Bilimsel Araştırma ve Yayın Teknikleri
       Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
   Öğretmenlik Uygulamaları
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
          Okul Deneyimi II
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
          Okul Deneyimi I
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
          Toplum ve Çevre
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Evrimin Mekanizmaları ve Bilimsel Kanıtları
          Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
             Bilim Tarihi
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Biyolojide Önemli Konular (Seçmeli II)
       Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
Biyolojide Önemli Kavramlar
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)

Öğretim Teknolojileri ve Biyolojide Materyal Geliştirme
                     Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)

Öğrenme Öğretme Kuram ve Yaklaşımlar
        Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
   Özel Öğretim Yöntemleri II
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)
    Özel Öğretim Yöntemleri I
Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ(2008)

Fen Teknoloji ve Toplum Ders Notu ÖÖYI , ÖÖYII ,OMK, OTM, BÖKAV BSKON, BT , EV , ÇEV , ODI , ODII , ÖUYG BAYT



Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri (2005, 20062007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013)

Din, Siyaset, Devlet, Laiklik, Rejim, Çevre, Demokrasi
, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Öğretim Üyesi;Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ 2008



FEN TEKNOLOJİ VE TOPLUM DERSİNİN İÇERİĞİ

A-FTT İNTERNET FİLİMLERİ   B-TOPLUMLA  İLGİLİ  FİLMLER    C-FTT DERSİNDE İŞLENEN MAKALELER E-FEN İLE İLGİLİ FİLMLER
A-TEKNOLİ İLE İLGİLİ FİLMLER 

Hipotezin Özellikleri Şu Noktalarda Belirlenir
Nesnel Bilimsel Çalışmalar Yapılırken İzlemesi Gereken Yollar
Zihinsel Beden
Zihinsel Yapılanma Kuramı
Zihinsel Yapılanma Kuramının Ana Çizgileri ve Zihinsel Aşı
Giren Bilgiye Karşı Zihinsel Tepki
Öğrenmenin Gerçekleşmemesinin Nedenleri
Eğitim, Öğretim İle Öğrenmenin Tanımı ve Aralarındaki İlişki İle İlgili Bazı Kavramlar (Eğitim, Öğretim, Öğrenme, Terbiye, Çıkarsama, Eğitim Süreçleri..vb)
Etkili Öğrenme Nedir?
Gerçek Eğitim ve Öğretimin Önemi
Sanal/Gerçek ve Nesnel Terör Nedir?
E18'DE Eğitimde 8 D Prensibi
Deney Uygulama ve Etkinlik
Soru Nedir? Soru Tipleri Nelerdir?
Bilim İnsanın Özellikleri Şunlardır
Bilgi Nedir? Bilgiyi Oluşturan Öğeler ve Bilgi Çeşitleri Nelerdir? Zamana Bağlı Olarak Doğadaki Genellemeler
Olay Süreç ve Olgu Nedir? Süreç Çeşitleri Nelerdir?
Canlı Varlıkların;Genel Döngülere Katkı Paylarına Göre Kategorize Edilmesi ve Gruplanması (Çevreye Katkılarına Dayalı İnsan Kategorileri)
İnsanın Özgün Özellikleri
İnsan Kimdir?
Fen Nedir? Fen Öğretiminde Uyulması Gereken Genel Kurallar Öldüren Teknoloji Nedir?
Toplum Nedir? Fen ve Toplum İlişkisi? Toplum
Çalışmanın Önemi ve Hazıra Alışma-Alıştırmanın Felaketi
Geleceğe ve Değişime Hazır Edepli-Yararlı Nesiller Yetiştirmek
21.Yüzyılda; Sınavlar Nasıl Yapılmalı, Neye/lere, Hangi Özelliklere Göre İnsan Yetiştirmeliyiz
21.Yüzyılda;Meclisi Nasıl Seçmeliyiz
21.Yüzyılda;İnsanlara Toplu Yemin Yapılmalı mı? Neye/lere, Hangi Özelliklere Göre İnsanlığın Birlik ve Beraberliğini Sağlamalıyız?
Sonuç ve Çözüm


EĞİTİM, ÖĞRETİM ÖĞRENME İLE İLGİLİ;YANLIŞ, BİLİNMEYEN VEYA EKSİK BİLİNEN ÖNEMLİ BAZI KAVRAMLAR
Allah C.C.'HU Kimdir?
Enerji ve Enerji Halleri Nedir?
Filogeni, Ontogeni, Bilgi ve Kainat Nedir?
Zamana Bağlı Olarak Doğadaki Genellemeler Nedir?
Varlık Nedir? Canlılar, Cansızlar ve Araform Bilimi Nedir? Bilinmeyen,Kayıp, Yok Olmak, Gerçek, Yaratmak,Üretmek ve Türetmek Nedir?
Yalan, Yanlış, İftira, Yokluk, Değişim ve Sabite Nedir?
Din, Rejim, Laiklik, Bilim,İlim, Matematik, İstatistik Bilimi, Doğa Bilimi
Ahlak, Sahte, Sadık, Samimi, Hercai, Güzel, Koyun, Sürü, İt, Kuduz, Kapitalist Ahlak Nedir?
Can, Hayat, İrade Nedir?
Ruh Nedir?
Akıl Nedir?
Nefis Nedir?
Fıtrat, Fıtrat Cahili Nedir?
Kişilik Nedir? Bir İnsanda Hangi Temel Kişilikler Vardır?
Şeytan, Deccal ve Münafık Kimdir?
Cahil Kimdir?
Bilim Ajanı, Dahi Ajan, Bilim İnsanı Kimdir?
Zeka Nedir?
Mantık, Muhakeme, Fikir, Düşünce, Düşünce Yanılgısı, Gizli Yanılgı Metriks, Özgünlük, Liyakt Nedir?
Sevgi Nedir?
Aşk Nedir?
Devrim Nedir?
Evrim, Demokrasi, Siyonizm, Şovenizm, Disiplin, İman Nedir? Nedir?
Mürşid, Mücit ve Kaşif Kimdir?
Akıllı, Zeki ve Doğal tasarım ne demektir?
Dini Bir Reçete Gibi Okuyabilirsiniz
Hidayet Çeşitleri Nelerdir?



  EĞİTİM, ÖĞRETİM ÖĞRENME İLE İLGİLİ;YANLIŞ, BİLİNMEYEN  VEYA EKSİK BİLİNEN ÖNEMLİ BAZI KAVRAMLAR VE İNSANIN BAZI SANAL ARAÇLARI

Kavram; Doğadaki olayları, süreçleri, olguları ve varlıkları gözlemleyerek bunlar arasındaki benzerlik, ayrıcalık, geçişken özellikleri; tecrübe ve deneyler yaparak bu özelliklere dayalı genellemeler yaparız.Bu genellemelere kavram deriz.Örneğin, kütle-hacim maddenin özelliklerini ifade eden kavramlardır. Genellemelerimize verdiğimiz adlara bilimde kavram deriz.
-Kavramlarımız olmazsa bilgileri etkili bir biçimde anlayamalıyız.
-Genellikle kavramlar; varlıkların,süreçlerin, olgu ve olayların;benzerlik ayrıcalık ve geçiş karakterlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılarak genellemelere vardıktan sonra bir veya birden fazla isim altında toplanır ki biz buna kavram deriz. Örneğin; enerji, ışık.
-Bir kavramın özgün özelliklerinin sınırı ne kadar iyi çizilmişse o kadar iyi anlaşılır.

-Bir kavramı en mükemmel temsil eden model, şekil ve yöntem seçilmelidir.
-Kavram gruplarında yer alan kavramlar en güzel şekilde temsil edilmelidir.
-Bir armudu veya elmayı şekille göstermek ayrıdır.
-Cisim olarak göstermek ayrıdır.
-Bazı kavramlar sübjektiftir.
-Birkaç kriterle yaşatarak öğretebiliriz.
Kavram: doğa ve ötesindeki; olgu, olay varlık ve herhangi bir şeyi anlam bütünlüğü açısından temsil eden kodlanışın ifade şeklidir. Ör.sıcaklık,
-Bazen kavramların isim yüzleri vardır (kavramisim olabilir). Ör,çiçek (hem isim hem kavram)
-Bazı isimlerin kavram yüzleri yoktur (kavram olamazlar).Ör. Ahmet

-Tüm olanaklarımızı verimli kullanarak, her konuya özgü en doğru öğretim yöntemlerinin kombinezonunu (dizaynlarını, düzenlenmesini) kurmayı-uygulamayı düşünsel refleks-tepki haline getirmeyi öğrencilerimize kavratmak ve alışkanlığını geliştirmektir.
-Bu düşünsel refleks-tepki mantık sistemi ve muhakeme gücünü kazandırmak için, öncelikle;bilgilerin zihnimize kabulleniş, depolanış ve kullanım çeşitlerini bilmek önemlidir. 
-Bu konuda var olan temel yöntemlerle ilgili bilgileri doğru edinmek ve öğrenmek gerekir.
-Bilgileri edinmek ve hayatla ilişkilendirmek için, yeterince eşik bilgilere sahip olmanın yanında;sanal ve gerçek dünyasında asrın dogmalarını güvenle aşarak hür ortamda düşünüp düşüncelerini açıklaması daha elzemdir. 
-Zihnimizdeki sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
Yerleşim yerlerinin aralarındaki iletişimin insanlık için önemi ne ise; kavramların kavram araçlarıyla doğru konumlandırılarak öğretilmesi ve zihnimizde doğru konumlandırılmaları bundan daha önemlidir. (Demirkuş 2005).  

Kavramları Doğru Öğrenmenin ve Kullanmanın Önemi;
1-Öğrenmeyi gözle görülebilir biçimde arttırır.
2-Öğrenmeyi gözlenebilir hale getirir.
3-Farklı öğrenme şekillerine ve öğrenciler arasındaki diğer bireysel farklılıklara hitap eder.
4-Pek çok değişik konu, öğretim aşaması ve not seviyesi için uygundur.
5-Öğrenilmesi, öğretilmesi ve kullanılması kolaydır.
6-Kapsamı temellidir.
7-Kapsam oluşturulması ve bütünleştirilmesinin değerlendirilmesinde kolaylıkla kullanılabilir.
8-Kavram haritaları, öğrenci merkezli ve öğrencinin aktif olduğu yöntemlerdir.
9-Ayrıca öğrenciyle öğretmen bir kavram haritasıni, ağını, tablosunu veya çarkını oluşturduklarında, öğretmen öğrenci etkileşimini teşvik eder.
10-Kavramlar arasındaki doğrusal ilişkilerin tanımlamalarına yararlı bir alternatif oluşturur.
11-Bir sistem içindeki ilişkilerin gösterilmesinde yararlı alternatiflerdir.
12-Öğrenciler okul yılları boyunca kavram haritası yapmayı öğrendikçe, kavramları ayrı ayrı ve kopuk düşünmekten çok bir bütün olarak ele alacaklardır.
13-Bir kavramın öğrenilmesi öğrenciyi diğer kavramlar üzerinde de kavram haritasını kullanmaya yöneltecektir.
14-Bu sayede öğrenciler kavramları sentez yoluyla birleştirecek ve var olan bilgileri de organize olacaktır.


A-Bildiklerimizi lisanımıza devşirmenin yapı taşları(veri tabanları ) olan kavramları, kavram ilimleri ve isimleri hayatımızda doğru ve liyakatli kullanmayı refleks haline getiren eğitim ve öğretim sistemleri geliştirmek ne demektir?
B-Kavramları, isimleri ve kavramisimleri; zihinsel fıtrat(yapı) özgünlüklerine(çeşitlerine) ve zihinsel kavram ağı-kavram örgütleme yapılarına uyumlu doğal ve yapay kavram kümeleri şeklinde örgütleyip liyakatli ve doğru öğreterek hayata uygulatmak ne demektir?
C-Doğal insanların, ilkel insanların, gelişmiş insanların ve evrensel insanların zihin havuzundaki zihinsel kavram örgütlenmesi- kavram ağı ilişkisinin ayrıcalık ve özgünlerin farkındalığını anlamaya çalışın. Hangisinde vahşi, hangisinde cahil, hangisinde akli, hangisinde evrensel zihinsel kavram örgütü-ağı ve yapısı vardır?

İpucu;Temizliği, dürüst olmayı, güzel ahlaklı olmayı…vb eylemleri,
-Evini, arabasını,…vb eşyayı,
-Hayvanları, bitkileri, …vb canlı gruplarını,
-Milleti, vatanı, toplumu…vb insani gruplarını,…vb
1-Sevmek,
2-Hoşlanmak
3-Önemine inanmak
4-Merhamet etmek arasındaki farkları anlamaya çalışın.
-Farkındalıklarını kavradıktan sonra liyakatli eşleştirmeye çalışın
Ör.sevginin liyakati hangi varlıkta,eşyada, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir.
Ör.sevginin, hoşlanmanın ve merhametin liyakati hangi varlıkta/larda,eşyada/larda, canlı grubunda/larda hayat bulması veya icabet edilmesi daha liyakatlidir.
-Yukarıdaki mantıktan hareketle toplumsal bazda kumlanılan tüm hemen tüm kavramlar rastgele gereksinim ürünü vahşice kullanılmakta olduğundan emin olun. Çok azı bilinçli ve liyakatli kullanılmaktadır. O zaman her kavram, isim ve isim kavramın hangi sahalarda daha liyakatli kullanmamız gerektiği konusunda Everensel Alfabe, dil ve lisanımızın veri tabanını oluşturan kavram, isim ve kavram isimler konusunda yapacak çok önemli işlerimiz var demektir.
Ör.peygamberin ve eşlerinin itlere ve evcil diğer hayvanlara icabeti ile asrımızın insanlarının icabeti arasındaki farkındalığı anlamaya çalışın.
Ör.bir ite sadece merhamet etmek, hem sevmek hem de merhamet etmek ve samimiyetle hep sevip duygularının baş köşesine oturtmak arasındaki liyakat ve farkındalığı anlamaya çalışın.
-Aynı şeyi bir insan yavrusu için düşünün. -
-Zaman isteyen, ilgi isteyen bu ayrıcalığı tüm kavram, isim ve kavramisimler için düşünerek eğitim sistemindeki vahşeti(doğallığı) görmeye çalışın.
-Yani bir insan gönlük ve yıllık hayat döngüsünde bitmez tükenmez sanılan hayatının bilinçli olarak; kavramsal, isimsel, kavramisimsel, eylemsel ve düşünsel olarak neyi nereye ne kadarını harcaması gerektiği konusu ciddi bir şekilde düşünülmeli ve hesaplanmalıdır.
-Yada liyakatli eğitim ve öğretimle bu refleks ve alışkanlıkları öğrencilerimizde geliştirmeliyiz.


      Bu amaçla dersin girişinde ve sonuç kısmında dersle uzaktan ve yakından (önemli sıra dışı kavramlar) ilgili bazı TEMEL-ÖNEMLİ kavramların tanımları, örnekleri ve uygulamaları verilmiştir.
    Ayrıca beyin fırtınası soruları; Öğrenciler de hür düşünce ufkunu geliştirmek için; kavram yanılgılarını telafi etmek, Lüzumsuz-liyakatsiz; ilahların, kişiliklerin, idoların–İdillerin..vb yerini doğrularla değiştirmek ya da depolarize etmektir: Ayrıca zihninde-beynindeki sanal-doğal kaynaklarla ilişkilendirip hayatla güncellenmesi amaçlanmıştır.
,

       
ALLAH C.C.'HU KİMDİR?Kendini varlıklara; belge, icraat, peygamberlerle ve dinleriyle veya dilediği gibi bildiren-hissettiren...vb!!! Dinleri, peygamberleri ve kitaplarıyla insanları güzel ahlak kurallarına riayete davet eden ve ebediyeti varlıklara bağışlayan;mert ve ikram sahibi, eşi, ortağı, benzeri olmayan;doğmayan ve doğurmayan yegane yaratıcıdır. Peygamberleri,  alimleri ve değişmek isteyen insanları, kurumları, devletleri, milleteri...vb; güzel ahlaklı kılmak için;fıtratlarına uygun!!! terbiye eden, değiştirebilen rabbimizdir.Tüm varlıkları büyük kıyametle öldürüp ve tekrar diriltecek olan kusursuz güçlü zattır.Düşündüklerimizi, hayal ettiklerimizi ve yapamadıklarımızı; sanal, soyut veya diğer enerji halleri şeklinde somutlaştırıp hayata uygulatan, uygulayan, uygulatabilen….vb her şeye kadir, kusursuz ve eksiksiz zattır.Kör, topal, katil, sakat, cansız …vb tüm varlık, olay, süreç, davranış ve enerji hallerine; kusursuz empati duyan ve icabet eden yegane zattır. Kendini tarif ettiği gibi olan ve isimlerini kendisi bildiren tek zattır. Gönderdiği tüm dinlerin ve her şeyin; sahibi, kadiri, yaratanı ve hakimi tek mabuttur. Arda kalan; gizli, açık ve diğer konumlardaki ilahların hepsi onu taklitçi, belgesiz ve delilsiz çapulcu sahte doğa-uzay dinlerine tabii ilahlardır.
   İnsanın/lığın yegane babasına (Adem AS’A) nefisini (meleklerini) ilk defa ve en önce(yaratmadan önce) secde ettirterek dirilten. Adem AS'A secde etmeyen iblisi (Adem AS’MI ve zürriyetini; düşman, hor ve cahil gören varlık) huzurunda men eden ve kovan kusursuz erdemli ve insancıl yegane rabbimizdir.
   El Evvel Allah CC'HU vardı; her şey ilminde idi/dir/olacak, sonra taktir ettiklerini varlık olarak yarattı. Daha sonradan insanı da yarattı ve kendini ona bildirdi, tanıttı.
İnsanın fıtratından verim alması için; İnsanın fıtratı geliştikçe kaldırabileceği oranda, sırasıyla, Suhuflar (Adem AS, Nuh AS…vb), Zebur (Davud AS), Tevrat (Musa AS) , İncil(İsa AS) ve Kuran-ı Kerim (HZ. Muhammed AS son peygamber) kitaplarını ve peygamberlerini uygulayıcı olarak gönderdi.İnsanın kainat ve dünya hayatından verim alması için kitaplarını ve peygamberlerini göndermiştir.İnsanı bu düstur üzerinde halife kılıp geri davet etti.Sonradan (El Ahir Allah CC'HU) tüm yarattıklarını öldürüp (El Kahhar Allah CC'HU) dilediklerini ebedi kılmak üzere tekrar dirilteceğini (El Hay Allah CC'HU) bildirmiştir. (ayetler vardır)
   Allah CC'HUNE: insanlığın  hayırlı mukadderatı için cıvıtmadan; irade ve fıtrat ölçüsünde!!! kurallarına itaat edilir. Şükür, tenzih, zikir ve secde ile dua edilir.
   Allah CC’HU; Kelime-i Tevhidi("Lailâhe illâllah, Muhammedürresûlullah" yani "Yegane İlah ALLAH C. C.’DİR, Ondan Başka İlahlar Yalandır ya da Yoktur Muhammed AS Onun Elçisidir" samimiyetle zikir eden ve kabul eden herkesi affedeceğini bildiren-müjdeleyen yegane rabbimizdir (kovulmuşları ve özel haldekiler hariç).     
Allah CC’HU;Kendisine şirk koşmayan Cümle-i Şahadet-Tevhidi( İslam’daki ilk ve tek dogma farz) Zikir Eden ve Kabul Eden Yani " Kelime-i Tevhit/Yegane İlah ALLAH C. C. Ondan Başka İlahlarYalandır ya da Yoktur!" diyen tüm insanları/sorumlu varlıkları en sonunda affedecek ve ebedi hayat bağışlayıp cennetlere (istisnalar ve kovulmuşlar hariç) koyacak olan yegane rabbimizidir. Günahlar ya af edilir ya da cezası çekilerek kurtuluş müjdelenmiştir. Allah CC’HUN bu müjdesi beni fetih etmiştir.
Ancak İslam’daki diğer 4 farz sadece sıhhati ve olanakları elverişli olanlara sorumluluk yükler;
Zekat
ve Hac'dan yeterince parası olanlar mutlak sorumludur.
Oruç
'tan sıhhati elverişli olan sorumludur. Sıhhati elverişli olmayanların yeterince parası varsa bedelini sadaka eder.
Namaz;Güzel ahlakın liyakatli sorumluluk ve eylem bilincini geliştirdiği için dinin direğidir. Olanaklar elverdiğince kılınmalıdır.Olanaklar elverişli değilse gerekirse göz ucu ile bile kılınması önerilmiştir.(hadis)
Bu 4 farzın ircaa edilmesinin belki de esas amacı
1-Namaz;Güzel ahlakın liyakatli sorumluluk ve eylem bilincini geliştirdiği ve insanı kötülüklerden koruduğu için dinin direğidir. Olanaklar elverdiğince kılınmalıdır.Olanaklar elverişli değilse gerekirse göz ucu ile bile kılınması önerilmiştir.(hadis)
2-Zekat;Mutlak gerekli insani paylaşma olgusu ve duygusunu,
3-Hac;Mutlak gerekli insani birlik ve beraberlik duygusunu,
4-Oruç;Yokluğa doğru empati duyma, açlık hissetmeden yaşama ve şükür duygusunu insanda geliştirmek için vardır.
   Kısaca yaşamın önemini bilen ve liyakali değerlendiren güzel ahlaklı insanları ortaya çıkarmak için 5 farz vardır.
   Nefsini(meleklerini)  insanın/lığın yegane babasına secde ettirten ve insanın nankörlüğüne ve affedilmez eksiklerine rağmen sahiplenen, af eden ve ebedi cennet hayatını müjdeleyen kusursuz erdemli Allah 'CC'HUNE zevkle, gururla ve onurla; fikir,zikir, tenzih, secde ve şükür edilir.Ona tapıyorum.

 Sanal Kalp; ilk kalp atışından ölüme kadar(kalbin durması),ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde;Akıl, Ruh, Zeka, Mantık, Hafıza-Zihinsel Beden, Düşünce, Fikir, Nefis, Muhakeme, Özgünlük, Haset, Kibir, Gadab, Ucup, Kıskançlık, Sevgi, Merhamet, Kahhar…) insan sıfatları ve davranışları…vb sanal-nesnel araçlarımızı(nesnel bedenimiz)içeren sana kalp kapasitesidir veya sanal kalp havuzundur. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir varlık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.

Enerji: Bilinen tüm varlıkların meydana geldiği ve geri dönüştüğü toplam (total) potansiyel gücü ifade eden bir kavramdır. İstisna hariç tüm enerji miktarı ve kapsamı tüm varlıklardan daha büyük bir kavramdır. Enerji tüm varlıkların kişilik kazandığı ve şekillendiği hamuru gibidir.
       Kâinatta çeşitli enerji halleri mevcuttur Ör. katı, sıvı, gaz, ısı, ışık..vb. Enerji doğal ve sanal enerji döngüleriyle hal değiştirir. Sanki enerji kainattaki ilk haline meyilli hal değiştirerek hayat buluyor. Şöyle ki enerji hal değiştirmeden uzun süre dengede duramamakta veya dengesizliğe (hal değiştirmeye) meyilli toplam(total) varlık hamuru halleri gibi gözükmektedir. Doğa, hala doğa ötesine doğru genişlemektedir. Enerji hiç bir zaman israf olmayacak bir döngü içinde devamlı varlıkların kisvesi altında (varlık olarak) hal değiştirerek ömrünü geleceğe taşımaktadır. Büyük kıyametle (kainatın ölümü ile) kainattaki tüm enerji halleri ya da toplam kainat enerjisi ölecek, yani aslına veya orijinine geri dönecektir. 

Enerji Hallerinin Dönüşüm Prensibi:Her enerji hali, bulunduğu veya değişen koşullara bağlı olarak, orijine doğru en ekonomik eşik minimum farklı enerji haline/lerine dönüşmeye meyillidir.

Enerji Hallerinin Evrimi:
Filogeni (kategori hayat döngüsü) ve ontogeni (tekil hayat döngüsü) bakımından, kainatın oluşumundan bugüne kadar tüm varlıklardaki enerji hallerine ait döngülerin, kronolojik olarak ortaya çıkışları, ortadan kayıp oluşları, birbirine dönüşümleri, hal değiştirmeleri vb. ile ilgili süreç ve olguları ifade eden ilgili kavram-deyimdir. Ör.bilgisayarın sanal(işletim sistemi…vb) ve mekanik enerji halleri, insanın sanal (akıl,zeka...vb.) ve bedensel enerji halleri

Enerji Hallerinin Filogenisi:Kainatın oluşumundan, ölümüne kadarki oluşan bir enerji halinin belli koşullarda;birden çok enerji hallerine ve bir birine dönüşüm eğilimlerinin açılım kümelerini (enerji halleri) ifade eden kavram deyimdir. Örneğin;magmadan toprak çeşitlerine ve diğer eneji hallerine açılım.

Enerji Halleri Döngüsü:Belli ortamlarda çeşitli enerji hallerinin bir arada biri birine dönüşüme meyilli döngüsünü ifade eden kavram-deyimdir. Ör;bazı canlılarda ki kreps döngüsü. Önemli olan bu mantık sistemini tüm varlıklara ve kainata güncellemektir.

 Genel Enerji Halleri:  
1-Zihinde Kavramsal ve İmaj Enerji Halleri: Zihnimizde bulunan ve üretilen bilgilerin kavramsal ve imaj olarak kodlanmış enerji halidir. Aynı zamanda zihinde ve bilinçaltında kavramlarla ilgili depolanan bilinçaltı ve zihinsel altyapı enerji halleridir. Örneğin; Aşk, sevgi ve evrim nedir sorularına zihinde harekete geçen tepki ya da enerji halleridir.
2-Zihinde Düşünsel Enerji Halleri: Tefekkür ve düşünmekle üretilen; pozitif, negatif, nötr yani olumlu (+) olumsuz (-), nötr (0) varyasyon ve diğer enerji halleridir. Örneğin; Zihinde senaryolar üretmek.    
3-Bedensel  Enerji Halleri:
Genellikle ısı, ışık, ses, katı, sıvı, gaz, jel vb. enerji halleridir.
 
4-Duyusal ve Zihinsel Araç Enerji Halleri: Zihinsel sanal araçlar ve mevcut  duyularımızla ilgili enerji halleridir. Zihin bir düşünsel havuzdur. Örneğin; zeka, akıl, mantık zihinsel sanal araçlarımızdandır.
5-Diğer Enerji Halleri:
Yukarıdaki kategorilere girmeyen enerji halleridir.

Filogeni (Kategori Hayat Döngüsü):Bir taksona ait canlı grubunun gerçek hayat hikayesini ifade eder.  

Ontogeni
(Tekil Hayat Döngüsü):Bir taksona ait ferdin gerçek hayat hikayesini ifade eder.

Bilgi:
Doğadaki subjektif-objektif varlık(nesnel), olay, süreç ve olgularla ilgili genellikle duyularımızla  zihnimize özümsenen, alınan, giren  veya  zihinsel operasyonla  ürettiğimiz  ürünlerin  zihnimizde bıraktığı; dinamik anlamlı  imaj, görüntü, ses, kavramsal ve ilişkisel kalıntılardır. Bilinçli veya bilinçsiz edindiğimiz bilgileri zihnimize-belleğimize yerleştirip, gerekirse bu bilgileri kullanarak yeni bilgiler üretiriz. Kısaca bilgi; varlıklar hakkında bilinen veya  zihinsel olarak üretilen ve zihnimizde kodladığımız; anlamlı  imaj, görüntü, kavram ve ilişkisel veri  halleridir.
Bilgi, bilimin havuzu içinde yer alır. İşlenmesi ve hayata uygulanması için bilim gereklidir.
Bir bakıma bilgilerimiz bilimin veri tabanlarını teşkil ederler.
Dağarcığımızdaki bilgilerimizi yazılı dil ve lisanla ifade ederken;kavram, isim, kavramisim, resim, üç boyutlu cisim, davranış, ima …vb şekilde ifade ederiz.
Bilim; varlık ve enerji arasında araçtır, bilgi ise veri tabanıdır.

Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü …vb şeklinde kodlanmış doğadaki varlık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir.
İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.

Bilgi;bilimin(nesnel) ve ilimin(nesnel + sanal bilim)...vb zihnimizdeki veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir.

*İnsan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi ya da hamalıdır!! İnsan;doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin cahilidir. Demirkuş 2008
*Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri yanlış, eksik, ve hurafe bilgilerle doluşur.
*Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur.
*Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve sosyal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Ahlaki yönden eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder.

BİLGİSAYAR;çeşitli  tek düze enerji halinden-hallerinden;görsel, işitsel, görsel-işitsel...vb idrak edilebilir, kullanılabilir mekanik(robotlar) ve sanal enerji hallerini üreten yarı nesnel-yarı sanal  araçtır.

KAİNAT(DOĞA): Beş duyumuz ve teknolojik araçlarla idrak edebildiğimiz tüm varlıkları içeren en büyük evrendir.

KONUM:herhangi bir şeyin işgal ve nüfuz ettiği özgünlük alanı, hacmi, sistemi…vb olarak tanımlanabilir.

BOYUT; tekil  konumdur. Herhangi bir konum sistemindeki, varlık...vb ile ilgili aynı cinsten tekdüze ve genellikle tek düzeye meyilli  konumlara boyut denir.
Ör.En, boy, yükseklik, genişlik, derinlik veya zaman
Bir insanın kaç boyutu vardır? Sorusunun yanıtı beklide bir insandaki toplam; özgün nesnel, sanal, düşünsel..vb diğer  boyutlarının toplamıdır denebilir.
Ör.İnsanda; en, boy, yükseklik, genişlik, derinlik, eylem, zaman, akıl, zeka, ruh, duygu, kişilik, sanal nefis, nesnel nefis…vb boyutları vardır. İnsandaki boyutların sayısı genel olarak  döngüsel boyutlara sahip kainatın boyutlarından daha fazladır. Yani insansız kainat genel olarak döngüsel ve çekimsel boyutlara sahiptir. İnsan hem döngüsel hem çekimsel hem de serbest boyutlara sahiptir.
Önemli not;Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir varlık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
-İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.İnsan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5

Zamana Bağlı Olarak Doğadaki Genellemeler

ZAMAN
; İstisnalar hariç genel olarak herhangi bir konumda, boyutta… Vb. ölçülebilir hız sınırı varsa orda zaman boyutu var demektir.

BİLİNENLER<TÜM 
VARLIKLAR< BİLİNMEYENLER !?
<BÜTÜN ENERJİ (Geçişken-hızlı dönüşen özel enerji halleri ve diğer haller ihmal edilmiştir) .

Doğal ve Yapay Atomlar, Canlı Yapı Taşları ve Evrensel Sembollerle; Tümevarımla Evrensel Alfabeye, Evrensel-Evrensel Dile, Evrensel Lisana ve Doğal Genellemelere Varmak    
                                                                                                                         
1-Doğal ve Yapay Kimyasal Yapı Taşları (Periyodik Cetveldeki  Tüm Semboller...) 1-Doğadaki Tüm Bileşikler-Karışımlar...vb  (Ortak Kimyasal Alfabe ve Dil)  
                                             
2-Doğal ve Yapay DNA, RNA, Protein...vb;gen asiti bazları, amino asitler...vb Canlı Yapı Taşları (Moleküler Tüm Semboller) 2-Doğadaki Tüm Yaşamış ve Yaşayacak Canlılar...vb  (Ortak Canlı Alfabesi ve Dili) Bekli de istisnai canlı yapı taşlarına sahip yani dünyadaki nesnel canlıların yapıtaşından farklı yapıtaşlarına sahip nesnel canlıların doğada bulunma olasılığı çok olağan gözükmektedir!!

3-Tüm Sayılar ve Semboller (Matematikteki)         3-Tüm Matematiksel  İşlemler.  ( Ortak Matematisel Alfabe ve Dil
           
 
4-Tüm Doğal Kütür Alfabelerine  Ait  Harfler- Semboller         
     4-Tüm Dillerdeki;Sözcükler, Kelimelerden  Mantıklı Yazılımlar (Ortak Kültürel Alfabe ve Dil )

5-Tümdengelim-Tümevarımla Geçmişe Ulaşılır     5-Tümdengelim-Tümevarımla Geleceğe Ulaşılır 
 
6-Orijine Doğru Küçülen Sistemlerdeki Sadelik  İNSANLIK DÖNEMİ (Sistemdeki Mükemmellik)  6-Geleceğe Doğru Genişleyen ve Büyüyen Sistemlerdeki Sadelik


7- Ortaya Çıkma- Kodlanma –Küçülme-Sentez     7-Genişleme-Değişme-Büyüme-Analiz (Doğal Genellemeler ve Doğal Analizler )

8-Hayat Elektronu Atom Sistemleri + Mikro Kainatlar ve Ötesi  8-Yer Küresi Hayat Gezegeni Yıldız ve Gezegen Sistemleri + Makro Kainatlar ve Ötesi


GEÇMİŞ
<Partikül Fiziğindeki Paçacıklardan Daha Küçük Parçacıklar-maddenin evrendeki en basit,sade halı-plazma boncukları+Miroskobik Işık Halleri+Diğer Mikroskobik Enerji halleri (Mikro Parçacıklar ve Yasalarda Sadelik) 
 Organizmalardaki ve Yasalardaki Sadelik-Mükemmel Komplikasyon İlişkisi+Mükemmel Enerji Halleri (İnsan Organizması)  Devasa Makroskobik Paçacıklar + Makroskobik Işık Halleri + Diğer Makroskobik Enerji Halleri (Parçacık ve Yasalardaki Sadelik)>GELECEK
            
   DÜNYEVİ  İNSAN ÖNCESİ KAİNAT VE
DÜNYEVİ İNSAN SONRASI KAİNAT UZAY ÇAĞININ ÖNEMLİ KAVRAMLARINDAN BİRİ OLACAK (İ.Ö VE İ.S)  
  
Bu işlemleri sanal ortamda yapabilecek araçlar Tera Bilgisayarlardır;1,23, 4 , 5 ,6
İnsanın bedensel ve zihinsel sanal araçları tam kapasiteyle doğru-verimli çalıştırılırsa, hiç bir zaman globalde biyonik insan evrensel ve gelişmiş insanı aşamayacaktır. Doğada gözlenen veya duyumlaşan varlık, olay, olgu veya bir sorunun nedeni olarak ileri sürülmüş bir önerme-faraziye-hipotez olarak tanımlanabilir.İnsanı yetenek-beceri ve bedensel olarak bilgisayarlarla karşılaştırmak, doğru bir mantık-ölçüt değildir.Aslında insanı hayvanlarla karşılaştırmanın, bilgisayarla karşılaştırmanın arasında hiç bir fark yoktur Kısaca: Bir konuyla ilgili alt ünitelerin ortak özelliklerinden hareketle varılan veya yapılan genellemelerdir. Ör1. Ata sözlerin analiz edilmesi ve açıklanması. Ör.2:  Alem kavramından özgün özelliklere dayalı olarak; sınıf takım familya,  tür ve tür altı kategorilere doğru yapılan analizdir. Yani genel kavramlardan, özgün özelliklerden hareket edilerek yapılan  analizlerdir .

