kuralları ile bugün ki nicel matematik arasında bir doku uyuşmazlığı var. -Doğadaki var olan gerçek matematik bağıntıların ve kuralların bu günkü nicel matematik kurallarına eşleştirdiğimizde ya da uydurduğumuz zaman tam örtüşmez. -O zaman gerçeğe en yakın yeni matematik kurallar sistemini oluşturacağız. -Öyle bir sistem geliştirmeliyiz ki var olan matematik kurallarını doğadaki var olan matematik kuralları içerisinde yerleştirmek, konumlandırmak ve biçimlendirmede sıkıntı çekmememiz gerekir.Matematiğin Bilimsel -Toplumsal İletişimdeki Önemi ve Matematik Eğitimde Pozitif Bilimlere Ait;Olaylardaki, Olgulardaki, Süreçlerdeki, Döngülerdeki, Eylemlerdeki, Yaratıklardaki… Vb Nesnel Matematik Denklemlerin-Bağıntıların Geliştirilmesine-Diriltilmesine Yönelik Bilimsel Çalışmalar Yapılmalıdır. 1(+) + 1(-) =1(0), 1(+), 1(-) Hiçbir göz öteki değildir. Hemen hiç bir şey öteki değildir olamaz bu Allah CC bir yasası ve kuralıdır. Demirkuş 2010 Simetrik benzerlik, ayni kaynağa ait aynı anda ki ve mekanda ki;eylemsel gölge, film, enerji hali görüntü, ışık.. Vb ör. aynı anda aynı kaynağın farklı ayna ve görüntüleyicilerdeki görüntü benzerliği. aynadaki görüntü benzerliğinden bahsedilir. İkiz Gölgeler,Hatta iki göz bebeğimiz bile aynı değildir. X=X değildir (yaklaşık dırlar) en azında işgal ettikleri alanlar farklıdır. Ör. Herkesin parmak izleri farklıdır.Hatta aynı kişinin aynadaki kendi görüntüleri birbirinin aynı değil zira en azından işgal ettikleri alanlar farklıdır.Kainatta istisnalar hariç belki de her şey zatına özgüdür. -Bir anne ve bir baba evlenir ve bir çocuğu olur. -İki şey çarpışır ya bir şey oluşur;ya da iki şey çarpışınca iki şey oluşabilir.(ikiz) (Eylemsel Mat.) -Var olan matematik genel olarak nicel sayılar ma |