| Özel Öğretim Yöntemleri I Ders Notu
Fen Teknoloji ve Toplumla İlgili Bazı Beyin Fırtınası-Nadası; Ödev, Soru ve Etkinlikleri (2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, Din, Siyaset, Devlet, Vahşi ve Doğal Laiklik, Rejim, Çevre, Demokrasi, Bilimsellik, Kavram ve Evrim ile İlgili Sorular Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Öğretim Üyesi;Prof. Dr. Nasip DEMİRKUŞ 2011 |
Derse Devamın Önemi ve Gerekliliği; Öğrenim, Öğrenim Süreci ve Öğrenilen Şeyin Önemi ve Gerekliliği Bilinci, Hayata Doğru, Liyakatli ve Peygamberi Ahlaklı Uygulanışıyla İlişkisel Tamamlanış; Öğretim süresince hedef kitle tarafından öğrenilen her şeydir ya da hedef kitleye öğretilen şeyle ilgili öğrenilenlerin tümü öğrenimdir. Öğrenim devamınca geçen süre ve öğrenilen her şeyin birlikteliği öğrenim sürecini ifade eder. Öğrenilen her şey + geçen zaman=Öğrenim süreci. Öğrenilen şeyle ilgili tüm olanaklar kullanılarak, öğrenilen şeyin hayata doğru, liyakatli ve peygamberi ahlakla ilişkisel örnekleri ve uygulamaları yeterince öğrenilmişse ya da öğretilen şey hayata uygulanabilir seviyede öğrenilmişse öğrenim tamamlanmıştır. Eğitim, Eğitim Süreci ve Eğitimle Öğrenilen Şeyin Yaşantıya Doğru, Liyakatli ve Peygamberi Ahlaklı Uygulanışıyla İlişkisel Tamamlanış; Öğretim ve Öğrenimle verilen ya da öğretilen/öğrenilen şeyin hayata uygulanışı geçerli gerekçesiyle ve bilinciyle kavranarak alışık tepki (refleks), alışkanlık haline gelmişse/getirilmişse ve hayata doğru güncelleniyorsa eğitimi tamamlanmış anlamına gelir. Pekiştireç II; |
| Değer Yargısı Nedir? Fert, Toplum, Devlet, Kavim… vb insani oluşumların: yapısal, düşünsel, zihinsel ve mantıksal olarak değişmez veya en az değişen; özgün (*), istendik(+), istenmedik(-), nötr(0), geçişken(+,-), aşılmaz(!), bilinmeyen(?)… Vb kabullendikleri, ret ettikleri, dengedeki, bilmedikleri...Vb; maddi, manevi, düşünsel, davranışsal, eylemsel, kültürel... Vb iradesiyle hükmedemediği, bazen; öğrenemediği, anlayamadığı, aşamadığı ya da değiştirmeye gücünün yetmediği...Vb; düşünsel ve mantıksal bilinç mimarisinin/tasarımının ya da dizaynın değişmez ve/veya en az değişen yapı taşları ya da yapısal (fıtrati) değerleridir. Değer yargıları, bir sistemin/lerin, yaratığın/yaratıkların geri dönüşümsüz geri değiştirilemez veya zor değiştirilebilir yapı taşları, iskeleti (filitresi) ve nirengi noktaları durumunda olup onun özgünlüğünü belirleyici tercihleri yönlendirici yargılardır. Her değer yargısı dosdoğru değildir ancak en az değişen ve en doğru değer yargıları; İslam dini farzları, ayetleri, sünnetleri, doğal kanunlar, yapay kanunlar ve gerçeklerdir. Her zaman atasal değer yargıları vecizeler tartışmaya götürebilir bunlara çok yönlü ayar yapılmalıdır. Hadislere ve ayetlere göre var olan sisteme değer yargılarına ayar çekilmelidir.Bilimin değer yargıları yapay ve doğal kanunlardır. Kanunlar üzerinden geçmişten geleceğe yürüyebiliriz. Kaç Çeşit Değer Yargısı Vardır? İnançsal Değer Yargıları;İnancın farz ve sünnetlerine değişmez mutlak itaati gerektirirliği kabulleniştir. Örneğin İslamiyet’in Farzları. Yapısal (Fıtrat) Değer Yargıları;Yaratığın yaradılışı, eğitimi veya herhangi bir nedenle aşamadığı geri dönüşümsüz yapısal (fıtratı)... vb değer yargılarıdır. Örneğin, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; vahşi değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin, Ebucehil gibi fıtratı ve eğitim cahillerin değişmezliğe olan radikal bağlılıkları. Onlara göre her şey onların bildiği doğrulara endekslidir. Peygambere cahillerden (değişmez-bilmezlerden) uzak durulması önerilmiştir. Değişmek istemeyeni Allah CC değiştirmezmiş. Kültürel Değer Yargıları;Yaşadığı toplum ve çevresinden yaratığın aldığı eğitim, işittikleri, gördükleri, alışkanlıkları, anadilleri, örfleri, adetleri, zevkleri... Vb ilgili; yararlı, zararlı ya da yararsız kültürel... vb değer yargılarıdır. Örneğin, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; vahşi değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin,Ebucehil Kişisel, Özgün ve Özel Değer Yargıları;Yaratığın bazı şeyleri tüm yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları örgüsünün süzgecinden geçirip kendine özgü değişmez prensipler ve değer yargıları geliştirmesidir. Ör, istenmedik ifrat ve tefrit değer yargıları:özgün bazı değer yargıları yani değişmez ve az değişen;aşırı ifrat, tefrit, tiryakilikler ve tutkular derecesindekii;kıskançlık, kin, nefret, haset, kibir, ucup/gurur, cimrilik, bönlük, müsriflik, egoistlik, kaprisler, saplantılar, münafıklık (çok yüzlülük), aileye–akrabalara aşırı bağnazca bağlı olmak ya da tüm özgünlüklerini atasal ailesine endeksli özümsetiş hastalığı), siyonizm, şovenizm, siyoşovenizm, sigara içmek, içki içme alışkanlığı … Vb dir. Diğer Değer Yargıları;Yukarıdaki kategorilerin dışındaki diğer değer yargılarıdır. Örneğin, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; vahşi değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin,Ebucehil Örneğin, fert toplum, kavim, insanlık bazında aşılamayan ya da iç dünyasında çözümsel olarak liyakatli bir yere oturtulmadığı için aşılamayan: bazı;davranışlar (yavşak davranışlar, sakız çiğneyene derste tahammül edemeyiş), görüntüler (ör tiksindirici görüntüler), bilime liyakatsiz tepki (evrim bilimine liyakatsiz tepki), tabular (ör, böcek yiyen hayvani adama ya da çıplak dolaşmak isteyen hayvani dervişlere liyakatsiz tepki), bedensel hareketler (göbek atan erkeklere liyakatsiz tepki), liyakatsiz tepkiler (ör, cahil yalancılara, cahil köktencilere, cahil yenilikçilere...Vb aşırı tepki), sesleri kapris etmek (Ör, ağız şapırdatana liyakatsiz tepki) … Vb aşılmazlar birer özgün ya da bazı kültürler için aşılmaz veya değiştirilmesi zor değer yargılarıdır. Örneğin, canlı yaratığın genlerinden ya da irsiyetten veya dünyaya gelir gelmez sahip olduğu ve değiştiremediği istendik, istenmedik her şeyden kaynaklanan; vahşi değer yargıları, hayvani değer yargıları, insani ve/veya peygamberi değer yargıları. Örneğin,Ebucehil Çözüm;Bu değer yargıların inançsal, toplumsal ve bilimsel eğitimler açısında gerekçeleriyle öğrenicilerin zihinsel dünyasına doğru dozda aşı yapılarak liyakatli tepkiler geliştirilmelidir.Örneğin; evrim teorisinin evrim bilimini bağlayıcı olmadığını yani evrim biliminin gerekliliğini gerekçesiyle anlatırken, evrim teorisine isteyen katılmayabilir. Çıplaklık hastalığı olan kişilerin bu tiryakiliklerini tüm hayvanların çıplaklığıyla ilişkilendirmek. Böcek yiyen kişinin tüm böcek yiyenlerle ilişkisel düşünmek… Vb pratik zihinsel çözümler gerekçeleri ve kanıtlarıyla verilerek öğrenicinin zihinsel bağışıklık sistemi liyakatli güçlendirilmelidir. Değer Yargıları, Eşik Bilgileri ve Doğru Empati (Anlamlandırış/Anlam Veriş) Duyuşun, Öğretim Öğrenim Eğitimin Hedefleriyle İlişkisinin Önemi; Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde; fert ve toplumlara bilgi sunulurken hedef kitlenin değer yargıları çekim alanına; girecek, itecek ya da uyumlu ve algıda değişmezlik ilkelerine dayalı hazırlanmalıdır. Öğretim, öğrenim, eğitim ve yönetimlerde disipline edici kurallar ya da ana-baba yasaları geliştirilirken; fert ve toplumun çok hassas oluğu tüm değer yargıları liyakatli, uyumlu, vicdanlı ve peygamber ahlaklı yönlendirici olarak kullanım ustalığı çok büyük önem taşır. bu açıdan laiklik özel haller hariç, insanları bildiklerini ve değer yargılarını ilişkilendirişte yalıtkan ve izole edici değil de liyakatli sosyal iletken ve ilişkilendirici olursa daha geçerli ve istendiktir. Öğretilen ve öğrenilen tüm bilgileri; kabullendiği ve çok iyi bildiği değer yargılarıyla ilişkilendirişi (Kültürel, inançsal, kişisel değer yargıları) alışık tepki (refleks) haline getirip hayat güncelleyip uyguladığı zaman öğrenim tamamlanmış kabul edilir ya da öğrenimin gerçeklenişine işaret ve kanıt kabul edilebilir. Öğrencinin öğretilen ve/veya öğrenilen bilgiyi ilişkilendirecek değer yargısı yok ya da eksikse mutlaka ya yaşatarak veya beş duyuya hitap eden beyinsel kayıt yöntemleriyle yeni değer yargısı kabullendirilmeli ya da var olan değer yargıları kümesi ve/veya tek bir tanesiyle dolaylı yoldan bilgi/bilgiler ilişkilendirilip öğrenciye verilmelidir. İnsanda genellikle bilgilerinin zihindeki karşılıkları değer yargılarıyla ilişkisel gerçekçi ve doğru olarak diri değilse o konuda cahildir ve ola ki genellikle sorumlu değildir. Bilenler sorumludur. Gözü var görmez kulakları var işitmez ayeti belki de bunu vurgular. Bu amacı gerçekleştirmek için hedef kitlenin; lisanının incelikleri, eşik bilgileri, kültürleri ve değer yargıları özgünlük grupları ya da çeşitleri çok iyi bilinmeli ve kusursuz duygudaşlık/eşduyum (empati) duyularak sunum hazırlanmalıdır. En az ana dil-lisan farklılığı kadar değer yargıları farklılığı da sunulan bilgiyi algılamada uyuma gereksinim duyar. Ör. Aynı konuyu: aşağıdaki; din, kültür ve anadili-lisanı, anadilde; öğretim, öğrenim ve eğitim almayan!!!