Algıda Değişmezlik Nedir ve Nasıl Uygulanır?
-Herhangi bir şey herkeste aynı tepki ve anlamı uyandırıyorsa algıda değişmezlik oranı %99 dur. Örneğin, renk kavramını anlatırken beyaz bir kağıdı gösterelim. Bu kağıt ne renktir? Alınan yanıt;ya beyaz, ya pür beyaz veya kirli beyaz olmalıdır. Üçü de doğru yanıt kabul edilirse bu örneğin algıda değişmezlik oranı %99 dur. Diğer renklerde bu oran daha düşüktür. Örneğin ölmüş bir insan konuşmaz örneğinde algıda değişmezlik oranı %99 dur.
-Eğitim ve öğretimde kullanılan envanterin algıda değişmezlik ve değişirlik oranları çok iyi bilinmesi gerekir.
-Sorulan soruların, ders notlarının, her cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin...vb her envantere ait kontrollü denemelerin sayısı arttıkça algıda değişmezlik oranı mutlaka bilinmelidir. Örneğin her fıtratta 3 kişinin bulunduğu yatılı okuldaki kontrol grubu öğrencilere sorulacak her seviyedeki tüm soruların yanıtlarına kontrollü olarak çalıştırılır. Sonra sınavda tüm sorular sorulur. Alınan yanıtlar öğrencilerin tüm sorulara yanıtlara bakılır ve soruların algıda değişmezlik oranları ortaya çıkar.
-Sorular için bu kontrollü denemelerin sayısı arttıkça alınan sonuçların anket ortalaması algıda değişmezlik oranı o kadar sağlıklı ve net elde edilir.
Diyelim bir soruda algıda değişmezlik oranı %99 sa 10 soruluk bir sınavda bu sorunun yüz üzerinde değeri 9 kabul edilir. Algıda değişmezlik oranı %70 se 10 soruluk bir sınavda bu sorunun yüz üzerinde değeri 7 kabul edilir. Böylece her sorunun algıda değişmezlik puanı belirlenip soru bankası oluşturulur.
-Bu mantıktan hareketle;eğitimde kullanılan;her sorunun, ders notunun, cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin...vb her envanterin algıda değişmezlik oranı belirlendikçe eğitimde sıhhatli iletişim ve bilgi aktarma oranı verimi artar.
-Öğrencilerimizin bildiklerine doğru empati duymak ve onları doğru tanımak amacıyla (tanımaya endeksli) sınav sorusu sormak ne demektir?
-Algıda değişmezliğin hedefine ulaşmak için fıtrat çeşitliliğine dayalı eğitim ve öğretim yapmak ne demektir?
-Bazen dersi hazırlarken, dersi anlatırken, soru sorarken, duygularımızı mekanize ederken, sesimiz, vücut dilimiz ve yüz ifadelerimiz …vb mümkün olduğu kadar kullanmak gerekir. Bazen gerekirse çok örneklilik, çok başlık koyma ve çok yönlülük ilkesine uymak çok büyük önem taşır.
Çiçek kavramını ilk defa öğretirken;
1-Tek bir çeşit gelincik çiçeğini örnek verelim.
2-Her çiçek durumu tipini temsil eden birer çiçekten oluşan çok örnekli bir çiçek grubunu örnek gösterelim.
-İkisi arasındaki farkı anlamaya çalışın.
-Farkındalıklarını kavramaya çalışın. -
-Bu durumu konu başlıkları içinde düşünün.
-Öğretim açısında bazen bir içeriğe birden fazla başlık vermek daha yararlı olabilir.
-Bu durumu farklı zihinsel fıtrat ve zihinsel kavram ilişki ağına sahip öğrencilerin olabileceği ile ilişkilendirmeye çalışın.
Ör.”Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri” tek tip başlık verelim.
Aynı içeriğe;
Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri
Materyal Çeşitleri,
Materyal Grupları,
Materyallerin Sınıflandırılması. Başlıklar arasındaki farkları anlamaya çalışın.
Ör.
Bilgisayara Veri Nasıl Aktarılır?
Bilgisayara Veri Aktarmak.
Bilgisayar Ortamına Veri Aktarılması.
Nesnel Araçlardan Bilgisayar Ortamına Materyal Görüntüsü Aktarmak

Kavimler (Milletler) Arası İletişimin Zorunlu Koşulları
1-Liyakatli Evrensel;Kültürel, Kimysal, Matematiksel ve Canlı Alfabeye
2-Liyakatli Evrensel;Kültürel Dile
3-Liyakatli Evrensel;Kimyasal Dile
4-Liyakatli Evrensel;Matematiksel Dile
5-Liyakatli Evrensel;Canlı Dile
6-Liyakatli Evrensel;Kültürel, Bilimsel ve Matematiksel Lisana gereksinim vardır.
İpucu;
Canlıları genel yönetici yapı taşı alfabesi DNA ve canlıları genel kısmi yönetici yapı taşı alfabesi RNA’nın yapıtaşlarından rastgele DNA ve RNA zincirleri üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulamayacaktır yada gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Periyodik cetveldeki elementlerin sembollerinden ve rakamlardan rastgele bileşikler yazın bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulunamayacaktır yada gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-ABCDEFGĞ………XYZ…vb Vahşi alfabede rast gele kelimeler ve cümleler üretirseniz bunlardan çoğunun karşılığı gerçek hayat bulunamayacaktır yada gerçek hayatta karşılıkları ölüdür veya yoktur.
-Matematikte;0123456789..vb rast gele kombinezonlar yazın bunlardan çoğunun karşılığı bizde bir anlam taşır yada gerçek hayatta karşılıkları diridir veya vardır.
-Matematiksel yazı dilinin daha evrensel ve iletişimi kolaylaştırdığına dikkat ediniz. Bu yazı dilinin lisana dirilişini düşünün. Bu mantıkla evrensel yapay alfabe ile everensel lisanı hayata diriltme ve uygulama düşüncesini iç dünyanızda harekete geçirmeye çalışın.
-Matematik yazı dilini, toplumsal bazda ortak payda dil ve lisanda iletişim dili olarak kullanmayı hayata uygulamayı düşünün. Örneğin kırmızı elmanın ;matematiksel barkot ismi olsun veya koyalım.
-Bilinen tüm dillerdeki kırmızı elmanın isimleri bu barkot ismin havuzuna(isim torbasına) ilave edelim.
-Canlılar ve mahsulleri için özgün genetik barkot(Özgün DNA Barkodu) , taşınmaz doğal varlıklar için yerküresi ve uzay konumu GPRS Barkodu, eşyalar için özgünlüklerinin tanım barkodu mantığı gelecekte daha kalıcı, sağlıklı ve mantıklı evrensel iletişim vaat etmektedir.
-Tüm varlıkların ve eylemlerin matematiksel barkot isim kodlarını 21 YY’DA böyle kodlayıp uyguladığımızı düşünün.
-Konuşulan lisanda da en israfsız sembollerden oluşmuş alfabeyi; matematiksel barkot dili ara yüz olarak kullanarak insanlıkta ortak dil birliğine gidilebileceğinden emin olabilirsiniz.
-Evrensel alfabeyle bu kombinezonları üretip, neden matematiksel dil ve lisana benzer dil ve lisan üretmemiz gerektiği konusunda bir yargıya varmaya çalışın ve bundan emin olun.0,1, 2, 3

Varlık:farklı enerji döngülerinden oluşan özgün canlı veya cansız sistemlere denir. Özgün enerji hali/leri veya doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinde çeşitli enerji halleri şeklinde özgünlükleri ile temsil edilen kişiliklerdir. Varlığın hem eneji döngü hali/halleri hemde kişiliği, enerjinin ise halleri vardır. .

Nesnel Canlı Varlık: Yaşamak ve üremek için enerji tüketimine gereksinim duyan ve kendisine benzer fertler meydana getiren varlık grubuna denir. Kısaca özgün üreyebilen, etrafını etkileyen, etkilenen ve bilgi ile ulaşılan varlıktır. Aktif kalıtım maddesi taşıyan ve doğal koşullarda kendisine benzer ferter verebilen nesnel varlıklara denir.   

Canlılar Bilimi:
Tüm canlıları inceleyen bilimdir.



Cansız Varlık:
Yaşamak için enerji tüketimine gereksinim duymayan, kendisine benzer fertler meydana getirmeyen objektif varlık grubuna denir.

Cansızlar Bilimi:
Tüm cansızları inceleyen bilimdir.

Geçiş Özelliği Gösteren Yarı Canlı Varlık:
Örneğin spor, tohum, vb. özel hallerde oluşan veya  ontogeni hayat döngüsünün aşamalarına denir. Canlının hayat döngüsünün aşamaları veya halleridir.

Araform
Bilimi: Canlı ve cansız olduğuna henüz karar verilmeyen ya da canlı-cansızlar arasında geçiş gösteren varlıkların kategorize edildiği ve incelendiği bilimdir.Ör.tohum, spor

Bilinmeyen:
Henüz varlıkların idrakine ve bilincine ulaşmadığı veya idrakinden silinip kaybolmuş/unutulmuş bilgi veya enerji halidir.  

Bilinmeyenler Bilimi:
Canlı, Cansız ve Araform  Biliminin  kategorisine girmeyen varlıkların bilimidir.  

Kayıp:
Varlığı kabul edilen ancak kendisine herhangi bir şekilde ulaşılamayan varlıktır.

Kayıp Varlık: Önceden bilinen sonradan arandığında bulunamayan-ulaşılamayan varlığın konumudur. Bilinen bir varlığın, diğerinin/lerinin malumatından kaybolması veya kendisini kayıp etmesi/ettirmesidir.

Yok Olmak:
Hal değiştirirken veya öldükten sonra; hal değiştirmeden  önceki  hayatıyla bağlantısı kurulamıyorsa; önceki kişilik yok olmuş demektir. Örn: bitkisel hayat.  


Gerçek: Değişme miktarı ihmal edilebilecek kadar minimum düzeyde olan veya hiç değişmeyen varlık, olay, süreç, zaman, olgu ve kurallar bütünüdür. Kısaca; en az değişen veya hiç değişmeyen kavramlara gerçek denir. Gerçek yalanın tersidir, karşılığı yalan olmayan her şey gerçektir. Hayatta, izafi, değişmez, az değişen ve güdük gerçekler vardır. Örneğin, ölüm sonuç itibariyle değişmez gerçektir. Kanunlar az değişen gerçektir. Belki de her kanun bir gerçektir, ama her gerçek bir kanun değildir.

Yaratmak;Dışarıdan hiçbir enerji haline gerek duymadan, var olan güç ve potansiyelinden bir veya çok şeyi değişik enerji halleri şeklinde veya varlık/lar olarak oluşturmak, yaşamaları içinde kendi gücünden ve potansiyelinden yaralandırmak veya başka hiçbir enerji hallerine-şeylere gerek duydurtmamaktır. Alllah CC.HUNE özgüdür.

Yaratmak;Yaratılan varlık gerçek yaradılış ürünü enerji ile hayatını devam ettirir.

Taklidi veya Güdük Yaratmak;Kendisini yaratanın ona sürekli hayat vermeye gücü yoktur. Saldım bayıra-çayıra rabbi kayıra yaratma türüdür. Örneğin, Zihinsel olarak insanın doğda olamayan şeyleri hayal edip sanal ve nesnel hayata uygulaması gibi

Üretmek;Kendisinden ve çevrede var olan enerjiden bir veya çok şeyi oluşturmaktır.

TüremekKendine benzer varlıklar oluşturmaktır.

.
Yalan:
Karşılığı doğru ve gerçek olmayan kasti uydurmalardır.Karşılığı  doğru ve haklı olmayan gerçektir. Yalan gerçeğin tersidir. Var olmayandır (yoktur). Örnek;Güneşteki füzyon misali aşkımın yanında kainat kıvılcım bile değildir. Demirkuş 2003. Ör.Kara delikler kabrim, ak deliklerde meyve vereceğim” Demirkuş 2003. Hayvanlarda yalan var mıdır? Toplumda yalan olmasaydı ne olurdu? Yalanın mubah olduğu uygulama alanları var mı? Sorular yalanın toplumsal döngülerdeki gerekliliğini vurgulamak için önem taşır.

Yanlış:
Karşılığı doğruya ve gerçeğe aykırı kasti olmayan uydurmalardır.

İftira:
Liyakatsiz yakıştırmadır.En büyük iftira Allah CC’HUNA şirktir.


Yokluk
:Hiç bir şeyin olmadığı anlamına gelen yokluk kavramının karşılığı koca bir yalandır. Yaklaşık; Yokluk=Yalan !! Yokluk  kavramı hiçbir enerji halinin olmadığı boyut/larla örtüşen bir kavram olarak ifade edilmesiyle kavram ,özdeyiş ve düşünce yanılgısını yaratmaktadır. Bu kavram, kayıp ve bilinmeyen kavramları ile karıştırılmaktadır. Belki de;"Enerji Yoktan Var Vardan Yok Edilemez" prensibinin tanımı eksik veya mantıksızdır. Çünkü enerjisiz bir boyut düşünmek mantıksızlık ve saçmalıktır. Doğadaki tüm döngüler bu mantıksızlığın kanıtı olabilir!! ”Enerji Kayıptan Var, Vardan  Kayıp Edilebilir” demek belki daha doğrudur veya mantıklıdır.            
Bu açıdan
, bilim ve insan henüz gençtir. Bilim ile bedensel beş duyuya ve duygulara ilave olarak, sanal dünyamız ve duyularımızla idrak edişimiz; eğitim, öğretim ve teknoloji ile pozitif bir şekilde evrimleştirilmedikçe; evrim teorisi ve prensiplerinin bazı bölümlerini gerçeklerle ilişklendirmenin ispatı şu an için olanaksız gözükmektedir. Bunun ispatı için bazı zihinsel ve bedensel enerji hallerini açıklamak asırlar alabilir. Hz. Muhammed AS. Miraca çıkmasıyla, Adem A.S.’ın yer yüzüne inmesini ışınlamayla ilişkilendirmeyi ispat etmeye veya çürütmeye henüz bilimsel veri ve teknoloji eksik ve yetersiz.Bu durum şu an zor, köre ışığı tarif etmek misali. Belki de ışınlamanın gerçekleştiği çağda veya maddeden anti maddeye doğru insanda var olan tüm  enerji hallerinin döngüleri deşifre edildiği zaman bunu daha iyi anlamamız sağlanmış olacaktır.  

Değişim;Enerji veya varlığın;bulunduğu konum, hal ve hayat denkleminden farklı konum, hal veya hayat denklemine geçme eylemi, süreci veya olgusudur.
I-Doğal Değişimler:Doğal koşullarda meydana gelen değişimlerdir.Ör;evrimsel değişimler, türleşme
II-Yapay Değişimler:İnsandan kaynaklanan değişimler. Ör, çevre kirliliğinden kaynaklanan değişimler
III-Ferdi ve Toplumsal Değişimler:Tercihlerimizden kaynaklanan ferdi ve toplumsal değişimler.
A-Liyakatli Değişimler:Toplumsal veya tüm döngülerde;yaşatıcı, tamamlayıcı pozitif bütünleşik veya analitik özgünleşen değişimleridir.Ör,Liyakatli devrimler. Ör,Doğru, insancıl veya akıllı eğitimin, güzel ahlaklı insanları ortaya çıkarmak için yapılan değişimlerdir.
B-Liyakatsiz Değişimler:Toplumsal veya tüm döngülerde, antagonistik yani yok edici, zararlı bölücü ve parçalayıcı veya zararlı bütünleştirici değişimlerdir. Ör,Liyakatsiz devrimler ve ihtilaller. Ör,Yanlış, başıboş, doğal ya da vahşi eğitimin kuduz-koyun-sürü ahlaklı insanları ortaya çıkarmak için yapılan değişimlerdir.
IV-Nötr Değişimler:Değişim potansiyeli mevcut ancak, sistemin ve organizmanın minimum değişimini ifade eden değişimlerdir.
V-Diğer Değişimler:Kategorilere girmeyen değişimler.

Sabite;
değişim potansiyeli sıfıra yakın seyir eden:matematiksel, toplumsal, ferdi özellik-eylem-davranış…vb karşılık gelen kavramdır. Ör;plank sabiti, küresel ısınmaya tepkisiz insanların bedensel-zihinsel eylemin değişmez cahillikleri sosyal sabitelerdir.

DİN NEDİR (İSLAM'DA) ; Akıl ve ruh sahibi varlıkları muhatap alan yaşanmış örnekler ve uygulamalarla dolu;kurallar ve yönetim sistemlerinden ibarettir. İlim ve bilim:insanın;olgu, süreç, olay, varlık, enerji hallerini…vb tanıma ve uygulama araçlarıdırlar. İlim ve bilimin dini olmaz. Bu kavramları her konum ve boyutta dine bağlı düşünmek anlamsızdır veya mantıksızdır. Din hem uhrevi hem de dünyevidir. Güzel ahlak merkezli varlıklara yaklaşır.
      Kısaca;ilimsiz ve bilimsiz din düşünülemez, bilim ve ilminde dini olmaz. Dini; ilim ve bilimsiz düşünmek, telkin etmek;anlamsız, cehalet, mantıksız belki de antagonistik (yok edici) analitik düşünme ürünü yapay bölücülüktür.1

REJİM NEDİR?Bir devletin yönetim şekline rejim denir.Rejimlerin hepsi dünyevidir.Yönetim merkezli olarak varlıklara yaklaşır.


REJİM VE DİN FARKI;Rejimlerin hepsi dünyevidir ve yönetim merkezli olarak varlıklara yaklaşır. Din güzel ahlak merkezli varlıklara yaklaşır ve din hem uhrevi hem de dünyevi olduğu için rejimler dinlerin metriksinde kurtulamazlar.Dini aşamazsınız (hadis var). İşin ucunda laiklik bile olsa da inanç sahipleri dünyevileri genellikle işletim sistemlerinde uyutmaya kadirdirler.Münafıkların dünyalıkları için namaz kılmaları ve dini icra etmelerin asıl hikmeti burada yatar.

LAİKLİK NEDİR?
geçersiz dinlerin illetinden ve ehlinden yakasını kurtarmak için ortaçağ da doğa denizine atlayan bekli de itilen veya düşen bilim insanları yılana (vahşi doğaya) sarıldılar. Getirilen ve razı olunan bu kuralın adını da laik koydular. Daha henüz doğayı hortumlama sanatını (patojen teknolojiyi edinme) edinmeden İslamiyet’te de bu tepki kaftan empoze edildi ve liyakatsizce ve cahilce biçtirilip giydirilmeye çalışıldı. Kısaca dini devlet işlerinden, siyasetten ve bilimden men etmektir. Dinle devlet yönetimi arasında insanların kafasında ve düşüncesinde cahilce ve liyakatsizce oluşturulan nesnel ve zihinsel Berlin duvarı gibidir. Ancak inanların da haklarının ve serbest ibadetini koruyacağını garanti eder. Özellikle İslamiyet’e aynı koşulu koymak büyük cehalettir. Geçersiz dinler için gerekli bir önlem olabilir. Laikliği daha iyi anlamak için;önce laiklikle ilgili beyin fırtınası sorularını sonra parçayı okuyun

Devrim;
genellikle doğadan (evrimden) kaynaklanan; rekabetin, nefsin gücüne veya akıla dayalı uzun süre kabul gördürülen/gören toplumsal eylemler ve kurallar bütünüdür.Ör;Veto imparatorluğu, toplumsal hile, oyun ve doğal gücün (nefsin) eylem ürünüdür.

BİLİM NEDİR?Doğadaki pozitif öncelikli (nesnel) bilgilere dayalı tüm bilim dallarındaki toplam bilgi ve uygulamaları içeren en kapsamlı kavramlardan biridir. Bilim, daha çok nesnel verilere dayalı olarak gelişip ilime doğru emekler. Daha çok öğretim kavramı ile ilişkilidir. Bilim varlıkları, olguları, olayları ve süreçleri tanımak için bir araçtır. Bilim ilimin metriksindedir .
Bilim; varlık ve enerji hallari arasında öğrenme aracıdır. Bilgi ise, bilimin veri tabanıdır.1


İnsanlarca Kullanılan Bilimin Meyvesi
:Ürettiği sanal-nesnel teknoloji, insani davranışlar...vb nefsi ve zekasıyla benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle doğadaki (doğanın metriksinde=ortamında) ve doğal doğa ötesi her şeyi öğrenip, kendi arzusuna göre;işleyip, devşirmek ve yansıtmaktır.


Bilimsel Açıdan Doğa Ötesi:Bilim açısından henüz genişleme boyutuna ulaşılmayan doğanın geleceğini ifade eder.

Bilim ilmin (pozitif, negatif, nötr bilim; beşeri bilimlerin) , öğretim eğitimin, alt ünitesi ünitesidir. Bilim daha çok öğretim, İlim ise eğitim   kavramı ile ilişkilidir.


İLİM NEDİR? Bilime ilave olarak;ahlakı, doğa ötesi ve tasavvufu içeren, tüm bilgi ve uygulamaların hayatla gerçek ilişki ve tanımlarıyla şekillenen en kapsamlı kavramdır.İlim daha çok eğitim kavramı ile ilgili olup, beşeri merkezli olarak bilime ulaşır.
      Bilim ve ilim; tüm varlıkları, olguları, olayları, süreçleri, ilişkileri ve enerji hallerini tanımak için bir araçtır, bilgi ise veri tabanıdır.Bilimi ve ilimi bilgilerimizle işletip, hayata uygularız.

İlim, bilime ilave olarak ahlaki - hayvani-meleği doğa ötesi ve  tasavvufu  içeren  en geniş bilgi havuzunu temsil eden kavramdır. İlim daha çok beşeri merkezli olarak, bilime ulaşır.


İlim;içinde, sonsuzluk döngüleri, bilinen-bilinecek-bilinmeyecek ve var olması gereken; tüm zamanları, olayları, süreçleri, olguları, eylemleri, bilgileri, varlıkları…vb her şeyi liyakatli, israfsız güçte yapışık olarak bulunduran ve bilinen;hiçbir tercih ve  kader çizgisinin aşmadığı sahipsiz olmayan her şeyin en büyük havuzudur. Yer/ler ve gök/ler yapışıktı biz onu/ları açtık (Ayet var) Başlangıçta yer ve gökler yapışıktı(ilmen yer ve göklerin çok yönlü yapışık olduğunu düşünün). Biz onları açtık sonra isteseniz de istemeseniz de bir arayan gelin dedik. Hala göğü genişletmekteyiz...Ayetler var

İnsanlarca Kullanılan İlmin İnsandaki Meyvesi:ruhuna endeksli aklı kuralları benimsediği yaşama biçimi ve ürettikleriyle, doğa ve hayvani-insani doğa ötesini aşarken öğrendiklerini davranış ve eylemlerine;güzel ahlakla işleyip, devşirmek ve yansıtmaktır.

İlim Açısından Doğa Ötesi:Beşeriyetin madde aleminden (evren, dünya) madde ötesine tüm sanal dünya/lar vb.iç ve dış alem kast edilmektedir.


İlim havuzundaki anti madde tabanlı sistem, araç ve birimlerle hayat bulmuş varlıkları inceleyen bilime Doğa Ötesi Bilim denir.Ör;akıl, zeka, ruh, sanal nefisler…vb

İlim Havuzu İçinde Tüm Bilimlerin; Liyakatli Konumlandırılması ve İlişkilendirilmesi Önemli ve Gerekli Bir Disiplindir.
İlim havuzunda, tüm enerji halleri ve varlıkların (sanal, nesnel, yarı sanal) yapısı ve gerçek ilişkilerin sembollerle denklemsel ifadesi belki de Matematiktir.
Varlıkların, olayların, süreçlerin...vb yapısı ve aralarındaki ilişkilerin sembollerle denklemlerini ifadeden bilime Matematik denir.
İlim havuzunda; madde (elementlerden), anti madde tabanlı birimlerdeki özgün ve mantıklı matematiksel denklem kümelerine dayalı enerji hallerinde hayat bulmuş;sanal, nesnel ve yarı sanal kişiliklere varlık denir.

Sonsuz;Sonsuz;nesnel, sanal ve insani olanaklara dayalı hesaplanamaz boyutlara varabilen sonuçlara ulaşan kavramdır.
-Genellikle hesapla, çalışmakla, uğraşla…vb sunucuna ulaşılamayan her şeye biz sonsuz deriz.
-Sonsuz başı boş bir kavram değil hatta her başı boş gözüken şeylerde mutlak bir sınır içindedir.
-Her sonsuzun tükendiği bir sınır vardır.
-Her sonsuzun öldüğü bir hudut vardır.
-İstisnalar hariç her tüm sonsuzlar mutlak değerler içinde birer varlıktırlar.
-Bu devasa kavramın; hesaplanmasına, ulaşılmasına ve kontrolüne ulaşılmayan veya yetişilmeyen varlık, olay, olgu, süreç, zaman, hesap…vb her şeye sonsuz kavramını yakıştırırız.
-Döngüsel sonsuz(ekolojik döngüler), mikroskobik (hücresel, fiziksel partiküller, elektron, plazma boncukları, ışık demeti...vb dönüler ve küçülmeler) , makroskobik (ör.yıldız-gezegen döngüleri, kainatın genişleme boyutları ve büyümleri) ve devasa matematiksel hesaplar, sonuçlar ve döngüler (kainattaki nötrino sayısı ve Pi sayısı)
-Enerjisel, matematiksel, sanal, yarı sanal, boyutsal, nesnel, döngüsel, ilmi, bilimsel, yarı nesnel, hayatsal ...vb devasalığı, boyutları hesaplanamayan sonsuzlardır. 1, 2, 3 ,4
Aynalarda Sonsuz Görüntü 1s
Elmas Sonsuz Değil 1s
Evren Gerçekten Sonsuz mu? 1s
Evrenimizin Geleceği (Sonsuzluk Takvimi)  2s
Matematiğin Şaşırtan Yüzü Sonsuz Sayıda Direnç3s
Matematik Sonsuz 4s
Sonlu ve Sonsuz Sayılar 3s
Sonsuz Sevgilerle 2s
Sonsuz(a) Sevgilerle 2 s
Sonsuzluk 5s

Ebediyet;Bekası yaratılan varlıklarca sınırlanamayan, hesaplanamayan ve yeterince doğru algılanamayan kavrmdır.
-Allah CC’HUN Sıfatlarına atıf edilen içinde devasa sonsuzları ve hemen her şeyi barındıran kavramdır.
-Bazı varlıklar Allah CC’HUN himayesi ve gücü sayesinde ebedileşecekler. Hep var olan ebedi bir hayata kavuşacaklar. Allah CC'HUN gücü her şeye yeter(ayet).
-Tüm sonsuzlar, Allah ’CC’HUN ilmi içindedir. O hayat verirse hayat bulur. Değilse ilmin içinde hayat bulmayı bekler.
-Tüm hayat bulmuş sonsuzlar ebediyetin metriksini aşamazlar.
İpucu;ebediyet ile sonsuz kavramının ayrıcalığını ve anlam farkındalığını pekiştirmeye çalışın. Her sonsuzun akıbeti ölümle sonlanır, ebediyet ölümsüzlüktür.

İstatistik;matematiğin hayata uygulanışının mantık ve çoklu denklem sistemlerini içeren uygulamalı bir disiplin bilimidir.

İSTATİSTİK BİLİMİ;Nesnel ve sanal bilimlerdeki;doğal, ampirik-mantıksal ilişkileri içeren tüm formülleri, analitik ilişkilerin şablon denklemlerini bir arada inceleyen ve uygulamaya koyan bilimdir. Diğer bir deyişle; bilinen tüm ampirik denklem ve ilişkisel mantık sistemlerinin şablon denklemlerini bir arada ve birbiriyle ilişkilerini çoklu disiplin mantık sistemleriyle uygulamaya koyarak; insanlığa, hazır paket mantık hizmeti veren ve zaman kazandıran bilimdir.


İlim havuzunda doğada sanal ve nesnel hayat bulmuş varlıkları inceleyen bilime Doğa Bilimi denir.

FEN BİLGİSİ BİLİMİ;Beşeri Bilimler, Doğa Bilimleri(FKB, Jeoloji…vb)  ve Matematiğin ortak payda  bilgilerinin hayata uygulandığı bilim alanıdır.

DOĞA BİLİMİ: Canlı, Cansız ve Araform Bilimlerine ait bilgilerin Evrim Bilimi ile hayat bulduğu bütünleşik pozitif bilimdir.
-Canlı, Cansız ve Araform Bilimlerinin doğal şekillenmesi ve Evrim Bilimi ile geleceğin dirimsel ve uygulamalı bilimi şekillenir. Bu bilim Doğa Bilimidir. -Tüm pozitif bilimlerin morfogenezisi doğa biliminde hayat bulur.
-Evrim Bilimi doğadaki ve insandaki tüm özgün enerji halleri bilimsel olarak deşifre edilip, doğa ötesi güç-teknoloji, tera bilgisayarlar ve tera teknolojiyi kullanan evrimle gerçek hayat hikayeleri açıklandığı zaman, Doğa Bilimi gerçek konumunda hayat bulmuş olacaktır. Tüm bilimler arasında ilişki kuran evrim; her bilim dalı bir çiçek kabul edilirse; evrim bu çiçeklerdeki özgün balı toplayan bal arısı misali topladığı balları “Doğa Bilimi” kovanlarındaki peteklere doluşturarak ona geleceğe yönelik dirimsel hayat veren bilim gibidir
grafik


AHLAK NEDİR?İnsanın, istendik, geçiş ve istenmeyen;  bedensel ve zihinsel; davranış, eylem ve tefekkürlerinin tümünü  ifade eden kavramdır.
İpucu;
Hırsızlık, gasp, katletmek, yalan, numara, dalavere, terör, rekabet, avlamak, avlanmak,  şaşırtmak…vb kavramlar açısından;insan ahlakı, hayvan ahlakıve robot ahlakıı arasındaki;benzerlik, ayrıcalık, özgünlük, ortak payda, geçiş, nötr ve diğer özelliklerine göre kategorize ediniz. Ör:Hercai Ahlak (İnsan Ahlakı), doğal Ahlak, Radikal Ahlak (rejim, din…vb köktencilik Ahlakı), Emperyalizm Ahlakı...vb izm Ahlakı, Siyonist, Sosyalist Ahlak, Komünist Ahlak, Şovenist Ahlak …vb ist Ahlakı...
 

KAPİTALİST AHLAK NEDİR?Tüm bedensel ve zihinsel; davranış, eylem ve tefekkürlerini para kazanmaya veya ekonomik çıkarlara dayalı icraa eden; fert toplum, devlet..vb varlıkların ahlak tipidir. Kapitalistlerin amigdalasın da ve limbik sisteminde bu mantık yatar.Kaz gelen yerden tavuk esirgemeyerek; halk ve toplumu direkt veya dolaylı tapılacak veya yegane baş vurulacak ilahi makam olarak empoze edip icraata koydurtmayı başaran kapitalizm için aslında halk ve toplum besi yeri olarak değer bulur.Kapitalizm için yaşamak besi yerlerini (toplumu) kapitallerine dayalı yaşatmaktır Demirkuş 2007. Ör.kapitalislerin ahlakı filmi izleyin

KUDUZ AHLAK-CİNNET AHLAK VEYA DOĞAL-VAHŞİ AHLAK NEDİR(Külhan Beyi Ahlakı)?Gayri ahlaki ve gayri akli her türlü düşünsel ve bedensel;refleksler, alışkanlıklar, eylemler, tefekkürler ve davranışın/ların kudurmuşluğu-hayvanları taklit eylemidir. Güncel olarak;devletlerin mahiyetindeki;fert, siyasetçi/ler, örgüt, kurum, kuruluş ve kitlelerin normal ahlaki fıtratlarını zorlayacak şekilde(maymunları toplu avlayan şempanzeler den farkı, daha örgütlü sesli-kavgalı-gürültülü hak arayışı oluşu)intranet; topluma, iktidarlarına / devletine ve birbirlerine karşı sokakta veya herhangi bir ortamda kudurmuşluğu taklit edercesine;özgürlük arayan, hak arayan..vb olarak doğal-uyumlu özgünlüklerini birbirlerine antagonistik (birbirini yok edici) şekilde zihinsel-düşünsel ve bedensel eylemlerle kullanmalarını/kullanılmalarını teşvik etmek/ettirmek ve bu konumdaki kitleleri sokaklarda görmek kapitalistlerin özel zevkleri ve menüleri arasındaki ahlak hastalığıdır. Güzel ahlakın tam tersidir. İnsanların bir birini anlamsı veya arzularını ifade etmesi yontma taş devrinde bile bu kadar ilkel olmamıştır.Önemli olan kuduz ahlak taşlarını-piyonlarını, satranç tahtasına oturan oyuncularını, seyircilerini, pirini/lerini çapulcu ilahını/larını anlamak ve çözmektir.Hayvanat bahçesi ve doğadaki çığırtkan şempanze ahlakında bu benzerlikler vardır. Ör.ilkel insan

İT AHLAKI:Kendisine terbiyeli icabetleri ve itaatleri farz kendisinin başkalarına terbiye icabetleri ve itaatlerini sünnet kabul eden zorbaların ahlakıdır.
Ör.Koyun ve sürü ahlakına sahip olanları kontrol edip hüküm etmeyi çok seven ahlak tipidir. İt mahiyetindekine hükmeder çoban idare eder.İt kirişi kırılırsa sürüye yaslanır, sürü bayram eder.
Günümüzde bazı internet itleri bilerek ve bilmeyerek; hava hatunlara tatlı elmayı yedirmek için (yedirme tiryakiliği), özellikle devlet sektöründe bilgisayar üzerinde sohbetleriyle toplumsal ahlakı pezevenkleştirirler.
Bu ahlak tipine sahip olanlar, en güzel ve akıllı insanın en güzel ahlaklı insan olmasını sözde kabullenseler bile, tüm gücünün hükmündeki insanların bilgi ve ahlak güzelliğine bakmak sızın kendi dar kafalarına mutlak itaat edilmesinde ısrar eden cahillerdir. Alimine teslim olmayanları zalimine teslimiyete mahkumdurlar.
İpucu, Öneri ve Çözüm;insan evladı;bedensel, fiziksel, çevresel ve zihinsel olarak; yaşanabilir (ifrat ve tefritten uzak) Richter ölçeğine göre; donuyla nerelerde ne zaman dolaşması ve yaşaması gerektiğinin ölçüsü hudutlarına çekilmesini  refleks olarak bilmelidir. Yoksa sonuç kesin ve nettir. Yaşanabilir edepli Richter ölçeği sınırları dışındaki ahlak ölçüsü cehaletinin sonuçları yaşanmış, yaşıyoruz ve yaşayacağız. Doğada edepli ve itidalli yaşamanın doğaya konmuş bir yasa olduğunu bir gün;internette, sahillerde ve çıplaklar kampında...vb;çıplak dolaşanlarında bedelini ödeyerek kavrayacağından emin olabilirsiniz. Güzel Ahlaklı (peygamber ahlaklı) insanlar yetiştirmek yegane ilacımız gibi gözükmektedir.