… Vb farklı hedef kitleye neden farklı sunum hazırlamak zorunda olduğumuzun farkındalığını pekiştirerek kurgulayarak zihinsel uygulayın ve anlayın. -Hıristiyan dinine mensup ve Japonya’daki Japon kökenliye -İslam dinine mensup ve Japonya’daki Japon kökenliye -İslam dinine mensup ve Almanya’daki Alman kökenliye -Hıristiyan dinine mensup ve Almanya’daki Alman kökenliye göre hazırlayın. Yapısal(fıtrat), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları ve eşik bilgileri ait olduğu yaratığın; mantıken kabullenebilirlikleri, kabullenemezlikleri ve tercihleri örgüsünün; yapısal, beyinsel, düşünsel ve zihinsel yapıtaşları iskeleti, kementleri, geçitleri, düsturları… vb mantık süzgeci örgüsü ya da mimarisi gibidir. Diğer bir deyişle insanların kişilikleri, öğrenim istemleri ve kabullenişleri değer yargılarının ilişkisel örgü kafesindedir. Fert, toplum, kavim, devlet... vb insan kendi değer yargılarının kafesi içindedir. İnsanların öğrendiği bilgilerin kalıcı olabilmesi için öğretilen bilgilerin onun değer yargılarıyla bütünleştirici ve ilişkilendirici verilmelidir. Bu şekilde verilmiyorsa öğretilen bilgi dağarcıklarındaki diğer bilgilerden kopuk, hatırlanmakta ve hayata uygulamada tetikleyici değildir. Bir insanın bilimi ya da ilimi yani bildiği her şeyin çözmece (pazıl) çetelesi-çerçevesi onun sahip olduğu bilgi birimlerinin yapıtaşlarından oluşur. Bu yapıtaşları birbirini ne kadar ilişkisel hatırlatıcı konumdaysa o kadar hızlı hatırlanabilir ve hayata güncellenerek uygulanabilir dinamizme sahip olur. Bu açıdan hedef kitlenin değer yargılarıyla ilişkisel anlatılan ya da sunulan her şeyi özümseme olasılığı çok yüksektir. Belki de öğretim, öğrenme ve eğitim sistemimiz ülkemizdeki halkların; özgün (*), istendik(+), istenmedik(-), nötr(0), geçişken(+,-), aşılmaz(!), bilinmeyen(?) ve diğer; inançsal, yapısal, kültürel, kişisel... Vb değer yargılarıyla; uyumlu, bütünleşik, güncellenerek ve ilişkisel verilmediği için ülkemizin bereketli peygamber ahlaklı teknolojik-bilimsel orijinaliteleri diriltilmiyor ve dirilmiyor!!! İdam sehpasına çıkarılacak; bir kelime, deyim, atasözü, örf, adet, gelenek, bilgi, davranış, yaşam şekli… Vb her şeyin alternatifi çok yönlü düşünülüp bulunduktan sonra eğitimle istenmeyenler tedavül den/uygulanıştan kaldırılır. Örneğin Tükürdüğümüzü yalamayız!?? Yerine “ Yanlış yere tükürdüğümüzün bedelini ödemeye gayret ederiz/hatasız kul olmaz!!!” Demirkuş 2010 Avrupalılar ceddimizin ökçesini öpmüş kişilerdir?!! Yerine “Ökçesini öptürmeye kalkışanlar; ökçe öpmüşlerdir ya da gün gelir ökçe öperler!!! “ Beşer Zulmeder, Kader Adalet Eder??! Beşer bazen zulüm etse de Allah CC her zaman adalet eder. Demirkuş 2010. İstenmedik, yanlış ya da eksik veya çok anlamlı-cinaslı...Vb; örf adet, vecize, deyiş, deyim, cümle ve ata sözleri için istişareli alternatifleri geliştirilerek gerekçeli uygulanıştan kaldırılırlar. Hatta bu mantık ve uygulanış kusursuz bilinç-düşünce mimarisi ve iletişim için; insanlığın tüm yazılı, sözlü, eylemli ve düşünsel her bilgi birimi için hayata güncellenişi gereklidir. Belki de, fert, toplum, kavim, devlet… vb insanlık bazın da;geri dönüşümsüz değer yargıları insani ya da bilimsel olarak geçerli olsun olmasın var olan öğrenici potansiyeline(hedef kitleye) öğretilmek istenen bilgilerin; istendik-istenmedik tüm değer yargıların ortak payda ve özgünlükleriyle; bütünleşik,uyumlu ve ilişkisel olarak doğru örneklenmiş ve hayata güncellenmiş olarak sunulmalıdır. İstenmedik, bilimselliğe aykırı, geçersiz ve vahşi değer yargılarını değiştirmek ya da ıslah etmek için kanunlar çıkartılarak çocuk yaşta öğrenicilere ayrıntılı alternatifleri gerekçeli sunulmalı ve öğretilip hayat uygulanmalıdır. Fert, toplum… vb her insani bazda verilmek ya da öğretilmek istenen öncelikli acil bilgilerin kısa vade de hedef kitlenin inançsal, kültürel, özgün… Vb istendik ya da istenmedik değer yargılarına uyumlu ve ilişkisel hayata örneklendirilip güncellenerek verilmesi gerekmektedir. Yani batının, kapitalizmin, komünizmin… izm, … istli yabancı-vahşi rejimlerin, yönetimlerin ve eğitim sistemlerin istendik ya da istenmedik değer yargılarına ya da yararlı da olsa yabancı ya da farklı değer yargılarına endeksli verilmemelidir. Yani toplumsal etnik alt birimin değer yargısına/yargıları düsturlarına ters olduğu için kısa vade de verilmemelidir. En küçük özgün toplum birimlerinin (benzer ortak dili, kültürü, alışkanlıkları, zevkleri ... vb paylaşan ailelerin bir üstü toplumsal özgünlükler kümesi ya da insan dokusu) özgün değer yargıları baz alınarak ona uyumlu öğretim, öğrenim ve eğitim sistemi/leri geliştirilerek verilmeli. İnsanın etnik azınlığı olmaz; bu doğa, bilim ve ilahi yaslara aykırıdır hem de bölücü ve tahrik edici bir kavramdır. Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız (ayet). Dil, din, lisan, kütür azınlıkları çoğunluğa asimile ya da evcilleştirilsin diye değil. Böyle bir durum yaşama gücünü artıran evrimin çeşitlilik yasasına aykırıdır. Yaşadığı toplumdaki; din, dil, lisan, kültür, renk...Vb halk azınlıklarının birimlerindeki (özgün toplumsal birimlerdeki ya da özgün insan dokusundaki) yararsız, verimsiz, zararlı… vb istenmedik değer yargılarının değişimi için uzun vadede tüm dünyanın o konudaki liyakatli otoritelerin görüşü çerçevesinde kanunlar çıkartılarak alternatifleri gerekçeli sunularak ilk öğretim seviyesinden itibaren öğretim, öğrenim ve eğitimle verilmelidir. Biliriz ki tüm canlı yaratıkların kişilikleri genel olarak, yapısal(fıtratı-genetiği-irsi), kültürel, inançsal, eğitimsel….vb kökenli olarak;kabullendikleri, ret ettikleri, tasdik ettikleri… Vb değer yargılarının mantık kafesi, süzgeci ve örgüsü içindedirler. Bu değer yargıları çatısında ki mantık örgüsünün dokusunu;kişinin kabullendiği, ret ettiği veya şüphelendiği;kanunlar, davranışlar, eylemler, süreçler, olaylar, bilgiler, ayetler, vecizeler, atasözleri, özdeyişler… Vb temel mantıksal denklemler oluşturur. Kişinin değer yargıları, mantıksal denklemleri dokusunun arasını öğrendiği, edindiği ya da genetik-fıtratı-irsi yapısında bulunan bilgilerin ilişkisel bilgi birimleri örgüsü doldurur. Liyakatli ve kaliteli öğretim, öğrenim ve eğitimle kişinin tüm değer yargıları, mantıksal denklemleri ve bilgi örgüsü beyinsel ve zihinsel havuzuna kayıt edilir. Kişi tüm değer yargılarını, mantıksal denklemlerini ve bilgi örgüsünü kültürel olarak öğrendiği anadilindeki kavramlar, kavramisimler, isimler ve sembollerle ifade ederek aynı dili bilenlerle sözel, bedensel, mimik.. Vb ile iletişim kurar. Kişi dilini bilmediği bir toplum içerisinde bu kültürel iletişlimde mahrum ve yoksun kaldığı için;yontma taş devri ve öncesi insanların iletişim seviyesine düşer. Onun için bir kültürel dildeki, kavramlar, kavramisimler, isimler ve semboller o kültürel dilin iletişim araçlarıdır. Bu açıdan dünyadaki ve insanlık havuzundaki var olan doğal-vahşi!!! kültürel dil kümeleri arasında öğretim, öğrenim ve eğitimle verimli ortak payda akli-mantıki!!! lisan ve dil geliştirmek insanlığın en önemli sorunlarından biridir. Fıtratı-yapısal, inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları; mantıken kabullenebilirlikleri, kabullenemezlikleri ve tercihleri örgüsünün zihinsel yapıtaşlarını oluşturduğu için verilen öğretim ve eğitimi yaratığın kabullenmesi ya da davranışına yansıması için aktarılmak istenen bilgilerin gerekçeli ve ilişkisel olarak yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarıyla ilişkisel örneklerle verilerek hayata güncellenerek beyinsel, düşünsel ve zihinsel özümsemeyle (asimilasyonla) uygulamada alışık tepki (refleks) haline getirilmelidir. Değer yargılarına ters verilen ya da değer yargılarıyla ilişkisel verilmeyen; öğretim, öğrenim ve eğitim ürünleri eğitilen kitle tarafından kabullenmekte sıkıntı yaratır ve hedefe ulaştırmaz. Belki de ülkemizde yapılmış ve halen yapılmakta olan devrimler, öğretim, öğrenim ve eğitimlerin çoğu ülkemiz halklarının yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına uyumlu verilmediği, cebren ve hile ile ya da zorunlu kapitalist ekonomik farzlara bağlı olarak empoze edilip bilgiler beyinsel ve zihinsel olarak sindirilip hayata uygulanabilir alışık tepki (refleks) haline getirilmediği için istenen seviyede başarılı bir ülke olamadık. Bu duruma çözüm açısından ülkemizde değer yargılarımızın düstur denklemi konumundaki; vecizeler, atasözleri, özdeyişler, ithal edilmiş atasözleri... vb önemli bir kısmı yanlış, eksik, ters... vb olduğu için insanlarımızda kavram, düşünce, öğrenme ve iletişim yanılgısına neden olmaktadır. Bu açıdan bunların ivedilikle akademik çevrelerce gözden geçirilip daha bilimsel alternatifleri, eksikleri, geçerlilik sahaları… vb hakkında ayrıntılı bilimsel çalışmalarla sonuçlandırılıp toplumun yapısal, beyinsel ve zihinsel havuzundaki önemli değer yargılarının yenilenerek toplumsal değer yargıların; yapısal, zihinsel ve beyinsel havuzdaki yerleri daha sağlıklı ve olumlu bir konuma getirilmesi gerekir. Yorum; Bir fert, toplum, kavim… vb düşünün; Kuran-ı Kerim Okunur duyar ancak anlamaz (Allah CC’NİN kelamından duyduklarına sağır olmuş) duyduklarına sağır olmuş, Kuran-ı Kerimin harflerine bakar ayetlerin yazısını görür ama anlamaz (Allah CC’NİN yazılı kelamını görür ama kördür)gördüklerine bakar ama kör olmuş ola ki bir hayvanın Kuran-ı Kerimi Dinletiş ve okutuş mesabesine getirilmiş ya da indirilmiş durumdayız. Bu gün ülkemizdeki Kuran-ı Kerim’e icabet bu hale getirilmiş ve diğer ibadetlere yani kurban kesimi, namaz kılınışı, oruç tutuşunda, zekât verişinde… vb dinde hayır görmez konuma düşürülmüş ve dualarımızda icabet bekliyoruz Rabbimizden. Oysa ki, İngilizce, Fransızca, Almanca gibi Kuran-ı Kerim’in Dili’de seçmeli yabancı dil dersi olarak verilse acaba bu cehaletten kurtarır mı bizi! İnsanda genellikle bilgilerinin zihindeki karşılıkları değer yargılarıyla ilişkisel gerçekçi ve doğru olarak diri değilse o konuda cahildir ve ola ki genellikle sorumlu değildir. Bilenler sorumludur. Gözü var görmez kulakları var işitmez ayeti belki de bunu vurgular. Bilim bile insan duyularına ve teknoloji sınırlarına dayalı olarak yarı ya da geçici gerçeklere dayalı olarak geleceğe yol alır. |
| Fen-Edebiyat ve Eğitim Fakültelerinin Başlıca Görevleri, Amaçları ve Hedefleri Neler Olmalıdır? -İnsanların; kendilerini, sanal araçlarını, sıfatlarını ve nefislerini liyakatli tanımalarını sağlamak, -İnsanları;doğa-doğa ötesindeki geçerli, gerekli;nesnel,düşünsel, sanal ve hesabi (dijital) bilgilerle fıtratlarına uygun yeterince donatmak -21.Yüz Yılda bilimi insanların(fert, toplum, kavim... vb bazında) geçerli, doğru inançsal, yapısal, özgün, kültürel... vb diğer değer yargılarıyla ilişkilendirerek sunmak öğretim, öğrenim ve eğitimin çok önemli farzlarından biri olmalıdır. Demirkuş 2009 -İnsanlara;doğru öğrendiklerini peygamber ahlakıyla yaşantılarına (hayatına) liyakatli uygulama alışık tepki (refleks) ve alışkanlıkları kazandırmaktır. -Eğitim fakültelerinin birinci görevi var olan geçerli ve gerekli bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmak ve gerekirse bilgi üretmektir. -Fen ve Edebiyat fakültelerinin öncelikli görevi bilgi üretmek ve bilgileri iştahlandırıcı bir dizaynla insanlara sunmaktır.. Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde; Nesnel, Düşünsel, Sanal ve Hesabi (Dijital) Ders Materyali Bilgi Doküman Havuzu Oluşturmanın Basamakları/Aşamaları; 1-Gerekli ve geçerli; tüm nesnel, düşünsel, sanal ve hesabi (dijital) kaynaklı bilgilerin doküman havuzunu oluşturmak, 2-Gerekirse bilgi, envanter, materyaller, yöntemler sanal ve nesnel araçlarla donatılmış eğitim mutfağı kullanılarak materyaller geliştirmek, 3-Ders materyallerini; uygun yöntemlerle ve örneklerle ilişkisel eşleştirerek güncel rehber bilgilerle donatmak, 4-Sunulacak gerekli bilgilerin; hedeflerini, dokümanlarını ve olanaklarını uygun eşleştirerek ortaya koymak, 5-Etkili öğretim amacıyla nesnel, düşünsel, sanal ve hesabi (dijital) olanaklar, materyaller ve yöntemlerle ilişkilendirerek beyinleri iştahlandırıcı sanal-nesnel-yarı nesnel; sunu, etkinlik, deney, uygulama, animasyon, film, anlatım, gösteri… Vb;hazırlanır, oluşturulur, düzenlenir veya kurulur. . Eğitim Fakültelerinde Mutlak Verilmesi Gerekli Bazı Dersler ve Gerekçeleri; 1-Öğretim Teknolojileri Materyal Tasarımı ve Geliştirilmesi Dersi 2-Özel Öğretim Yöntemleri I ve II Dersleri 3-Fen Teknoloji ve Toplum İlişkisi Dersi 4-Okul Deneyimi I, Okul Deneyimi II ve Öğretmenlik Uygulamaları Dersleri 5-Dersleri Peygamberi ahlakla ilişkisel yaşantıya uygulanış "Tefekkür Ediş" dersi konmalıdır. Doğal ve vahşi alfabe, kültür, örf, adet ve geleneklerin peygamberi ahlakla ters ve uyumlu tarafları bilimsel gerçeklere dayalı olarak “Peygamber Ahlakı ve Vahşi/Doğal Ahlak Ürünleri” adlı ders;ilk, orta, yüksek öğretim ve askeri okullara konmalıdır. A-Kendilerini doğru tanıma ve topluma doğru duygudaş olma(empati duyma), amacına yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. B-Fert ve toplum ya da insan sıfatlarını, kendi özünü-fıtratını tanımaya yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. C-Yani fert ve toplumların ya da insanların kendilerini eksik ve yanlış tanımalarının, konumlandırışlarının, sıfatlarını liyakatsiz kullanmalarının toplumsal tufanlara neden olduğu yaşanmış örneklerle ve gerekçeleriyle öğretilmelidir. Bu amaca yönelik uygulamalı dersler konmalıdır. D-Öğrenci/Öğrenici;sıfatlarının kötüye kullanmasının hatasının acısını ya da telafisinin hangi boyutlara varılacağını 19. Ve 20. YY’IN teknolojisinin şeytani, cahili ve doğal/vahşi hayvani ahlaka dayalı kötüye kullanan bazı dünya devletleri; dünyanın doğal bedenine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve gazını emerek, eriterek; depremlere, küresel ısınmaya neden oluşunu I. II. ve III. Dünya savaşlarının cehaleti, teknolojik vahşeti ve bedbahtlığı örnekleriyle sonuçları kavratılmalı. Aynı teknolojiyle dünyanın enerji gereksinimini karşılamak için; dünyanın doğal bedenine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve gazını emmeden, I. II. Ve III. dünya savaşlarını yapmadan dünyanın enerji gereksinimi için var olan teknolojik çalışmaların ve güçlerin kıblesini; güneş, dalga, rüzgar, su, hareket, biyo… Vb enerji kaynaklarına çevirmek yeterlidir. Bundaki amaç, kendini-çevresini doğru tanıyıp-doğru değerlendirip doğru konumlandırmak, insani sıfatlarını doğru, liyakatli ve dürüst kullanmaya haklı olarak inandırılmalıdır. Bu amaca yönelik bilimsel çalışmalar yapılmalı, dersler açılmalı ve ders kitapları yazılmalıdır. E-Olanaklarını, bilgilerini, beden dillerini, tepkilerini, seslerini … doğru ve liyakatli kullanma–ilişkilendirme alışkanlık ve alışık tepki (refleks)lerini kazanmalarına yönelik uygulamalı beşeri eğitim dersleri konulmalıdır. Batının derleme, deneyim, kurgu… Vb şeylerine dayalı mevcut eğitim kitapları bu hedefe ulaşmakta yetersiz kalmaktadır. F-Evrensel, İlimsel, Bilimsel, Teknolojik, Çağdaş, Peygamberi… Vb Doğru ve Liyakatli Düşün, Hayalet, Tefekkür Et. Hükmüne/lerine uygun deneysel –uygulayıcı dersler eğitime konulmalı. Öğrencinin nasıl düşünmesi konusunda önemli simaların düşünsel, nefsi, doğal ve mantıki işletim sistemleri disipline edilerek eksikleri, artıları, yanlışları… Vb bir arada verilmelidir.Sonra tüm düşünsel ve uygulanan mantık -Piyasadaki bilgisayarları kategorize-disipline ederken ya da bilgisayar alırken hangi özelliklerine % kaç öncelikli dikkat edilir? -Öğrenci Seç ve yerleştir sınavlarında veya eş adayınızı seçerken hangi özelliklerine % kaç öncelikli dikkat edilir? -Sizce bilgisayar kasası ile insan bedenine % kaç önemsenerek değer verilir? -Sizce bilgisayar sanal araçları ve iç donanım özellikleri ve işletim sistemi ile insan düşünsel, ahlakı ve zihinsel özellikleri işletim sistemlerine % kaç önemsenerek değer verilir? Allah CC öncelikle kulunun kalbine bakarak değer verir. -Pekiştireç; eğitim sisteminde ve öğrenci seç yerleştir sisteminde neden insanların sadece zekasına, eş seçiminde saldım çayıra bedensel çekicilik kayıra ya öncelik verilir? Top modeller size neyi hatırlatır? -Bu konuda eğitim sistemleri insanları köreltiyor mu? Vahşileştiriyor mu? Melekleştiriyor mu?... İnsanlığın Kendisini ve Varoluşunun Nedenini Doğru Tanıyışının Farkındalığını Kavrayışı; 1-İnsanın nesnel,düşünsel, hesabi (dijital), sanal araçlarının özellikleri ve fıtrat-nefis çeşitleri konularını gerekçesiyle öğrencilerimize öğretmek. 2-Kişilerin(kişisel) insani, özgün ve baskın sıfatlarını mutlak tanımak ve bilmenin gerekliliğini, zorunluluğunu gerekçeleriyle öğretmek ve hayata uygulatmak. Nefsini tanıyan rabbini tanır (ayet vardır) 3-Toplumsal, düşünsel ve doğal çevresinde hayır görmenin farzlarından biride onları doğru ve gerçekçi öğrenme olduğunu gerekçeleriyle bilmenin önemi öğretilmelidir.İlim Müslüman’ın yitiğidir (hadis) 4-Yaşam döngüsünde hayır görmesi için, peygamber ahlakı işletim sistemini kabullenmek ve yüklenmeyi alışık tepki (refleks)-alışkanlık haline getirmeyi gerekçeleriyle öğrencilere öğretmek ve uygulatmak. 5-Evdeki-ailedeki, okuldaki, iş yerindeki, fertlere karşı sorumlulukları ve mutlak yapması gereken işler ve uyması gereken kurallar gerekçeleriyle ikna edilerek verilmeli ve uygulamalar yaptırılmalıdır. 6-Karşı cins, eş ve arkadaş edinme/seçimi kurallarının mutlak prensipleriyle ilgili drama ve gerçek dersler uygulama örnekleriyle gerekçesiyle verilmelidir. Davul dengi dengine çalmalı; kösle trampet, mümine ile sarhoş bir arada liyakatsizdir. 