KOYUN-SÜRÜ AHLAKI:cahil, çok yüzlü, korkak, bilinçli ve bilinçsiz varlıkların, bazı hayvan sürülerindeki kurallara benzer ahlak tipidir.İnan sistemlerinde "Beni koruyan yılan hep yaşasın DEMİRKUŞ 2008" mantığı ve ahlakı. Ör.Menfaatleri, cehaleti, korkaklığı ve pısırıklığı gereği bazen it ahlakına teslimiyeti kabul etmeyi isteyenlerin ahlak tipidir.Sürü ahlakını menfaatleri, cehaletleri ve güçsüzlükleri gereği kabullenişleri karıştırmamak gerekir. Ör.bazı Afrika kavimleri güçsüzlükleri, olanaksızlıkları ve cehaletleri gereği bu icabeti görürler. Aslında onlar doğaya daha az zarar veren evren-doğa sistem zekasına ve doğaya tabii insanlardır.Filmleri izleyin;1, 2, 3

HERCAİ AHLAK;Her ahlaktan nasiplenmiş ahlak tipidir.Ör.normal insan ahlakı

GÜZEL AHLAK NEDİR (PEYGAMBER AHLAKI) ?Kuduz ve Koyun ahlakın tam tersine, ruhun sınarsız özgürlüğü içindeki akıl işletim sisteminin insan bedenine yansıyan eksiksiz ve kusursuz dost doğru bedensel ve zihinsel;refleksler, alışkanlıklar, eylemler, davranışlar, tefekkürler ve uyumlu tepkilerden oluşan peygamber ahlakıdır.Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim(hadis).Ör. evrensel ve gelişmiş insan

SAMİMİ VE SADIK AHLAK NEDİR?Fert ve toplumun: liyakatli ve gerçek menfaatler için güzel ahlakı taklit edenlerin sergilediği ahlak tipidir.Ör.samimi alim ve zahitlerin ahlakı.

SAHTE VE SAKAT AHLAK NEDİR?
Fert ve toplumun: liyakatsiz güdük veya şahsi menfaati/leri için güzel ahlakı taklit edenlerin sergilediği ahlak tipidir. Bu asrın ahlak hastalığıdır.Ör.bazı drama insanlar, drama miskinler ve drama dilencilerde bu ahlak yaygındır.  

CAN NEDİR? canlının/ların bedensel(fizyolojik)-zihinsel dirilik dengesi ve hayatın devamında keyifle sorunsuz yaşadığını hissedişidir. Bu dengelerin bozulmasında canı acır ve kendisini rahatsız hisseder yani hastalanır. Kısaca can;Tüm canlılardaki bedensel ve zihinsel dirilik dengesinin hayati faaliyetlerin özüdür veya hayatıdır.

HAYAT NEDİR?
Tüm varlıklarda ( canlı ve cansız) yaşamak için mutlak enerjinin hal değiştirerek sonlu olan ömür halıdır. Geri dönüşümsüz ilk kişilik halini/lerini(geçmişini) hatırlamayacak şekilde hal değiştirmişse yok olmuş demektir.

İRADE NEDİR?
İnsanın nefsine kadir olabilme (gücü) sıfatıdır.


RUH NEDİR?;Allah.CC. tarafından sadece insana üflenmiş evrensel, doğa-hayvani-meleği doğa ötesi hemen herşeyin özünü içeren ilahi kökenli meleği kişilik olup; akıl  bu nüveyle etkileşimli çalışır. Sadece akıllı varlıklarda var. Maddi ve manevi anlamda her şeyin en değerli nüvesi olması hasebiyle akılla birlikte insanı evrenselleştirir. İnsandaki, nefis tanımının tersi (meleği) sanal insani-meleği kişiliğidir (1)aklı tercihlerle örtüşür, Allah C.C.;İnsana ruhumdan üfledim der. Fıtrat itibarıyla meleği doğa ötesine bağlıdır.İnsandaki melek gibidir.İnsan ruhu bedensel ve sanal kalple çalışır ruhsal bilinci uyumaz. Ben uyurum(nefsim uyur) kalbim uyumaz (hadis vardır). En net, sade, güzel ve doyurucu tanımı İslamiyet’te geçer, köken itibarıyla ilahi kabul edilir. Sanki uçak için kara kutu ne anlam ifade ediyorsa, bedenimiz içinde ruh onu ifade ediyor gibidir. İnsan ölünce de ruhunu Azrail  A.S. (Ruhu teslim alan melek/ölüm meleği) alır Allaha C.C.'HUNE götürür. Her insanda akıl sahibi bir melek (ruh) vardır. İnsan ölünce Allah emanetini (ruhu/meleği ve aklı) alır. Kalan her şeyle ve yaptıklarıyla insan belli bir vakte kadar baş başa kalır. Ruh kıyamete kadar ölmez ve hastalanmaz meleği kişiliktir. İnsanın sanal dünyasındaki psikolojik ve psikiyatrlık bozuklukları ruh ve akılla değil nefis, zeka ve bedenle ilgilidir. Bu hastalıkların hemen hepsini hayvanlarda da görmek mümkündür. Evrensel bir insanda:canlı beden ve nefis, içgüdü, deneyim, refleks, zeka...vb doğal sanal araçlarına ilave olarak, ilahi kaynaklı ruh ve akıl özgün sanal araçlarının varlığı kabul edilir.İnsanda hem can hemde ruh vardır. Hayvanların ruhu yoktur, bedensel canı var. Hayvanlar tamamen canlı beden ve nefis, içgüdü, deneyim, refleks, zeka...vb sanal araçlardan ibarettir.
    Tüm insanlar İslami fıtrat üzerine doğması nedeniyle insana verilen Allah.CC’HUN emanetidir. Ruh her şeyin insandaki anlayış, ilim ve mantık aynasıdır. Olay olgu, varlık, süreç, enerji halleri, yaşanmışlar, yaşanacaklar ve yaşanacakların her şeyin özü ve ilmi onda vardır. Bu nedenle her şeyi anlamaya düşünmeye kavramaya, yoruma..vb olanağımız vardır.
Genel Olarak Aklın Hüneri Liyakat, Ruhun Hüneri Samimiyet, Zekanın Hüneri Nefsi Kökenli Hızlı ve Doğru Kavramak, Nefsin Hüneri;Hayvani Siyaset, İnsanın Hüneri Cehalet-Hüsran ve Kişiliğin Hüneri Tercihtir.
   Hayvanlar; bedensel organlarından öncelikle beyinlerinin, genlerinin ve zekalarının kontrolündendir. Bazı aklı ve ruhu güdükleşmiş ilkel insanlarda böyledir. Bu insanların iradeleri nefisleri ve zekalarının kontrolündedir.Gelişmiş insanlar;akıl ve ruhun kontrolündeki iradelerini liyakatli(akıllı) kullanırlar.
   Zeka güneş ise akıl arşın gölgesi ve gece misali ona nefsin metriksinde işlevsellik kazandırarak ruhun ulviyetine doğru yol aldırırken meyvesi bedende güzel ahlak ve sayısız meziyetler kazandıran sanal araçtır. Zeka genlerimiz ve çevrenin etkileşim ürünü ve irsidir.
   Büyük bir olasılıkla insan doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki tüm nesnel ve sanal eşyanın veya her şeyin nüvesinin, kendisine verilen ruhun nüvesinde olması nedeniyle aklını kullanarak; eşyayı-doğayı anlıyor tanıyor ve gerçek kişiliğini tanıyor ve hayvani-meleği doğa ötesine taşıyabiliyor. Hayvanlarda ve bu sanal aracını çalıştırmayan veya çalıştıramayan insanlara da eşyayı kavrama-doğayı anlama sadece zeka aracı ve nesnel-sanal nefislerle olur. İnsanda; zeka, nefis, akıl ve ruh sanal araçların hepsi çevreyi ve eşyayı tanımada kullanıldığı için diğerlerine baskındır.

  AKIL NEDİR?İnsandaki meyveleri;güzel ahlak, paylaşma, zayıflarına insancıl (rekabete girmeyen), doğa ve hayvani-meleği doğa ötesi hikmetlere sahip …vb olan ilahi kökenli sanal araçtır. Sadece akıllı varlıklara özgüdür. Bitkilerde, hayvanlarda,... sistemlerde …vb bulunmaz.Sadece akıllı insan ruha endeksli düşünebilen insan demektir. Sadece zeki insan nefse endeksli düşünebilen insan demektir..
    
Akıl ruhun nüvesine dayalı en insancıl ve evrensel çalışan işletim sistemi gibidir.Sıra dışı doğal ve hayvani-meleği doğa ötesi erdemli sezgilere-bilgilere açık ya da sahip, fıtratı ölçüsünde, güzel ahlak kurallarına uyumlu yaşamayı arzulayan veya  yaşamaya çalışan  insandaki kişiliktir.Kısaca, insani özellikler açısından  en az güdük olan, büyük zihinsel kapasiteye sahip insandaki erdemli insani kişiliktir.Tüm insanlar akıllıdır.  Aklı ilkel, aklı doğal, aklı asri, aklı normal, aklı meleği, aklı selime kadar çeşitli akıl dereceleri vardır.Genetik yapının %1'i ? akıl,ruh la ilgilidir.. Akıl ruhun işletim insani sistemi gibidir. Onunla doğa ve hayvani-meleği doğa ötesinin güzel ahlak kuralları (meleği kurallar) deşifre ve kabul edilip öğrenilir.
      Aklı zekadan ve nefisten ayıran en önemli özelliği ve özgünlüğü Ruha dayalı olarak liyakatli mantık aynasına sahip oluşudur. Yani liyakatli öncelikli düşünür ve karar yargısına varır.
      Genel Olarak Aklın Hüneri Liyakat, Ruhun Hüneri Samimiyet, Zekanın Hüneri Nefsi Kökenli Hızlı ve Doğru Kavramak, Nefsin Hüneri;Hayvani Siyaset, Kişiliğin Hüneri Tercih ve İnsanın Hüneri Hüsran-Cehalettir.
      Zeka güneş ise akıl arşın gölgesi ve gece misali ona nefsin metriksinde işlevsellik kazandırarak ruhun ulviyetine doğru yol aldırırken meyvesi bedende güzel ahlak ve sayısız meziyetler kazandıran sanal araçtır. Zeka genlerimiz ve çevrenin etkileşim ürünü ve irsidir.
      Sanki akıl herşeyin özünü içeren ruhun engin ve kusursuz edepli deryasında, nefsin-zekanın; düz-çukur-tümsek(pire) ayna mantık sistemlerini insanın önüne koyan yegane sanal araçtır. İnsanın nefsini/kendisini tanımasını sağlayan insani sanal araçtır.
Akıllı insanlar (aklı selim); tüm aşmazlarını, aşılmazlarını, marifet, zafiyetlerini, emanetlerini, risklerini, davranışlarını, eylemlerini ve değerlerini;en doğru zaman, süreç ve olguda/larda; doğru yerde/kişi-kişilerde değerlendiren ve değerlendirtenlerdir.Akıllı insanların en çarpıcı özelliklerinden birisi, gerektikçe;sıra dışı, negatif, istenmeyen veya güdük insan sıfatlarını (drama,dengesizlik, aptallık, yalanı, geri zekalılık, zır delilik, saflık, ahmaklık, serserilik, yalancılık..vb. özellikler) toplumun menfaatleri için diyet olarak kullanmalarıdır.
    Bazı akıllı insanların özelliklerinden birisi de; nefsini çok iyi tanıdığı için; pozitif, negatif(aptallık, dengesizlik, safflık, serserilik, drama, yalancılık...vb), nötr ve geçişken hertürlü insani sıfatlarını, hüner ve yeteneklerini; bulunduğu habitatta en mükemmel dizayn edebilen ve kullanabilen kişiliktir. Kısaca, inanç değerlerinide dikkate alarak, fıtratına uygun doğru tercihler yapan kıvrak, doyurucu ve güvenilir kişiliktir. Akıl, Ruhun (insan genlerindeki oranı %1'i ? ) işletim sistemi gibidir.İşleyen-çalışan akıl ve ruhun; en güzel meyvesi güzel ahlaklı insandır. Hayvanlar asla akıllı olamazlar. Aklın derecesi, güzel ahlakla doğru orantılıdır.En net, sade, güzel ve doyurucu tanımı İslamiyet’te geçer, köken itibarıyla ilahi kabul edilir.
En akıllı insanlar(aklı selim), peygamberler ve velilerdir. Onlar, ileri derecede;insani, doğal, doğa ve hayvani-meleği doğa ötesi sezgilere sahip, yeterince akıllı(aklı selim) ve zeki insanlardır. En sıra dışı çile - sıkıntılara katlanabilen nefse sahiptirler. İnsanını en güzel-verimli eğitilmiş önderleri ve büyükleridirler. 
Çok yüzlü münafıklar, cahiller, aptallar, geri zekalılar, dahiler, şok Akıllılar(aklı ilkel), süper parti siyasetçileri, deliler...vb.hiçbir sıra dışı insan akıllı insanların hudutlarını aşamaz. Belki de bu karakterin hepsini drama veya yaşarak öğrendikleri için tepkisinde/lerinde başattırlar. Akıllı  insan çözümlerini delilerin dudakları arasında aramaz. Belki de, hikmet sahibi insanlar;bedenen ve zihnen değişmek üzere, sıra dışı olay ve olguları yaşayarak öğrenmek için Allah CC'YE baş vuranlardan çıkar.  Kozmopolit  insanlarda,  hikmet görülmez ve beklenmez. Tarih boyunca;güzel ahlak hakimiyetinin-yayılması için;Hıristiyanlık öncesinde çok sayıda peygamber öldürülmüştür.

          
Belki de değişmek isteyen insanların Allah CC’HUNU doğru anlamak ve muhatap oldukları - olacağı tüm varlık-olay-olgu-süreçler..vb; doğru algılamak, doğru empati duymak-kurmak ve doğru iletişim için insan sanal araçları için gerekli mantık ve düşünme ara yüzünü içeren insani işletim sistemini yüklemek için (kalbini temizlemek=kalp nadası ve kuran ahlakının işletim sistemini yüklemek için) sanal dünyası ve sanal araçları (zihinsel kapasitesi) nadas (formatı) yapılması gerekir. Ör.bir robotun veya bilgisayarın önce kapasitesi nadas (format) yapılır. Sonra onunla iletişim kurmak için ona işletim sistemi, dil ve sanal programlar yüklenir. Bu yöntemin/lerin bir yolu da kişilerin doğru zaman-koşul-mekan da…vb fıtratlarının kaldırabileceği kadar her şeyin veya temel şeylerin terseri-nötrleri- ilgisizleri. ilişkisini ve çevreye çimlenişini uzlette ve yer yer toplum içinde yaşayarak ve yaşatarak öğretip-öğrenip hayata güncellemektir. Bu hikmeti taklit ederek; insanlarda iletişimin sağlıklı olması ve birbirini doğru anlamaları için (algıda değişmezliği yaratmak için) bu yöntemi kısıtlı eğitimde uygulayabiliriz. Değişim zorunludur.
Gerçekte Akıl ve Ruh kavramı batıda çok yanlış, karışık ve çapraşık geçtiği için Tıpta Akıl, Ruh ve Sinir hastalığından bahsi edilir. Aslında gerçek ve sanal nefis hastalıkları vardır.  Ya da  zeka özürlülük vardır. Bu hastalıkların hemen hepsini hayvanlarda da görmek mümkündür. Ruh-Akıl, Evrensel insana özgü ve ilahi kabul edildiği için; En alt seviyedeki, aklı ilkel olup tüm insanlarda vardır. En üst seviyedeki akıl;aklı selim olup, peygamber ve velilerde vardır. insanda çeşitli akıl dereceleri vardır; az akıllılar(aklı ilkel) .... ya da çok akıllılar(aklı selim) denilir.Yoksa akıllı olmayan insanların hepsi (aklı ilkel olanlar) akıl hastası kabul edilirdi. ( 1' Film İntranet Üzerinde Sadece Zeve Kampusun de ve YYÜ Tıp Fakültesi'nde İzlenebilir) internet. "
         Akıl ve zekanın uygulama alanları nelerdir? Aklımızı ve zekamızı nerelerde kullanmalıyız?
         Akıl:
özellikle ve öncelikle;yaşama stilimiz de ki tercih ve uygulamalarımızla ilgilidir. Nefsine uysun uymasın ya da hangi nefis mertebesinde olursa olsun iradesi dahilinde;akıllı insan/fert/devlet/kurum/kavim..vb yaşama stilinde(şeklinde) kendine güzel ahlakın kurallarını(peygamber ahlakı) benimseyen, tercih eden ve iradesi ölçüsünde uygulayanlardır. Akıl işletim sistemi ruhun sınırsız güzelliği ve everenselliğin ötesindeki havuzunda güzel ahlak kurallarıyla yaşayarak yol alır. Kişi nefsi emareye sahip olsa da yani ibadetler ve kurallar kendine zor gelse de sanal dünyasında ve gerçek dünyasında iradesinin gücü oranında bu kuralları samimiyetle benimsemesi onun akıllı bir kişilik olduğundan şüphe edilmemelidir.Aklın sadece öncelikli alanı budur.Tefekkür, ilimi kullanma-tetkik etme...vb uygulama alanları var.
          Zeka;Nefsimizin
dünyevi ve uhrevi işlerinde;özellikle ve öncelikle;menfaat farzlarımız, idlerimiz, egolarımız ve süper egolarımızın uygulama alanlarında kullandığımız sanal aracımızdır. Vahşi hayvanlarda akıl olmadığı için;duygularını, içgüdülerini, deneyimlerini ve zekalarını kullanarak güçleri oranında kendi yaşam sınırlarını belirleyip can pazarında menfaat farzlarına dayalı olarak yaşarlar. Aklını kullanmayan-kullanmak istemeyen ya da aklın kurallarını kabullenmeyen/ kabul etmeyen tüm insanlar bu kategorinin kombinezonları içine dahil edilebilirler.Bu kurallarla yaşamaya mecbur ve mahkumdur. Ör:Kuduz ve kapitalist ahlak yaşam biçimi bu kategoriye girer.
         Hayvanlar; bedensel organlarından öncelikle beyinlerinin, genlerinin ve zekalarının kontrolündendir. Bazı aklı ve ruhu güdükleşmiş ilkel insanlarda böyledir. Bu insanların iradeleri nefisleri ve zekalarının kontrolündedir.Gelişmiş insanlar;akıl ve ruhun kontrolündeki iradelerini liyakatli(akıllı) kullanırlar.

         
          İnsanda Aklın Öncelik Prensibi Alışkanlığı (İnsanda Asil Şah Prensibi):
Özel haller ve istisnalar hariç, en kaliteli insanlar;zeka ve nefsinin tüm faaliyetlerini; aklın ve ruhun; gölgesinden, süzgecinden ve kontrolünden geçirdikten sonra uygulamaya koyanlardır . İnsanda:ruh şah'ının işletim sistemi akıl, nefis vezirinin işletim sistemi de zekadır.  
          Ruh akılla birlikte, insanı hayvani-meleği doğa ötesindeki; ulvi, meleği makamlara meyilli yönlendirirken bedendeki hasılatı güzel ahlaktır. Nefis zeka birlikte;doğayı ve madde alemini hızlı kavrayıp uyum sağlamamıza yardımcı olur. İnsanı doğadan daha aşağılık(hayvandan daha aşağı) makamlara meyilli yönlendirirken ahlaki hasılatı kuduz ve koyun ahlaktır.

         
Sanki insanların bu asır liyakatsiz;yönetim, eğitim, öğretim...vb yaşam tercihleri nedeniyle/leriyle; ruh ve akılla; meleği doğa ötesine yönelimi güdük, nefis ve zekayla hayvanlardan aşağı doğaya yönelimi ise baskındır.
          Akıl ve zeka , nefis ve ruh zıt kutuplara insanı yönlendiren tamamlayıcı sanal araçlar olup, konumlarının yararı; asimetrik düşünmemize engel olup daha küresel, simetrik dengeli ve verimli düşünmemizi sağlar. Bu araçları dengeli çalıştırmayan primitif insanlarda düşünce asimetrik olduğu için ahlak doğal ve asimetriktir. Ya şucudur ya da bucudurlar.
         Sonuç olarak; ferdin, nefsini-bedenini ve zekasını, aklının-ruhunun kontrolüne koyması gerekir. Bu çıkarsamadan hareketle;toplumlar, kavimler, devletler ve milletlerde;nefsine ve zekasına tabii insanlarını, akıllı-evrensel insanlarının güdümüne ve yönetimine koydurtacak; eğitim, seçim, sınav, yönetim…vb sistemleri geliştirmeleri gerekir.


NEFİS NEDİR?İnsanın; hayvani,gayri ahlaki, sıra dışı istenmeyen; tercih-davranış-duygu ve düşüncelerinin ilişkilendirildiği; doğaya eğilimli-etkili, Nesnel hayvani-bedensel ve etolojik (hayvani) sanal nesfi bedenimize ya da nüvesine (1)denir. Kısaca;Gücümüz, irademiz, tercihlerimiz ve eylemlerimizle baş edemediğimiz gayri akli ve gayri ahlaki her;davranış, eylem, hayvan, fert, devlet, kurum kuruluş..vb her şey; bu istenmeyen konum itibarıyla nefsimiz mesabesindedir Ör;sigarayı veya içkiyi bırakamamak (zayıf irade) da bedenimiz nefsimizdir. Mantık ve irademizin; aşka, kumara, aşırı adrenalin tiryakiliğine...vb karşı aciz düşmesi nefsimizdendir. Küresel ısınma sorununa karşı önlem ve çözümlere katılmayanların bu süreçteki kişilik konumları nefsimiz mesabesindedir. İrademiz, yeteneklerimiz ve gücümüzle kesinlikle başaramadığımız veya başarmayacağımızdan emin olduğumuz olayların, süreçlerin, sorunların ve problemlerin çözümü konusunda; Allah CC. dua ederiz. Sonuçta; doğru-yararlı tepkiler, davranışlar, çözüme yönelik yönelik denklemlerin, konumların kombinezonları ortaya çıkınca veya çözülünce de; Nefsini tanıyan rabbini tanır (ayet/hadis!).İnsandaki bu kişiliğin konumu ve etkisi ayrıcalık gösterir.İnsanın genetik yapısı-yatkınlığı ve çevrenin; nefsi kişiliğinin (sanal-zeka-bedensel kişilik) gelişimine etkisi, çok büyüktür.
      Sanal ve nesnel nefsimizin hüneri doğal, yabani, gayri insani veya vahşi oluşudur. Yani doğaya meyilli ve samimiyetsizliktir. Zeka işletim sistemi ile çevreye icabet eder.
      Genel Olarak Aklın Hüneri Liyakat, Ruhun Hüneri Samimiyet, Zekanın Hüneri Nefsi Kökenli Hızlı ve Doğru Kavramak, Nefsin Hüneri;Hayvani Siyaset, Kişiliğin Hüneri Tercih ve İnsanın Hüneri Hüsran-Cehalettir.
       Normal  insanların çoğu, doğuştan; nefsi-zekası itibarıyla  hayvanidir (kötü değildir), ruhu-akli itibarıyla meleğidir. . Sanki insan nefsi itibarıyla primat, ruhu ve aklı itibarıyla melek gibidir, bu açıdan evrim daha çok insanın nefsi ile(bedeni, zekası…vb) muhataptır. (Demirkuş 2007).Genetik yapının %99'u belki de %100'ü maymunlara benzer ve nefisle ilgilidir.Nefisin göbek bağı;zeka işletim sistemiyle ile doğaya meyilli çalışır.
Belki de bir insanın fıtratından ve nefsinden verim alması için: geçici bir süre (en azında;çocukluk,eğitim ve öğretim sürecinde) her şeyi gönlünce düşünüp yaşamaya çalışırken ( nefsi arzularını dolu dolu yaşarken); nefsinin diğer insanlara  açılan ikram ve tersi kapılarını, nötrlerini ve geçişkenlerini tanımak (nötrlerini, geçişkenlerini, en güzel ortak payda ve tersi özelliklerini tanımak), ilgi ve icabet koşullarını çok iyi saptaması gerekir. Her insan nefsinin sıfatlarında külli nefsin ortak paydası gereği en azında; bir veya birkaç güzel karakteri vardır. Kişinin, nefsini doğru tanıyıp;normal hayatta, bu özelliklerine yoğunlaşıp- kullanması-geliştirmesi(eğitimle bu güzel hasletini/lerini refleks haline getirmesi) adil sosyal ilişkilerde bulunmaya kendini endekslemesi  (kendini bu duruma göre dizayn etmesi) önemli bir problemini çözmesi anlamına gelir. Belki de doğrusu;pozitif-negatif-nötr..vb arzularla doluşan; sanal kişilik (1)ve canlı bedeni nefis kabul edersek, gerçek-sanal doğayı da onun habitatı kabul etmek gerekir. Kısaca, gelişmiş insan olmaya engel;eylem, özellik, davranış, kışı, devlet...vb her şey nefsinizdir. En net, sade, güzel ve doyurucu tanımı İslamiyet’te geçer, köken itibarıyla, bedenle birlikte doğal kabul edilir.
Çeşitli nefis mertebeleri mevcuttur; nefsi emare (emir eden nefis, iradeye baskın nefistir, kötülüğü emir eder ve pişman olmayan nefis), nefsi müsevvile, nefsi raddiye, nefsi levvame, nefsi natıka (genleri diri ve konuşan nefis), nefsi mutmaine, (güzel ahlaklı  evcilleşmiş, iradeye ve güzel ahlak-adil düzen kurallarına itaat eder).
İnsanda Nefis ve Kişilik Mertebesi;Genellikle İrademiz, gücümüz, kişiliğimizle veya herhangi bir şekilde;kontrol edemediğimiz, değiştiremediğimiz-baş edemediğimiz;gayri ahlaki-gayri akli;duygu, düşünce, arzu,eylem, davranış, özellik, fert, toplum, kavim, millet,devlet,…vb. özümüze ve çevremize ait her şey istenmeyen bu konumu/ları itibarıyla nefsimizin mesabesindedir. Ör;herhangi bir özellik bakımından, nefsi emareye sahip bir insan, nefsi natıka (genleri diri ve konuşan nefis) veya diğer üst kalite nefis özelliklere sahip kişilerin (insanların) nefsi durumundadır. Kısaca ahlak kalitesi bakımından;bir alt seviyedeki;duygu, düşünce, arzu,eylem, davranış, özellik, fert, toplum, kavim, millet,devlet,…vb, bir üst seviyedekinin nefsi konumundadır (durumundadır). Bu açıdan insanlar kategorize edilirse;aklı ilkelden, aklı insana ....dereceli olarak tüm insanlar; aklı selime sahip insan nefsi konumundadırlar.Yani en alt basmaktaki nefis primitif-ilkel insan nefsi, kişiliği en üst basmaktaki nefis aklı selime sahip gelişmiş insan nefsidir. İnsanlarda; çoğu özellikleri-nefsi sıfatları-davranışları bakımından izafi mozaik (göreceli) nefis söz konusudur. Yani çoğu kişide; nefsi sıfatlarının derecesi bakımından izafi mozaik harmanlama söz konusudur.Genellikle tümüyle saf nefsi müsevvile, nefsi raddiye, nefsi levvame, nefsi natıka (genleri diri ve konuşan nefis), nefsi mutmaine, (güzel ahlaklı evcilleşmiş, iradeye ve güzel ahlak-adil düzen kurallarına itaat eder). sahip insanlar azdır. Batıdaki seri cinayet işlediğine pişman olmayan katiller tümüyle nefsi emaredir(primitif-ilkel altı insan). Primitif-ilkel insanın nefsi; hayvanlardır!! Primitif-ilkel altı insan ise sanki hayvanların nefsi konumundadır. Fert,toplum, devlet olarak;nefsimizle verimli yaşamanın önemli bir yolu;onunla rekabet ve yarışa girmeden, fıtratına uygun verimli zaruri ilişikler denklemi/leriyle;eylemle, lisanla,yüreğimizle   veya bunların kök hücre varyasyon kombinezonları mantığıyla ona katılmak, yaklaşmak, karışmaktır ve gerekirse uzak durmaktır.
Bilmeyen bilenin mazlum nefsi mesabesinde kabul edilir. Ör.cahiller, bilmeyenler ve çocuklarımız mazlum nefsimiz mesabesindedir.

Nefsini Tanımak:İnsanın zihinsel- bedensel araçlarını; tanımak, tüm güçlerini bilmek, kullanma becerileri derecesini doğru kavramak, insani, doğal sıfatlar- araçları…vb doğru tanımak, uygulamak ve kullanmaktır.
      İnsanın, sanal ve nesnel özgün sıfatlarının pozitif, negatif, nötr ve varyasyonlarını çevre ile etkileşim gücünü, konumlarını doğru bilmektir. İrademiz,  gücümüz ,  kişiliğimizle veya herhangi bir şekilde, kontrol edemediğimiz-baş edemediğimiz;gayri ahlaki-gayri akli;duygu, düşünce, arzu,eylem, davranış, özellik, kişi, kurum, toplum, millet…vb. özümüze ve çevremize ait her şey o konumda nefsimizin mesabesindedir.Diğer bir ifade ile;fert/kavim bazından insanlık bazına kadar;sanal (akıl, zeka...vb) ve nefsi (bedensel organlarını) araçlarının; gücünü ve konumlarını çevre ile etkileşim gerçeklerini doğru öğrenmesi-tanımasıdır. Bu dost doğru konumlandırma ve teşhisten sonra;kendini benimsediği namuslu ve dürüst kurallar-tercihlerle doğaya ve insanlığa entegre eden fert ve kavimler istenen kavimlerdir.
Böyle fert ve kavimler;neticeye tesir güçlerini doğru bildikleri için; doğada helak olmadan doğru yapabilirliklerine fıtratı ölçüsünde yoğunlaşırlar.  Bu fert ve kavimler;kimlerin ve kimin kendilerine kadir, kendilerinin nelere kadir olduklarını çok iyi bildikleri için ;nefsiyle baş edemeyeceğinden emin olduklarından;yaptığı ibadetler ve güzel davranışlardan edindiği zihinsel refleks sezgiler sonucu;nefislerine tapmadan, teslim olmadan ona/onlara verimli olabileceği;davranış, ilişki kombinezonuna girerler veya hangi koordinat-konumdan/lardan yararlı çimlenmeye başlayacağını yaşayarak öğrenirler/öğretilirler ya da verimli tepkiler geliştirirler.Uyduğu kuralların geçerli davranış-eylem reçeteleri olduğuna yaşayarak öğrenir, inanır ve rabbini tanır-ona arif olur. Ör;sigarayı veya içkiyi bırakamamakta (zayıf irade) bedenimiz nefsimizdir, Mantık ve irademizin aşka, kumara, aşırı adrenalin tiryakiliğine...vb karşı aciz düşmesi nefsimizdendir. Küresel ısınma sorununa karşı önlem ve çözümlere katılmayanlar nefsimiz mesabesindedir. İrademiz, yeteneklerimiz ve gücümüzle kesinlikle başaramadığımız veya başarmayacağımızdan emin olduğumuz olayların, süreçlerin, sorunların ve problemlerin çözümü konusunda; Allah CC. dua ederiz. Sonuçta; doğru-yararlı tepkiler, davranışlar, çözüme yönelik yönelik denklemlerin, konumların kombinezonları ortaya çıkınca veya çözülünce de; Nefsini Tanımayan Rabbini Tanımaz, Allah C.C. çıkarsamasından hareketle;Evrim sanki-özellikle akli primitif (ilkelin) insanın nefsini tanıma aracıdır. Evrimi bilmek ve tanımak, en azından evrimdeki gerçeklere talip olmak, insanın nefsinin nefsini veya kendini-nefsini daha iyi tanımasına yardımcı olur.İnsanların doğal davranışlarına anlam vermek ve zihninde doğru yere oturtmak için; hayvanlarınkiyle özdeşleştirmek açısından, etolojik (hayvan davranış bilimi) davranışları bilmekte çok yarar vardır. Batıyı doğru anlamak ve uyum sağlamak için bu zihinsel aşıya gereksinim vardır.
Önemli;Yaşama şekli ve stilimizle;nefsi pozisyonunda bulunduğumuz;daha güzel ahlaki-akli;duygu, düşünce, arzu,eylem, davranış, özellik, kişi, kurum, toplum, kavmimiz, ailemiz, büyüklerimiz, halkımız, milletimiz,devletimiz…vb. çevremize ait her şeye karşı;ölçüleri kaçırmadan, eksiklerin bilincinde olarak, onlara tapmadan;fıtratımız ölçüsünde; hassas, duygulu, sevecen, kibar saygılı, ölçülü davranış, eylem, örnek ve ders alma tepki denklemler kombinezonları ve konumları içinde olmalıyız.
Önemli deneyim;fertler ontogenetik kavimlerse filogenetik olarak geçmişlerini değerlendirirken; ahlaki yönden en güzel ve dorukta oldukları süreç ve olgularına yoğunlaşmalarında yarar vardır. Yani bu çizgi ve konumları dairesinden insanlığın parçası olarak yeşerip-değişip doğaya katılmasında yarar vardır. 1, 2.
Nefsi emare:Ör, batıda seri cinayetleri işleyen katiller bu gruba girer. İradeyle durdurulamıyor.  Bu insanların çoğu işlediği suçtan pişmanlık duymazlar.
          Zeka güneş ise akıl arşın gölgesi ve gece misali ona nefsin metriksinde işlevsellik kazandırarak ruhun ulviyetine doğru yol aldırırken meyvesi bedende güzel ahlak ve sayısız meziyetler kazandıran sanal araçtır.Zeka genlerimiz ve çevrenin etkileşim ürünü ve irsidir.

Kendini Tanımak:

FITRAT(YAPI) NEDİR? Bir varlığın veya canlının doğasına ait tüm enerji hallerini veya yapısını ifade eder. Ör.İnsan fıtratı;bedensel ve zihinsel tüm ünitelerinin-bileşenlerinin (akıl, ruh, nefis, beden,genetik yapı-dizayn-potansiyel, mantık..vb) toplam-doğal; potansiyeli veya enerji halleridir.
FITRAT(YAPISAL) ÖZGÜNLÜĞÜ VE ÇEŞİTLİLİĞİ;insanlardaki sanal ve nesnel nefis mertebeleri, sahip olunan sıfatlarının; baskınlık, değişmezlik ve özgünlük çeşitlerinin yapısı, değişimezleri ve değişimleri ile ilgilidir.Ör.zeka açısından;ezberci fıtrat, kavrayıcı fıtrat, belleyici fıtrat, ilişkilendirici fıtrat…vb.
     Ör.Tüm insanlar İslam fıtratı üzerine dünyaya gelirlerdeki maksat;Müslümanların ve Müslüman olmayan insanların çocukları dünya’ya gelirken kendilerine genetik yapılarında olmayan yani irsi olarak ebeveynden yavrulara geçmeyen; en az iki araç;akıl ve ruh verilir. Bu araçlar başka hiçbir primata verilmez.Akıl ve ruh İslami kurallar ve bu kurallara eş değer uygulamalarla hayata uygulandığında; hayat döngülerinin zihinsel boyutlarının meleği doğa ötesine doğru yol almasını sağlar. Akıl ve ruh, kullanılmadığı zaman;insanda güzel ahlak gelişimi güdük kalırlar. Yani hayvani-meleği doğa ötesi enerji hallerinden mahrum zihinsel havuzlu insanlarda; yayılan ve kendilerine dönen zihinsel enerji halleri ilkel primatların döngüleriyle özdeşleşerek;sanal dünyası itibarı ile hayvanlaşıyor veya özgünlüğünü kurtaramıyor ya da doğayı aşamıyor. Belki de bu asrın sanal hastalığı ya da yetersizliği budur. Zihinsel enerji itibarıyla hayvanların tasarrufunu-kapasitesini aşamayan ve böylece güzel ahlaklı insanların azınlıkta olduğu bu günkü dünya ortaya çıktı...  

Fıtrat Cahili/Kara Cahil/Yapısı Değişmez Cahil;yanlış bildiğinin katır avukatlığına ve eylemine soyunan fert ve toplumlardır.Ör. bazı bilim ve din cahilleri. Genellikle bunlarla tartışmalarda uzak durulmalı.

Eğitim Cahili/Bilmezliğin Cahili/Mazlum Cahil;Çocuksu bilmediğinin farkında olmadan yanlış bildiğinin avukatlığına ve eylemine soyunan fert ve toplumlar, bazı gençler ve çocuklardır. Ör;bazı siyasiler, bazı din ve bilim insanları, bazı halktan insanlar, batı, veto imparatorluğu, gençlerimiz ve hemen hemen tüm çocuklarımız.Genellikle bunlarla yararlı, örnek, eylem, mesafe ve konumlarda durulmalı.

İNSAN FITRATLARI (GENETİK VE ZİHİNSEL YAPISI) DİKKATE ALINARAK, NASIL VE HANGİ LİYAKATLA BİLİM VE İLMİDEN EN YÜKSEK VERİM ALINABİLİR?
          İnsanda: sadece bilim ve öğretimle; doğaya ve bedene,nefsine endeksli öğretim yapılması; bireylerin zihinsel araçları ve mantık sistemleri vahşi doğa yasalarına ve varlıklarına kenetlendiği veya yoğunlaştığı için;insanda bu yasalar endeksli vahşi şovenist ahlak, eylem ve davranışların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
        İnsan:sadece ilim ve eğitimle;ruhuna, sanal dünyasına endeksli doğa ve ötesini aşarken öğrendiklerini; fıtratına uygun ve aklı kurallara göre disiplinize etmediği/edemediği zaman; Siyonist ruhban ahlak, eylem ve davranışların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
        Bu önermeler ışığında;tüm insani fıtrat çeşitleri Ör.zeka açısından;ezberci fıtrat, kavrayıcı fıtrat, belleyici fıtrat, ilişkilendirici fıtrat…vb. dikkate alınarak;güzel ahlakı motive edici eğitim ve öğretim öncelikli sistemlerini varyasyonları geliştirilmelidir. Özellikle namuslu, dürüst,soylu insanlar ve güzel ahlaklı inanç sahiplerinin fıtratlarını öne çıkaran ve taklit ettirmeye yönelik eğitim, öğretim, sınav, yönetim…vb sistemlerin varyasyonları keşif edilmelidir.
        İnsan için;eğitim - öğretim, bilim - ilim arasındaki dengenin önceliği ve oranı konusuyla, kusursuz örtüşen Hz. Muhammed A.S.hadisi yol göstericidir;
”Dünyası için (bilim-öğretim), ahretinden (ilim-eğitim) ve ahreti için dünyasından vazgeçen bizden değildir.
  
İnsanın sanal araçları, sıfatları (Akıl, Ruh, Zeka, Mantık, Hafıza-Zihinsel Beden, Düşünce, Fikir, Nefis, Muhakeme, Özgünlük, Haset, Kibir, Gadab, Ucup, Kıskançlık, Sevgi, Merhamet, Kahhar…) ve davranışları konusunda en geniş bilgi; tanımlar kavramlar arası mantık dizaynı Kuran-ı Kerim'e dayalı İslamiyet’in felsefesinde bulunur. İnsanın nesnel araçları;beyni, duyu organları…vb tüm bedensel araçlarıdır.  


Belki de bilmediğini bilmeyen, dünyanın dengesini şaşırtan “Çok Başlı Veto İmparatorluğudeccal olamaz ve değildir. Olsa olsa deccale minik bir malzeme olur. Uygulamalarıyla gerçekten parçalayıcı oldu. Şimdide globalleştirme-federeleşme, topluluklaştırma   yolunda kapitalizmin farzlarına ve kurallarına göre kendini tevhit ettirtiyor.Kapitalizm için yaşamak besi yerlerini (toplumu) kapitallerine dayalı yaşatmaktır Demirkuş 2007.. Tek başlılığı sadece kapitalist sermayenin menfaat farzları ile bir aradadır. Bu gidişatla, akıbeti; obez ekonomi ve obez kapitalizm septomlarının biri ile kendini teknoloji çöplüğünün içinde bulması olacak. Ölümünü hızlandırmak isteyenler petrol kuyularını peşkeş çeksin. 1, 2, 3

A-İnsan bilmediğinin cahilidir. Cehalette felaketlerin kaynağıdır. Peki 21. yüzyılda bir insanın ne kadar ne/neleri bilmesi gerekli? Yani kime hangi bilgileri ne oranda yüklemeliyiz? Yada bir insanın neyi ne kadar neleri bilmesi gerektiğini ne/neler belirler veya belirlemeli?
B-Fertlerin ve toplumların tüm ortak payda ve özgünlüklerinin çeşitliliğine dayalı fıtrat (yapısal) eğitimi yaptırmak ne demektir?
Kısaca; bir insanın minimum ve maksimum neyi/leri bilmesi gerektiğinin ölçülerini ele veren eğitim sistemleri hangileridir. Bir insan; ne kadar özelleşmiş bilgi, ne kadar ortak payda ve ne kadar geçişken bilgilerle donatılmalıdır? Günümüzdeki eğitim sistemleri bu gereksinimlerin hangi boyutlarına hizmet vermektedir?
İp ucu;Bir insanın; bedensel, sosyal ve zihinsel;sınırlarını, ideallerini, sıfatlarını, ifrat ve tefritlerini, normalitelerini, özgünlüklerini ve özgünlük-hoşgörü sınırlarını, genetik ve zihinsel yapısının (fıtratının) özgünlükleri-ortak paydaları, değişebilirliklerini, farzlarını, sünnetlerini, varyasyonlarını, tiryakiliklerini değer yargılarını, id lerini, idollerini, doğru tahmin edebilme-ileriyi doğru görebilme…vb yeteneklerini, tercihlerini…vb özelliklerini doğru tanımamıza net yardımcı olabilecek tanıma sınav ve sistemleri geliştirmeyi düşünün. Zaman içerisinde tüm bu özelliklerin değişebilirlik olasılıkları da hesaba katılarak;fıtrat(yapı), zeka, akıl, ahlak, yetenekleri, tercih mantık sistemini…vb konulardaki; özgünlük, geçişken ve genel özelliklerini belirleyen ölçüm araçlarını (testler, sınavlar…vb) ve envanterlerini geliştirmeyi düşünün.
A-Fotoğrafik veya mantıki taklit eden nefis fıtratı,
B-Ezberci nefis fıtratı,
C-Yaratıcılığı taklit eden nefis fıtratı,
D-Mükemmelliğe taklit eden nefis fıtratı,
E-Eksik, hasarlı, mazeretli, özürlü nefis fıtratı,
F-Tembel veya çalışkan nefis fıtratı,
G-Bağımlılığa meyilli nefis fıtratı,
H-Kapasitesi büyümeye meyilli nefis fıtratı....vb
I-A,B.....H kombinezonları nefisler
İ-Diğer nefis fıtratları bu ölçümlerin varılan sonuçları olamlıdır.
Örneğin;fıtratı özgünlük, değişkenlik, geçişkenlik, değişmezlik ve ortak payda belirleyici testleri. Bu mantıktan hareketle;kişinin eğitimle alabileceği meslek ve yüklenebileceği bilgilerin taslağı belirlenmelidir. Gerekirse biyolojik gen sistemleri dizaynları incelemesi bilginsine baş vurularak bunlara ve diğer edinilenlere dayalı özgün eğitim programı verilir.
Fıtratlarla ilgili ölçümlerde mümkünse çok farklı uzman ekipler ve farklı ölçümlerle varılan sonuçlar örtüştükten sonra verilecek eğitim programına karar verilmelidir.
1


KİŞİLİK KİMDİR?-Kişilik olgun bir insanın iradesi ölçüsünde kendi tercihlerini belirleyen sorumlu egosudur.Bir ben var ki bende benden içeru (Hz.Yunus EMRE);uyanıkken hisseden, uyurken rüya gören. Bedensel ve zihinsel araçların; gücünü, yeteklerini bilen ve bilincinde olan.Her şeyi değerlendirirken;iradesini tarafsız kullanarak tercihleri tasdik edip icrasına karar veren:sorumlu:sanal gerçek; öz, ene, kişilik veya benliktir.
 Genel Olarak Aklın Hüneri Liyakat, Ruhun Hüneri Samimiyet, Zekanın Hüneri Nefsi Kökenli Hızlı ve Doğru Kavramak, Nefsin Hüneri;Hayvani Siyaset, Kişiliğin Hüneri Tercih ve İnsanın HüneriHüsran-Cehalettir.
Normal İnsanın Kişilik Boyutları ve Kişilik Enerji Halleri :Normal bir insanda, doğadaki bilinen 7 boyuta ilave olarak, minimum 5 boyutu daha var;
A-Sanal-(Zihinsel-Sanal Hayvani) Nefsi Kişilik Boyutu ; (Sanal Nefsi Bedenimiz):Zeka işletim sistemi ile çalışıp, doğayı asimile eden ve çıkarsamalar yapan nefisin;doğaya meyilli yayılan-yayılmış doğal sanal enerji boyutudur.Bu kişilik, doğaya ve madde alemine meyilli olup;hayvanlara ve tüm doğadaki nefsi varlıklarla empati (halden/halini anlama, halini yaşama)duyan, özdeşleşen ve kenetlenen   zihinsel-sanal nefsani enerji boyutundaki özgün kişiliğidir. Kısaca insanın;ısı veya ateş halindeki enerji boyutunun sanal-zihinsel kişiliğidir. Hayvani-Ateist Sanal Kişiliğimizdir.

B-Nesnel (Bedensel Hayvani) Nefsi Kişilik Boyutu:
Beyindeki organik tabanlı işletim sistemi ile madde tabanlı çalışan, vücudumuzdur.1, 2, 3, 4.İnsanın Toprak-Madde Boyutudur. Doğaya-Hayvanlara -Nefse bağımlı ve eğilimlidir.Yemeye içmeye, meyilli; canımızı taşıyan bedensel kökenli Materyalist-Ateist Nesnel Kişiliğimizdir.

C-Zeki Kişilik Boyutu (Sanal ve Bedensel Nefsi doğal kişiliklerimizin doğal işletim sistemi merkezli kişiliğimizdir);Zeka işletim sistemine dayalı kişiliğimizdir. Bu günkü ÖSY sınavında muhatap olunan kişiliktir ve hayvanidir.

D-Ruhsal Kişilik Boyutu : Meleği doğa ötesine ve akli kurallara meyilli; meleği-saf-abdal kişilik boyutudur. Ruhban Kişiliğimizdir.

E-Akli Kişilik Boyutu:bedensel ve zihinsel;gerçek araçlarını, sanal araçlarını, yeteneklerini, nefsi-ruhsal kişiliklerini, zekalarını kullanarak namuslu ve dürüst karar veren, ruha, doğaya ve hayvani-meleği doğa ötesine, dengeli-meyilli AkıllıKişiliğimizdir.

Özel Not;Kuran-ı Kerim;varlıkların, olayların, süreçlerin, olguların....ve İnsanın değişik enerji hallerine ve boyutlarına hitap ettiği için bazen kitabın bazı ayetlerini anlamakta sıkıntı çekilir. 18000 alemin enerji haline hitaben yazıldığı rivayet edilir. Kıtab-ı Kerim'i doğru anlamak için insanın sanal ve tüm enerji - kişilik boyutlarını iyi bilmesi, varlıklara-olgulara...vb süreçlere doğru empati duyması-yaşaması gerekir.

F-Gerçek Kişilik(Özgün ve Sorumlu);Bir ben var ki bende benden içeru;rüya gören, bilincinin farkında olan, tüm kişilik boyutlarını; iradesi dahilinde kullanarak; aldığı sonuçlara göre, yaptığı tercihlerden, sorumlu özümüz, enemiz, kendimiz veya Gerçek Kişiliğimizdir.
Güdük insanlarda; kişilik bir veya iki boyut tarafından asimile olmuştur. Örneğin ruhbanlarda kişilik; ruhsal boyut tarafından asimile olmuş ve diğer kişilik boyutlarının kararları güdüktür. Ör: Materyalistlerde beden boyutu kişiliği kafesine aldığı için diğer kişilik boyutları güdük kalmıştır. Filmi izleyin

G-Diğer Kişilik Boyutlarımız

ŞEYTAN KİMDİR?Akıllı varlıkları; gayri ahlaki,gayri akli ve istenmeyen hayvani;eyleme, düşünceye yönlendirmek ve telkin etmek üzere; fert, toplum, kurum, kuruluş, varlık/ları kullanan; bilinçli-bilinçsiz - mantık sistemlerine sahip sanal veya gerçek kişiliğe/lere verilen kavram-isimdir. İnsan aklının zekasının ve fıtratının açıklamaya ve anlamaya henüz müsait(uygun) olmadığı; eylem, olay, olgu ve tartışmalara başka insanları (fert, toplum,kurum, kuruluş, devlet..vb araç olarak) kullanan, sürükleyen ve zorlayan varlıklara atıf edilen sıfattır. İnsanın cehaletinden yararlanarak,aklının ermediği şeylere insanı yarıştırmaya, tartıştırmaya-eyleme sürükleyen, zorlayan ve araç olarak kullanan bedensel veya sanal varlıklardır.

DECCAL KİMDİR?En çok Allah C.C ’HUYU taklit ederek ona benzemek isteyen sahte ilaha/lara denir.
-Deccal;gizli, açık, bilerek, bilmeden; ilahlaşmak isteyen,kandırılan, dini ile alış veriş yapan veya dinin satan...vb tüm varlıkların ilişkilendirildiği sanal kişiliktir yani "bir o var ki oda ondan içeru". İnsan veya insanlık üzerine ilahlık niyetlerini hayata geçirmek için; insanı yozlaştırıp hayvanlaştırmak ve bilgi edinmek için kudurmuş ahlak sisteminin insanda ortaya çıkmasına vesile olan sahte ilah ve ilahlardır. Kısaca onun için başta insan olmak üzere tüm varlıklar ilahlaşma aracıdır. Bu amacına ulaşmak için;başta insan olmak üzere sıra dışı kötü amaçla;çoklu, bölücü, parçalayıcı, analiz edici uygulamalar ve zihniyetle, varlıkların fıtratlarını zorlayarak tüm enerji hallerini deşifre ederek edindiği bilgilerle kendini tevhit ettirten sahte ilahi kişiliktir.
-Şeytanın arzuladığı çapulcu ilah/lardır
-Genellikle insanlar kendine iftira ederek;kendilerine şeytan ya da deccal demektedirler veya dedirtmektedirler.
-İnsanlar deccal olamaz olsa olsa Deccal’e malzeme olur.
-Bugün batıdaki satanistler ya da iblisim diyenler saptırılmış zihniyetin cahil avukatlarıdır.
-Bu tip insanlar sadece iblisin ya da deccalin varlığına ve kendilerine iftira eden sapık insanlardır.

-Aklın şah prensibin tersine çalıştığı asrın ilahlık makamıdır.
-Fert ve toplumların nefsine ve zekasına kul ve mahkum olduğu zamandır.
-Hayvanların insanlardan daha çok sevgi, saygı ve itibar gördüğü zamandır.
-İnsanların hayvanlardan daha aşağılık itibar gördüğü zamandır.

    Deccalı Asrımıza Güncellemek;
-Allah'ı taklit etmeye çalışan;hedefine ve emeline ulaşmak için; sapık ve cahil inanç ehlini, ilahlaşmak isteyen insanları, inanç düşmanlarını ve cahil insanların emeklerini ve enerjilerini makamına tevhit etmeye çalışan çapulcu ilahlık makamının ehlidir.
-Allah CCH’HU insanları dirilterek sanal, nesnel ve düşünsel hayat döngülerinde kanıtlar gösterir.
-Deccal insanları hortlatarak güzel ahlak sıfatlarını taklit ederek tasarrufa götürüp sahte Kadiriliğini Rahmaniliğini kanıtlamaya çalışır.
-Sonuçta Allah CC’HUN dirilttiği ve icabet ettiklerinin ürettikleri peygamber ahlakı ve güzel ahlaka uyumludur.
-İnsanları hem ahrete, hem geleceğe hem de dünyaya uyumlu ve liyakatli hayat döngüleriyle kenetler.
-Deccallın ürettirdiklerinin sonuçları doğal ahlak ve hayvani ahlak’a uyumlu sonuçlardır.
-Deccal insanları sürekli liyakatsiz sanal, nesnel ve düşünsel hayat döngüleriyle sadece doğaya ve hayvanların kenetler.
-Deccal asrında bazı insanları ikna etmek için düşünsel ve nesnel örtüşen gerçek kerametlerle kendine inandırmayı başaracaktır.
-Hatta insanı bile ortadan ikiye ayırma ve tekrar birleştirme bilimine sahip olacağı ve bu ilimle insanları kendi ilahlığına tevhit etmeye çalışacağı hadislerde bildirilmiştir.
-Deccalın ilminde ve uygulamalarındaki sonuçlar;nesnel, sanal, sosyal, düşünsel, zihinsel olarak insanlığı ifrat ve terfide zorlam amacıyla sindirim sistemi mantığı ile önce belirgin olarak zıt ve boğuşan vahşi olarak ikiye ve giderek çok parçaya böler. Deccal ülke sınırlarını ve toplumsal çeşitlilikleri kangrenleştirir.
-Bu asır insanlık yaşam döngülerinde bu vardır.
- Sağcı-solcu, kuzeyli-güneyli, dindar-dinsiz, Kuzey Kore-Güney Kore, Kuzey Yemen-Güney Yemen…vb

-Ancak önceden peygamber hadisleriyle deşifre edildiği için kolayca fark edilebilecektir.
-Dinde bu konuda yaklaşık 10 hadis verilmişidir. En zayıf noktası önceden haber verilişidir. Kolayca deşifre edilebilecektir.
-Özellikle fert ve toplum bazında insanların cehaletinden, zayıf ve hassasiyetlerinden yararlanarak onları, Allah CC'HUN yasakladığı hududuna/larına ve dinin kesin yasaklarına (gizli-açık şirke/lere ...vb) sürükleyip;Allah’a, dinine ve inananlara düşman etmektir. Deşifre edildiği zaman ilk işleri kılık değiştirip haktan yana dem vurmalarıdır.
-Buna alet olan zayıf insanları ve münafıkları izlemek, ibret almak ve hoş görülü olmak;gelişmiş ve erdemli-evrensel insanların, vicdani vebali ve namus borcudur.
Allah C.C ’HUN kıyamete kadar dinini koruyacağına dair ayeti ve değişen asırlara insanın dine uyumu konusunda peygamberinin hadisleri vardır.Din elden gidiyor diye, münafıkların ve cahillerin telaşa, hamasete, takiyelerine, yardımlarına, babalık, ağabeylik, alimlik...vb hatta icraatlarına bile mahal-gerek yoktur.
      Önemli not;İnsanlığın güzel,haklı geleceğini garantilemesi ve bu kadar bilgiyi ilahlaşma küstahlığına kalkışanları fark etmesi için: bu düşünceler çerçevesinde aklın ve sağ duyunun ilelebet galibiyetine yönelik gizli ve açık önlemleri içeren:insan demokrasisi çerçevesinde;eğitim, öğretim, yönetim…vb sistemleri kurmaları kesinlikle gerekli. Bu olgular;belki de evrensel ve akıllı her insanın namus ve vicdan borcu olmalıdır.
        Bedenen, zihnen, eylemsel ve iş olarak;kadın ve erkek eşitliği kisvesi altında; dişilik ve erkeklik fıtratlarını denkleştirme liyakatine aykırı eşitlemeye kalkışmakla toplumsal dişilik ve erkeliğin özgünlüğünün fıtratını güdükleştirip (anti maço ve anti feministleştirmek veya tam tersi) toplumsal transseksüelliği yaygınlaştırmaya kalkışmasıdır!

MÜNAFIK KİMDİR-NEDİR?Bir insan, devlet, kurum veya toplumun...vb; bilerek ve bilinçli olarak şahsi veya azınlığın menfaat sünnetleri ve farzları için arda kalan tüm varlıkların haklarına hile-hırsızlıkla zarar vererek veya gasp edecek şekilde;gizli-açık çok yüzlü eylem, davranış, tepki ve bilgi üretmesi-yaymasıdır.
-Bazı radikaller düşünsel olarak toplumsal denklemin kangrenleşmiş, kanseleşmiş münafıkları ve cahilleridirler. Cahiller toplumsal denklemin bağışıklık sisteminin güçlenmesi için olması gereken sabitleri, münafıklar çok yüzlü ve yönlü cıvık değişkenleri ve parametreleridirler.Demirkuş 2009
-Münfıklar;toplumsal ahlak bağışıklık sisteminin güçlenmesi için;dinde, bilimde ve toplumsal denklemlerde mutlaka olması gereken; çok çabuk değişen yalancı-güdük-yanıltıcı değişkenler ve parametreler gibidirler.Müslüman'ın ayıbın örtemek ve münfıkları gizli veya açık deşifre etmek elzemdir.Bunun farkındalığı ve ince çizgisi çok önemlidir. 0, 1, 2, 3, 4

CAHİL KİMDİR? Edindiği yanlış,eksik…vb doğru olmayan bilgileri alternatifsiz dost doğru bilgi-fikir-siyasi görüşmüş gibi avukatlığını yapan ve bu bilgileri hayatına uygulayan kusurlu-eksik-yanlış dürüst ! radikal-köktenci fert ve toplumların tepkilerine atıf edilen sıfattır. Havanların Cahili olur mu?tıklayın
Batının menfaat farzları önceliği koşullarına göre dizayn edilen burs,proje ve kredilerle, yuvasında köleleştirmeler başlatılmıştır.Belki de halklara ve bilim insanlarımıza bebek kuntakinte karıncaları muamelesi yapılmaktadır. Filmi izleyin
Fıtrat Cahili/Kara Cahil/ Yapısı Değişmez Cahil;yanlış bildiğinin katır avukatlığına ve eylemine soyunan fert ve toplumlardır.Ör. bazı bilim ve din cahilleri. Genellikle bunlarla tartışmalarda uzak durulmalı.
Menfaat Cahili;menfaatleri gereği yanlış bildiğinin bilinçli avukatlığına ve eylemine soyunan fert ve toplumlardır.Sonradan foyaları çözülünce özür diler size katılır ve sizi sollarlar. Hatta yanlış yapmak biz kullara mahsusudur der katmerleşirler. Ör;fosil teknoloji kapitalistleri
Ara Cahili;Tüm cahillerle flört eden cahillerdir.
Sadık Cahil(Köle Cahil);Efendileri her şeyin en doğrusunu bilen cahillerdir. ...ne çok bağlılar.Asrımızın gözde üst kademedeki cahilleridir.
Çok Çalışkan Cahiller;Efendisinden/lerinden bir aferin almak için 40 takla atan cahiller. Asrımızın gözde üst kademedeki cahilleridir.
Eğitim Cahili/Bilmezliğin Cahili/Mazlum Cahil;Çocuksu bilmediğinin farkında olmadan yanlış bildiğinin avukatlığına ve eylemine soyunan fert ve toplumlar, bazı gençler ve çocuklardır. Ör;bazı siyasiler, bazı din ve bilim insanları, bazı halktan insanlar, batı, veto imparatorluğu, gençlerimiz ve hemen hemen tüm çocuklarımız.Genellikle bunlarla yararlı, örnek, eylem, mesafe ve konumlarda durulmalı.
      Genellikle  fert  veya toplum az sayıda tercih ve davranışlarıyla cahildir veya  bir insan genellikle bazı tercihleri itibariyle cahildir !!! Ör:bilim cahili, inanç-din cahiliKasti cahiller hariç, diğerleri bilmediğinin de farkında  olmadıkları için o konumu/ları mazlum kocaman çocuklar gibidirler. Bunların tepkilerinden uzak durulmalı ya diyetle yaklaşılmalı veya yararlı olunacak mesafede ve tepkilerde bulunulmalı.Kasti cahiller (bilinçli cahiller) her zaman evrensel ve akıllı insanlarca yakın takibe alınıp delillerle gizli deşifre edilmesi gerekir.Çok yüzlü münafıklar; çalışkan ve sadık cahilleri kullanmayı çok severler. Cahillerden /gençlerden/bilmeyenlerden yararlanıp kullanan kişilikler nefislerine belki de en büyük zulmü yapmışlardır.
-Cahillerin bilimdeki karşılığı sabite ve değişmez katsayı, parametreler gibidirler.
-
Cahiller toplumsal döngülerde olması gereken, toplumsal sabiteler-değişmez parametreler olduğu için özel icabet edilmelidir!!!
-Toplum denkleminin sabiteleri olan cahilleri değiştirmeye kalkışırsanız her şeyi berbat edersiniz.
-
Cahillerin akıl hocaları inanç-bilim ve insan münafıkları olunca tehlikeli olurlar. Fıtratlarına aykırı liyakatsiz işlerde (yöneticik...vb) tehlikeli olurlar. Bazen aslını bile cahile kabul ettirmek zordur. Cahillere Allah CC’HUN icabeti ibret vericidir. Örneğin Habil ve kabilin hikayesi. filmi izleyin
-Bazı radikaller düşünsel olarak toplumsal denklemin kangrenleşmiş, kanseleşmiş münafıkları ve cahilleridirler. Cahiller toplumsal denklemin bağışıklık sisteminin güçlenmesi için olması gereken sabitleri, münafıklar çok yüzlü ve yönlü cıvık değişkenleri ve parametreleridirler.Demirkuş 2009
    İnsanda; her zaman, her durumda, doğruyu bilen/ler; o an, o eylemde, o olayda, o konuda, o sözde...vb bilmeyenin/lerin sorumlusudur!!
Mahiyetinizdekilerin (bildiklerinizin) çobanısınız!! (Hadis)1
    Özellikle çok yüzlü inanç- millet münafıkları, azılı cahilleri ve şok akıllıları: siyasi emelleri için; bu tip fert ve toplumların zaafından yararlananlar olup;sıfırın dengesini bozmaya çalışan çok yüzlüler, hainler ve cahiller güzel ahlakın ebola virüsü gibidirler, bunları takip etmek ve kara kutularını ele geçirmek veya kuduz ahlak aşısı için stok olarak klonlamak; akıllı insanların ve insanlığın en büyük erdemli görevi olmalıdır. Özellikle cahil fert ve toplumları; ferdi ve sosyal olarak yönetim ve uygulama, kadrolarına-alanlarına ve Uluslararası arenalara getirip kullandıktan sonra; onları günah keçisi ilan etmekte haz duyarlar. Filmi izleyin  Bu açıdan cahil; fert/toplum/millet/devlet ve insanlar, siyasi bomba gibidirler.Kullanılan cahiller ele geçince; süvarilerini tek tek sayıp, tarif ettikleri zaman mazlum oldukları ortaya çıkar. Cahillerin kullanılması akıllı  insanlara acı verir. Bana göre hak edişimizi(haklarımızı) bile elinden alırken dikkatli olunması gerekir.İnsan; kullanmadığı ve kullanamadığı bilgisinin hamalı, yanlış uyguladığının cahilidir ya da insan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya;alimi ya da hamalıdır!! (Demirkuş 2006).
    Çok yüzlüler, hainler ve cahiller güzel ahlakın ebola virüsü gibidirler. Onun için alimler genellikle cahillerden uzak dururlar. Sanki Allah C.C. bile ergin cahillerden uzakmış. Değişmek istemeyeni Allah C.C.'HUDE değiştirmez.
-Cahillerin şerrinden ve cehaletinden emin olmanın bir yolu da:olgunlaşana kadar; onları emin ve namuslu ellere emanet etmek , güvenini kazandırmak ve namuslu dürüst evrensel bilge kişiliklere eğittirmektir
. Yönetici, siyasetçi ve politikacı olmaları; fiziksel ve toplumsal tufanlara sebep olur. Örneği ülkemizde üniversitelerde bile yaşanmıştır.  Ör.küresel ısınmanın siyasi aşılmazları. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8
Münafıklar bazen;cahilleri, met et! fethet! mat et! sonra pat et. Önce okşa okşa, sonra yokuşa yokuşa! taktikleriyle pratikte kullanırlar.

Önemli Not
;
Münafıklar hariç!! Bir insanın her şeyi ile cahil olması çok zayıf bir olasılıktır. İnsanlar cahil tercih ve davranışlarıyla yargılanır ve itham edilirken; iyi tarafları ve mazlum oluşları dikkate alınmalıdır. Ör;Osmanlının matbaa katırları veya cumhuriyetin cahilleri dediğimizde, sadece o insanların o davranış aralığı-olgusu kast edilir. Bu insanı/ları bir cahil davranışı için tecrit ve yok edemeyiz veya herşeyi ile yargılayamayız.

A- Kavim Cahilleri Kimdir? bir kavimin devrimlere, değişimlere ve yeniliklere karşı fıtratı uyumlu ya da müsait olamayan yani değer yargıları yeniliklere kapalı fertlerine denir.