7-Sokakta her türlü abur-cubur yenmeyeceğini, her türlü giyim ve davranışta bulunulmayacağını gerekçeleriyle örnek eğitici gerçek hayattan ifrat, tefritlerden kesit filmlerle ve uygulamalarla denemeler yaptırılarak ikna edilerek eğitim verilmelidir.Sınırsız hürriyet, liyakatsiz radikaller, cehalet, ifrat ve tefrit insanın peygamber ahlakının kara delikleri gibidirler. Demirkuş 2009 İpucu; Resmi, başkalarını tahrik-kışkırtıcı, erotik, çekici, akli, düşündürücü, ilgi çekici, modern, klasik… Vb giyim, tepki, davranış… Vb ne zaman, nerede ve hangi koşullarda hayata uygulanışın gerekliliği mutlaka “Öğretim Öğrenim ve Eğitimde İnsan” konulu derste gerekçeleriyle verilmelidir. Sokakta ifrat, tefrit ve hayvaniliğe kaçan; yemek yemenin, çıplak-erotik giyinmenin, cinsel duygularını sergilemenin hayvaniliğinin gerekçelerini gerçek filmlerle ve uygulamalarla gösterip eğitim verilmeli. Başkalarının maymun iştahlı, nefsi emarelere sahip oluşu, kötü nazar edişleri, insanların yanlış anlaması, insanlara kötü örnek olunması, gereksiz dikkat çekilmesi… Vb gerekçeleriyle verilmeli. … X-Tüm ahlakı kurallar ve sokak ahlakı kültürleri, argoların kullanım yerleri gerekçeleriyle öğrencilere doğrusu verildikten sonra, uygulama tercihleri öğrencilere ve insanlara bırakılmalıdır. Özel not;Totaliter önlem değil de (özel haller hariç) sokak ahırları, aşk-sevgi ahırları.. Vb üniversite ve sokaklarda açılmalıdır. İnsanın Yaşam Döngüsünde; Islah Edici, Boyun Eğdirici, Eğitici, Terbiye Edici ve Öğreticiliğin Peygamber Ahlakıyla İlişkisi; Islah Edici, Boyun Eğdirici, Eğitici, Terbiye Edici ve Öğretici Kavramların Farkını ve Farkındalığını Doğru Kavrayış; 1-Peygamberler; modası hiçbir zaman geçmeyen ya da hiç bir zaman demode olmayacak ve insani yaşam döngüsünün mutlak gerekli peygamberi ahlakı reçetesinin modelleri olarak öğretici, yaşatıcı, hayata güncelleyici mürşitleri ve eğiticileridirler.Yaşantılarıyla örnek olmuşlardır. Islah edici(boyun eğdirici) değildir. 2-İnsanları, yaratıkları, doğayı... vb her şeyi eğitici-terbiye edici-Islah edici (boyun eğdirici) olan Allah CC. 3-İnsanlarda hayvanların ve doğal-vahşi hayatın kısmi ıslah(boyun eğdirici) edicileridirler. Kısmen çocuklarını terbiye ederler. Islah etmezler. İnsanlar hayvanları, çevreyi ve doğayı kısmi (bereketli hudutlarda/peygamber ahlakı çerçevesinde) ıslah (boyun eğdirici) edicidirler. Bu ıslahatı peygamber ahlakı çerçevesinde yapmazlarsa bugünkü gibi çevre sorunları ortaya çıkar. 4-İnsanların: eşlerini, hem cinslerini, çocuklarını veya diğer canlıları; eğitmek, terbiye etmek ve ıslah etmek kavram yanılgısı ve cehaleti nedeniyle günümüzde çok sorun yaşanmaktadır. A-Eşinizi ıslah edici, terbiye edici ve eğiticisi değilsiniz oda sizin değildir. B-İnsani bir aile olmak için; eşiniz sizin eksik parçanızı tamamlar sizde onun eksik parçasını tamamlarsınız. Erek ve kadın bir insanın bir birini tamamlayan yarımşar parçaları gibidir tek başına her biri (fert olarak) ne ürer ne de türerler (özel haller hariç). Eşler tamamlayıcıyı zorunlu özgünlükleri nedeniyle rekabet ve eşitlikte olamazlar. C-Kadın ve erkek bir fermuarın ya da DNA zincirinin yarımşar parçası gibidir (yarımşar insan) eşitliği değil bütünleştiriciliği daha büyük anlam taşımalıdır. Her biriniz (kadın ve erkek) fert olarak tek başına yarsım insan sayılır. Kadın ve erkeğin geometrik, zihinsel, düşünsel genetik, nitel, nicel…vb eşitlik haklarını (X=Y ???) yani böyle bir eşitliği ( X=Y) sağlayışı gerçekleştiriş kadar abes bir durumdur. Kadın ve erkek aslında pek çok açıdan ve yönden yarımşar insandır. Önemli olan kadın ve erkeğin liyakatli bütünlüğünü, birlikteliğini sağlayış ve kenetleyiş sorunlarını çözüş çok önemlidir. Yani X+Y=1 sağlarken bunların fıtratı ve ahlaki kabulleniş oranlarını 1 e tamamlarken her çiftin birlikteliği için neler yapılışının gerektiği üzerinde duruş daha önemlidir. Nelerin bu konuda dikkate alınışı gereklidir? Neye/nelere hangi kriterlere (zihinsel, düşünsel genetik, nitel, nicel… Vb kriterlere ait değer yargıları kenetlenişi e uyumu çok önemlidir) göre dikkate alınış önemli oluşudur. D-Bir birinizin eksiğini tamamlayıcı ve idarecisisiniz. E-Bir birinizle karşılıklı haklarınızı elde etmede rekabette/rekabetle değil zaruretten ve gerekliliğin keyfiyetinde bir aradasınız. F-Bu bilince dayalı yaşanmış-yaşanan örneklerle, uygulamalarla, etkinliklerle ve peygamber ahlakıyla öğrenciler eğitilmeli. Evlenmeden Önce Eş Adaylarının Samimiyetle Birbirine Açıklayışı Önemli Konular. (Bunlar önceden açıklanmasa sonrada evliliğin kara delikleri oluyor) 1-Eş adayların bedensel ve zihinsel engelli durumu derecesi varsa bunu önceden belirtişi önemlidir. 2-Bedensel, genetik/irsi ve zihinsel tedavi için sürekli kullandığınız ilaçlar varsa bunu önceden belirtişi önemlidir. 3-Bedensel ve zihinsel sürekli hatalıkları varsa bunların derecesini ve durumunu samimiyetle belirtilmelidir. Örneğin, şeker hastalığı, kanser, AIDS… Vb 4-Aşılmaz yada iradenizle terk edemediğiniz değer yargıları ve/veya tiryakilikleri, inançları, Örnek Kimlikleri/idleri(örnek aldığın kişilikler;peygamberler, dahiler, mucitler, teoriler, sanatçılar…Vb) , Taptıkların/idolleri (taptıklarınız, putlarınız) önceden belirtişi önemlidir. Ör. Aşırı kıskançlık, aileye bağımlılık, sürekli çok konuşkanlık, yalan, sigara koliklik (normal içi değil), alkolik, internet bağımlılığı, eşcinsellik, lezbiyenlik, özgün cins ve tiplere ilgi duyuş… Vb Ders Çıkarış ve Çözüm; -Fert, toplum, kavim ve devletin ya da insanların parayı aşan, paradan daha değerli ya da parsız değer yargıları yoksa parayı veren düdüklerini çalar anlamına gelir. -Bu mantıktan ya da çıkarsayıştan hareketle ; fert, topluma, kavime ve devlete ya da insanlara;öğretim, öğrenim ve eğitimle; bilimi-doğayı aşan, bilim , doğadan, tüm yaratıklardan, ilimden ve bilimden daha değerli ya da onları aşan düşünsel gerçek-hakiki değer yargıları öğretilmemişse, verilmemişse ya da yoksa doğal hayata ve bilime hakim olanlar onların her türlü düdüklerini çalar anlamına gelir. -Bu iki çıkarsayıştan hareketle;öğretim, öğrenim ve eğitimde mutlaka insanların bilimi, doğayı ve ötesini aşan; gerçek-hakiki ölümsüz iman-i düşünsel değer yargıları geliştirilirse insanlar kalp ve zihinleriyle doğayı, kainatları, bilimi/leri kuşatarak daha ulvi- yüce düşünebilirler. Değilse doğa ve bilimin hapishanesi, kefeni içinde kul ve köle olarak yaşayışa mecbur olurlar. Bir insanın değer yargılarını ne kuşatıyorsa o insanın onu aşma olasılığı zayıftır. Örneğin bir bilim insanıın tüm değer yargıları bilimi aşamıyorsa ya da bir insanın değer yargıları bilimin kefenini aşamıyorsa her şeyi ile bilimin düşünsel hapishanesi içinde bir fert olmayı aşamaz. Bilimi doğa ötesiyle ilişkilendirmez ve bu doğaldır doğa ötesiyle ilgili ölümsüz ve/veya gerçek değer yargılarından mahrumdurlar. Örneğin; peygamberlerin atasal ve vahşi değer yargılarının yerini Allah (C.C) İlahi Hidayetle Kuran’ın değer yargılarıyla ilişkisellik belirler. Buna ilahi değer yargısı denir. Ancak Darwin’in değişim ile ilgili değer yargılarını, Einstein fizik ile ilgili değer yargılarını, büyük ressamların değer yargılarının iskeletini vahşi hidayet ve doğal sistemi zihin ve genlerini işgal ederek belirler. İnsanlar düşünsel ve bedensel olarak doğa tarafından işgal edildiğinin farkındalığında değildir. Yani Einstein ve Darwin sistemin bir ürünüdür, peygamber ise ilahi hidayet gücünün bir sonucudur. O zaman doğanın işgal edişine karşı bilinçli eğitim ile önlem alınmalıdır. Hatta televizyon dizileri bile insanları işgal etmektedir. Bunun önüne bilinçli eğitimle geçilmelidir. Kısaca; insanların değer yargılarının iletişim sistemi ya ilahi ya da vahşi hidayet ile şekillenir. Örneğin;Gautama Buddha, M.