B- Kavim Milliyetçileri Kimdir? Bir kavimin varlığı için düşünmeden canını vermeye hazır o kavimin özgün fertlerinin hepsinin tepkisi milliyetçiliktir. Ancak bunu yaşam stilinin ağırlık ve kişilik merkezi haline getiren toplulukta o halkın milliyetçileridir.1
 C-Kavimin Milliyetçileri Kime Denir?Bir milletin varlığı için düşünmeden canını vermeye hazır o milletin özgün fertlerinin hepsinin tepkisi milliyetçiliktir. Ancak bunu yaşam stilinin ağırlık ve kişilik merkezi haline getiren toplulukta o halkın milliyetçileridir. Bu fedakarlığın bedelinde bu kesim kemik iliği (hücre çekirdeği) gibi özel damarlarla beslenmesi lazım, özel sevgi ve ilgi görmeleri liyakatindedir. Milliyetçilerimizi seveceğiz onlara güven vereceğiz hassaslaştırıp huy sahibi etmeyeceğiz.
     Milliyetçilerimizi; şovenizm,Siyonizm, münafıklık ve kötü ahlaka karşı zihinsel olarak aşılayıp güçlendirmemiz lazım. Cahil kalmamaları ve yanılgılarını azaltmak için örgüt başına çok yönlü bilgin-alimleri getirmek gerekir. Ör.Ülkemizin milliyetçilerini yenilikçilerine karşı  Hitler’in milliyetçileriyle özdeşleştirilmek istenmişse de bu eylemde başarılmamıştır. Bu büyük bir başarıdır.
     Gerekli zamanlarda (savunmada) ayranları kabartılıp onlarla beraber mücadeleye girilir. Onlar her zaman ortalıkta olmazlar mecralarında daha büyük değer taşırlar. Bir milletin doğal askerleri (vücudun savunma hücreleri) gibidirler. 
     Doğal olarak millet bir halka veya kavime ait değişmez milli duyguları, değerleri taşıyan değişmez (kemik) kesimidir. Millet uniterdir. Devlet kavramın evrenseldir ;globalleşme ve insan olmanın değişim yolunu tıkadığı için devletin uniter olacağını çok iddia etmemek gerekir.Uniter olarak iddia edilmesi büyük iki yanlışa daha neden olur zira siyonizm ve şovenizme kayar. Doğal olarak devlet ve halk evrenseldir.Ümmet evrensel ötesidir. Bir halka ait birçok millet olabilir. Bu konuda bilerek kavram anarşisi yaratılmıştır. Türk halkı dediğimizde yer yüzündeki tüm Türk kökenlilerin hepsi kast edilir. Ör. Türk halkına ait devlerde;Macar, Bulgar, Azeri, Türkmen Devletlerinde pek çok halk, millet, milliyetçiler yaşar. Her birisinin milli duyguları ve değerleri kendine özgü millet gibidir.Yani bir devletin himayesin de bir çok halk ve millet olduğu için devlet kavramı milletle sürekli özdeşleşirse sosyal tufan kopar. Onun için devlet: hükmündeki; tüm halklara, milletlere , milliyetçilere eşit uzaklıkta veya adil mesafelerde olmakla yaşam hakkını çifte standarda taşıyan marko paşa gibidir. Devlet değişen dünya koşullarına uyum için kendini değişime uğratabilirse komşu devletlerle birleşerek globalleşmenin baş rolüne veya adaylığına soyunmaya hak kazanır. Ör.Ülkemiz ortak doğal enerjiye (ör.güneş, dalga, hareket,doğal manyetik alan enerjilerine?) endeksli teknoloji üretmek için Orta Doğu ve Orta Asya devletleri ile işbirliğine gitmekle ve yapısındaki sosyal mozaikleri harekete geçirip kenetlemekle vetonun globalleşme vatandaşlığından bizi kurtarıp alternatif olarak liyakatli sorumluluğunu yerine getirmiş olur. Ama ilkel insanlara teslim olmadan. Yenilikçi ve muhafazakar milliyetçilerini kaptırmadan bunu başarması vatandaşlarının güvenini kazanmakla doğru orantılıdır...
    Bir insan ve devlet; din duygusu ve icraatları; millet ve milliyetçiliğin metriksinde-güdümünde ve hükmüne amade ise Siyonist. Ben Arap'ım ama Araplardan değilim (hadis). Bir insanın ve devlettin;hizmetinde ve hükmündeki olanaklar sadece belli bir millete, ırka ve halka ya da herhangi bir özgün azınlığa ayrıcalıklı sunuluyorsa şovenisttir.Bu bilgiler ışığında;milliyetçi(milleti için öncelikle canını vermeye hazır), devletçi (devleti için öncelikle canını vermeye hazır), halkçı (halkı için öncelikle canını vermeye hazır),evrensel-hümanist (doğa ve insanlık için öncelikle canını vermeye hazır), ümmetçi(öncelikle ümmet için canını vermeye hazır) bu işte yağcılığa ve kıyakçılığa ya da menfaate gerek kalmadan başka halklara ait fertler kökenlerini deklere ve beyan etmek koşulu ile diğer milliyetçilerin içinde diyet olarak yaşayabilir. Aksine millet, milliyetçi münafığı olur. Ümmetçi ve devletçiler de liyakatiyle milliyetçi olamaz milliyetçilerde liyakatiyle devletçi ve ümmetçi olamaz. Zındıklık aramaya gerek yok. Hepsinin fermuarını çekersek; liyakatli insan olmak hepsinin karşılığıdır. Devletini dine ve rejime hamal edenler veya dinini, rejimini devletine hamal edenlerin hepsi Siyonist ve cahildirler. Bu sistemi halka ya da halkı sisteme yem etmeye köleleştirmeye benzer. Rejimler ve dinler halkla liyakatli kenetlenince birbirini tamamlar. Yani sadece aklımız-zekamız-zihnimiz veya bedenimiz için yaşamıyoruz hepsi birlikte bizi biz yapıyor.

D-Kavim Yenilikçileri Kimdir?bir kavimin devrimlere, değişimlere ve yeniliklere uyumlu fıtrata sahip ya da değer yargıları yeniliklere açık fertlerine denir.

E-Kavim Radikalistleri (köktencileri) Kimdir?
Kavimin sıra dışılıklarının temsil eden değişmez merkezcil kişilikleridir.Onlar olmazsa sıra dışılıklarımızı yani ifrat ve tefrit sınırlarını kavrayamayız. Ör, bilim radikalistleri, rejim radikalistleri, din radikalistleri….vb sistemlerin ifrat ve terfidin değişmezliklerini temsil eden kişiliklerdir. Radikalistler (köktenciler), toplumun normlarını zorladığı için istenmezler ve tercih edilmezler.Tüm samimi radikalistleri severiz ve saygı duyarız çünkü, onlar olmazsa sıra dışılıklarımızı yanı ifrat ve tefrit sınırlarımızı kavrayamayız ve yararlı özgünlüklerimiz yok olur.
Radikal Kimdir? Bazı radikaller düşünsel olarak toplumsal denklemin kangrenleşmiş, kanseleşmiş münafıkları ve cahilleridirler. Cahiller toplumsal denklemin bağışıklık sisteminin güçlenmesi için olması gereken sabitleri, münafıklar çok yüzlü ve yönlü cıvık değişkenleri ve parametreleridirler.Demirkuş 2009

  Kapitalistlerin liyakatsiz yönetiminde ve metriksinde;kavimlerin milliyetçilerini şovenistliğe, yenilikçilerini ve radikalistleri terörizme, cahillerini günah keçisi yöneticiliğe – politikacılığa özendirilmiştir ve yönlendirilmiştir. Halklarda bu liyakatsizliğe besi yeri olarak kullanılmaktadır. Önermelerinin eksiğini tamamlayınız .

BİLİM AJANI KİMDİR?Hukukî veya gayri hukuki;bilerek veya bilmeyerek başkasının/larının (fert, toplum/lar, millet/ler, devlet/ler, kurum/lar…vb) menfaat farzlarının önceliği için bilgi-veri-materyal toplayan, üreten, derleyen, yayınlayan…vb yapan kişiye denir.Ör.Bilerek ya da bilmeyerek; olanakları uygun olduğu halde ülkesinin, toplumunun acil menfaatleri için değil de; başka ülkelerin menfaatlerine öncelikli bilgi-bilimsel eylem, bilimsel fikir...vb. üretenler.0, 1, 2, 3, 4, 5, 6 İpucu;en iyi bilim ajanı; ajan olduğunu bilmeyen cahil bilim ajanıdır.
Belki de:
bu mantık, bazı cahil inanç sahipleri ve cahil milliyetçiler içinde geçerlidir.
Halklara ve bilim insanlarımıza bebek kuntakinte karıncaları muamelesi (burs,proje ve kredilerle, yuvasında köleleştirmek) yapılmış. Filmi izleyin
Özel Not;Ne acıdır ki, bazı az teknolojik ülkelerde; akademik kariyer amaçlı ve bilimsel etik kuralları gereği:bilim insanı adaylarını ve bilim insanlarını;ülkelerinin tüyü bitmemişlerin parasıyla yurt dışı ve yurt içinde bilim yapıyor yaptırılıyor diye; ilkel(primitif) kavimlerin menfaat sünnetlerine-farzlarına uyarak/uydurularak, bilmeden bilim ajanlığı yaptırıldıklarının veya yaptıklarının farkında bile değiller.
      Kısaca ülkemiz koşullarında SCI amaçlı üretilen makalelerin balının belki de %90’nı gelişmiş teknoloji ülkelerince kullanılır. Ülkemize de yayını yapan öğretim elamanın akademik kariyeri ve maaşı artar. Hatta bu bal üretimini teşvik için TÜBİTAK’ÇA ekstra teşvik parası verilir. Keşke ülkemiz koşullarına bilgisini makalelerle uygulamaya bal eyleyenlere de SCI makaleleri kadar, teşvik paraları, kariyeri ve maaşına artı değer verilse.
    Belkide; Dünya sıcak savaşlarında(20.Yüz yılın sıcak ve soğuk cehalet savaşlarıyla ilişkilendirmeye çalışın); Amerika’ya sığınan bilim insanları; merkezden(ABD'den) çevre doğru öncelik prensibine göre bilimsel hizmet üretme geleneği ile ABD’yi dünya’ya hakim kılarken, nedense ülkemize sığınan bilim insanları ;bilimsel hizmeti ve üretimi çevreden (batıdan, uzakdoğudan...vb) ülkemize doğru öncelik prensibine göre bilim üretmeyi yapmayı bize miras ve gelenek olarak bıraktılar veya bu işletim sistemini bilim insanlarımıza yüklediler! Belki de ülkemiz muhafazakar insanlarının bilime soğuk bakışı buna ilave edilince;öncelikle batının bilim ve teknoloji alt-üst-orta yapısına hizmet edecek şekilde bilim üretiliyor, yapılıyor ve yaptırılıyor. Bu hizmetin yan ürünü olan yayınlarla da bilim insanlarımız akademik kariyer elde ediliyor.
1

     Çözüm;belkide ülkemizde batı stili bilimin temelini atan batılı bilim insanları doğal olarak halktan ve Anadolu sanayi çevrelerine yabancı idiler. Ancak üniversitelerimiz kendini batı standartlarına ulaşmak için güncellediği kadarda halkımızı kendilerinden yaralandırmanın standart bir yolunu bulmak veya başarmak zorundadır. Yani bildiklerinden yararlanan öğrencilerinden ve kendilerinden halkını yararlandırmanın yolunu başarmak üniversitelerimizin belkide boynunun borcu, onuru ve vicdani meselesidir.0, 1, 2, 3, 4, 5, 6

CAHİL DAHİ AJAN KİMDİR;
.Hukukî veya gayri hukuki;bilerek veya bilmeyerek başkasının/larının (fert, toplum/lar, millet/ler, devlet/ler, kurum/lar…vb) menfaat farzlarının önceliği için gari insani veya zamansız bilgi-veri-materyal toplayan, üreten, derleyen, yayınlayan…vb yapan kişiye denir.Ör.Bilerek ya da bilmeyerek;bedensel ve zihinsel potansiyelini;olanakları uygun olduğu halde insanlığın acil menfaatleri için değil de;belli bir azınlığın veya ülkelerin menfaatlerine öncelikli veya zamansız bilgi-bilimsel eylem, bilimsel fikir...vb. üretenler.0, 1, 2, 3, 4 İpucu;en iyi dahi ajan; ajan olduğunu bilmeyen cahil dahi ajanıdır.
Halklara ve bilim insanlarımıza bebek kuntakinte karıncaları muamelesini yapmak(burs,proje ve kredilerle, yuvasında köleleştirmek) Filmi izleyin

BİLİM ADAMI KİMDİR?Formal olarak belli bir bilim alanında yeterince öğretim, eğitim alan, kariyer sahibi ve bilimle uğraşan erkeklere denir.

BİLİM BAYANI KİMDİR?Formal olarak belli bir bilim alanında yeterince öğretim, eğitim alan, kariyer sahibi ve bilimle uğraşan bayanlara denir.

BİLİM İNSANI KİMDİR?Formal olarak belli bir bilim alanında yeterince öğretim, eğitim alan, kariyer sahibi ve bilimle uğraşan kişilere denir.

BİLİM İŞÇİSİ  KİMDİR?Hukukî veya gayri hukuki;bilerek veya bilmeyerek bedenen ve eylem olarak bilime hizmet veren kişidir.

BİLİM DEDEKTİFİ KİMDİR? Başkasının/ların adına hukuki kurallara göre menfaat karşılığı rutin;bilgi-veri-materyal toplayan, üreten, derleyen, yayınlayan…vb. yapan kişiye denir.örneğin;sıcak volkanik krater ağızlarında kurum ve bilim insanları adına materyal-bilgi toplayan kişiler bilim dedektifleridir.

ZEKA NEDİR?Varlıklardaki meyveleri;çevreye uyum, değişim ve sistemde kararlı durağana ve dinamik dengelerde durma, doğru-hızlı algılama ve neticelendirme aracıdır.
-Canlılarda genetik/irsi ve çevresel kökenli , cansızlarda da öncel(önceki) sistem, bulunduğu çevre ve öncel varlık kökenli ortaya çıkan ve gelişen araçtır.
-Hemen hemen tüm varlıklarda bulunur.
-Sadece zeki insan nefse endeksli düşünebilen insaninsan demektir..Sadece akıllı insan ruha endeksli düşünebilen insan demektir.
-Zekayı akıldan ve ruhtan ayıran en önemli özelliği ve özgünlüğü nefise dayalı siyasi mantık aynasına sahip oluşudur. Yani siyasi öncelikli düşünür ve karar yargısına varır.
-İnsanlarda, akılsız kullanılan zekanın vardığı sonuçları genellikle ya doğal, ya  hayvani ya şeytanidir veya hem hayvani, hem doğal hem de şeytanidir.
-Akıllı kullanılan zekanın vardığı sonuçları kesin meleği ve insanidir.
-Ancak nefsi müdafaada ve özel hallerde doğal ve  hayvani düşünmek, eylemde bulunmak, davranmak...vb evladır. Cansızlarda zekanın vardığı sonuçları doğaldır. İnsanın dışındaki dünyadaki bilinen varlıkların hepsinde zekanın vardığı sonuçları genellikle doğal veya hayvanidir.
  Genel Olarak Aklın Hüneri Liyakat, Ruhun Hüneri Samimiyet, Zekanın Hüneri Nefsi Kökenli Hızlı ve Doğru Kavramak, Nefsin Hüneri;Hayvani Siyaset, Kişiliğin Hüneri Tercih ve İnsanın Hüneri Hüsran-Cehalettir.
   
CANLI ZEKASI (BİYOLOJİK ZEKA) NEDİR?Doğanın ve çevrenin;filogeni, ontogeni ve gelişim sürecinde;organizmanın, gen sistemlerine çevre ile dinamik etkileşimli kayıt ürünü doğal yarı sanal araçtır.Bir canlının genleriyle doğaya ve çevreye; en hızlı, en doğru ve en mükemmel uyum sağlama, algılama ve mantık sistemleri geliştirme doğal hamalıdır veya aracı/larıdır.Nefsin ve doğanın nüvesine dayalı çalışan; en önemli sanal araç ve doğal işletim sistemidir.İnsanın; bilgi, varlık, olay, olguları tanıma ve bunların arasındaki ilişkileri en hızlı –en  doğru ilişkilendirme sonuçlandırma ve uygulama yeteneğidir. İnsanın; hızlı - doğru algılama sonuçlandırma ve uygulamaya genetik yatkınlığı ve çevrenin ürünüdür. Diğer bir deyimle; genetik yapı-çevrenin etkisiyle, varlıklarda oluşan; hızlı,doğru kavrama, ilişkilendirme sonuçlandırma ve uygulama yeteneğidir. Genetik yapının %99'u hayvanı olup zeka ve nefisle örtüşür.Filmleri izleyin 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6 İşleyen-çalışan zeka ve nefsin; insandaki en güzel meyvesi öğretimdir(doğayı çok iyi tanıyan,ondan yararlanabilen hakim insandır).  İnsanlarda: çeşitli zeka dereceleri ve çeşitleri mevcuttur; geri zekalı,  normal ve ileri zekalı veya görsel-işitsel-duygusal zeka  gibi. En net, sade, güzel ve doyurucu tanımı İslamiyet’te geçer, köken itibarıyla doğal kabul edilir. Zeka, doğaya göbekten bağlı ve meyilli olan nefsin işletim sistemi gibidir (insan genlerinin %99'u nefis ve zeka ile ilişkilidir).Sadece zeka ile  kainatın gerçek-sanal gemisi aşılamaz.Hayvani-meleği doğa ötesine geçilemez.Hayvani-meleği doğa ötesi sezgilere özgü basireti kördür. Zeka; nefsin madde alemine(doğaya) eğilimli işletim sistemi gibidir. Onunla tüm nefis mertebelerindeki her şeyin kural ve hileleri deşifre edilip öğrenilir. Doğadaki yaşam için kullanılır Birçok hayvan ve bilgisayar bazı sahalarda insanda daha zeki ve yetenekli olabilir (123, 4, 56). Ör:Sanal zeka, Arılardaki güneşe bağlı yön bulma zekası,yapay zeka, 1, 2, bilgisayarın satranç zekası.
  Zeka güneş ise akıl arşın gölgesi ve gece misali ona nefsin metriksinde işlevsellik kazandırarak ruhun ulviyetine doğru yol aldırırken meyvesi bedende güzel ahlak ve sayısız meziyetler kazandıran sanal araçtır. Zeka genlerimiz ve çevrenin etkileşim ürünü ve irsidir.
Dahilerinin çoğu süper zeki insanlardır.Ürünlerinin: insanlığa, gelecek nesillere ve doğaya katkıları; akıl ölçülerinin kanıtıdır ve akıllı oluşlarıyla doğru orantılıdır. Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren), fosil ve ilkel teknolojinin nedenlerden biri de her buluş zamanından erken veya geç uygulamaya konulması ya da sosyoloji ve doğal-sana döngülere katkılarının gerçekçi değerlendirilmemesindendir. Her buluşun tüm döngülere katkısı/ları; bir ilacın bedene katkıları kadar çok yönlü hassas;uygulamalı test edildikten sonra uygulamaya konulmalıdır. Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalpte ; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.

Sistem Zekası-Sistem Zeka Birimi;
çevrenin ve ortam koşullarının;varlıkların ve enerji hallerinin;filogenik gelişim ve oluşum süresince;varlıklara ve değişik enerji hallerine ait sistemdeki/lerdeki döngüsel ve çekimsel etkileşimlerinin dinamik dengesine etkilerinin sanal aracına sistem zekası denir.Plazma boncuğu, sinir sistemi, kas sistemi, elektron, pozitron, atom, evren, robot zekası...vb zeka gibi. Bir sistemin çevreye uyum için gerekli minimum zeka konumu o sistemin sistem zeka birimini ifade eder.

Gen- Sistem Zekası (Geçişken Zeka);Canlı ve cansız ortamlara uyum sağlayan ve her iki ortamdaki özellikleri taklit edebilen geçiş özelliği gösteren canlı ve yarı canlı varlıklarda görülen zeka çeşididir. Örn.ekosistem, virüs, spor,ahtapotlar, mürekkep, balıkları, tohum…vb. zekası

Gen Zekası ve Gen Zeka Birimi(Demirkuş 2009:Aslında canlı varlıklar yaşadıkları sürece değişen çevre koşullarına: en hızlı, en doğru ve en mükemmel; uyum sağlama, algılama, kavrama ve mantık sistemleri geliştirme, verimli değişimle sonuçlandırma ve hedefe ulaşmak, değişime uyum için gerekli-istenen yetenek ve özellikleri genlerine kayıt edilir.Buna kısaca değişen koşullara; gen-değişim ve uyumu kaydı denebilir. Bu kayd edilen özelliklerin bazıları zaman içerisinde ve evrimsel süreçlerde uygun koşullarda fenotipe(dış görünüme) yansıyacak şekilde, bedende yeşerir ve canlının hayatına güncellenir. Gen seviyesindeki kayıtların özgün gen ve ilişkili-etkileşimli gen kümesinden…vb prokaryot, tek hücreli...organ, beyin, sistemler, beden, populasyon, birliğe kadarki değişimlerin kalıcı sanal araçlarına gen zekası diye biliriz. Gen-zeka özellikleri doğadaki yapılarla-yasalarla, biyolojik yapılarla-yasalarla ve çoklu zeka kuramıyla örtüşmektedir. Kısaca;canlı ve yarı canlı varlıklardaki tüm zekalarının tabanı gen zekası birimine/lerine dayanır ve çoklu zeka tipleride onların etkileşimli tümevarım sonuçları gibi gözükmektedir. Gen zekası birimi, sistem zekası birimi ile ilişkilidir, ondan etkilenerek;gen değişim ve uyumu kayıtlarını yapar.
Beyin;
-Öncelikle nesnel bedenlerimizde özelleşen organlara ait gen zeka kümlerini ve gen görevlerini ilişkilendiren veya gen görevi ve zekaları ilişkilendiren yönetim merkezidir.
-Beyin nesnel ve zihinsel bedenlerimizin ve kalbimizin sürekli uyanık, çalışan diri işlevsel ve zihindeki bilgilerini kodlarını içeren kavşak ayağı veya zihinsel bedenimizin/havuzun/hafızanın nesnel çekirdeği gibidir. 0,1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10,11, 13, 14, 15,16, 17, 18, 19
-Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır.
-Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir.
-Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup klonlayarak tazelikle kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt kıyamete kadar silinmez.
-Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız.
-Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, düşünerek ve rüyalarla, uykuda zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz.
-Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.

Hatırlamak, Unutmak Yada Eksik Hatırlamanın Nedenleri ve Geleceği;
-Hatırlama daha çok yapılan kodlamanın, gereksinim duyulması veya içsel ve çevresel kombinezonlu uyaranların ürünüdür.
-Hatırlanma tüm kodlanma türlerinin ortak paydası veya bir tanesiyle bizde hayat bulur.
-Bilgilerin yeniden hayat buluşu;ses, görüntü, eylem, kavram, isim, siluet, dokunsal, his, hayal…vb şekilde hatırlanır.
-Yani kodlamanın açılan uçları iç ve dış çevre ile kontağa geçmesi ile ışık hızından hızlı bir yoklama ve iletişimle sonuca ulaşır.
-Doğru ve bilinçli hatırlamaya engel olan;beyin yaşlanması, benzerlik çakışması, hatırlamayı negatif etkileyen çevresel ve içsel etmenler, hastalık…vb.
-Zaten insanlar ilerde bu hatırlama problemlerini nano ve kuantum robo bellek ve kayıt edicilerin sürekli kaydı ile telafi edecektir.Ancak buda zihinsel tembelliğe neden olacaktır.  



Zekâ çeşitlerini sınıflandırırken; varlık çeşitlerine, doğal, yapay, sanal, yarı sanal ve yarı doğal oluşlarına, mekanik, sanal, yarı mekanik oluşlarına, birimlere göre... vb tabanlara göre veya amaçlarımıza uygun sınıflandırmamız olasıdır.

Aşağıda;Sınıflandırılmadan, Rast Gele Çeşitli Zeka Çeşitlerinin Tanımı Yapılmıştır

 Enerji zekâ çeşidi; enerji hallerinin bulunduğu koşullara uyum sağlayıp, değişmezlik veya varlıklara dönüşüme uyum yetenek ve potansiyellerini ifade eder.

 Varlık Zekâsı; varlıkların çevreye uyum yeteneklerinin sanal aracıdır. Varlık kavramı açısından; doğal, yapay,  yarı doğal, sanal varlık…vb zeka çeşitleri vardır.

Ör. Flaş, Photoshop, bilgisayar işletim sistemleri sanal yapay kurgu mantığına dayalı iş üretme uyum ve yetenekleri sanal yapay zekâyı ifade eder. (sanal araç zekâsı)

Ör. Tüm mekanik araçların, iş üretim ve uyum yeteneklerinin mantık kurgusunu ya da kurgu mantığını ifade eden yapay mekanik zeka çeşidini ifade eder. (mekanik araç zekâsı)

Yarı Doğal Zekâ
Ör. Doğal moleküllerden oluşturulan yapay varlıkların zekası yarı doğal taklidi zekayı ifade eder. Prof.Dr. Venterin ürettiği virüs. Yapay canlı zekâsı.
Sanal  Araç ve Sanal Sistem Zekası; sanal araçların iş üretim ve uyum yeteneklerinin mantık kurgusunu ya da kurgu mantığını ifade eden zeka çeşididir. Ör.flaş ve photoshop halen yarı otatma tik sanal zeka sistemlerine sahip sanal araçlardır.
Mekanik Yapay Zekâsı;
Yapay Sistem Zekâsı; yapay ekosistemler, tüm mekanik ve sanal araçların kurgu mantık sistemlerine dayalı zekâ çeşitlerini ifade eder.
Yapay zekâlar, insan eliyle ve robotlarla geliştirilir. İnsan,  evcil varlıkların ve robotların  zekâsı çevre, eğitim, öğretim ve üretimle  geliştirilebilir.
Doğal  Sistem Zekâları; doğa tarafından geliştirilir.ör.doğal sistem zekaları.
Doğal Sistem Zekâsına örnek; doğal ekosistem, fotosentez, kemosentez döngüleri sistemleri.
Biyoloji Zekâlar;ebeveynden yavrulara geçer, gelişim ve yaşam süresince çevre ile şekillenir.
Kimyasal Sistem Zekası;Kimyasal sistemlerin uyum(dengede durmaya meyilli) zekasıdır.
Sanal Sistem Zekası;Örneğin tera bilgisayarlarla;doğadaki;gen ve sistem zekalarının çalışma mantığı taklit edilerek var olan Macromedia flash sanal sistem zekası(halen yarı manüel kullanılan bir sanal sistem zekasıdır)  ve bilgisayar işletimleri zekalarıyla ilişkilendirilerek geleceğimiz konusunda net görünebilir bilgi edinme tera zekalı robotların oluşturulması hayal değildir.
Yarı Sanal Sistem Zekası;Bilgisayar işletim sistemleri mekanik bilgisayarlara ve sanal araçlara uyumlu çalışır. Ör.Windows XP

MANTIK NEDİR?Zihinde, akla –zekaya-deneyimlere  dayalı kazanılmış ve kabullenilmiş kişi ve topluma özgü neden -sonuç ilişkilendirmenin düşünsel kurallar bütünüdür.

MUHAKEME NEDİR? Fert veya Toplumun; varlık/ları, olayı/ları...vb şeyleri karşılaştırmaları veya herhangi bir şeyi, usa, özgün mantığına dayalı olarak zihinde neticelendirme yeteneği-yorumlama gücüdür.

FİKİR NEDİR?  Bir konudaki, düşüncelerin; özet muhasebe ve muhakeme  ürünüdür veya bir konudaki, düşüncelerin yoğunlaşıp disipline  edildiği  özet bilgilerdir.

DÜŞÜNCE NEDİR? Zihinde; bir konuyla ilgili bilgileri  ilişkilendirerek, senaryo üretmek ve bilgileri düzenleme -muhasebe etmeyi ifade eden genel  bir kavramdır.

DÜŞÜNCENİN KIBLESİ:Bir insanın, kurumun, kuruluş veya herhangi bir varlığın;id, idol, değer yargıları…vb ait gereksinimlerine, zorunluluklarına ve tercihlerine dayalı toplam düşünce sisteminin bileşkesini ifade eder.

DÜŞÜNCE SİSTEMİ  NEDİR?Bir insanın, toplumun, halkın, tarikatın...vb benimsediği ve uyguladığı;yaşam stili ve tercihlerinin toplamı (değer yargıları, id ve idolleriyle bütünleşik) onun "düşünce sistemin"i oluşturur. Kısaca insanın; kabullendiği itaat ettiği, benimsediği ve ahlakına direkt tesir eden düşünce sistemi onun dini sistemi gibidir.
      Bir bilgisayar için işletim sistemi ne ise, her insan içinde düşünce sistemi o demektir. Evrensel insanın;mutlaka tüm asırlara ait düşünce sistemlerine uyumlu ve her şeye doğru empati duyurtan/duydurtan düşünce ve yaşama sistemine (işletim sistemine) gereksinimi vardır. Asrına dinine eksiksiz güncelleyerek kendisini değiştirmesi gerekir. Dinsiz insan olamaz mutlaka her insanın bir düşünce sistemi ya da dini var. Bu düşünce sisteminin adı henüz konmamış veya ateist, materyalist, humanist…vb dine özdeş bir sistemdir. Bu açıdan insanları;dinci veya dindar...vb kavramlarla nitelemek cahil bölücülüktür.



DÜŞÜNCE EKSİKLİĞİ NEDİR?Herhangi bir şeyi eksik düşünmektir ya da tam doğru düşünememektir.

EĞİTİMDE AÇIK YANILGI;fert toplum eğitiminde, bilerek bilmeden, herhangi bir konuda açık(fark edilir); fikir, mantık, muhakeme, düşünce, kavram…vb yanılgılardır.

EĞİTİMDE GİZLİ YANILGI;fert toplum eğitiminde, bilerek bilmeden, herhangi bir konuda gizli; fikir, mantık, muhakeme, düşünce, fikir, kavram…vb yanılgılardır.

GİZLİ YANILGI;farkına varmadan veya kasti herhangi bir konuda fikir, mantık, muhakeme, düşünce, kavram…vb yanılgısına düşmektir. Son derece tehlikeli bir yanılgı tipidir toplum ve fertleri gizli kemiren bilinmez-fark edilmeyen bilinçaltını yanıltan eğitim hastalığıdır.

DÜŞÜNCE YANILGISI NEDİR?Herhangi bir şeyi yanlış düşünmektir ya da doğru düşünememektir.

MANTIK YANILGISI NEDİR?Yanlış veya eksik mantık kurgusudur.

MUHAKEME YANILGISI NEDİR? Yanlış veya eksik muhakeme yürütme şeklidir.

FİKİR YANILGISI NEDİR?eksik veya yanlış edinilen fikri hayata uygulamadır

METRİKS NEDİR (Farkındalığın Tüm Ortamı veya Her Yeri) ?Herhangi bir şeyin kefeni-aşılmaz/aşılmamış hudutlar içindeki her şeydir-her yeri ve ortamıdır. Örneğin düşünce metriksi;düşünülen hudutlarının kefeni içindeki her şey veya ortamıdır.

ÖZGÜNLÜK NEDİR?Benzer; varlık,olay,olgu ve bilgilerin  tanımı için;belirleyici-özgün(ayirıcı) özellikleri ilişkilendirilerek tümdengelim  süreci(analizle) ile ulaşılan kavram (lar) dır. Ör;Genel olarak her varlık kendine özgüdür, hiçbir şey ötekisi  olamaz. X=X değildir. X yaklaşık X'e eşittir.İzafiyet hala bize X=X'i yutturuyor. Eksik izafiyetin hizmet matematiğidir .Hala biz; matematiğin her şeyine kanunlardan çok güveniyoruz (matematiğin bu açıdan revize edilmesi gerekir gibi gözüküyor). Ör;sonsuzun sınırlı oluşu konusu. Çok boyutlu-çok yönlü ....özgünlüklere uyumlu kuralları benimseyen matematik kurallarının geliştirilmesine gereksinim vardır. Bu gün matematiğimiz gezegen-galaksi matematiğidir. Uzay ve geleceğin matematiği değildir.Sabitelerin, yokluk, karanlık ve değişmeyen enerji hallerinin iyi bilinmemesi önemli olaylardır.

LİYAKAT NEDİR? Yakışırlık, herhangi bir şeye en doğru ve kusursuza yakın uyumlu yakışan-ehil şey. Kısaca liyakat, iki şeyden biri anahtar ise diğeri onun kilididir. Farklı şeyler arasındaki tamamlayıcılığı-yakışırlığı ifade eder.Liyakatin uygulaması için tıklayın!!