Ö. 563-483 doğal ahlak sofisiydi, Charles Robert Darwin (12 Şubat 1809 – 19 Nisan 1882) otistik doğa ve bilim sofisiydi, hatta birçok saha ve alandaki;19. ve 20. Yüzyılın bilim insanları; belli saha ve alanların otistik-özelleşmiş bilim sofisi ve/veya dahisi, kaşifi, mucidi olmayı, siyaset ve demokrasi sisteminin siyasetçileri ve kapitalistleri, komünistleri… Vb tarafından güdülmeyi aşamamışlardır. Yani bilimle siyaset ve yönetim sistemlerinin demokrasi sofilerini (ermişlerini) aşamamış bilim sofileridirler. Hatta belki de siyasi demokrasi ermişleri (sofileri) tarafından dine karşı kullanılmaktadırlar. Yani siyasi ermişler (sofiler) bilimselliğin kefenini aşarak bilim ve dinin uyuşmazlığında bilim sofilerini (ermişlerini) kullanmaktadır. Yani bu otistik bilim sofileri kendi alanların kabuğunu kırıp diğer bilim alalarıyla ilişkisel düşünerek bilim ortak paydasının havuzuna erişememişlerdir. Bu ortak payda ilişkisel diri bilgiye ve doğa ötesi gerçek değer yargılarına sahip olmadığı için;bilimde vardıkları sonuçları, yargıları ve edindikleri özgün bilimlerini doğa ötesiyle ilişkilendirmemişlerdir. Bu nedenledir ki liyakatsiz; öğretim, öğrenim ve eğitimle insanların tüm değer yargılarını bilimin metriksi içine doğrayıp paketletip ya da otistikleştirip yerleştirmek insanların hür düşünce de zihinsel ve düşünsel alemde tefekkür ediş yetenek ve güdülerini köreltir. Eğimdeki otizmi engelleyici olarak Bilim,Teknoloji Mühendislik, Matematik ve Din ilişkisinin bütünlük eğitimi / STEM-R (Science, Technology, Engineering, Mathematics and Religion Education, )geliştiriliyor. İnsan herhangi bir şeye bu 5 ve/veya daha fazla pencereden bir anda ilişkisel, farklı ya da tek tek bakabiliş yeteneğini geliştiren eğitimle kazandığı ve kanacağı şeyler önemlidir. Kısaca matematiğin ilişkisel havuzunda bilim aracını kullanarak mühendislik icrasıyla teknolojileri üretim ve hayata uygulayışta inançsal değerlerle Dinle) peygamberi ahlaki boyutlarla gerekçeli olarak ilişkilendiriş önemidir. http://www.nationalstemcentre.org.uk/what-we-offer/our-objectives Bu nedenledir ki insanların liyakatli ve bilimi, kainatları aşan İslami inançsal değer yargılarını da liyakatsiz öğretim öğrenim ve eğitimle budayıp, doğrayıp zihinsel ve düşünsel tüm mimarisini bilimin içine sıkıştırmaya ve tıkıştırmaya çalışmak çok büyük bir talihsizlik ve bedbahtlıktır. Halbuki tam tersine bilimin her şeyini liyakatli inanç değerlerinin içine ilişkisel dizayn ediş daha liyakatlidir. Fert ve toplumların; doğayı, tüm yaratıkları, tüm düşünsellikleri aşan liyakatli değer yargıları(İslami inançsal) varsa o insan tüm yaratıklara tapınmaktan uzak ve onları liyakatli kavrayış düşünce sistemleriyle sağlıklı gelişmiş insanlar olarak yaşayabilirler. Örneğin; eş seçiminde, toplumsal ilişkilerde, eğitimde, siyasette… Vb alanlardaki faaliyette hedeflenen sosyal ilişkilerin uzun ömürlü ve sağlıklı olması için; hedef ya da ilişkisel olan fert, toplum, kitlelerin; istendik, istenmedik.. Vb tüm değer yargılarının çok iyi bilinmesi ve istenmediklerden etkilenilmemesi ya da en az etkileniş için alternatif çözümler geliştirilmesi gerekir. Değişmez aşırı ifrat ve tefritleri tiryakilikleri, tutkunlukları aşılmaz istenmedik aşırı alışkanlıkları !!! yani;kıskançlık, kin, nefret, haset, kibir, ucup/gurur, cimrilik, bönlük, müsriflik, egoistlik, kaprisler, saplantılar, münafıklık (çok yüzlülük), aileye–akrabalara aşırı bağnazca bağlı olmak ya da tüm özgünlüklerini atasal ailesine endeksli özümsetiş hastalığı), siyonizm, şovenizm, siyoşovenizm, sigara içmek, içki içme alışkanlığı, istenmedik toplumsal ve kişisel tiryakilikler … Vb istenmedik değer yarılarının çözümleniş alternatif listeleri çıkarılıp samimiyetle hedef fert, toplum kitle ya da örneğin, neden eş adayına açıklanması gerektiği ve alternatif çözümleriyle hangi istenmedik değer yargısının çözümsel alternatif ilacı gerekçesiyle sunulmak üzere listelenmiş çözümler yorumlarıyla ve gerekçeleriyle inandırarak samimiyetle yorumlatarak/yorumlatılarak/yorumlayarak eğitilen fert, toplum, öğrenci, öğrenici, kitle ya da örneğin; eş seçimi dersinde sunulmalıdır.Örneğin eş seçiminde; ifrat ve tefritte ya da aşırı özgün istenmedik ;tutku (adrenalin… Vb), alışkanlıklar belli tanışma döneminden sonra aday eşe samimiyetle söylenmeli tepkiler nişanlık, gerekirse imam nikahlı nişanlık döneminde denenmelidir. Çok konuşkansan ilacın dinletiyi seven, kıskançsan ilacın muhafazakar ve istendik tutucu eşe, müminsen ilacın mümine eş… Vb mantık çıkartısından hareketle eş seçiminde istendik ve istenmedik değer yargıları arasında tamamlayıcı/birliktelik denkliği aranmalıdır yoksa istendik değer yargıları ile ilerleyen nişanlıkta önceden peşin ve öncelikle itiraf edilmeyen;istenmedik, bilinmeyen...Vb değer yargılarından biri evliliğe kara delik olur. İnsanın fert, toplum, kavim, devlet ya da insanlık bazında iradesiyle baş edemediği istenmedik; duygu, düşünce, niyet, her türlü değer yargıları, istenmedik alışkanlıklar… Vb her türlü iradeyi aşan nefsi alışkanlık ve nefsi değer yargılarının; Islahata, terbiye edişle, diyete, tedaviye ve terapiye gereksinimi vardır. Toplumun kişinin bu istenmediklerinden zarar görmemesi, kendisinin toplumdan zarar görmemesi yada toplumdan yarar görmesi ve/veya topluma yararlı ve verimli konumlarda bulunması için ,iradesini aşan istenmediklerini, çok iyi tanıması ve gerekirse yapısal olarak en uygun tedaviye baş vurmalıdır. Kişinin fıtratı ve tedaviyi kabulleniş değer yargılarına bağlı olarak bir veya birkaç yolu denemesi belki daha hayırlıdır. Ör. İslam’da terbiye ve ıslahat için Allah CC teslim olunur. Peygamber ahlakı ve fıtratı yapabilirlik konum ve diyetlerle tedavi edilir. Genetik olarak tıbbi tedavi, diyetler ve/veya eylemsel terapilerde kabullenilebilir. Çıkarsayış; Doğal insanlar, baskın doğal çevrenin mağdur cahil insanlarıdırlar. Örneğin doğal bazı Amerika, Avustralya ve Afrika kavimleri böyledir. İlkel ve Çağdaş insanlar çevresine baskınlığın mağdur insanlarıdır. Örneğin sanayileşmiş bazı batılı kavimler. Her üç durumda aşkın oluşun ürünü ve peygamberi ahlak yaşantı stilinin mağduriyeti ürünüdürler. Vahşi insanlar;vahşi doğa yaslarının ve doğal yaratıksal hemen her şeyin doğal /vahşi olarak zihninde tecelli ettiği/ edebileceği ve bu tecelliyi benimseyerek hayata uygulayışı tercih eden insanlardır. Peygamberler ve Allah CC’NİN alimleri Batını kalbinde ve zihninde Allah CC’NİN tecelli ettiği Allah CC’NİN insanlarıdır. Edison’un Teknolojik Buluşları, Karl Marks’ın, Leonardo Davinci … Vb dehaların, mucitlerin, kaşiflerin, teknologların, bilim insanları, yazarların… yapıtları nasıl ortaya çıkmıştır? Kişiliklerinin konumları ile ortaya çıkardıkları arasında nasıl bir evrimsel ilişki vardır? Örneğin, Ola ki Davinci dönemi civarı vahşi doğanın insanda tecellisinin ürünü olan teknolojinin ve sanatın ortaya çıkışıyla özdeş dönemdir. Ör. Einstein’ın fizikle ilgili düşünsel deneyleri kâinatın göreceli kuramları ve ilgilendiği tüm fizik dünyası yasalarının onunu zihninde tecellisinin ürünüdür. Yani bu deha vahşi doğanın ürünü vahşi bir kaşif dehadır. Doğa vahşi insanın düşüncesine ve bedenine evrimsel olarak baskındır. Ancak peygamberlerin kalbinde ve zihnide Allah CC’HU tecelli ederk ıslah etmiştir. Ola ki ilk ıslah edilen insan ve yaptıklarından sorumlu insanlık Adem AS’LA başlar. Diğer bazı vahşi insanlar halen doğanın tesirinde hayvanların yaptıkları kavga ve gürültü ile hayvani devlet kurmuşlardır. Peygamberler ve, Allah CC’NİN icabet ettiği insanlar ve peygamberlere samimi ve/veya net itaat eden ve taklit edenler istisnadır. Özel Öğretim Yöntemleri I Dersinin Amacı ve Öğrenciye Kazanımları: - Tüm olanaklarımızı verimli kullanarak, her konuya özgü en doğru öğretim yöntemlerinin, kavramların, kavramisimlerin, isimlerin hayata güncelle kombinezonunu/larını (dizaynlarını, düzenlenmesini) kurmayı-uygulamayı düşünsel alışık tepki (refleks)-tepki haline getirmeyi öğrencilerimize kavratmak ve alışkanlığını geliştirmektir. -Bu düşünsel alışık tepki (refleks)-tepki mantık sistemi ve muhakeme gücünü kazandırmak için, öncelikle;bilgilerin zihnimize kabulleniş, depolanış ve kullanım çeşitlerini bilmek önemlidir. -Bu konuda var olan temel yöntemlerle ilgili bilgileri doğru edinmek, öğrenmek ve uygulamak gerekir. -Bilgileri edinmek ve hayatla ilişkilendirmek için, yeterince eşik bilgilere sahip olmanın yanında;sanal ve gerçek dünyasında asrın dogmalarını güvenle aşarak hür ortamda düşünüp düşüncelerini açıklaması daha elzemdir. -Bu amaçla dersin girişinde ve sonuç kısmında dersle uzaktan ve yakından (önemli sıra dışı kavramlar) ilgili bazı TEMEL-ÖNEMLİ kavramların tanımları, örnekleri ve uygulamaları verilmiştir. -Öğrencilerimizin öğrendikleri ve bildiklerini; doğru tarif etmeyi ve hayata güncelleyip uygulamayı alışık tepki (refleks) haine getirmelerini sağlamak için mutlaka yeterince; etkinlik, deney, uygulama yapmaları ve pekiştireler verilmelidir. Belki de bu eğitimde en çok gözden kaçan en önekli eksiğimizidir. Ayrıca beyin fırtınası soruları; Öğrenciler de hür düşünce ufkunu geliştirmek için; kavram yanılgılarını telafi etmek, lüzumsuz-liyakatsiz; ilahların, kişiliklerin, putların(idoların)–kimliklerin(İdlerin)... Vb yerini doğrularla ve liyakatlilerle değiştirmek ya da depolarize etmektir. - Öğrencilerin zihninde ve beynindeki sanal-nesnel araçlarla;düşünsel, çevrel-doğal kaynaklarla ve peygamber ahlakıyla ilişkilendirip hayatla güncellenmeleri amaçlanmıştır. |
Yöntem; Öğretim, öğrenim ve eğitimde hedefe ulaşmak için; bilinçli ve/veya bilinçsiz izlenen her yola ve tekniklere yöntem denir. Demirkuş 2011 |
| 1-Anlatım Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);Anlatım yöntemi uygulamasını tüm öğrencilere yaptırmak gerekir mi?
Anlatım yöntemi uygulamasını yaparken öğrencilerden daha önce yaşadığı bir olayı; vücut dilini, mimiklerini, ses tonunu, heyecanı, anlatım akışına uygun öğrencilere ve çevreye göz ucuyla veya net bakışlarını … Vb olayın havasına-akışına girerek o anı ve anları yaşayarak anlatmaları istenebilir. Ya da aşağıdaki anlatım çeşitlerinden bir anlatım yöntemi uygulaması istenebilir. Anlatım Yöntemi Çeşitleri A-Haber Sunucusu (Spiker) Anlatım Yöntemi:Resmi Anlatım Yöntemi B-Ayakta Komedyen (Stendapçı) Anlatım Yöntemi:Güldürerek, düşündürerek anlatma yöntemi. C-Duygusal Anlatım Yöntemi:Duygulanarak, duygulandırarak anlatmak. D-Taklidi Anlatım Yöntemi;Haber Sunucusu, Ayakta Komedyen, Peygamber… Vb taklit erek uygulanan anlatım Yöntemi. E-Diğer Anlatım Yöntemleri;Ör.Beden Dili İle Anlatım Yöntemi, Hercai Anlatım Yöntemi, Kişisel Özgün Anlatım Yöntemi... vb Genellikle konun fıtratı-yapısı, dersi anlatan öğretim elemanın yetenekleri, ortam olanakları, hitap edilen kitlenin bilgi dağarcığı seviyesi ve konuya hazır bulunuşçuluğu konuyu hangi anlatım yöntemiyle anlatılacağımızı belirler. |
| 2-Soru–Yanıt Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);. -Bilinen yazılı bir konuyu (ör. ders notunu) ekrana yansıtılıp bu notları öğrencilere soru haline getirmeleri istenir. -Öğrencilere bir konu verilerek, konu hakkında soru hazırlamaları istenir. -Öğrencilerin iyi bildiği bir konuda soru sorarak ve yanıt alınarak bir konu işlenebilir. -Bu yöntemi öğrencilerin geçmişte yaşamış olduğu veya öğrendikleri yöntemlerle ilişkilendirerek vermek. Soru cevap yöntemini başarılı uygulamak için; hedef kitlenin konuya hazır bulunuşluk seviyesini kitlenin ortak payda beyinsel ve zihinsel kavram kümeleri ve değer yargılarının; +, - ve 0 larını çok iyi bilmek gerekir. |
| 3-Güdüle Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);İzleyin -Belki de bu yöntemin hemen her derste uygulanması gerekir. -Öğrencilerin işlenecek olan dersle ilgili eşik bilgilerinin beyinse, zihinsel uyarılması ve ilişkisel tetiklenmesi için güdülenmesi gerekir. -Bu amaçla ders hocası işlenecek konun önemini öğrencilere kabullendirmesi yetmez, akabinde işlenene konuyla ilgili öğrencinin beyinsel ve zihinsel uyarılıp işlenen konunun pratik olarak hayatla güncellemesi çok önemlidir. -Uygulama amaçlı bir konu seçilir ya da beyin fırtınası ve nadası soruları sorulur ve ip uçları verilir. -Herkesten 5 tane beyin fırtınası sorusu sorması istenir (öğrencileri cevap vermeye motive eden sorular). -İpucu verilerek öğrencilerin düşüncelerinin kıblesi belli yöne yönlendirilebilir. -İnsanları yanıt vermeye tahrik eden konular ve ip uçları verilerek öğrenciler yanıt vermeye güdülenebilir. |
| 4-Gözlem Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); Gözlem Yönteminde (Yapılışı Gerekenler) Dikkat Edilişi Önemli Hususlar; 1-Gözlem; tarihi, mekânı, gözlem alanı sınırları, koordinatları, rakımı, yönü, ortam tasviri … Vb önceden bilinmeli ve özellikle belirtilişli önemlidir. 2- Gözlemin amacı çok bilinmeli ve tercih edilen gözlem teknikleri gözlem amacına uygun oluşuna dikkat edilir. 3- Amaca uygun gözlem yöntem tekniğinin önceden bilinişi önemlidir; duygusal gözlem, doğal gözlem, düz ayna mantığı ile gözlem, toplumsal gözlem, yorumlayarak gözlem… Vb bilinişi önemlidir. 4- Tercih edilen ve uygulanan gözlem tekniği belirtir. 5-Gözlemi yapanların künyesi açıkça belirtilir. Örnek Gözlem; -Pencereden dışarı bakılır. -Sınıfça bir gözlem konusu belirlenir her öğrencinin eline bir kağıt verilir ve 25-40 dakika boyunca gözlemlenen tema hakkında gözlemlerini yazmaları istenir. -Sonra sınıfça yapılan gözlemin ne kadar gerçekçi ve yapıcı olduğu tartışılır ve gözlem yapmanın temel kuralları ve dikkat edilmesi gereken konular tartışılır. Özel Öğretim Yöntemleri I Dersi Gözlem Tatbiki (Uygulanışı/yışı!) Şablon Örneği Gözlemi Yapan Öğrencinin Adı-Soyadı No; Nasip DEMİRKUŞ Gözlem Tarihi Ve Süresi; 04.05.2010, Saat;11-14 Gözlem Alanı Nokta Adresi; VAN, YYÜ Eğt. Fak. A Blok, A8 Sınıfı, Kuzeye Bakan Cephe. Gözlem Alanı Hava Durumu; Parçalı Bulutlu ve Güneşli Gözlemi Yapan;VAN, YYÜ Eğit. Fak. Biy. Eğt. 4. Sınıf ÖÖY I Dersi Öğrencileri. Gözlem Alanı Sınırları; -Yeşile Bürünmüş Toprak, Mavi Gök Kubbeye Gömülü ve Asılı Kar Beyazı, Gri ve Koyu Renkli Tombul Bulutlar, -Soldan- Sağa;Van Meslek Yük. Okulu, Onkoloji Hast,Van Yeni sanayi Sitesi Binaları.(Demirkuş 2010) Gözlem Alanı Rakımı;1736 m. Gözlem Alanı (Gözlemin) Eylemlileri/Dinamikleri/Değişkenleri;Kuşlar, Arabalar, Bulutlar, Hareketli Arabalar, İnsanlar, Esen Rüzgarın Salıntıları... Vb Gözlem Alanı (Gözlemin) Eylemsizleri/Durağanları/Statikleri; Van Meslek Yük. Okulu, Onkoloji Hast, Van Yeni Sanayi Bölgesi Binaları, Park Etmiş Arabalar, Ağaçlar, Dağlar, Yeşil Tarlalar, Otobüs Durağı... vb. Gözlem Yöntemi/leri;Pencereden Dışarı, Yansımaya Dayalı Gözlem, Eleştirel Gözlem, Kısmen Yaşayarak ve Etkileşimli Gözlem. Gözlem Alanı Slaytlarını İzle; 180"(saniye) ve İlave Olarak Gözlem Alanı Filmini İzle; 10'(Dakika) Sunuyu Haz. Ders Sorumlusu; Prof.Dr. Nasip DEMİRKUŞ Öğrenci Gözlem Raporlarını Görmek İçin Tıklayınız |
| 5-Doğa ve Çevre Gezi Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);.İzleyin -Öğretim üyesi 2 hafta önceden araziye fakülte çevresini dolaşır ve gerekli gözlemleri yaprak not tutar. -Öğrencilerin gezi boyunca hangi aşamada ne yapmaları gerektiği merhale not edilerek sınıfta sunulmak üzere gezi notları hazır hale getirilir. -Sınıfta öğrencilere bir hafta önceden fakülte çevresine geziye çıkılacağı söylenir. -Arazide birlikte hareket edecek-çalışacak şekilde öğrenciler 3-6 kişilik gruplara ayrılır. -Çevreden plastik toplama "Etkinlik Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!)" yapılacak; plastik materyal torbası, basıt sağlık malzemeleri arazide plastik toplama şişlerini nasıl kullanacaklarını, ağızlarına ağız maskesi, ellerine plastik eldiven ve araziye dayanıklı ayakkabılarla gelmeleri için bir hafta önceden hatırlatılır. -Arazide hangi;hayvan, böcek ve bitkileri nasıl toplamaları gerektiği anlatılır. Her materyal çeşidinden en az 6 şar örnek toplanır. -Toplanan materyalle biyoloji laboratuarında ; A-Ortak Çalış Yöntemi, B-Etkinlik Yöntemi, C-Sınıflandırma Yöntemi, D-Sunu Yöntemi Uygulamalarının Yapılacağı İzah Edilir. -Hangi aşamada nasıl yapmaları gerektiği izah edilir. |
| 6-Etkinlik Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);İzleyin -Plastik şişleri, maskeleri, eldivenleri ve naylon torbalara nasıl materyal toplayacakları anlatılır. -Arazideki uygulanış hakkında; güçlükler ve eksikler not edilip sınıfta çözümler üretilir. -Etkinlik değerlendirilir. |
7-Ortak Çalış Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);İzleyin |
| 8-Sınıflandırma Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);İzleyin -Sınıfta ki eşyaların isimlerini, kavramisimlerini tahtaya yazdırıp gruplandırmayı yaptıralım. -Sınıftaki bazı kavramların tanımını değişik örencilerden alalım. -Bu sınıflandırmayı; kavram çözümlemem tablosu, kavram çarkı, kavram öbeği, serbest, koşullu, ilişkisel kavram kümesi... vb kavram araçlarından en uyumlu olanıyla gruplandıralım. -Özgün, ortak ve geçişken özelliklere göre yaratıkların sınıflandırıldığının farkındalığını kavratalım. -Aynı şekilde laboratuardaki veya sınıfımızdaki eşyalar belli özelliklerine göre; örneğin renklerine, diğer özelliklerine göre sınıflandırılır. -Laboratuarda sınıflandırılan iç mekan eşyalarının basit bir sınıflandırma anahtarı hazırlanır. -Sınıflandırma ve taksonominin önemi vurgulanır. -Sanal ortamdaki eşyalar öğrencilere gösterilerek sınıflandırıp kümlere ayırmaları istenir. Grafikteki yaratıkları izleyin ve kavram araçları çeşitleriyle sınıflandırmaya çalışın.0,1, 2, 3 -Doğal alanda toplanmış gruplara ayrılan canlı örnekleri basit paralel ya da alternatif-almaşlı sınıflandırma anahtarı hazırlanır. |
| 9-Sunu ve Gösteri (Demonstrasyon) Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);İzleyin -Sunu ve etkinlik sınıfına dönülürken; öğrencilerin getirdikleri biyoloji materyallerden bazıları seçilerek ders hocası tarafından sunu kamerasında tanıtımı ve özeklikleri sunulur. Ör;çiçek, kelebek, örümcek, çekirge… Vb organları izletilir, Öğrencilere;internetten hazır bir sunu takdim edilebilir. |
| 10-Deney Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); -Öğrencilerden geçmişe yönelik tüm ömürleri boyunca yapmış oldukları deney çeşitlerini hatırlamaları istenir . -Deney, uygulama ve etkinlik farkı kavratılır. Tüm deneyleri deney yöntemi başlığı altında toplamaları istenir. -Fen bilgisi, fizik, kimya derslerinde yaptıkları deneyleri anlatmaları, hatırlamaları istenir. -Sonra en iyi hatırladıklarını not etmeleri istenir. Zihinde canlandırmaları istenir. Örneğin osmoz olayı ile ilgili deney hatırlanarak zihinde canlandırılır. -Yada biyoloji laboratuarında sınıfça basit bir deney yapılır. |