SEVGİ NEDİR? Güdük veya gerçek sevgi çeşitleri vardır;iş, aş, para,çocuk, erotik, ilahi, karşı cins, dünya, ahret, doğa, doyumsuz, doyuran, doyumlu ...vb. tanımı, genellikle yaşantıya-yaşananlara bağlı olarak değişir. İlahi sevgi ve istisna hariç, sevgi köken itibarıyla hayvani-nefsidir. Merhamet ilahi ve insanidir. İnsani Sevgi;Akıl ve Ruh sahibi varlıkların bir veya birden çok şeye(çeşitli varlık ve kişiliklere);genellikle karşılıksız;haz duyma, zevkle ve keyifle kuvvetli ilgi-afinite duyma-besleme duygusudur.Yada nefret etmenin tersidir. Sevilmeye muhtaç olan -gereksinim duyana/lara ikram edilen duygu ve duygulardır.Özellikle;çok çok sevilmek isteyen, ilgi ve şefkatten çok çok haz duyan-keyif -zevk alan ve her an bu durumu yaşamak isteyen/lerde çok önem taşır. Sevgi; dikkat, ilgi, şefkat, merhamet, huzur, mutluluk, doyum, ruhsal denge, cömertlik,pozitif paylaşımla ....vb ile beslenir ve olgunlaşır. Özellikle sevgi ile büyüme, beslenme ve yaşamak;anne, anne adayları ve çocuklar açısından büyük önem taşır. Yani yeterince dikkatleri yoğun olarak üzerine çekme gereksinimi duyan varlıklarda, romantiklik büyük önem taşır. Ör.bazı hayvanlar-yavruları, tüm çocuklar, bazı özel erginlerde. Sevginin liyakati, sanki aşk ve merhametle birlikte sadece ehline ilişkilendirilmesi daha mantıklı gözükmektedir. Aksi taktirde bu günkü gibi:insanların sevgilerini, aşklarını;hayvanlara,eşyaya, doğaya, tabulara, idler, idoller, robotlara, paraya, spor, takım tutma, oyundan kumara...vb şeylere yoğunlaştırması ve tevhit etmesinin cehaleti sonucu; aşkta hayır görmeyen, ilgi ve şefkate muhtaç,cinsel doyumsuzluğa sahip(bu konuda; her an hep aç) insan yavruları ve erginlerinin sayısı artmıştır. Bunun acil önlemleri de;doğa, idolar, idoller, amaçlar, eşya ve hayvanlara merhamet- mantığın yeterli bir liyakat olduğunu;bilimsel verilere dayalı, eğitim -  öğretimle verilmesidir.Geçmişte, bu gün ve gelecekte; çöplüklerdeki aşklar, can yakan aşklar, zorunlu aşklar, can alan aşklar, intihar, namus davası, töre zorunlu aşkları...vb israf aşklardaki sevgi duygularının insan canlı bedenlerine tevhit edilmesi veya güncellenmesi (bedellerinin diriltilmesinin) yolu doğaya ve eşyaya, amaçlara ...vb sarkan sevginin liyakatini doğru havuza tevhit etmekten geçer. Sonra bu zengin havuzdan; karşılıksız aşklarında saygılı bir hayat bulacağından emin olabiliriz. Uzun vade de deneyimlerden de yararlanılarak eğitim ve öğretimin tarlasına bu fikirler ekilir. Gelecekte; uzay çağında da, sevgi havuzunun yaşaması için;doğa, eşya,idolar, idoller, amaçlar, uzak mesafelere ve farklı kültürlere rağmen; yaşayan, insan sevgi ve aşk duygusunu haklı özgünlüğünün; yok olması veya güdükleşmesine karşı; güzel ahlak kurallarıyla donatılmış(bu günkü aşklar;güdük, edepsizlikle yozlaşmış, doyumsuz ve dejenere olmuştur) güçlenmiş, yararlı "Edepli Settar Sevgi ve Aşk Havuzu" ayakta durur.1, 2, 3, 4, Filmi izleyin
İpucu; Sevginin gücü her zaman her şeye yetmez.Sevgi harcı ve mantık malzemesini bir arada düşünün. Sevginin gücü genellikle sevgi var oldukça vardır. Belkide sevgini gücü güvenilir değildir. Belki de sevgisiz gerçeklerle ayakta durmayı başarmak ve sevgisini; çocuklara, sevikoliklere(sevgi miskinlerine)  ve güçsüzler sadaka etmek daha evladır.


AŞK NEDİR?Aşk hayvanidir yani nefistendir. İstisnalar hariç insani aşk;akıl ve ruh sahibi varlıklara özgü: gücünü ve enerjisini;ilişki, ilgi, muhabbet ve sevgi havuzlarından alan;anlık, kısa süreli, uzun süreli veya ebedi; gerçek sevgi ve duygu/ların gücünün:hemen hemen tüm kurallara baskın devasa yoğunluklarının (odağının/larının) bazı insanlarda özgün ve değişken seyri eden sanal/zihinsel dünya olgusu/larıdır. Kısaca karşı cins aşkı:arzu ve duyguların sanal/zihinsel ortamda kenetlenip devasa hayat bulmasıdır. Güdük veya gerçek aşk çeşitleri vardır; iş, aş, para, ilahi, karşı cins,dünya, ahret,doğa, doyumsuzluk,doyuran, doyumlu,...vb. tanımı, genellikle yaşananlara bağlı olarak değişir.
Aşkta hayır gören var mı? Var. Yaşatan ve Güneşteki hidrojen ve helyum füzyon misali doyuran aşk;duygusal, ruhsal zihinsel, bedensel...vb. tüm döngülerde hissettirerek/edilerek pozitif enerjisi size dönen-uzun zaman hissettiren; özlem susuzluğunda doyurucu içiren (özlem susuzluğu çektirmeyen) ve Güneşteki yenişmeyen hidrojen ve helyum aşkı füzyon misali bitmeyen devasa duygu dolu arzuları doyuran yaşam döngüsünü pozitif dengeleyen etkileyen zinde aşktır. Yani, günaha ve suça sürüklemez, yorgunluk, bıkkınlık ve halsizlik yapmaz. Yaşam döngüsünün merkezini sürekli işgal etmeyen/işgalci olmayan aşk. Bence, karşı taraf sevsin-sevmesin, istesin-istemesin; fertler arasında ayrı yaşanan aşkın meyvesini yiyip, severek yaşayan taraf karşı tarafa gönül ve beden kapısını her zaman açık bırakmalı, aksine insafsızlık ve nankörlük olur (sevgi her zaman karşılıklıdır mantığı ve öz deyişi toplumsal cehalettir/ olmayan dağdan kar istenmez). Belki de gerçek pozitif karşı cins aşk’ın birinci kuralı budur.
Aşk aşılmaz bir iksir mi? bazen. Karşı cins aşkı önce yakar, karşılık görmezse duygusal sakatlık yapar. Karşılık görünce duygularını coşturup diriltir ve yaşam döngüsünün merkezini işgal eder; ya doyurur, ya doyumsuzluk verir ya da muğlak seyir eder. Bağımlılık yaptığı için diyetle yaklaşılmalı. 
Aşkı yaşamayanın/ların; her yaştaki inasanların aşkına saygı göstermesi beklenmemeli-aşk cahilidir.Eğitimde en az bir derste;aşk ve sevgi halvetini yaşayan her yaşta ki aşık insanlara; aşka saygı-sabır dersi öğrencilerimize verilmeli.
Aşkın en güzel ve akılcı tarafı
; insanı dünyadaki saplantılarına kör etmesi, sanal dünyamızdaki zavallılığımızı bize kanıtlaması (insanın nefsini tanımasına yardımcı olması) ve pozitif aşkın güzelliği nedeniyle insanın güzel yaradılışını kanıtlamasıdır. Karşı cins aşkının güzel diğer bir tarafı da, güzel-çirkin-akıllı-zeki, küçük-büyük, genç -yaşlı...vb. tabusunun olmayışıdır.
Kısaca her varlığın aşkta hissesi 90-60-90...vb Afrodit-dünya mantığının saçmalıklarına bağlı değil, adil olmasıdır.
Top model 170, 90-60-90 ölçüleri safsatası, bu beden ölçülerine sahip olmayan insanlara karşı; cehalettir, terbiyesizlik, ve bölücülüktür. İnsanda her ölçü kendi aşkında güzel ve özeldir. Ör;armut ölçüleri, sırık ölçüleri, fidan ölçüleri…vb. Güdük aşkların hepsi; ölüme veya dirilmeye muhtaçtır. Keşke çöplükteki tüm ölü aşkları (Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun...vb) tevhitle diriltmeye talip bir çift olsa. Ben bu çöplüğün taliplilerindenim yani çöplükteki aşkların kıblesini kelime-i tevhitle yaşatan ve Güneşteki füzyon misali doyuran aşkta diriltmeye talibim. Gerçek aşkın hayat hakkı önceden tahsis edilmiş gibi, yaşar bazen ölür ama gene dirilip yaşayacaktır.
Aşk geminizin Titanik olmasını istemiyorsanız; Önce Allah'a sığınıp yardım dilemek (Aşkın 1.Kuralı) Ör.İki gönül bir olsa da samanlık her zaman seyran olmazın kanıtı;Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun.
Verilen sevgiyi sadaka etmekten başka çareniz yok gibi (Aşkın 2.Kuralı). Yoksa sonuç çoğunluğun tarif ettiği gibi olur.Aşkın keyfi ve ömrü;Güneş, Dünya ve Ay arasındaki mesafeden daha hassas ve nazikliğe bağlıdır.Bazen ebedileşmesi için;dünyada meyve verip ölmesi gereken aşklar vardır. Yani karşı cins aşkın meyvesiz ebedileşmesindense, meyve verip veya bedenen bir arada yaşanması gerekir.
Evlilik, anlaşarak uzaklaşma..vb şekilde somutlaştırılmayan karşı cins aşkını eksik kabul etmek(Aşkın 3.Kuralı).
Ruhban sınıfın aşk ve sevgisi tek bedende sanal yaşanan aşktır. Bu İslamiyet’te ruhbanlık olup, makbul değildir ve geçersizdir. Çok özel hallerde(bedensel, zihinsel zorunlu nedenler) geçerlidir. Budanan ağaç misali, ömrünü bitirip yeniden dirilmesi daha hoş gözüküyor. Karşı cins aşkının meyveleri (yaşanmışlar, yaşananlar, çocuklarımız, ...vb) özel ve çok yönlü ebedi güzeldir. Filmi izleyin
Aşk tabanına göre bu dünyada 4 çeşit insan vardır;
1-Aşka malzeme olanlar;yakanlar ve yananlar
2-Aşkı yaşamış ve yaşayanlar;doyuma ulaşanlar ve dolu dolu yaşayanlar/hidrojen ve helyumun füzyon aşkı. Güneş yaradılışın cadı kazanı değil, helyum ve hidrojenin bitmeyen aşkı gibidir!!
3-Aşkı yaşamamış olanlar;aşk cahilleri
4-Diğerleri(bilinmeyenler) .
Bu dünyada, belki de karşı cinslerin sanal dünyalarının fermuarını kapatmak ve bir arada ayakta tutmak için, aşk her yaşta gerekli sanal bir olgudur.Karşı cinsi ben size sevdirdim (ayet) 1, 2, 3, 4, 5.
İpucu;
belki de aşk aşığı hipnotize ettiği sürece geçerli ve gücünü gösterir.


DEVRİM NEDİR? Toplumların; asrın koşullarından yararlanmak veya zarar görmemeleri için, kısaca, asrın koşullarına doğru-gerçek uyumlar için, ithal edilen-deneyimlerden çıkartılan veya orijinal üretilen sosyal kurallar sistemlerinin toplumlara; cebren, hile ile veya ikna-rıza ile benimseterek...vb yöntemlerin empoze edilmesi-kabullendirilmesini ifade eden kavram-isimdir. Zamanından erken yapılan devrimler; toplumun tüm değerlerini(ahlak..vb) devrim kurallarına yem yapar veya toplumu devrimlerin kökenlendiği kaynağa/lara özümsetir. Zamanından geç yapılan devrimlerde kokar dikiş tutmaz görünüyor. Devrim kurallarını; toplumun fıtratını ve değişim gücünün ivmesini/lerini dikkate alarak;doğru zamanda,süreçte ve koşullarda, dar-küçük yerleşim alanlarında denemelerle uygulamaya koymak gerekir. Gerçekler, doğru zamanda mayalanacak kadar ekilmeli. Edinilen verilere dayalı genellemelere gidilmeli.Devrimde başat toplumlar;devrimleri evrensel ve toplumsal özgünlüklerine endeksli asimile edip üretime geçebilen ve diğer toplumlarca gereksinim duyulan özgünlüğünün gücü ile uyumlu yaşayabilenlerdir.
     Kavimlerin değer yargılarında eğitimle haklı ve doğru değişim için; doğru devrimler yapılırken doğru adreslere ekim yapılması gerekir. Sonra mayalanan bu yenilikçi ve diğer kesim toplumda devrimi ve değişimi mayalar. Devrimlerde doğru adres yenilikçilerdir.
    Devrimler;insanın, evrimler ise hayvanların (kısmen insanın) zihinsel ve bedensel değişimin (değişmenin) aşısı/ları gibidirler. Aşıların seçimi, hazırlanması ve dozu yaşatıcı olmadıkça faydadan çok zarar verir.
     Evrimi/leri aşabilen (evrim metriksini aşan) insani devrimler ancak insanın ürünüdür.
Evrimi aşıp, özgünlüğü ile edepli isimsiz devlet olarak yaşamayı-geçinmeyi, nefsine örnek olmayı başaran dürüst milletler en gelişmiş milletlerdir. 1, 2 Değişmek istemeyeni Allah C.C.'HUDE değiştirmez. İnsan İçin Yaşamak; Geleceğe Liyakatli Değişmektir (Uyum Sağlamaktır) Demirkuş 2007.En güzel ve özgün devrimler;doğru süreçte gerçekleştirilen,mutlak gerekli,toplusal dozu yaşatıcı,özgün, değişime uyumlu ve orijinal olanlarıdır.
Sabreden Dervişin Muradı Vaktinde Doğan Güneş Yada Yeşeren Gülmüş. Genel olarak devrimler; nefsi müdafaa ve mutlak gerekli oldukları zaman da yapılmalı, ancak;yapılacak devrimle/lerle toplumun değişe bilirlik özgünlüğü ve değişecek kitlenin;oranı-gücü ve zamanı dost doğru saptandıktan sonra; eyleme ferdin kendisinden başlanmalıdır. Topluma kontak eylemlerle gereksinimler ve yapabilirlikler mutlaka doğru teşhis edilip istişare edildikten sonra fert veya toplumun kaldırabileceği hududu zorlamamalıyız. Devrimlerde veya eylemlerde gerekçelerinin geçerliliği nedeniyle;hastalar yaşlılar, çocuklar, kadınlar ve aklı baliğ olgunluğa ermemişler kullanılmaz gerektiğinde diyet ve geri hizmetlerde yer alabilirler. Ör: fert, aile, toplum veya herhangi bir gezegende/lerde dine gereksinim ortaya çıkmışsa; peygamberlerin gönderilme ölçü ve eylemleri buna kusursuz örnek teşkil eder.

Dinde ve Doğada Uyumsal Değişim(evrimleşme) Şart mı, Değişmeyenler ne olur?

Değişmek istemeyeni/leri (DEĞİŞMEZ CAHİLLERİ) Allah C.C. değiştirmezmiş(ayet).Haklı ve gerekli değişmeyi istemeyenlerin (cahillerin) liyakati doğadaki dogma yasalarla şekilleniyor; ya doğa yasalarına uyumlu asimile olup yok olur (bileşenlerine parçalanır) ya da doğaya uyumlu döngülerin (dijital-sanal, zihinsel, toplumsal, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngüler) aksamı olurlar sonrada buna batıda evrimleşmiş deniyor. Kısaca;fert ve toplumsal bazlarda belkide tüm canlılar, geleceğin fiziksel, sosyal, sürü, sanal, zihinsel…vb koşullarına uyum için;ya ilahi nadası (formatı) ister ya da doğal format(nadas) yer. Bu uyumsal değişimin bedeli de yediği doğal veya ilahi format ( nadas) nedeniyle sıkıntı ve acı çeker. belkide değişim için bu bedel ve olgu tüm canlı için değişmez bir olgudur. Dinde ve normal hayatta;siyasi, düşünsel ve/veya nesnel mazoşistler nadası yerken ve siyasi, düşünsel ve/veya nesnel sadistler acı çektirir veya işkenceyi seyir ederken zevk alırlar bu tepkileri normal değildir. Bu tepkiler toplumsal normlara çok zarar vermiş, toplumları şaşırtmıştır. Bu özel anormal tepkidir. İnsan İçin Yaşamak; Geleceğe Liyakatli Değişmektir (Uyum Sağlamaktır) Demirkuş 2007. Belki inanmaya fıtratı müsait olamayan insanlar, dini tercih etmeyen ya da dinden nefret eden insanlarla , inanç cahilleriyle , münafıklarla uğraşmaktansa; harfleri, rakamları, elementleri, olayları, olguları, süreçleri, aşkları, kitapları, makaleleri, hayvanları, nefisleri ya da kısaca;bu tip değişmek istemeyen fert, toplum ve kavimler hariç; tüm külli enerji ve külli metriksi (ortamı) inandırmaya çalışmak ve doğaya pozitif değerler kazandırmak amacıyla merhametli-adil icabet etmek daha hayırlıdır.Dinin, rejimin ve bilimin toplumsal döngüdeki önemini ve liyakatlerinin konumlarını doğru kavramaktan aciz inanç, bilim ve rejim cahilleri; bu toplumsal zincirin halkasını/larını koparmadan, alternatifinin liyakatini kavramadan veya tenezzül edip üzerine bu reçeteyi bir ay bile uygulamadan; yargılamasının acısını gelecek nesillerimiz çekecektir. 1
       Belki de değişmek isteyen insanların Allah CC’HUNU doğru anlamak ve muhatap oldukları - olacağı tüm varlık-olay-olgu-süreçler..vb; doğru algılamak, doğru empati duymak-kurmak ve doğru iletişim için insan sanal araçları için gerekli mantık ve düşünme ara yüzünü içeren insani işletim sistemini yüklemek için (kalbini temizlemek=kalp nadası ve kuran ahlakının işletim sistemini yüklemek için) sanal dünyası ve sanal araçları (zihinsel kapasitesi) nadas (formatı) yapılması gerekir. Ör.bir robotun veya bilgisayarın önce kapasitesi nadas (format) yapılır. Sonra onunla iletişim kurmak için ona işletim sistemi, dil ve sanal programlar yüklenir. Bu yöntemin/lerin bir yolu da kişilerin doğru zaman-koşul-mekan da…vb fıtratlarının kaldırabileceği kadar her şeyin veya temel şeylerin terseri-nötrleri- ilgisizleri. ilişkisini ve çevreye çimlenişini uzlette ve yer yer toplum içinde yaşayarak ve yaşatarak öğretip-öğrenip hayata güncellemektir. Bu hikmeti taklit ederek; insanlarda iletişimin sağlıklı olması ve birbirini doğru anlamaları için (algıda değişmezliği yaratmak için) bu yöntemi kısıtlı eğitimde uygulayabiliriz
     Kapitalistler, siyasiler ve inanç münafıkları dinden ve Allah"tan yana görünüp, hatta inandıklarını paralarına bile kazarken, uygulamada Müsrif-İlkel Teknoloji , Patojen(öldüren)-fosil teknoloji yönünden az gelişmiş toplumların samimi, saf veya cahil insanlarını tepe tepe toplumsal ve teolojik mayın tarlalarına (Allah’ın hududuna) sürükleyerek dine karşı bedensel ve zihinsel eylemlerde kullanıyor.Halklara ve bilim insanlarımıza bebek kuntakinte karıncaları muamelesini (burs,proje ve kredilerle, yuvasında köleleştirmek)yapıyorlar (Filmi izleyin). Ne acıdır ki: dinle, dini liyakatsiz uygulayanların farkını doğru kavrayamayan veya buna yönelik çözüm üretemeyen; son derece zeki ve dahi bazı bilim insanlarımız bile bilimi ve kendilerini bu liyakatsiz metriksten/lerin denklemlerinden kurtarmamışlardır. Allah C.C. tarafından; laf olsun diye yer yüzüne Allah C.C.'HUN dinleri gönderilmemiştir. Gerçekten!  bu eylemler saygı duymaya değerdir.
   Astekler (filmi izleyin) , Mayalar ve İspanyolların şeytanı ve iblisi avlama ütopyaları (filmi izleyin), İnkalar (filmi izleyin), Kızıl derililer,  Romalılar  (Filmleri izleyin 1, 2, ) Thaipusam Doğa Dininine Tabii Hinduları, Pamir Dağlarının keşişleri, Puta, hayvanlara tapanlar, budizm...vb yeryüzündeki;zeki tasarım dinleri ör.Budizm (Filmleri izleyin 1, 2 ) ve Doğal-Atasal Kültür Dinlerinin inanç cahillerini ve inanç sapıklarının sayılarının çığ (Doğal-Atasal Kültür Dinlerinin)gibi büyümesine Allahın gönderdiği dinler(Allah C.C.'HUN dinleri) engel olmuştur. Zaten Kuran-ı Kerimin son ayetlerinde de Müslümanlara!!! ve diğer inananlara; insanın rabbine!!!, sahibine ve ilahına sığınması istenmiştir.Ümmet gemisi insan gemisinin ortamındadır (metriksindedir).Bazı insanlar kendi hür tercihleriyle ar ederek iman eder insanlık gemisinden(beyin makamından) ümmet gemisine(kalbe) inerler ya da nasyonalistler, şovenistler ve siyonisler isterlerse bu dar ve liyakatsiz(soy kütüğü makamından) makamlardan ümmet makamına(kalp makamına ) çıkarlar . Güdük olmayan evrensel insanlarda buna saygı duyarlar. İnsanın sanal dünyasının huzuru ahlakına ve davranışına da yansır.İnsanın toplumsal döngüsünde; kavimler arasındaki çeşitliliğin önemi;İzmir'n aziz kargaları ve Yellowstone gri kurtlarının gerçek hikayesinden  (Film İzle) daha çok şey ifade etmelidir. Onun için Müslümanlar, insanın Allah'ına sığınır ve insanın misafiridir bu dünyada.Evrensel insana düşen doğru, net ve nokta teşhisle samimi Müslümanların içindeki kesin din, millet, kavim ve bilim münafıklarını asimile etmek, deşifre etmek veya avlamaktır. Bu tercihler liyakatli ve fıtrata uygun olunca inancından hayır görenlerden insanlık ve kendileri hayır görür (Hidayetin liyakatlisi Allah CC’ ten olanıdır) . Yoksa tarih boyunca siyasi, politik…vb sadece dünyevi veya sadece uhrevi amaçlar için tüm fıtratların hür iradelerini gasp (tercihlerini gasp etmek) ederek inanca zorlamak liyakatsiz ve sonuçları da ortadadır.


EVRİM BİLİMİ NEDİR?
-
Tüm enerji hallerindeki;enerjilerin, varlıkların, oluşumların ( eylemlerin, olayların, süreçlerin, olguların …vb) yaşanmış ve yaşanacak; sanal ve nesnel nefsi gerçek hayat hikayelerini bilimsel bulgulara dayalı olarak ilişkilendiren bilimdir.
-Evrim Bilimi sanki-özellikle akli primitif (ilkel) insanın nefsini tanıma aracıdır.

-Devrimler;insanın, evrimler ise varlıkların özellikle hayvanların (kısmen insanın ve bitkilerin) zihinsel ve bedensel değişimin (değişmenin) aşısı/ları gibidirler.
- Aşıların seçimi, hazırlanması ve dozu yaşatıcı olmadıkça faydadan çok zarar verir.0, 0, 12,  3,  45, 6, 7, 9

EVRİM MEKNİZMASI;Evrim Bilimindeki tüm mekanizmaları ifade eden ve içeren genel bir kavramdır. Evrim Bilimi, Evrim Teorisi ve Evrim Mekanizmaları, Evrimin Prensipleri en az Hücre Bilimi, Hücre Teorisi ve Hücre Mekanizması gibi farklı anlamlar taşımaktadır. Evrim, Evrimin Prensipleri, Evrimleşme, Evrim Bilimi ve Evrim Teorisi kavramları doğru bilinmezse kavram ve düşünce yanılgısına neden olur. Evrim Bilimi öğretiminde özellikle algıda değişmezliğe yönelmek gerekir. Ör.Hücre, Hücre oluşumu, Hücre Bilimi ve Hücre Teorisi çok iyi bilinmektedir.Hücre teorisi alternatifi yerine organik kılıfa sarılı üretken canlı gen birimleri daha makul tanımdır.

EVRİMLEŞME;Doğal ve yapay yasalara dayalı ortaya çıkan/çıkartılan koşulların, canlıların genotip ve fenotipleri üzerinde meydana getirdikleri kalıcı kalıtsal değişimleri ifade eden kavramdır.Değişen çevre koşullarına uyum amacıyla, canlı ve kısmen cansız varlıkların nesnel, sanal ve yaşam döngülerin de benimsediği ve oluşturdukları uzun vadeli değişimlerdir.


EVRİM;Evrimle ilgili tüm, kavram, süreç ve bilgileri içeren genel bir kavramdır.


EVRİM TEORİSİ;İleri sürülmeden önce, varlıklar olalı beri çevresel değişimlere bağlı olarak varlıklarda ortaya çıkan sonuçların arasındaki ilişkilerin Darvin’ce izah edilmesi veya Darvin’ce izah edilmesi kılıfıdır. Darvin bu teoriyi ileri sürmeseydi veya ileri sürmeden öncede değişimlerin varlıklar üzerine ortaya çıkan sonuçlar vardı ve var olacaktır. Bir Darvin buluşu değil var olan sonuçları bir doğa sofisinin bilimsel izahatıdır.

DEMOKRASİ, SİYASET, HUKUK VE POLİTİKA ARASINDAKİ İLİŞKİ;parti(azınlık) demokrasisi;fertlerin; bilinç, güzel ahlak ve kültür seviyeleri dikkate alınmaksızın (sürü mantığı):çoğunluğun oyuna dayalı rejim şeklidir (yanlışta olsa çoğunluğun dediği doğrudur cehaleti). Liyakati çoğunluk belirler mantığı. Parti siyaseti, parti(azınlık) demokrasisinde,  hukuk kurallarıyla çalışan-çalıştırılan  işletim sistemidir. Hukuk;parti(azınlık) demokrasisi ve parti siyasetinin kurallar bütünüdür.Politika, bir veya birden fazla konu hakkında izlenen siyaset süreci ve olgusudur.Cebren, hile ile, oyunla, yalanla, ikna ile, rüşvetle…vb çoğunluğun oyunu elde eden belli bir süre toplumu yönetmeye hak kazanır. seçimi kazananlar aynı zamanda bir seferde geleciğini ekonomik olarak garanti altına alır liyakatsizliği vardır. 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11.

Medya Nedir ve Kimdir? içerden ve dışarıdan duyularla veya herhangi bir şekilde aldığı bilgileri; fert, toplum…vb  beynine (beyinlerine) olduğu gibi yansıtan dürüst iletişim mekanizmasıdır.
Bir insan bedenini düşünün, beş duyu ile, hislerle, uykuda, rüya ile, düşünerek  veya herhangi bir şekilde  aldığı bilgileri olduğundan farklı iletirse beyni yanıltır. Alınan yanlış ve eksik bilgilere bağlı olarak yanlış karar ve sonuçlara varılır.  Toplumsal bazda medya camiasının görevinin adil ve dürüst olmasının değeri, bilimsel çalışmalardan daha önemli olduğu kendiliğinden idrak edilir. Sosyal güvenceleri sağlanıp, belli güzel ahlak, paylaşım, özveri, adil ve cesaret seviyesi bilinci ve reflekslerine sahip kişiliklerden seçilmesine özen gösterilmelidir. Acil yayınlar dışında her medya yayınının mutlaka ehlince bilimsel makalelerden daha ciddi incelendikten sonra yayına koyulmalıdır(medya otokontrol) . Giyim ve kuşamlarıyla veya hayat döngüleriyle  topluma örnek olma sorumluluğu ve bilincinde olmalılar. Otokontrolü aşarak yanlış, eksik, yanıltıcı ve taraflı..vb  yayın yapanlara(toplumsal-sosyal münafıklık-çok yüzlülük suçundan) yargının hükümleri açık ve net belirlenmeli ve toplumsal yüz kızartıcı suç sayılmalıdır. Gerekirse oy hakkından ve medya mensubu olmaktan, milletvekili olmaktan  men edilip topluma uzun süre deklere edilmeli.

Mürşit Kimdir?Akıl ve ruh sahibi,insanları irşat eden, doğru yolu gösteren, gafletten uyandıran kişiye denir. Ör. Hz. Muhammed AS;hem peygamber hemde güzel ahlak kurallarının uygulayıcısı/tıcısı ve mürşididir.

MUCİT KİMİR?Doğada örneği ve benzer mantığı bulunmayan sanal-gerçek araç ve gereçleri icat eden kişiye denir.Ör1,Thomas Alva Edison Teknoloji Mucididir. Ör2.Budistlerin Lideri Buda bir doğal ahlak-din mucididir, Peygamberler din mucidi değil Allah C.C.’HUN elçisidirler. Bunu itiraf etmiş ve gönderilen Allah C.C.’HUN önceki tüm dinlerine ait suhuf ve kitaplarının kurallarına tabiidirler.


KAŞİF KİMDİR?Doğada bulunan, fakat insanlar tarafından bilinmeyen; varlık, olay, süreç, olgu, mantık,bağıntı veya kanunları ortaya çıkaran-keşf eden kişiye denir.Ör1, Albert Einstein 1 Fizik Doğasına ait bazı yasaların kaşifidir. Ör2;Darwin (1);Doğadaki (doğada var olan) bazı biyolojik yasaların kaşifidir. Bu yaslara evrim yasaları denmiştir.

SİYONİZM (DİN KUDUZU)NEDİR)?Dünyalığı-hükümranlığı  için dinini nasyonallaştırıp, ona  dahil olmayan tüm insanları gizli-açık her şeyi ile dinine malzeme yapma inanç felsefesidir.Siyonizm sanki fert, toplum, kavim, devlet,...vb dinini ya da dindeki hakkını;sadece dünyasının hizmetine takdim, hizmet veya alışveriş için yutanın/ların zihninde lösemi ya da kara deliğin açılması sonucu paramparça olan kavimlerin halidir. Dininizle alış veriş yapmayınız (ayet). Dünyası için ahretinden ahreti için dünyasından vazgeçenler bizden değildir.Cetlerinin alimlerini peygamberlerden daha önemli gösterip dini kuralları ceddinin menfaat ve ırkçılık emelleri için kullanan fert ve toplumlar Siyonist’tirler. Siyonlar nefsini ve ceddini-ced alimlerini rab edinmişlerdir.
Dini değerleri(farzları-sünnetleri) milli değerlerine köleleştirenler veya asimile edenler Siyonistlerdir.
          Siyonizmle ceddine doğru yol alış;fert, toplum, devlet ve insanlığı mağara dönemi cetler ve en nihayet evrim hapishanesinin metriksindeki hayvanlara kenetler ve potasında eritir, cüceleştirir yada yecüc-mecücleştirir.Demirkuş 2009
          Siyonizm kavimin kendi kendini veya mahiyetindeki başka kavimlere ait dalkavuk fert ve toplumların kavmini övünmeye böbürlemeye kendini üstün görmeye göstermeye götürüp hayvanlaştırıp, ters zikirden dolayı kavmi cüceleştirip yecüc-mecücleştirir.
          Dinin:belli bir ırk, millet, devlet, toplum veya grubun menfaat farzları için; asimle edilmesi ve başkalarına karşı kullanmasıdır. İnsanlar evrimi, bilimi hatta ilimi aşabilir ama dini aşamadıkları için(zihinsel ve bedensel araçlar itibarıyla yetersizdir);bu gibi fert ve toplumların muhtemel akıbeti;sosyal kan kanserdir(sanal dünyaları dine dayanamaz doğa ve ötesine param parça olurlar). Neden dinin devleti değil de devletin dini olur savı doğrudur? Yada neden dinin insanı, bekçisi...vb değil de insanın dini olur savı doğrudur? Ör;Roma döneminde Hıristiyanlara yapılan zulüm, Astekler, Mayalar, İnknalara ve kızıl derililere yapılan soy kırımı ve zulüm.1 2
          
Siyonistler, fert, toplum...vb her bazda dünyalıkları için dinlerini asimile etmeye çalıştıkları için diğer kavimlerdeki konumlarının akıbetleri düşünsel ve toplumsal lösemili kavim oldukları anlaşılacaktır.

ŞOVENİZM (IRKÇILIK)(SOY KUDUZU) NEDİR? Tüm düşüncesinin kıblesini nasyonallaştırmaktır. Gizli-açık çok şeyi ile ırkının süper egolarına kul olmak ve kul görmektir.Şovenizm sanki aynı ırka ait fert, toplum, kavim, devlet,...vb kitlelerin;zihinsel olarak toplu akraba evliliğinin homozigot akait (düşünsel sakat kırınımların-zayıf bütünleşik akaitlerin ortaya çıkması) ürünü gibidir. Yakın akraba evliliği kadar yakın akraba siyaseti, devleti, milleti…vb insanda çoğu şeyin bu yakınlığı sakattır. Ben Arap’ım ama Araplardan değilim (Hadis). Aslını inkar edenler bizden değildir. Şovenler ırkını ve ceddini rab edinmişlerdir.
           Şovenizmle ceddine doğru yol alış;fert, toplum, devlet ve insanlığı mağara dönemi cetlere ve en nihayet evrim hapishanesinin metriksindeki hayvanlara kenetleyerek yozlaştırır, cüceleştirir yada yecüc-mecücleştirir.Demirkuş 2009
           Şovenizm kavimin kendi kendini veya mahiyetindeki başka kavimlere ait dalkavuk fert ve toplumların kavmini övünmeye böbürlemeye kendini üstün görmeye göstermeye götürüp hayvanlaştırıp, ters zikirden dolayı kavmi cüceleştirip yecüc-mecücleştirir.
          Bilerek ya da bilmeyerek;düşünsel, zihinsel, bedensel..vb eylemler bazında ırkının-milletinin veya belli bir zümrenin üstünlüğünü benimseme, empoze etme veya menfaatlerini başka toplumlardan üstün görme ve ön planda tutma veya eyleminde bulunmadır. Bu gibi fert ve toplumların muhtemel akıbeti;sosyal kangrendir. Ör. Hitler. 1
           Şovenistler,fert, toplum...vb her bazda her şeylerinin kıblesi ırklarının menfaati ve yüceliği olduğu için diğer kavimlerdeki konumlarının akıbetleri nesnel, toplumsal ve düşünsel kangren olduğu kesinleşecektir.

DİSİPLİN: davranışı/ları;istenen amaçlara-hedeflere ulaştırmak için; Ör; güzel ahlaka yönlendirmek için eğitimde -öğretimde-terbiyede uyulması ve uygulanması gereken kurallar bütünüdür.

İMAN NEDİR ?Varlığı inandırmak ya da herhangi bir şeye düşüncesinin kıblesini kenetlemektir.Ör.Nesnel bilimde eğitim ve öğretimin amacı;gerçeğe ve gerçekler iman ettirmek ve uygulatmaktır.İman herhangi bir veya şeyin doğruluğuna inanmak ve itaat etmenin ara yüzüdür. Maddi ve manevi (nesnel ve sanal) boşluğu zamanında mutlak gerçekler ve hakikatle doldurulmazsa yerini vahşi iman o boşluğu doldurur. Yer küresindeki doğal ve ilkel insan kabileleri büyük bir olasılıkla böyle türemiştir.Eğitim ve öğretimde mümkün olduğu kadar maddi ve manevi açıdan nesnel ve sanal gerçeklere iman ettirilmeli. Nesnel bilim bir insanın olgunlaşması için tek başına güdük ve eksik kalır. Onun için insanlar değerlendirilirken sadece nesnel bilimsellikleriyle değil, sanal ve manevi ahlak boyutlarıyla değerlendirilmelidir. Bu asrın en büyük eksikliği ve sakatlığı sadece gerçekler nesnel bilimle insanları gerçekler ulaşılabileceğine inandırmak ve iman ettirmek veya değerlendirmektir.İman bir inanma aracıdır. İman, hakiki ve liyakatli değilse sahibini hakikatin dışındaki herhangi bir liyakatsizliğe bağlar.


İktidar? Erg? Mevkii? Makam?Gebe Olma-kalma? Sorumluluk? Adalet? Hakikat? Güç? Rejim? Yönetim ? Güncel??



A- Akıllı, Zeki ve Doğal tasarım ne demektir? 0,1, 2, 3,
İpucu;Akıllı tasarım güzel ahlakla doğru orantılı tasarım demektir. Güzel ahlakla uyum içinde olma bağlayıcı kuralı varsa akıllı tasarımdır.Genellikle ahlaki değerler ve ilimle ilgili tasarımlardır. ör.Peygamberlerin ayetleri ve Allah CC’HUN sözlerini-kelamını üzerine uygulayarak, güzel ahlakla donatılmış eylemleri (hadisleri) üretmesi kısmen kontrollü akıllı tasarım ürünüdür.
     Zeki tasarım olaylar arasında mantıklı pratik, sonuca hızlı götüren her zaman güzel ahlak kurallarıyla örtüşümü bağlayıcı olamayan güdük ve mono tipik madde, doğa ve dünyevi tabanlı tasarımdır.Genellikle bilimsel çalışmalar, nefis ve bilimle ilgili tasarımlardır. ör.patojen, müsrif teknoloji, Budizm ahlak kuralları zeki tasarım ürünüdür.(Filmleri izleyin 1, 2 )
     Akıllı tasarıma örnek;Doğru bilen bilmeyene, haklı güçlü kendini zayıfa yararlı olabileceği mesafede ayarlamalı düşüncesi akıllı tasarımın ürünüdür.
Zararlarından emin olmak ve toplumun menfaati için;münafık, mümin, cahil, kafir, ateist, alim, zalim, müzik dehaları, çizim dehaları…vb sıra dışı karizmatik insanları zamana bağlı olarak periyodik sınava tabi tutmak (her seviyeye hitap eden soru havuzu) ve bu fertlerin orijinal tip örneklerini baz alarak; insani karakter tip örneği havuzu oluşturmak. Sonra öğrencilerimizi aynı soru havuzunda değerlendirmelere tabii tutarak;fıtratlarının geleceğini sonuçlardan benzetimle bulmaya çalışmak. Önermesi akıllı tasarıma bir örnektir. Allah C.C.’HUN dinleri akıllı insanların (akıl sahipleri) hayat döngüsündeki arayışlarına; bedenen ve zihnen yol gösterici ;anahtar- kilit (akıl-eylem/peygamber ve kitap) misali israfsız ve asrıyla kusursuz örtüşen, bir birini tamamlayan yaşam kuralları-yaşamın geleceği-her tercihin bedeli; kitaplarla ve peygamberlerin eylemleriyle (hadisler ve diğer eylemler) pekişerek/pekiştirilerek tamamlanmıştır. En son kitapla (Kuran-ı Kerim) inkişafın Allah C.C. tarafından tamamlatıldığı ve kıyamete kadar Kuran-ı Kerim’in korunacağı bildirilmiştir.
    Zeki ve doğal Tasarıma örnekleri;Zeki tasarım olaylar arasında mantıklı pratik, sonuca hızlı götüren her zaman güzel ahlak kurallarıyla örtüşümü bağlayıcı olamayan tasarımdır.Genellikle bilimsel çalışmalar, nefis ve bilimle ilgili tasarımlardır. Küresel ısınma zeki tasarım ürünüdür. Doğayı deşifre etmeye yönelik çoğu bilimsel çalışma planları zeki tasarımlara örnek teşkil eder niteliktedir. Olmayan sanal-gerçek olağan üstü ilahlara güçler inanma cehaleti.
Budizm insanın doğal evrimin ahlak peygamberinin zeki ve doğal bir din tasarımıdır. Yani Budha; bir hırka, bir lokma felsefesi, riyazete ve istenmeyen sıfatları köreltmeye dayalı zeki bir din tasarımını geliştirmiştir. Küresel dinlerin ve gelecekte insanlar tarafından türetilecek uzay dinleri ya da kainat kökenli dinlerin hepside zeki tasarım ve evrimin metriksinin ürünü dinlerdir. Zeki tasarım ürünleri için Filmleri izleyin 1, 2, 3
        B-Doğadaki sanal, soyut ve somut gerçek (evrimsel) olaylara akıllı tasarım ile zeki tasarım modeli ile yaklaşımla bilimsellik arsında nasıl bir ilişki vardır? Hangi çelişkiler ortaya çıkar?
İpucu; Evrimin akıl ve zeka ile ilişkisini düşünün, Akıl ve zekanın tanım ve konumunu düşünün. Bu iki kavram açısında kavram ve özdeyiş yanılgısına düşmemek için özen gösterilmelidir.              
       C-Teoriler var olan sanal, soyut ve somut gerçekler veya sanal, soyut ve somut gerçek sonuçlarını açıklamaktan aciz varsayım mantıklardan ibaret güdük iddialardır veya görüşlerdir? Önermesinin eksiklerini tamamlayınız.
İpucu; Sonuçlar ve gerçekler her zaman onların hakkında ileri sürülüne teorilerden daha değerli şeylerdir. Mantığından hareketle;gerçeklere veya var olan sanal, soyut ve somut gerçek sonuçlara mı kafa yoralım yoksa başaklarının %10 luk beyinlerin ürünü ileri sürdüğü güdük yorumlarını tasdik eden ve savunan bilim avukatlarımı olalım. Yada bilerek veya bilmeyerek % 10 luk beyinleri boğuşturmak için ileri sürülen teoriler için boğuşalım mı?
       D-İnsanın azminin elinden bir şey kurtulamaz, azmetsin insanın başarmayacağı şey yoktur? Koca bir yalan mı yoksa bir gerçek mi? Peki gerçekleri algıda değişmezlik mesabesinde nasıl doğru öğrenebiliriz. Önermesinin amacını açıklamakta; ahlaki ve sanal, soyut ve somut gerçek boyutlarını daha edepli bir dille eleştiriniz.
İpucu;Geçekleri açıklamaktan ve anlamaktan aciz, hayvanlar kadar doğal döngülere katkısı olmayan % 10 luk kuş beyinli insanların  ürettiği teorileri düşünün.10 tanemiz ancak bir adam ederiz. Dost gerekirse acı söyler. Bu soruları bedensel ve zihinsel boyutta önce ayrı ayrı sonra vardığınız sonuçları iki boyutla güncellemeye çalışın. Zihinsel olarak ürettiğiniz temel şeyi/leri neden bedensel olarak hayat geçirilmeyince önemi kayıp oluyor? İnsanın zihinsel ve bedensel;aşamazlarını-aşılmazlarını ilişkilendirmeye çalışın. Neden insanlar aşamazlarını, aşılmazlarını ve zafiyetlerin namuslu, dürüst ve en güçlü odakla/larla paylaşmalı önermesini düşünün. İnsan cüzi bir ilme sahiptir (Ayet). Öğrenci Yanıtları

     Allah C.C.’HUN dinlerine semavi din deme cehaleti gelecekte büyük bir iftira ve kavram anarşisine neden olma olasılığı yüksektir (uzay çağında yer yüzüne doğru insan kaynaklı semavi dinlerin türemesi olasıdır). Bunun için bu kavram olgusunu; saygılı, ölçülü ve gerçekçi konumlandırmak yerinde olur. Bu herkesi şad eder. "Allah C.C.'HUN Gönderdiği Dinler" demek ne kadar güzelse onu sadece gönderdiği isimleriyle de anmak gerekir. Onu isimleriyle anın (ayet var). Allah C.C'HUNE isim takmak ne ayıp ve ilkel şeydir. Onu isimleriyle anmak daha güzel, ona saygımızın ölçüsünü gösterir. Kargaşaya engel olur. Ben güzel varlık koca çocuk tüm insanlarımız için Allah C.C.’HUNE afları için yalvarmayı, dua etmeyi isterim ve değer bulurum. Allah C.C.'HUND'EN bana bunu nasip etmesini dilerim, Nasip olsa yaparım bu kıyağı insanlara. Gelecek nesillerin selameti açısından önem taşır.
      Barkot sistemi ve mantığı varken; biz bilimde kargaşaya sebep olmasın diye milyonlarca hatta milyarlarca varlığın Latince ismini öğrencilerimizin beynine kazıyoruz ya da kazıtıyoruz-kazıtılıyoruz. Gerekçesi de tüm dillerdeki bilgilerin; sağlıklı, iletişimi ve tevhit edilmesidir.

Çevre ve din;
Allah’C.C. gönderdiği ve birbirini destekleyen ve tamamlayan dinlerin inkişaf esnasında yeni dinlere uyum sağlayamayan veya değişmeyi ret eden din cahilleri ya da bazı art niyetli teolog ve bilim insanları doğanın doğal metriksi içine veya çarkları arasına ( evrimin metriksi) düşmüştür. Önermesinin safsata ve saplantılarını yazınız.
İpucu;Varılan çevre, ahlak sorunlar, doğayı acımasızca hortumlamanın sonuçları ve primitif kavimlerin çizgilerini düşünün
İslamiyet’te peygamberlerin, alimlerin ve İslam büyüklerimizin gösterdiği diyetle bu dünyada yaşansaydı bu günkü geri dönüşümsüz çevre koşulları ortaya çıkarmaydı? Yada bu dünya daha kaç yıl hastalanmadan yaşardı? Dünyayı obezce kullanmanın sonucu varılan obezite sorunu için bu gün bu diyet hayatına mecburiyetten mi döneceğiz.

Dini Bir Reçete Gibi Okuyabilirsiniz;
1-Orda akıbeti belli ( yıkılacak ) bir kainat var ve siz bu kainatın içinde bir fertsiniz.
2-Bu kainatı bedensel zihinsel olarak sağlıklı yaşamanız aşmanız için hemen her enerji seviyesinden kaynaklanan ve her seviyeye hitap eden;geçmiş, yaşayan ve gelecek ilgili kanıtlanmış gerçek örneklerle dolu( davet eden bir kitap).
3-Bu davet kitabının kurallarını yani farz ve sünnetlerini hayatına uygulatılan eşsiz güzel ahlaklı ve en güzel insan (peygamber) davranış ve eylemleri sünnet olarak kayda geçiyor.
4.Sizden istenen;bu kainatı sağlıklı yaşamanız ve aşmanız için uymanız gereken farzları (zorunluluklar ve gereklilikler) ve sünnetleri (peygamberin farzları hayatına ayrıntılı uygulamaları) samimi fıtratınızı zorlamadan (mezhepler fıtratların işlerini kolaylaştırmak için var) edindiğiniz alışkanlıkları hayatınıza uygulamak ve hayatınızla kanıtladığınız yaşama şekliniz ile örnek olamaktır. Yanı kainat geçidini aşmak için mutlaka bu taşlara basarak yani farz ve sünnetleri hayatınıza uygulayarak aşmanız gerekiyor.Diğer olasılıklar kara deliklere çekiyor.
5.Sizin yapmanız gereken;samimiyetle bu kurallara fıtratınızın kaldırabildiği kadarını hayatınıza uygulamaktır. Buna inanmanız için üç yol tavsiye edilir.
1-Bu kuralları veya terslerini samimiyetle üzerine uygulayanları saptamaktır. Sonra deneyim ve bilgi sahibi olmak.
2-Kuralları kendi üzerinize en yoğun veya kaldırabileceğiniz kadar uygulayıp denemeler yapmanız.
3-Kuralların hepsini ve terslerini belli bir süre hayatınıza uygulamanızdır.
Unutulmamalıdır ki değişmek istemeyeni Allah değiştirmezmiş. İblis hala haktan yana görünen münafıklarla namaz kılıyor.
Değişmenin bedelini:bazen yanarak format yiyip değişen bir bilgisayar misalidir. Buna tahammül edemeyenlerin fıtratını dine zorlayıp perişan etmek, Allah.C.C isyana sürüklemek veya gizli nefret uyandırmak olup her taraflı kayıp ve zarardır. Gerçek Hidayet Allah C.C.’HUNDENDİR.  Bilimsel açıdan Allah C.C.(semavi dinler uzay çağında türeye bilir) dinlerin bütünleşik oluşunu ve reçetesinin doğruluğunu test için 3-4 öneri;
1-Dini kurallar metriksinde samimiyetle üzerinize belli bir süre uygularsınız aşamadığınız/aşamayacağınızı anlarsınız karınız bu olur.
2-Dini kurallar metriksinde samimiyetle tersini uygular güdük olduğunuzu anlamanız kârınız olur.
3-Bu kuralları samimiyetle; uygulayan, uygulamayan ve derbeder uygulayanlarla arkadaş olur yaşayarak öğrendiğin ve vardığın sonuç kârın olur.
4-Bu 3 sonuçta vardığın yargı ne olursa olsun samimiyetle;iraden, koşulların ve fıtratın ölçüsü oranında dinin reçetesini uygulamaya koymalısın.
     Her şeyin sadece senin kafana ve gönlüne göre neden ayarlanmaması gerektiğini öğrenmen kârın olur.
     Anlamsızlık ve mantıksızlığın ne kadar mantıklı ve gerekli direkler olduğunun diri örneklerini yaşayarak cahilleri tanıyınca öğrenirsin. Cahillerin hangilerinin; kader insanı, hangilerinin; eğitim, inadın, tercihin kurbanı ve ürünü olduğunu anlarsın.
Münafıklığın büyük bir kısmının tercih ürünü olduğu kanaatine varırısın.
     Kısaca cehalet denizinden karşıya geçerken; sadece Allah C.C.’HUN peygamberlerine gösterdiği güzel ahlakın geçit taşlarına basmakla karşıya ulaşılır. Bunun dışındaki tüm reçeteler cehalet denizinin kara delikleri gibidir. Münafıklar menfaatleri gereği her türlü reçeteyi gizli ve açık uygulayanlardır.Mazlum cahillerde (kocaman çocuklar) bu denizin (metriksin) yılmaz savaşçıları ve bekçileri gibidirler. Önermesini bilimsel açıdan yorumlayınız ? Neden? (cevap vermek zorunda değilsiniz).
     Yer küresinin kainatın bodrumunda olması nedeniyle insanın zihinsel bedenine ve kalbine kainat vurgunu etkisi yapar. İnsanın zihinsel olarak hayvani-meleği doğa ötesine inkişafına engel oluyor gibi!!
       Demokrasinin ana kartı ve takılı rejim sistemleri insanları geleceğe taşımakta doğal ve vahşi kalmıştır,
Ör.Bu günkü sayısal Doğal (Vahşi) Demokraside bir delinin, velinin veya sıradan bir kişinin oyu aynı değerdedir? 1
Hidayet ÇEŞİTLERİ
Hidayet;Bir insanın, kurumun, devletin...vb düşüncesinin kıblesini etkilemek amacıyla;sanal ve nesnel olarak zihin’ine;cebren, hile ile, ikna ile...vb yol ve yöntemlerle yükletilen mantık-bilinç işletim sistemidir.
A-Yapay-Siyasi Hidayet (İlahi Hidayeti Taklit):Ör. Kapitalist Hidayet;fert ve toplumların politik ve ekonomik çıkarlar gereği dinlerinin icraatını teşvik edilerek kendilerini yönetenlere kadar motive edilmesi suni-yapay hidayet sonucudur. Örneğin kapitalistler bu asır böyle hidayetleri yapıp sonra onlara rableşmeye kalkıştılar.Bu kavimlerin (hidayete erdirilen kavimlerin) iyi niyetli inanç duyguları, saflıkları, temiz duyguları kapitalistlerce kullanıldığının farkında değillerdir. Bu yapay hidayete erdirilen kavimlerin en tipik özelliği; ya tam teslimiyet ya da rab olmaya kalkan kapitalistlere tepkileri çözümsel değil mücadele ve baş kaldırı şeklindedir.Vakti-vadesi dolmuş ilahi dinlerin(Allah CC'HUN gönderdiği eski suhuf ve dinler) hayat artıkları, siyasetle, ikna ile, cebren ve hile ile kandırılmışların, dinini satmışların…vb hayat artıklarının biriktiği gayri ahlaki hayat havuzundan yapılan hidayettir.
B-Doğal Vahşi Hidayet; Astekler ,Mayalar, İnkalar, Budist kavimler, Bazı Doğal Afrika ve Asya kavimleri (Bazı;Hindistan, Filipinler ve Endonezya kavimleri) doğanın tesirine ve etkileşimine dayalı olarak ortaya çıkardıkları doğal ve vahşi dinlerdir. Yani bu insanların zihinsel ve sanal dünyaları doğa ile kenetlenmiştir. Dinleride;doğaya, bu zihinsel-bedensel kenetlenmenin vahşi ürünüdür.
C-İlahi Hidayet;Allah CC. Peygamberlerine ve kıyamete kadar dinini desteklemek üzere göndereceği alimleredir. Bu hidayetin özelliği; asrı koşulları mürşit islami farz-sünnetlere dayalı olarak üzerine uygular ve çözümler üreterek nefsini güzel ahlaklı -edepli olmaya arif eder ve alim-bilgin yapmaya çalışır.





Eğitim Fakültelerinin Asli Görevleri Neler Olmalıdır?
-İnsanların; kendilerini, sanal araçlarını, sıfatlarını ve nefislerini liyaktali tanımak,
-Doğa-doğa ötesindeki geçerli, gerekli bilgilerle fıtratlarına uygun yeterince donatmak
-Doğru öğrendiklerini yaşantılarına (hayatına) liyakatli uygulama refleks ve alışkanlıkları kazandırmaktır.
-Eğitim fakültelerinin birinci görevi var olan geçerli ve gerekli bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmak ve gerekirse bilgi üretmektir.
-Fen fakültelerinin öncelikli görevi bilgi üretmek ve bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmaktır.

Eğitim ve Öğretimde Olanakları Liyakatli Kullanmanın Basamakları;
1-Gerekli - geçerli tüm nesnel ve sanal bilgilerin havuzunu oluşturmak.
2-Nesnel ve sanal araçlar mutfağını liyakatli ve gerekli yöntemlerle,1, bilgilerle donatmak,
3-Topluma sunulacak bilgilerin (ders ve konuların bilgilerin) hedeflerini, bilgilerini, dokümanlarını ve olanaklarını ortaya koymak,
4-Gerekirse bilgi, envanter, materyaller, yöntemler sanal ve nesnel araçlarla donatılmış eğitim mutfağı kullanılarak materyaller geliştirmek,
5-Etkili öğretim amacıyla sanal-nesnel olanaklar, materyaller ve yöntemlerle ilişkilendirerek beyinleri iştahlandırıcı sanal-nesnel-yarı nesnel; sunu, etkinlik, deney, uygulama, animasyon, film, anlatım, gösteri…vb;hazırlanır, oluşturulur, düzenlenir veya kurulur.

Eğitim Fakültelerinde Verilmesi Gereken Mutlak Gerekli Dersler ve Gerekçeleri;

1-Öğretim Teknolojileri Materyal Tasarımı ve Geliştirilmesi Dersi
2-Özel Öğretim Yöntemleri I ve II Dersleri
3-Fen Teknoloji ve Toplum İlişkisi Dersi
4-Okul Deneyimi I, Okul Deneyimi II ve Öğretmenlik Uygulamaları Dersleri
5-Eğitilen İnsanların toplumu eğitirken ve bilgileri hayatına uygularken;
A-Kendilerini doğru tanıma ve topluma doğru duygudaş olma(empati duyma), amacına yönelik uygulamalı dersler konmalıdır.
B-Fert ve toplum ya da  insan sıfatlarını, kendi özünü-fıtratını tanımaya yönelik uygulamalı dersler konmalıdır.
C-Yani fert ve toplumların ya da insanların kendilerini eksik ve yanlış tanımalarının, konumlandırmalarının, sıfatlarını liyakatsiz kullanmalarının sosyal tufanlara neden olduğu yaşanmış örneklerle ve gerekçeleriyle öğretilmelidir. Bu amaca yönelik uygulamalı dersler konmalıdır.
D-Öğrenci;sıfatlarının kötüye kullanmasının hatasının acısını ya da telafisinin hangi boyutlara varılacağını bilmelidir.Bundaki amaç, kendini-çevresini doğru tanıyıp-doğru değerlendirip doğru konumlandırmak, insani sıfatlarını doğru, liyakatli ve dürüst kullanmaya haklı olarak inandırılmalıdır.Bu amaca yönelik bilimsel çalışmalar yapılmalı, dersler açılmalı ve ders kitapları yazılmalıdır.
E-Olanaklarını, bilgilerini, beden dillerini, tepkilerini, seslerini … doğru ve liyakatli kullanma–ilişkilendirme alışkanlık ve reflekslerini kazanmalarına yönelik uygulamalı beşeri eğitim dersleri konulmalıdır. Batının derleme, deneyim, kurgu…vb şeylerine dayalı mevcut eğitim kitapları bu hedefe ulaşmakta yetersiz kalmaktadır.


Hipotezin Özellikleri Şu Noktalarda Belirlenir;
1.Açıklamalar ve olası çözümler ileri sürülür
2.Doğruluğuna inanılan sezgiler, gözlemler ve doğruluğu kanıtlanmış bilgilerle; kavramsal modellerden tümevarım yoluyla bulunur
3.Doğruluğu henüz kanıtlanmamış öneriler
Örnek Hipotez: Arı, güneş ışığıyla uçuş doğrultusu arasındaki açıyı duyarlılıkla algılar. Bu hipotezi sınamak için arılar kovandan uzak bir yerde yakalanıp, karanlıkta (örneğin, kahve fincanı altında hapsedilirse belli bir süre geçtikten sonra biyolojik olarak saati durur.) arı salıverildiğinde yine güneş ışığı doğrultusunda uçarak (ışınların doğrultusu 2 saatte 30 derece eğildiği için) yanlış yere gidecektir.
Örnek-2: Karayoluyla seyir ederken uzakta bir kalabalık gördüğümüzde bir hipotez üretiriz; trafik kazası, arızalı bir araç veya acil bir durum ya da sevindirici bir durum. Bunun kanıtlanması için teknolojik araç gereçlerle, soru sormakla veya en doğrusu olay yerine gidip öğrenerek hipotezi doğrularız.
4- Deneysel Bilgilerden Tümevarım Süreci
Doğadaki varlık, olgu ve olaylar hakkında yaşayarak deneyerek edindiğimiz bilgilere ampirik veya deneysel bilgi deriz . Edindiğimiz deneysel bilgilere dayanarak genellemeye gittiğimizde tüme varım sürecini gerçekleştirmiş oluruz.
Kısaca: Bir konuyla ilgili alt ünitelerin ortak özelliklerinden hareketle varılan  veya yapılan genellemelerdir. Ör1. Ata sözleri deneyimlerin ürünüdür ve genellemelerdir. Ör.2: Tür cins familya, takım……alem piramidine doğru gidildikçe yapılan işlemler genellemedir.  Yani ortak özelliklerin aşamalı  sentez ürünüdür.                   Tümevarım sürecinin özellikleri 3 noktada özetlenebilir;
a-Sınırlı sayıdaki benzer bilgi birimlerinin  tümüne ilişkin genellemeler vardır.
b- Tümevarım süreci özelden genele doğrudur.
c-Bu sürecin amacı bilinenleri taban olarak kullanıp bilinmeyenleri bulmaktır. Dar anlamda tümevarıma sentez de denir.
    Tümevarım Yoluyla Bir İlkenin Öğrenilmesi      I. İlkeyle ilgili deneyim kazanılır.
II. İlkenin uygulandığı alanlarda deneyim kazanılır.
III.Uygulama hallerinin ortak özelikleri belirlenir.
IV. Ortak özelliklerden genellemeye varılır.


Bilimsel Çalışmaların Basmakları (Bilimsel Çalışmalarda İzlenen Yollar) ;
1-Hipotez kurma ve yaratma
2-Yaparak tanımlama
3-Model yaratma
4-Değişkenlikleri belirleme ve kontrol etme
5-Deney düzeneği yapma
6-Değerlendirme
  Süreçlerin her birisini çeşitli etkinliklerle öğrencilerin anlayabileceği bir dilde uygulamayla izah edilmesi gerekir.
1-Hipotez kurmak için eldeki veriler:Hipotez için veri tabanı, Van kedisi, Van Gölü, Van’ın endemik bitkileri, iklim şartlarının rakımı 1700 olmasına rağmen ideal olması, otlu peynir, kuş çeşidinin çok olması, tarihi simgeleyen eserler vardır. Vahşi topografik yapı, çevre kirliliğinin olmaması, gölün fotojenik yansıma özelliği, Van insanının ekstrem özellikleri, doğu ve batı arasında önemli bir yerde olması. bulunduğu yerde bir mikro klima olması.
Ucuz Van balığı, göldeki  serap  canavarı, Muradiye Şelalesi, eski ipek yolu üzerinde olması, Akdamar Adası, Çarpanak adası, Eski Van Evi kültürü, Van çadırları, semaveri, kahvaltı ve hafta sonu cız-biz kültürü, yöresel kıyafetleri, halk oyunları, Van’da ki merkezi şehir planı, Van halkının samimiyeti, Van’ın uçkunu, Van kavunu, Van yemekleri, turizmi, kilimi, gümüşü…vb

I-Düşünsel ve Tartışma Etkinliği; 2007 4+1.5 Tezsi Yüksek Lisan Öğrencileri.
Yukarıdaki Van’la ilgili özgünlükleri ve zenginliklerin hepsini kapsayan bir proje hazırlasaydık adı ne olmalıydı? Yada projenin adını(Hipotez Proje adı) ne koyardınız?
"Van’daki Özgünlük ve Zenginliklerin;Önemi, Tanıtımı, Turizmi, Korunması, İşletilmesi, Düzenlenmesi ve Hayata Uygulanmasına Yönelik Bir Çalışma"
Hipotez:  Van’da ki eğitim, öğretim ve çevresinin geleceği;Van’a özgü verilerin dikkate alınması halinde Y.Y.Ü  çok iyi bir üniversite olacaktır..             Van’ın doğal güzellikleri, doğal kaynakları ve özgün özellikleri dikkate alınarak üniversitenin çevresi geleceği hazırlanır.            
1-Yaparak tanımlama
Van’ın turistik ve tarihi gelişimi ile diğer özgün özellikleri-kaynakları ile ilgilenen bir vakıf kurulmalı. Evrensel bir üniversite mi yoksa bölgesel bir üniversite mi olacağı belirlenmeli.            
2-Model yaratmada bu veriler sanal olarak bilgisayara aktarılır. Bunlar da ekonomiye aktarılır.
Ör:Van’a geçmişinde ne kadar turist gelmiştir, potansiyeli nedir? Bunu karşılayacak oteller var mıdır? Bunların ekonomik girdi ve çıktıları hesaplanır.
Üniversitede kalifiye eleman yetiştirilir. Bu elemanların tanıtımı yapılır. Verilere dayanarak bunları şişirebiliriz.
Burada bir model vardır. Bu model neden Bahçesaray’a kurulmasın ki? Bu bir organizasyondur.
Van’ın kahvaltı salonları olduğu gibi. Bunların modellerin resimleri çekilip bilgisayara yüklenebilir.
3-Değerlendirmenin Önemi
a. Öğrencilerin süreçleri göstermeleri sağlanır.
b. Bir nesne durum olayı mümkün olduğu kadar çok sayıda gözlem yapmaları sağlanır..
Özel Not : Önceden kestirme- Biz bir formülü hazırlarken pratikte bilinen verilerden bir formül çıkartırız. Bu formülde bir veya iki bilinmeyeni önceden kestirmek mümkündür. İşte bu noktadan hareketle bugün verilerden ve neticelerden edindiğimiz bilgi havuzu denklemine ulaşmak için yani, geçmişte bugünü görmek için nasıl bir formül ve denklem geliştirilebilirdi ! Geliştirdiğimiz bu formül ve denklem mantığı bugünde işliyor mu? Bu çok zor bir şey değildir. Biz nasıl ki beş duyumuza ilave olarak teknolojiyle yardımlaşıyorsak bu da yarını görme taktiğimize ilavedir (Demirkuş 2003).
c. Gözlem yaparken mümkün olduğu kadar çok duyunuzu kullanın.
d. Anahtarları ve sınıflandırma oluşturmak için nesneleri küme ve alt kümelere ayrılmaları sağlanır..
e. Uygun araçlar kullanarak nitel ve nicel özelliklerle ilgili birimlerin ( zaman- kütle- uzaklık vb. ) özelliklerini kullanın.
f.
 Ölçümleri dahi tablo, şemalar, grafikler halinde kullanılır.
g. Gereksinim duyulan yerlerde kalıpları belirtmek için grafik ya da matematiksel veriler kullanın.
h. Mümkünse matematiksel betimleme yapın.
j.  Zaman ve mekansal bölümlerini koordine edin. Bir dizi gözlemlerden sonra verileri açıklayabilen fazla sayıda çıkarsama yapın.

II-Uygulama Etkinliğı: Ölçme ve Sayıltıları Kullanma Tepki zaman Sınıfta herkeste veya belli bir grup öğrencide kronometreli saat bulunmaktadır. Saatler açık tutulur. Herkes işitme mesafesiyle aynıdır. Basın dendiği zaman kronometreye basılır, durdurun dendiği zaman herkes durdurur. Aradaki süre sayısal olarak kaydedilir, refleks tepki süresi en az öğrenci ile en çok öğrenci arasındaki fark belirlenir. Burada öğrencilerin hassasiyeti ve tepkisi ölçülmüş olur. Amaç öğrencinin işitme sisteminden mekanizasyonun hassasiyet derecesini veri tabanı olarak elde etmektir. Beş duyu için bu hassasiyet deneyi uygulanabilir Demirkuş 2003.  
III-Uygulama Etkinliğı: Uzay- Zaman İlişkisi
 Materyaller, silindir biçiminde aynı ebattaki küçük şişeler, bal, kum, bitkisel yağ, su, gibi maddelerle doldurulur. Sabit eğim üzerindeki birim zamanda aldıkları yol grafik ve matematiksel olarak hesaplanır (yavaştan hızlıya doğru).

Bilim insanları bir işçinin veya bir kas hücresinin ya da bir sinir hücresinin kendi yapı, görev ve işlevi olarak nasıl bir icraatta bulunuyorsa gerek fıtratı, gerekse eğitimle netice itibariyle karakteri ve genetik yapısı araştırmaya bilimsel çalışmalara müsait kişi ve gruplara verilen isimdir, bir üstünlük vasfı değildir. Şöyle ki her ne kadar toplum için bir lokomotif görevi yapıyorsa da sizin bu lokomotiften bir vagon üretmeniz gerçekten çok zaman alacaktır. İşte bu kadar için tek başına vagon ve lokomotifin mukayesesinden çok tamamlayıcı olması önem taşır.
    Özel Not : İstisnalar hariç; doğada varlıkların birbirine üstünlüğünden çok birbirini tamamlama ilişkileri (dijital-sanal, zihinsel, toplumsal, doğal ve tüm enerji hallerine ait döngüler) daha büyük önem taşır. Tamamlayıcılık önemlidir, üstünlük izafidir(yani görecelidir) ve en güzel ahlaklı varlık en üstün varlıktır.(Demirkuş 2003). Üstünlük takvadadır(hadis).
     İnsanlığın Gen Havuzunun Ortak paydasındaki maksadımızın biyolojik karşılığı; geçmiş,yaşayan ve gelecek, gen havuzudur. Çünkü paydanın dinamik dengesi gen havuzudur. Kavimler sık değişir, gen havuzu az değişir (birim zamanda içerdiği gen sayısı ve çeşitliliği). Ortak paydamızda sevgi olacak, tahammülün sebepleri olacak (Biyolojik ve Toplumsal çeşitliliğin zorunluluğu ve önemi). Gen havuzunun payını(özgünlükleri-özgün değerler); kişilikler, kavimler, toplumlar...vb oluşturur. Paydasını biyosferdeki insan gen havuzundaki evrensel değerler oluşturur (Biyomatematik).
Eğitimle pay (fert ve toplumun özgün özellikleri= aktif özgünlük) ve payda (fert ve toplumun ortak özellikleri=yarı aktif özgünlükler) arasındaki bilgi-sosyal ilişki-gen akışı ile nefes alan-hayat bulan çizginin belirginleşmesi  somut örneklerle gerekliliği kavratılması gerekir.
İnsan gen havuzunun ortak payda(evrensel değerlere ait akaitler ) ve payının (özgün değerlere ait akaitler ) liyakatine uygun eğitimde yer almalıdır.
-Fert veya Toplumlardan;
(önce yukarıdaki özel notu okuyun)
1-insanlık ortak paydasını yutamaya çalışanlar patlar(toplumsal lösemi).
2-Özgünlük payını;yutan/yutturanlar ve liyakatsiz övünenler ise yok (toplumsal kangren) olur.
3-Dengedekiler hayat bulur.
SANKİ BU DOĞAYA KONMUŞ BİR YASA GİBİDİR
.

Tanışasınız diye, sizi
kavimlere ayırdık (doğal soylara ve kökenlere dayalı kavimler ayırdık ki) (Allah C.C.).

Tüm Canlılara
GENELLEME YAPARSAK; Yer yüzündeki tür ve tür altı kategoriler kişisel payları(özgünlükler ve özgün değerler), paydayı(evrensel değerleri) ise biyosferdeki gen havuzu oluşturur. Tek tür için: Fertler ve varyasyonlar pay, Tüm Gen havuzu paydayı oluşturur
.