| 11-Problem, Sorun ve Bilinmezlerini Çöz Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); -Sürekli doğal, yapay ve toplumsal; problemleri, aşılmazları, bilinmezleri, sorun ve soru çözmenin öğrenciye ne yararı vardır? -Sorusuna verilen doğru yanıtlar bu yöntemin önemini otaya koymaktadır. -İnsanın ve insanlığın en büyük problemi belki de nefsini doğru tanıyıp kendini akıllıca-liyakatli çevresinde ve kainatta konumlandırarak yaşamasıdır.Demirkuş 2010 -Problem çöz yöntemi; bilinmeyen benzer olay, olgu, soru, sorunlara... vb hallere karşı; zihinsel, düşünsel ve bedensel bağışıklık, ilişkilendirici beceri ve alışık tepki (refleks)(ani tepki) yeteneklerini geliştirir. -Problem, sorun, bilinmez, aşılmaz ve soru birbirini tamamlayan beş kavramdır. -Beşinin de çözülmesine gereksinim duyulan kavramlardır. -Biyolojik bedenimizi hastalıklardan korumak için aşı ne anlama geliyor ve bedenimiz ne kazandırıyorsa, düşünsel ve zihinsel bedenimize belli sürelerde ve çeşitte; doğal, yapay ve toplumsal; problem, sorun ve soru çözdürmekte zihinse ve düşünsel bedenimize yapılan aşı gibidirler. -Bedensel ve zihinsel bağışıklık sistemi birbirine analog olarak benzerler. -Doğal, yapay ve toplumsal; problem, sorun ve soru sürekli öğrenciye çözdürmek öğrencide düşünsel ve zihinsel bağışıklık sistemini güçlendirir. -Öğrencinin düşünsel ve zihinsel olarak hayata döngüsünde karşılaştığı; soru, sorun, aşılmazları, bilinmezleri ve problemleri doğruya yakın çözmeyi ani tepki(alışık tepki (refleks) ve hobi haline getirir. -Aynı zamanda bu istenmedik durumlara karşı iradesinin, nefsinin, aklının ve zekasının gücünün ölçüsünü öğrenir ve nefsini tanır. -Allah CC insanlara kontrollü olarak deneme amaçlı sorun, güçlük, hastalık… Vb vermesinin aşağıda yazılı bazı hikmetlerinden esinlenerek yukarıdaki yargılara varılmıştır. -Olgun bir insanın kendi nefsiyle ilgili soru, sorun, problem, aşılmazları;Allah CC yardımıyla ya da rabliği yardımıyla, tek başına gayretleriyle veya çevrenin yardımıyla çözmesi kendi nefsini tanımasıyla doğru orantılıdır. -Allah CC bir insana ya da insanlığa neden problem, sorun, aşılmaz ve güçlük verir? Belki de insanın bedensel, düşünsel ve zihinsel bağışıklıklarını artırmak için. -Nefsini yanı iradesiyle aşılmazlarını ve yapabileceklerini tanıyan rabbini tanır. -Allah CC yardımıyla ya da Rabliği yardımıyla soru, sorun, problem, bilinmez ve aşılmazlarını hayata güncelleyerek, uygulayarak çözmeyi başardıktan sonra toplumun ve insanlığın; soru, sorun, problem, aşılmazlarına çözümler arayıp önermesi daha makuldür. Uygulamalar; Örnek 1;sınıfınızda hiperaktif (yerinde duramama rahatsızlığı?) bir öğrencinizin ders esnasında sık sık çevresiyle sesli ve bedensel harekete halinde bulunarak sınıfın ve çevresindekilerin dikkatini dağıtması problemini nasıl çözersiniz? -Bu problemi çözmek sizi hangi gelemeye/lere götürür? -Çıkarsama; ders yılı başına da sınıfta özel halleri olan öğrenciler varsa danışmanları aracılığıyla ya da direkt olarak ders hocasıyla görüşmeleri gerektiğinin önemi üzerinde durulmalıdır. Örnek 2; |
| 12-Tecvitli Anlatım ve Okuma Yöntemi (Uygulanışı/yışı!);Örneğin çoğu haber spikerleri bazı istendik kurallara dayalı ve sunum eşliğinde haber okur. Bir öğretim üyesi ya da bir öğretmen senelerce verdiği dersi monoton ya da robotik değil de; hangi ses tonu, hangi davranış hangi yüz ifadesi, hangi eda, hangi bakış, hangi duygusallık ve ruh yapısında öğrencinin karşısında olması ya da sunması gerektiği konusunda bir şeyler yapması veya değişmesi çok önemlidir. Örneğin Kuran Kerim müziksi, şiirsi, malayani… vb ifrat ve tefritten uzak beyine ve duygulara en iştahlandırıcı ve anlaşılır olan tecvitli okunması helal kılınmıştır. Bu amaçla tecvit ilmi geliştirilmiştir. Uygulama açısında aynı ders notu paragrafını gözden geçirdikten sonra farklı öğrencilere okutulup sınıfta o paragrafı ders olarak izah edilmesi eylemi gerçekleştirilerek tartışma ve eleştiriler yapılacaktır. Bu amaçla öğrencilerin;ses, görüntüleri, davranışları... Vb her şeyleri o zaman diliminde video kamerayla kayıt edilerek sınıfta her öğrencinin sunum ve anlatım performansları +,-, 0,?... Vb eleştirilerek tartışılacaktır. Tecvit yöntemiyle öğrenicilerin ve öğrencilerin;bedensel, zihinsel ve düşünsel dikkatlerinin ayağının amaçlanan hedefe; motive teşvik, tahrik ve tevhit etmek için; hedefe ulaşmada birbirlerini uyumlu destekleyen;renk, ses, eda, fon müziği (gerekirse), davranış, ortam, araç, mekan, zaman ve olanakların doğru yöntemlerle tevhit edilmesi gerekmektedir. E18 Modelinin amaçlarından biride her konuya uygun tecvit yöntemini geliştirmektir. |
| 13-Tümevarım Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); -Türlerden cinslere,cinslerden aleme kadar varlıkları ve yaratıkları sınıflandırmak tüme varımdır. -Bir zili parçalarından monte etmek de bir tüme varımdır. |
| 14-Tümdengelim Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!);Alemden türe doğru analiz yapmak veya aynı şekilde bir zili parçalara ayırmak tümden gelimdir. varımdır. |
| 15-Simülasyon (Benzetim)Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); |
| 16-Örnek Olayı İnceleme Yöntemi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!) -Bu yöntemin amacı; sorunlu ya da sorunsuz bir olaya öğrencinin katılarak ya da katılmadan; incelemesi, gözlemlemesi, analiz etmesi, araştırması… Vb yaşarak öğrenmesi ve hayat döngüsüyle güncelleyerek bazı çözümsel genelmelere varması büyük önem taşır. -Örnek olayı inceleme yöntemini daha iyi kavramak için;örneğin timsah yutan bir pitonun gövdesinin çatlak olarak ölü bulunması olayının nedeni ne olabilir? benzer filmleri izleriz. Yada benzer örnek olay incelemesi filmlerini izleyelim -Sınıfça hepimizin şahit olduğu bir olayı sınıfta tartışırız. -Doğaya planlı bir gezi yaparız o gezideki bir örnek bir olayı inceleriz. |
| 17-Hazır Olanakları Doğru Organize Et ve Değerlendir Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); Bu yöntemdeki amaç öğrencinin bilinen olanaklarından amaca uygun sonuçlara ulaşmanın alışık tepkilerini ve alışkanlıklarını geliştirmektir. Öğrenciler üniversite öğrenimi süresince hazırladığı tüm ödevleri sanal ortamda ve medya ortamında çeyizi olarak biriktirip bilgilerini, bildiklerini çalışacağı kuruma sunarak kendini tanıtımda kullanması önemlidir.Üniversiteye başladıkları yıldan itibaren bu durumun sorumluluğunu önceden bilmeleri çok büyük önem taşır. Bu uygulamada öğrenciye, ayrıntıları öğretim üyesince çok iyi bilinen olanaklar çerçevesinde öğrenciden olanaklar dâhilinde ki verileri-dokümanları-kanıtları... Vb tüm bilgileri istenen amaca ve sorulan sorulara uygun yanıtlar ortaya çıkarmak, ödevini hazırlamasını alışık tepki haline getirmesi istenir. Örneğin Biyoloji Eğitimi Web Sitesindeki filmlerden belli kıtsalar konarak ya da hazırlanarak; bu çerçevede canlıların evrimi, çevre sorunları, teknoloji... vb ilgili ödev hazırlaması istenir. |
| 18-Kavram İlişkilendir Tablosu Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); |
| 19-Serbest Kavram Kümesi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); |
| 20-İlişkisel Kavram Kümesi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); |
| 21-Koşullu Kavram Kümesi Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); |
| 22-Kavram Döngüleri(Çarkları) Tatbiki (Uygulanışı/yışı!); |
| 23-Peygamber Anlatımı ve Tatbiki(Uygulanışı/yışı!) Yöntemi Nesnel, düşünsel, deneyimsel, bilimsel, bilinçsel, yaşamsal, tarihsel(geçmişi/sel) ve geleceksel olarak; düşünsel-bedensel yaşayarak öğrendiklerini ve kavradıklarını;hayata güncelleyerek, uygulayarak ve örneklendirerek vardığı yargıları veya sonuçları;çevresindekilerle istişareli anlatım değerlendirme ve çözümsel sonuçlandıran yöntemidir. Peygamberin Hadis Eğitimi ve Öğretme Yöntemi Nedir? Eğitimde hangi alan ve koşullarda ve kullanılabilir? İpucu;Ayetleri, toplumsal ve çevresel;olay, olgu, eylem, süreç, olgu ve sorunları - problemleri; hayatına- yaşam döngüsüne-üzerine uygulayan peygamberin (Hz. Muhammed AS); uygulamalarla ve bazen istişare ile vardığı yargılar ve çıkarsamaların yazımsal meyvelerine hadis denir. Hadislerin çoğu bazı ayetlerin kalpsal, zihinsel ve yaşamsal uygulamaların ürünüdür. Atasözleri ve vecizeler; deneyimlerin ürünüdür. Bu mantıktan hareketle, dersi, konuyu ve kanunları üzerine- hayat dönülerine uygulayan öğretim üyesi-öğrenci... vb vardığı yargıların uygulamadaki geçerlilik sınırlarını;öğrencileri ve uzmanlarla istişare ederek;orijinal ders notları, yeni yöntemler, geçerli yeni teknikler, yeni kuramlar, yeni keşifler ve yeni icatlarda bulunur. İpucu;1, 2 -(2011 Beyin Fırtınası 12) I.Nasıl ki bir peygamber ayetleri hayatına uygulayarak peygamber ahlakı ve verimli yaşam kurallarını (doğal ve toplumsal döngülere uyumlu-verimli kuralları) direne ederek ve hadis olarak kayıt ederek toplumsal sorunları çözüyorsa, bilim bilginlerimizde (bilim insanlarımızda);bilimde öğrendiklerini,toplumsal ve çevresel sorun - problemleri hayatına namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) ve dürüstçe uygulayarak doğada ve toplum içerisinde liyakatli yaşama kurallarını direne ederek sadece işe yarar-yararlı doğal ve toplumsal dögülere uyumlu olanları;ders notu, toplumsal kural, doğa yasası, matematiksel bağıntı, buluş, keşif… Vb insanlığa takdim etmelidir. Diğerlerinin izini kayıp etmesi veya emniyete alınması gerekir. II.Bilim bilginleri (bilim insanları?!) ve peygamberin ürettiklerinin çelişkiye düştüğü noktaları;dini ve bilimi çok iyi bilen (fert olarak;dinbilim bilginleri-alimler ya da din ve bilim cahili olmayanlar) tarafından tekrar araştırmaya konarak din-bilim fermuarı doğru eşleştirilmeli-çekilmeli. Ateistler ve fanatik dindarlarında bundan rahatsız olmamaları ve tahammül etmeleri gerekir.İpucu;1,2 I ve II. önermeleri;Ya çürütünüz. Ya tutarsız, gereksiz ve ütopyaları eleştiriniz. Yada alternatif görüş öneriniz.Öğrenci Yanıtları -(2009 Beyin Fırtınası 29) .20. Yüz yılın çelişkilerini ve toplumsal anatgonistliklerini(zıtların yok ediciliği) yaşayıp 21. yüz yılı hazırlayan bilim bilginleri (bilim insanları?!); 21. yüz yılın, toplumsal-çevresel sorunlarını, promlemlerini, doğadaki kanunları, bilimi ve dini!! çok iyi bilmeli ve üzerine uygulayıp uygulamalarını üretirken; en az bir peygamberin toplumsal ahlaki yararı için ayetleri üzerine uygulayıp hadisleri üretirken ki mantığı kadar hassas ve dengeli şeyler üretmeli ki toplum ve doğanın uyumuna pozitif değer kazandırsın. Ayrıca bu tip bilim bilginleri (bilim insanları?!); kendilerinin ve toplumun; ürettiklerinden yararlanabilecek seviyelere inmeli veya toplumu biliminden/lerinden yararlandıracağı dinamik mesafelerde-konumlar da bulunmayı bedensel ve zihinsel alışık tepki (refleks) haline getirmelidir. Aksini zaten bu asra kadar; batı, kuzey ve uzak doğunun bu günkü Müsrif, İlkel, Öldürücü (Patojen ve Silah) Teknolojisi türemiştir. Önermesinin geçerliliğini eleştiriniz. Öğrenci Yanıtları İpucu;1,2 |
| 24- Soruyla Öğretim Yöntemi; Verilmek istenen mesaj bilgiyi, hedef kitlenin zihinsel ve beyinsel dağarcığındaki kavram ve isimlerden yanıtlayabilecekleri sorular haline getirip, zihinlerinde sorularla verilmek istenen bilgi mesajı diriltmeye ve verilmek istenen bilgileri ilişkisel harekete geçirişe kalkışılan yöntemdir. Bu yöntemin başarılı oluşu; hedef kitlenin değer yargıları, eşik bilgi seviyesi, bilgi dağarcığı-kapasitesine ait alt yapısının ortak payda bilgileri, kültürel incelikleri ve esperilerinin çok iyi bilişle doğru orantılıdır. Demirkuş 2011 Örnek için tıklayın |