ZİHİNSEL BEDEN(HAVUZ)Demirkuş 2009; İlk kalp atışından ölüme kadar,ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde; akıl, ruh, nesnel-sanal nefislerimiz, zeka , muhakeme, mantık,zihinsel beden havuzunu (nesnel beden,hafıza havuzunu)…vb sanal-nesnel araçlarımızı içeren kapasitedeki sanal kalp aracımızdır.
-Zihinsel beden(havuz), sanal kalp havuzunun sanal bir aracıdır ve tüm nesnel ve sanal kainattan büyüktür. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez.

-Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.İnsanlar aldığı besinlerin bir kısmını bedenine katar. Diğerleri dışkı olarak atılır. Bilerek ya da bilmeden;beş duyumuzla ve duygularımızla hazır aldığımız veya zihnimizde ürettiğimiz bilgiler; geçiçi zihin ön belleğine alınır. Bu bilgiler daha sonra zihinsel sindirim mekanizmalarıyla (kısmen zihinsel yapılanma kuramı) diğer bilgilerle ilişkilendirilerek zihinsel havuzumuzun bedenine katılır. İlişkilenen bilgiler kalıcı bellekte diğerleriyle bağlantı yaparak/yapılarak ya da özgün olarak asimile olur. Sindirilemeyenler yeniden düzenleme ile; ya yeniden kabullenilir ya askıya alınır ya unutulur (yok olmaz) ya da uykuda; rüya,sayıklama veya eylemle deşarj edilir. Alınan bu zihinsel besinlerle (bilgilerle) beslenen zihin bedenimiz; ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ve zihinsel sanal araçlarımız bu hızla büyüyerek kainatı aşarak kendinden daha büyük zihinsel bedenlerin özgün sınırına ve frekanslarına ulaşır. Bu yol alışın rotası ve yönü; akli kurallara göre olursa gelişmiş insan zihin metrikslerine ulaşılır (Güzel Ahlak). Aksine hayvanların zihinsel metriksileriyle kenetlenerek primitif insan zihin tipi ortaya çıkar (Kuduz Ahlak). İstisnalar hariç bu insan tipinde zihin, bedenle uyur bedenle uyandığı için çocuk gibidirler.Genellikle beyninin % 10’u çalışır. Evrensel insanların kısmen, gelişmiş insanların zihni kalp gibi hiç uyumaz ve uykuda bile beyinlerinin zihin ayağı diridir. Bu insanların;beyni, zihni ve kalbi tam kapasite ile çalışır.Doğal insanların zihinleri uyanık ya da uyurda olsa doğa ile kenetlenmiştir (Koyun-Sürü Ahlakı).Normal insanların zihin ve bedensel uyanıklık ve beynini çalıştırma oranı bakımından melez ve hercai bir konum gösterir(Hercai Ahlak).Filmi izleyin.

-Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
-Beyin adeta zihinsel havuzumuzun hemen tüm dinamik imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
-Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun(zihinsel bedenin) hemen tüm bilgilerinin kodlanmış dinamik imajı beyinde yerleşmiştir ve ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir.-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır.
-Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir.
-Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup klonlayarak tazelikle kayıt eder.
-Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız.
-Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz.
-Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Nesnel ve sanal kainat sanki insan bilinç sistemlerinin ve zihinsel havuzun uzun vadeli sanal ve nesnel hard diski (bilgi depo diski) gibidir.
-Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun(zihinsel bedenin) hemen tüm bilgilerinin kodlanmış dinamik imajı beyinde yerleşmiştir ve ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir.
-Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” ve Zihinsel havuzu (Hafızayı) hafıza meleklerinin taşıdığına dair hadisler vardır.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir varlık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
-İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır.
-İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.
İnsan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5


ZİHİNSEL  YAPILANMA  KURAMI;Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri ve cahil kalmanın bir sebebi de budur.
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar
    Eğitim ve öğretimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle , doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008
     Hassas;toplum, halk, devlet, kurum, kuruluş ve insanların beklenmedik olaylara karşı zihinsel olarak hazırlıklı olması için,  kendisini bu olaya/lara karşı hazırlaması gerekir veya hazırlanması gerekir (zihinsel aşı) aksi taktirde zihinsel kabullenmedeki zorluklar nedeniyle; kendilerinden verim almaları azalır veya zihinsel sorunlar ortaya çıkabilir.filmi izleyin,  filmi izleyin
İnsan dışardan herhangi bir bilgi almaksızın  mevcut bilgi ve zihinsel  yapısını kullanarak , orijinal  ve özgün bilgiler (doğada olmayan veya olan) üreterek kendisini ve çevresini etkileme özelliğine sahip bir varlıktır.

    Mideye inen bir lokmanın sindirim sistemi kuralları ile bedene katılımı veya dışkı olma mantığı gibi; bedensel ve sanal duyularla zihine bilgiler;zihinsel yapılanma kuramına göre şekillenir. Yani diğer bilgi ve kavramlarla ilişkilenir. İlişkilenmeyenler uykuda-rüya da revize olur. Kısaca, öğrencilerimizin isteyerek, istemeyerek ve eğitimle duyularıyla zihnine giren bilgileri, zihnindeki diğer bilgilerle nasıl verimli ilişkilendirebiliriz.
    Zihnimize giren bilgilerin zihinsel dengemizi pozitif etkileyecek şekilde, zihinsel bağışıklık sistemimizi geliştirmeliyiz. Ör.sokakta-derste çıplak birini gördüğümüzde bunu zihnimizde nereye sığdıracağımızı, diğer bilgilerle nasıl ilişkilendireceğimizi bilemeyiz. Ör.Leopar adam: zihinsel işletim sistemi(ahlak sistemi-değer yargıları) leopar sanal dünyasıyla kenetlenmiş ve leopar olmak istiyor ve toplum içerisinde leopar dövmeli çıplak vücutla dolaşma özgürlük hakkını kullanmak istiyor.
Yani biz derste leopar beneklerini-dövmelerini yaptıran çıplak bir öğrenci gördüğümüz zaman onu eşleştirecek-eleştirecek alt yapıya-eşik bilgilere sahip değilsek haftalarca bir yere sığdıramayız. Böyle bir insanın davranışını diğer bilgilerimizle ilişkilendirmekte sıkıntı çekebiliriz. Ör.önemli-sevilen kişilerin ölümü, aşık olmak, yaşlanma, adet görme, menapoza girmek, ölüm, sevinç…vb dengesizlik yapar.
 Öğrencinin bu bilgiyi sıkıntısız zihnine doğru yapılandırması-yerleştirmesi veya sığdırabilmesi için alt envanterleri, eşik bilgisi ve zihinsel bağışıklık mantık sistemlerinin; uyanık ve hazır olması gerekir. Bu amaçla gerekirse gerçek hayatta, sanal ortamda, drama, zihnimizde yapay aşk ya da ölmeyi düşünmek, yaşamak, yaşlanmayı düşünmek ve önlem geliştirmek …vb yöntemlerle ortamlar ve olaylar öğrencilere yaşatılmalıdır. Sokak ortasında leopar adamı, böcek yiyen adamı..vb yabancı kaynaklı kirliliğini tanımak ve pozitif zihinsel çözümler üretecek uygulamalar ve dersler açmak gerekir veya ah keşke benim olsaydı denilen bir şey ve beklenmedik ölümler dengesizlik yapar. Biz bunu/ları tolere edemezsek bunlar zihninizi uzun süre kendine tolere eder.
Zihinsel Bağışıklık sistemini sıhhatli bir şekilde uygulamaya koymalıyız. Bazen çocukların/örencilerimizin maksatlı olarak aşılanacak kadar hata yapmasına müsaade etmeliyiz. Steril Zihinsel yapıyla çocuk/öğrenci yetiştirirsek ileriki hayatta karşılaşacağı büyük dozlar zihinsel dengesizlik etmenleri çocuğun dengesini bozar.Filmi izleyin.
Bu amaçla;öğrenciyle önce beyin fırtınası ve nadası soru ve etkinlikleri yapıyoruz.
Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı sosyal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmememsi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtratı ve yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda verilmelidir.    
Bu amaçla;öğrenciyle önce beyin fırtınası ve nadası soru ve etkinlikleri yapıyoruz.Filmi izleyin.

 Zihinsel Yapılanma Kuramının Ana Çizgileri Şunlardır;
Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalbinde; id, idol, değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar, gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram…vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.
1- Dışarıdan edinilen bilgi önceki bilgilerle çelişmiyorsa zihindeki düzende belli bir sınıfa giriyorsa belleğe mal edilir, buna öğrenme süreci denir.
2- Dışarıdan edinilen bilgi sınıflamaya girmiyorsa zihinde dengesizliğe yol açar. Böyle bir durumda zihin yeniden yapılanma ve ayarlanma sürecine girer. Ön bilgilerle zihinsel yapılanma bu problemi çözmeye çalışır (Biyolojik açıdan vücudun içerisine tanıdık veya yabancı bir maddenin girmesine benzer.Yabancı ise vücuttaki savunma ve bağışıklık sisteminin tepkisi uyanır). Örneğin; çok sevilen bir insanın ölümü. Bu tip durumlarda zihinde dengesizlik yapar. Zihin; bu dengesizliği tolere etmezse (kabullenmezse, bir yere yerleştirmezse veya diğer bilgilerle uyumlu-kabullenir hale getirmezse) zihinsel dengesizlik ve bunalımla neticelenebilir.. Daha da ileri giderse bunun faturasını çok ağır öder. İnsanlar yaşantıları boyuncu zaten istese de istemese de, her zaman yeni bilgiler edindiği için. Bilgi özümleme ve kendi kendini ayarlama süreci ile zihinde yeni yapılanma süreci sürer gider. Verimli bir toplum olmak için;eğitimde zihinsel bağışıklık sisteminin geliştirilmesine önem verilmelidir (Demirkuş 2004).
   Zihinsel Aşı ve Bağışıklık;Ortaya çıkan yeni kültür ve ahlak hastalıkları nedeniyle, en az nesnel beden kadar zihinsel bedeninde bağışıklık sistemine gereksinimi vardır.Fert ve Toplumların, zihinsel alt yapı, eşik bilgi ve kapasite yönünde hazır olmadığı;olay, olgu, kültür davranış, bilgi..vb her şeye karşı ufak dozlarla kendisini aşılayıp hazırlaması ve çözümlerle önceden donatmasıdır. Ör; Özgünlüğümüzün zarar görmemesi için, batının yaklaşan kültür normlarına karşı zihinsel bağışıklık eğitimine gereksinimimiz vardır. filmi izleyin, filmi izleyin
    Bu ilginç, istenmeyen veya kötü insani davranışlar, ufak dozlarda öğrencilere aşılanarak (yaşatılarak, filmlerle, dramalarala...vb) gerekçesi öğrenciye kusursuz kavratılır. Amaç öğrencilerin veya çocukların zihinsel bağışıklık sistemini güçlendirmek üzere, bu istenmeyen insan davranışlarını;etolojik (hayvani-vahşi) davranışlarla ilişkilendirip;vahşi ve istenmeyen davranışların, zihindeki kıblesini ve uygulamaya etkisi, doğru davranışlara (güzel ahlak davranışlarına) tevhit etmeyi ve ilişkilendirmeyi refleks haline getirmeyi başarmaktır.
      Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı sosyal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmememsi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtratı ve yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda verilmelidir.
      Eğitim amaçlı zihinsel aşı ders, toplantı, etkinlik, uygulamaları …vb verilirken; ifrat, tefrit, zındıklık…vb günaha, suça zihinsel alt yapıyı tahrip-tahrik edici…vb liyakatsizlere kaçmadan hazırlanmalı ve heyetlerce-uzmanlarca yeminli kontrollerden sonra uygulamaya geçilmelidir. Ör.içki içilmeden de içkinin uygulamadaki (meyhane…vb) bedensel, sosyal ve kişisel zararlarının sonuçları;filmlerle, uygulamalardan çekilmiş acı-ders verici sonuçlar…vb şeklinde liyakatli ders alıcı dozları uygulama alanlarında verilebilir.

     Zihinsel bağışıklık sistemi geliştirmek için mutlaka o günahın işlenmesi gerekmez. Örneğin gazino ve pavyonu hiç görmeyen bir kişinin oralara doğru empati duyma olasılığı çok zayıftır.Ancak bir filmle edepli ve terbiyeli kurallar çerçevesin de zihinsel aşı amacı ile bu kavramların; bu yerleri ziyaret etmek istemeyen kişilerin zihnindeki anlam ve işlevleri doğru konumlandırılabilir.
3-İnsan dışarıdan herhangi bir bilgi almaksızın mevcut bilgi ve zihinsel yapı ile kendi kendini zorlayarak sorular üreterek ve çözerek yeni bilgiler üretebilir.Hatta yeni yöntemler üretebilir. İşte özgün bilgi üretebilmek özgün yöntem bulmak gibi sentezcilik böyle bir olaydır.
Beyin bilgiyi asimle(özümleme)eder1,2,3.
Eğitimdeki amacımız; beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir).Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir. İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur bilgilerle (hurafe) doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve toplumsal açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar.



Edinilen Bilginin Zihinde İlişkilendirilmesi (Zihne Giren Bilgi Ne Olur?)
1-Giren Bilgiyi Diğer Bilgilerle İlişkilendirir  ( örtüşür)
2-Giren Bilgi Kabullenilir (çakışır) (ilişkilendirilmeden,olduğu gibi kabullenilir)
3-Giren Bilgi Kabullenilmez (Çelişir)(uzun sure çözümlenmese insanda zihinsel dengesizlik yapar)
4-
Giren Bilgi Hatırda Tutulur (Askıya alma=Hatırda tutma)
5-Unutulur

Askıya alma (Hatırda tutma)
:Çevreden veya içten gelen bir durumla hemen hatırlama ile örtüşebilir.
1-Unutulur (hatırlanabilir);Bu bilgilerin zihindeki kalıntı kod, imaj, eylem...vb gerçek bilgiyi çağrıştırmaya hazır bekler. Çağrıştırıcı algınınca gerçek bilgi hatırlanır.
2-
Bilinmeyen Olur (hatırlanamaz)
3
-Zihinle Uyum İçin Yeniden Yapılanıp Yerleşir
4-Uykuda, Rüyada veya Bilemediğimiz Durumlarda Revize olur.

Öğrenmenin Gerçekleşmemesinin Nedenleri;Demirkuş 2009
1-Zihinsel bağışıklık sistemi zayıftır.
2-İlişkilendireceği alt yapı bilgisine sahip olmamasındandır.
3-Kavrama yetersizliği
4-Değer yargıları,süper egolara, id ve idollerine ters olması
5-Hasta olması
6-Diğer nedenler

 Sanal Kalp; ilk kalp atışından ölüme kadar(kalbin durması),ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde;Akıl, Ruh, Zeka, Mantık, Hafıza-Zihinsel Beden, Düşünce, Fikir, Nefis, Muhakeme, Özgünlük, Haset, Kibir, Gadab, Ucup, Kıskançlık, Sevgi, Merhamet, Kahhar…)insan sıfatları ve davranışları…vb sanal-nesnel araçlarımızı(nesnel bedenimiz)içeren sana kalp kapasitesidir veya sanal kalp havuzundur. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir varlık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
Öğrenciler Neden Bazı Sorulara Doğu Yanıt Veremez? Öğrencilerin Bazı Sorulara Doğru Yanıt Vermemesinin Nedenleri? Demirkuş 2009
1-Dikkatsizlik,
2-Yanlış Mantık ve Muhakeme Yürütmek ile İlişkilendirme
3-Eksik İlişkilendirme
4-Unutmak
5-Bilgi Eksikliği,
6-İşlem Hatası,
7-Acelecilik,
8-Zamana Sıkışma,
9-Yorgunluk
10-Hastalık
11-Eksik, Karışık Yada Yanlış Anımsama
12-Soru Yanlış veya Eksik Sorulmuştur.


Yanıtlanamayan Sorular Geriye Dönük Nasıl Öğrenilmeli?
Sorunun neden yanıtlanamadığını doğru teşhis ettikten sonra,
1-
Kavramların özgünlüklerini karıştırmak, yanlış-eksik benzeşimle hatırlamak.
Ör.Işığı; Yansıtıcı-yansıtan, Yalıtıcı-yalıtan, Engelleyici-engelleyen ve Soğurucu(emici)-emen(soğuran) kavramların özgünlüklerinin sınırlarını çok iyi bilmek gerekir.
2-Bilgi eksiği nedeniyle ise;
-Öğrenciye ilgili konunun özeti çıkarılır.
-Konun özeti çıkarılırken konuyla ilgili test,boşluk ve/veya klasik konunun fıtratına uygun sorular hazırlatılır.
-Eksik bilgileri pekiştirme ve geriye ketleme ile olanaklar ölçüsünde uygulamalı örneklerle öğretilir.
3-Dikkatsizlikten yanıtlanamamışsa dikkatsizliğe neden olan etmenin pekiştirilerek ve gerekirse aynı soru mantığına benzer soru çeşitleri öğrenciye ürettirilerek bu konudaki mantık kurgusuna ve dikkati yoğunlaştırmaya yönelik pekiştireçler verilir.
4-Yanlış ve eksik muhakeme yürütmeden dolayı ise yine aynı soru mantığına benzer soru çeşitleri öğrenciye ürettirilerek bu konudaki mantık kurgusuna ve dikkati yoğunlaştırmaya yönelik pekiştireçler verilir.
A-Konulara nasıl çalışması ve öğrenmesi gerektiği gerekçeli ve net bir şekilde verilemelidir.
B-Ezber isteyen formül, bağıntı, sabite, isim, kavram ve kavramisimleri veya diğer öğrenilemeyenleri;
C-Mantıklı kodlayarak; pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme
D-Hayata mantıklı güncelleyerek; pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme
E-Diğer iyi bildiği yakın formül, bağıntı, sabite, isim, kavram ve kavramisimleri ile anlamlı ilişkilendirerek;pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme
F-En azından bazı konuların önem dereces gerekçeleriyle öğrencilere verilmelidir.

Biyolojik/Canlı ve Sistem Temelli Öğrenme Modeli (Gen, Beyin, Zihin ve Sisteme Dayalı Öğrenme Modeli 0, 1, 2, 3)  (Demirkuş, 2009);
-Var olan eğitim ve öğretim modellerinin çoğu;insanların, hayvanların ve çeşitli varlıkların davranışlarını, yeteneklerini, sistemlerini, hayat döngülerini gözlemleyerek, bilgisayar sistemlerine benzetimlere, deneyimlere, çeşitli koşulara tabii tutulmuş hayvan, insan etkinlik ve deneylerinden elde edilen verilere dayalı olarak ortaya çıkarılmışlardır.
-
Varlıklar çevreye uyum için öğrenme potansiyelleri ile (zekalarıyla)  uyumsal tepki göstermeleridir. Yani genlerine, beyinlerine veya sistemlerine (yaşayarak-yaratarak ) kayıt yaparak çevresine statik ve dinamik etkileşimli uyumsal tepki göstermeleridir.
-Bu kayıt, geçici, orta vadeli ve uzun vadeli olabilir. Ör. yerküresin de ilkel insanlardan kaynaklanan çevre sorunları, yer küresi sistemi ve diğer varlıklar(bitki, hayvan, diğer insanlar,  elektron, plazma boncukları, ışık sistemleri…vb genleri, beyinleri ve sistemleri ) tarafından kayıt edilerek çevreye  uyum çerçevesinde  ilkel insan genlerine tepki geliştirmiştir
-İlkel insanlar hariç, İnsanlık;akıllarıyla, ruhlarıyla, nefisleri, zekalarıyla (genleri, beyinleri ve sistem zekâlarıyla) olanaklarıyla, deneyimleriyle...vb yaşayarak ve gerekirse yaratarak (bilinmeyeni ve var olamayanları üreterek) uyumsal tepki göstermezse belkide yok olma eşiğine gelecektir.1,2
-Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen proteinlerden organik kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3
-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında beş duyumuzla alınan bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler…vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün protein üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanma yapılmaktadır.
-Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede 5 duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni beş duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir.
-Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup klonlayarak tazelikle kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt kıyamete kadar silinmez.
-Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) yada kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız.
-Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz.
-Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
-Nesnel ve sanal kainat sanki insan bilinç sistemlerinin ve zihinsel havuzun uzun vadeli sanal ve nesnel hard diski (bilgi depo diski) gibidir.
-Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun(zihinsel bedenin) hemen tüm bilgilerinin kodlanmış dinamik imajı beyinde yerleşmiştir ve ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir.
-Nesnel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” ve Zihinsel havuzu (Hafızayı) hafıza meleklerinin taşıdığına dair hadisler vardır.
-Sanki insan yarı sanal-nesnel bir varlık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan sanal kalbinin nesnel ve sanal bilgi deposu yada sana-nesnel hard diski gibidir.
-İnsan
bedenen kainatın bir parçasıdır.İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır.
-
İnsan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5
Biyolojik Öğrenmeyle İlgili Moleküller;
-Öğrenme olayında alınan yeterli uyaran, uyarıcı ve uyaranlar var ise yani genlerimizi ve genetik sistemimizi aktive edecek kadar ise uyarılan genetik sistem yada genlerimiz bunun karşılığında; duyuşsal, bilişsel…vb olarak ya biyolojik öğrenme molekülleri ürettirir, ya fiziksel nöron çimlenmesi yaptırır…vb kalıcı biyolojik öğrenme tepkisi oluşturulur.
-Görme engellilerin beyinlerinde görsellikle ilgili biyoloji öğrenme molekülleri miktarının az olması beklenir.
-Konuşma  ve İşitme  engellilerin beyinlerinde kavramlarla ilgili biyoloji öğrenme molekülleri miktarının az olması beklenir.
-Ör;kör farelerde diğerlerine göre görsellikle ilgili protein..vb biyoloji öğrenme moleküleri miktarının az olması beklenir.
-Kullanılamayan duyu organı ile ilgili biyolojik öğrenme molekülleri azken diğer çalışan duyu organlarınkilerde ise normalden çok yoğun olması beklenir.
Görsellikle ilgili;
A-Öğrenmede görsellikle ilgili fiziksel kodlanmada;nöron çimlenmesi küçük yaşlarda çok daha fazladır(fiziksel kodlanma).
-Muhtemelen benzer ve ilişkili bilgilerin kodlandığı nöron bölgesi kendilerine en çok benzeyen bilgilerin kodlandığı fiziksel nöron çimlenmesi veya dallanması bölgeleri örtüşür.
-Yani iki, kavramla, bilgiyle ilgili ne kadar çok ilişki ve benzerlik varsa fiziksel kodlanma yapısı ve mekanlarının özgünlükleri de birbirine o kadar yakındır.
B-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede kayıt moleküller=kayıt kodlanma veya organik kodlanma.
-Benzer bilgilerle ilgili üretilen, biyolojik moleküllerin yapısı benzer olup, iletişim ve ilişki alanları da bir birine daha yakın veya örtüşür.
C-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede hatırlama moleküller= hatırlatıcı kodlanma veya algısal kodlanma
D-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede çağrıştırıcı moleküller=zihinsel çağrıştırıcı kodlanma
E-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede ilişkilendirici moleküller=ilişkilendirici kodlanma.
F-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede düşündüren moleküller=düşündürücü kodlanma.
G-Öğrenmede görsellikle ilgili biyolojik öğrenmede kavram molekülleri=kavramsal kodlanma.
H-…………………………. biyolojik öğrenmede X molekülleri=X kodlanma uzar gider.
I-Bir bilgi ile ilgili kaç çeşit duyuşsal, bilişsel…vb biyolojik öğrenme molekülleri, çimlenmesi ve kodlaması olmuşsa hepsinin tümleşik yada bileşik tek biyolojik öğrenme molekülleri ve kodlaması oluşturulur. -Bunların öğrenme molekülleri, sinirsel çimlenme ve kodlarındaki tümleşik karşılıkları vardır.
-Aynı mantık kurgusu ve genetik tepki; işitsel, tatsal, koklama…vb duyuşsallıkla(nefsi) ve bilişsellikle (akli, düşünsellik…vb) ilgili biyolojik öğrenme tepkileri ve molekülleri sırlanabilir.
-Muhtemelen genlerimiz tarafından çok iyi tanınan öğrenme molekülleri beyinsel nörolojik çimlenme yani fiziksel kodlanma ağ sistemi ve ara formlarıyla ilişkili çalışır.
-Bir bilgiyi hatırlama gereksinimi o bilgi ile ilgili genlerimizi aktive edecek eşik uyarma seviyesine ulaşmışsa istenen bilgi ile ilgili hatırlama proteinleri veya diğer biyolojik moleküller uyarılır ilgili biyolojik zihinsel çağrışım moleküllerini tetikler ve hemen ışıktan daha hızlı bir zamanda istenen bilgi ile ilgili;görüntü, sözcük, kavram, isim, cümle ses, eylem, koku, tat…vb zihinsel havuzumuzdan olduğu gibi beyindeki ilgili bölgede ve konumda sanal olarak hayat bulur, hatırlanır ve algılanabilir hale gelir.


Öğrenmenin Tam ve Verimli Gerçekleşmesinde Beyinde ve Zihinde Neler Olur?
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli çimlenme (nöron dallanması) çeşitleri beyinde gerçekleşir (Fiziksel kodlanma).
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli öğrenme ile ilgili organik kayıt proteinleri üretilir(Organik kodlanma).
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli öğrenmede hatırlama çimlenmesi ve hatırlama proteinleri …vb ürünler üretilir(Algısal kodlanma)
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli öğrenme ile kavramsal ilişkilendirme, kavramsal hatırlama çimlenmesi, kavramsal organik kayıt proteinleri…vb ürünler üretilir (Kavramsal kodlanma)
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli öğrenme ile zihinsel havuzdan gerçek bilgilerin nesnel, sanal, ses, görüntü, tat, eylem…vb gerçek hayallerini çağırma, ilişkilendirme, anımsama ara yüzü ilişkilendirme ile ilgili çimlenme, organik kayıt proteinleri, hatırlama proteinleri…vb
-Görsel, işitsel, tatsal, kokusal, düşünsel, ilişkisel…vb kökenli bütünleşik öğrenme ile ilgili zihinsel ve kavramsal bağlantılı fiziksel, organik, algısal…vb kodlanma ile ilgili beyinde öğrenmenin gerçekleşmesi ile ilgili olayları ve ürünleri meydana gelir.
-Yani öğrenme ile ilgili çimlenme, hatırlama ile ilgili çimlenme, öğrenme proteinleri, hatırlama proteinleri …vb kalıcı fiziksel ürünleri ve olaylar meydana gelir.
-Kısaca öğrenmenin tam gerçekleşmesi ile beyinde kalıcı öğrenme ürünleri ve kalıcı fiziksel olayları ortaya çıkar.
Özel Not;Tama ve verimli öğrenmenin gerçekleşmemesinde yukarıdaki zihinsel ve beyinsel öğreneme aşamalarında bazı eksikliklerin ve kopuklukların olması veya gerçekleşmemelerinden kaynaklanması önemli anlam taşır.

Öğrenmenin Gerçekleşmemesinin Nedenleri;Demirkuş 2009
1-Zihinsel bağışıklık sistemi zayıftır.
2-İlişkilendireceği alt yapı bilgisine sahip olmamasındandır.
3-Yeterince zeki olamaması
4-Verilen bilginin, değer yargılarına,süper egolarına, id ve idollerine ters olması
5-Hasta olması
6-Bilgiyi sunmada ve aktarmada kullanılan yöntemler dizini eksik veya yanlış(algıda değişmezlik prensibine aykırılık)
7-Sunulan bilgi eksik veya yanlış
8-Öğretilen bilgi öğrenenin fıtratı öğrenmeye müsait değil, fıtratına ters veya fıtrat(yapısı) farzlarına aykırı
9-Diğer nedenler


 

Öğretmenin Nezaretinde;Soru, Problem veya Olayları; Zihinsel Yapılanma Kuramına Uygulama Basamakları     
1- Sorun/lara, probleme/lere aşina olmak: Öğrenci karşılaştığı bir sorunu, problemi veya  gözlediği bir olayı öğrenmeye gider ve zihnen sorularla aşina (angaje ya da alışır) olur.
2- Sorunu/ları, problemi/leri araştırmak: Öğrencilerle birlikte öğretmende, çalışarak deney yaparak sorunu çözme veya olayı açıklama düşüncelerini araştırır. Bu düşünceler öğretmenin temel kavramlara, becerilere ve çözüm yollarına dönüşür.
3- Sorunu/ları, problemi/leri toplanan verilere dayalı açıklamak: Öğrenciler verilere dayalı olarak;soru, porblem veya olayı açıklar ve çözer. Öğretmen öğrencilerin açıklamalarına ve çözümlerine açıklık getirir. Gerekirse yeni kavramlar getirir ve becerilerine yardımcı olur.
4-Sorunu/ları, problemi/leri çözümü/leri uygulamak/latmak :Öğrenciler öğrendiklerini açıklamaya ve çözüm yolunu/larını yeni problem ve olaylara uygular. Kazanılan bilgi ve beceriyi yaşantıyla ilişkilendirirler. .
5-Sorunu/ları, problemi/leri ve çözümü/leri değerlendirmek :öğrenciler edindikleri yeni beceri ve yetenekleri değerlendirirler. Öğretmen öğrencilerin başarılarını değerlendirmede bu basamakların sonuçlarına dikkat eder.

 
EĞİTİM, ÖĞRETİM, ÖĞRENME NEDİR VE ARALARINDAKİ İLİŞKİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ KAVRAMLAR  
       
A-Kavramlar;Doğadaki olayları, süreçleri, olguları ve varlıkları gözlemleyerek bunlar arasındaki benzerlik, ayrıcalık, geçişken özellikleri; tecrübe ve deneyler yaparak bu özelliklere dayalı genellemeler yaparız.Bu genellemelere kavram deriz.Örneğin, kütle-hacim maddenin özelliklerini ifade eden kavramlardır. Genellemelerimize verdiğimiz adlara bilimde kavram deriz.
-Kavramlarımız olmazsa bilgileri etkili bir biçimde anlayamalıyız.
-Genellikle kavramlar; varlıkların,süreçlerin, olgu ve olayların;benzerlik ayrıcalık ve geçiş karakterlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılarak genellemelere vardıktan sonra bir veya birden fazla isim altında toplanır ki biz buna kavram deriz. Örneğin; enerji, ışık.
-Bir kavramın özgün özelliklerinin sınırı ne kadar iyi çizilmişse o kadar iyi anlaşılır.

-Bir kavramı en mükemmel temsil eden model, şekil ve yöntem seçilmelidir.
-Kavram gruplarında yer alan kavramlar en güzel şekilde temsil edilmelidir.
-Bir armudu veya elmayı şekille göstermek ayrıdır.
-Cisim olarak göstermek ayrıdır.
-Bazı kavramlar sübjektiftir.
-Birkaç kriterle yaşatarak öğretebiliriz.
Kavram: doğa ve ötesindeki; olgu, olay varlık ve herhangi bir şeyi anlam bütünlüğü açısından temsil eden kodlanışın ifade şeklidir. Ör.sıcaklık,
-Bazen kavramların isim yüzleri vardır (kavramisim olabilir). Ör,çiçek (hem isim hem kavram)
-Bazı isimlerin kavram yüzleri yoktur (kavram olamazlar).Ör. Ahmet

-Tüm olanaklarımızı verimli kullanarak, her konuya özgü en doğru öğretim yöntemlerinin kombinezonunu (dizaynlarını, düzenlenmesini) kurmayı-uygulamayı düşünsel refleks-tepki haline getirmeyi öğrencilerimize kavratmak ve alışkanlığını geliştirmektir.
-Bu düşünsel refleks-tepki mantık sistemi ve muhakeme gücünü kazandırmak için, öncelikle;bilgilerin zihnimize kabulleniş, depolanış ve kullanım çeşitlerini bilmek önemlidir. 
-Bu konuda var olan temel yöntemlerle ilgili bilgileri doğru edinmek ve öğrenmek gerekir.
-Bilgileri edinmek ve hayatla ilişkilendirmek için, yeterince eşik bilgilere sahip olmanın yanında;sanal ve gerçek dünyasında asrın dogmalarını güvenle aşarak hür ortamda düşünüp düşüncelerini açıklaması daha elzemdir. 

-Zihnimizdeki sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur?
-Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün.
-Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını yada vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız.
Yerleşim yerlerinin aralarındaki iletişimin insanlık için önemi ne ise; kavramların kavram araçlarıyla doğru konumlandırılarak öğretilmesi ve zihnimizde doğru konumlandırılmaları bundan daha önemlidir. (Demirkuş 2005).  

Kavramları Doğru Öğrenmenin ve Kullanmanın Önemi;
1-Öğrenmeyi gözle görülebilir biçimde arttırır.
2-Öğrenmeyi gözlenebilir hale getirir.
3-Farklı öğrenme şekillerine ve öğrenciler arasındaki diğer bireysel farklılıklara hitap eder.
4-Pek çok değişik konu, öğretim aşaması ve not seviyesi için uygundur.
5-Öğrenilmesi, öğretilmesi ve kullanılması kolaydır.
6-Kapsamı temellidir.
7-Kapsam oluşturulması ve bütünleştirilmesinin değerlendirilmesinde kolaylıkla kullanılabilir.
8-Kavram haritaları, öğrenci merkezli ve öğrencinin aktif olduğu yöntemlerdir.
9-Ayrıca öğrenciyle öğretmen bir kavram haritasıni, ağını, tablosunu veya çarkını oluşturduklarında, öğretmen öğrenci etkileşimini teşvik eder.
10-Kavramlar arasındaki doğrusal ilişkilerin tanımlamalarına yararlı bir alternatif oluşturur.
11-Bir sistem içindeki ilişkilerin gösterilmesinde yararlı alternatiflerdir.
12-Öğrenciler okul yılları boyunca kavram haritası yapmayı öğrendik&ccedi