| 25-Beyinin Yaşayarak Öğrenim Yöntemi? Öğretilen herhangi bir şeyin, öğrenen tarafından beyinsel asimilasyon ya da sindirimle öğrenildikten sonra öğrenilen şeyin öğrenenin; değer yargıları, bilgi dağarcığındaki kavramlar, beyinsel hücre bağlantıları (nöral linkler) ve zihinsel bağlantılarla (zihinsel linklerle) öğrendikten sonra; öğrendiklerini yazımsal, sözel, eylemsel… Vb olarak ifade edilişi ve hayata yansıtışı alışkanlık haline getiriştir. Demirkuş 2011 İnsanın bedenini yaşayarak öğrenim yöntemi ile beyinin yaşayarak öğrenim yöntemlerin arasında ki farklılığı ya da özgünlüklerinin farkındalığını anlamaya çalışın. |
| Özel Not; Taklit ederek, buluş yaparak ve keşif ederek sorunlara çözüm üretme mantık sistemlerinin hepsini bir arada kullanabilen bedensel ve zihinsel alışık tepkilere sahip insanları yetiştiren öğretim, öğrenim ve eğitim sistemleri geliştiriş önemlidir. Bilgiyi sezgiyi ve doğru empati (eş/klon/benzer duygu) duyuşu kazandırtış için; önce eksiğini yaşat ya da eksiğine doğru empati duyacak kadar eksiğini yaşayanlarla yaşat veya yaşantısında yaşat sonra doğru ve gerçekleri yaşatarak öğret. Ör;Siyaset, samimiyet ve dürüstlük nedir? Örneğin sırtın sınıfa çevir (yüzünü duvara dön) telefonu eline al sınıfta hiç kimseyi görmediğini büyük bir yeminle birine iletişini sınıfa dinlet ve ders çıkartır. Öğrenci uygulayış, etkinlik ya da öğretim esnasında uygulanan yöntemlin (yanıltarak öğretiş yöntemi) kasti yanlış yap ve/veya yaptırarak ders çıkarış önemlidir. Eğitimde en azında bazı konularda ve sahalarda öğrencileri öğrenişe susat ve iştahlandır sonra sula ve doyur yöntemini uygulayış önemlidir. |
YÖNTEMLERİN ALGIYA, DAVRANIŞA, DUYULARA VE TEPKİLERE DAYALI SINIFLANDIRMASI 1.İşitsel yöntemler(Sözel Yöntemler) Bir bilgiyi karşı tarafa aktarırken(kitleye aktarırken)hangi yöntem ve yöntemler dizinini uygulayacağını içinde bulunduğu koşullardaki en iyi yöntemler dizinini doğru tercih etmeyi alışık tepki (refleks) haline getirmek çok büyük önem taşır. |
| Deneme 2011/47 47.A-Güzel ve Görsel sanatları eğitime tevhit etmek ne demektir? Güzel Sanatlar Öğretim ve Eğitim Yöntemi Nedir? Güzel sanat dallarını eğitim mutfağında değerlendirmek ne demektir? B-Nasrettin Hocanın Öğretim ve Eğitim Yöntemi Nedir? Eğitimde hangi alan ve koşullarda kullanılabilir? C-Peygamberin Hadis Eğitimi ve Öğretme Yöntemi Nedir? Eğitimde hangi alan ve koşullarda ve kullanılabilir? |
| Özel Öğretim I Dersinin Uygulamaları; I-Aşağıdaki yöntemlerin uygulamalarına yönelik;etkinlik, gezi, sunu, uygulama, deney, drama.. Vb tekli-toplu; etkinlik, uygulama ve öğrenci ödevleri şeklinde işlenmektedir. II-Scane ve Işık Kutusunu Kullanma Denemesi III-Beyin Nadası Soruları ve Temel Kavramlar Etkinliği Özel Öğretim Yöntemleri I Dersinin haftalık 2 saatlik Uygulamalarında ise:Öğretim yönlemelerini doğru kavranması için;her yöntemin fıtratına en uygun; toplantı, panel, seminer,sunu ödev, sınıf etkiliği,doğa etkinliği ve laboratuar etkinliği, deney, anlatım.. Vb şekilde uygulamalar sınıfta paylaşılarak işlenmektedir. Sonuç Olarak; Öğrenciler, öğretim yöntemlerinin biyoloji konularına genel veya özel özgün uygulanışına yönelik;Özel Öğretim Yöntemleri II Dersine almaya hazırlanmış olurlar. Uygulama, Etkinlik,Deney Nedir? -Genellikle bu üç kavramın sınırlarını belirlemek zordur ve karışıktır. Deney ve uygulamada bilimseldir, bilgi edinme ve öğrenme zorunluluğu vardır. Etkinlikte sosyaldir, zorunluluk yoktur hobi ve tercih vardır. Örneğin; -Biyolojik Deneyler;Kanser ve AIDS’E çare bulmak için yapılan deneyler, -Biyoloji Uygulamaları;Bitki ve hayvan materyalini toplayıp sınıflandırma uygulamaları, -Biyoloji Etkinlikleri;Biyoloji Bölümlerinde yapılan yıllık sosyal etkinliklerdir .. Uygulama, Etkinlik, Deney ve Pekiştireçlerin Öğrenci Eğitiminde Önemi Nedir? Öğrencilerimizin öğrendikleri ve bildiklerini; doğru tarif etmeyi ve hayata güncelleyip uygulamayı alışık tepki (refleks) haine getirmelerini sağlamak için mutlaka yeterince; etkinlik, deney, uygulama yapmaları ve pekiştireçler verilmelidir. Belki de bu eğitimde en çok gözden kaçan en önekli eksiğimizidir. ORTA ÖĞRETİMDE BİYOLOJİ DERSLERİNE BAZI ETKİNLİKLERİN KAZANDIRILMASI 1-Bitkilerle ilgili olan Uygulamalar; Gezi gözlemle çeşitli bitki örneklerinin toplanması Gezi-gözlem kuralına uygun olarak gidilecek yer, toplanacak bitki örnekleri, yapılacak işler önceden öğretmen tarafından hazırlanır. 2-Hayvanlarla ilgili olan Uygulamalar
Atrapla Avlanma Özellikleri:Canlının
uçtuğu yöne doğru sallanarak yakalanır. Bazılarında (sürüngenlerde) tam
tersidir. Hayvanlar uygun kurutma yöntemleriyle kurutulur ya da böcekler ve
kelebekler köpüklerin üzerine toplu iğne ile tutturulur. Bazı böcekler
temizlendikten sonra cam kavanoza konabilir.
Özellikle arazide taşlar kaldırılarak böcekleri
şişenin içine koyabiliriz (örümcek, kulağa kaçan, kırkayak).
Evde yenen meyvelerin tohumları ve kabukları (ceviz.
Fıstık, fındık) çeşitli meyvelerin (üzüm, elma, kavun) çekirdekleri düdüklü
tencerede kaynatıp dezenfekte edilerek incelenebilir. Bu çekirdekler bir karton
üzerinde üzüm şeklinde yerleştirilebilir. -Resim veya şekil olarak kartona dişi organ çizilir. Sonra bu meyvelerden birer parça alarak kartona yapıştırılır. Her meyveyi temsil edecek şekilde bir parça kullanılır. -Gerekirse öğretmenin kendisi materyali temin edebilir. Arazide özellikle bitki morfolojisine yönelik kök, gövde, yaprak, çiçek ve bunların metamorfozlarını en güzel şekilde temsil eden örneklerden en az altışar tane toplanır. Herbaryum kuralına göre kurutulur. -Daha sonra bu örnekler beyaz kartonlara yapıştırılarak gruplar halinde cam çerçevenin içine konur. Sınıfta ihtiyaç duyuldukça öğrencilere görsel olarak ya da bu materyallerin toplandığı yerlerin adresleri etiketlere yazılarak, yaşatılarak izah edilebilir. - -Eğer gezi-gözlem olarak öğrencileri araziye götürmüşsek, populasyon, tür, vejetasyon, ekosistem kavramını ve bunun gibi öğrenci seviyesine uygun kavramlar, yaşatılarak öğretilebilir. -Bitki isimlerinin Latince’si en azında cins seviyesinde yazılmalıdır. -Çiçek durumları, çiçek organları, yaprak tipleri, özellikle çiçek organları gösterilebilir. Fotoğraflarını çekebiliriz. -Habitat ve bitkilerin fotoğrafı camekana yapıştırılabilir. -Tüy çeşitlerini gösterebiliriz. -Tohum çeşitleri, meyve çeşitleri olabilir eğer meyveler bulunmazsa görüntü ve resimleri yapıştırılır. a-Uygulamada stilusu (dişi organ boyuncuğu) anlatmak için; stilusun büyük olan bir bitki çiçeği alınarak canlı bir şekilde gösterilebilir. b-Tohumlarla ilgili bir etkinlik yapabiliriz. Karton üzerinde merkezde pistil bulunur. Bunun etrafında meyveler olmalı.Sınıflarda hangi ders işlenirse onunla ilgili etkinlik yapılmalıdır. Mesela meyve içinde tohum bulunan çok şey meyvedir. Meyve çiçeğin bir ürünüdür. Eğer meyvede tohum yoksa özel durumdur. c-Böcekler için bu uygulama yapılırsa; böcek, karınca, Ağustos böceği, larvaları yumurtaları konarak yapılabilir. El lüpü ile karınca vb. böcekler incelenerek sınıflandırılabilir. Canlı yapmak istesek böcekleri arazide toplar bunların hepsinin bacak uzantıları(ekstremite), baş-boyun kesimi (cephalothorax), gövde bölmeleri (abdomen) gibi özellikleri konuya yazılır. Bunlar kurutularak kartona yapıştırılır. d-Her hayvan grubuna ait bir etkinlik geliştirebiliriz. Böcekler ve diğer hayvanların bacak uzantıları (ekstremiteleri) üzerinde etkinlik yapılabilir. |
| Eğitim;Bilerek ve/veya bilmeden yaratıklarda; kalıtsal, öğretim ve öğrenimle kazanılan/edinilen bilgilerin; hayata uygulanabilir bilinçli alışık tepkiler haline getirilişine ve gelişine eğitim denir. Akıllı yaratıklara, nefsini, çevresini ve tüm nesnel, sanal, düşünsel araçlarını doğru tanıtıp, toplum ve çevre içerisinde; kendilerini liyakatli, namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) ve dürüst konumlandırışları, toplum ve çevreyide kendi zihninde (iç dünyasında) doğru, liyakatli ve namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) konumlandırarak gerektiğinin mutlak üstünlük ve liyakatin bilincini bilimsel verilere dayalı olarak kavratmak, öğretilenleri-öğrenilenleri düşünce ve davranışlarında alışık tepki (refleks) haline getirtmektir. Herkesin her şeyi bilmesi amaçlı değil de, her ferdin topluma ve tüm yaratıkları yararlı ve hayırlı olacak kadar bilgilendirilişi ve peygamberi ahlak sahibi oluşu kadar öğretimi, öğrenimi ve eğitimini veriş daha uygundur. Örneğin cani karakterli kişiliklerin bazı mesleklerde olmaması ve bazı şeyleri mutlaka bilmemesi gerektiği çıkarsayışından hareketle her kese her bilgi ve fırsat verilmemelidir. Fırsat eşitliğinden çok liyakatli fırsat verilişi üzerinden duruluş önemlidir. Bu sonuç insanlığın kabullenişinde zorunlu ve acı bir gerçektir. Hatta medya haberleri ve bilgileri de bu mantığın süzgecinden geçirilerek ortak payda merceğinden verilişi önemlidir.(Demirkuş 2008) Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur, hurafe, vahşi, doğal, cahili, şeytani, iblisi, gereksiz, eksik, yanlış, liyakatsiz... Vb bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri ve cahil kalmanın bir sebebi de budur. Bizler çocuklarımızın; düşünsel, tefekkürsel, feyzi, miras-i…Vb geleceği onlarda bizim geçmişimizdir. Onları liyakatli, eğitmek farzdır. Onlar liyakatli eğitim sonrası istedikleri ve tercih ettikleri geleceklerini yaşarlar ve içinde yaşatırlar. Ölümden sonra, çocuklarımızın içine dönecek geleceğimiz olamaz (gerçek mekanımız ahretimizdir) böyle bir düşünüş Belki de şeytani ve/veya cahilidir. Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalpte; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram… Vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar. Doğru zamanda kendisini çevresine doğru konumlandırışın ön koşulu; kendisini ve çevresini yeterince doğru tanıyıp kendisini Allah CC rızası için namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır), liyakatli ve dürüstçe konumlandırmaktan geçer. Öğretim, öğrenim ve eğitimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle, doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008 Eğitim;insana, doğayı-ötesini, nefsini, tüm nesnel ve sanal araçlarını doğru tanıtıp, toplum içerisinde; kendilerini liyakatli, namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) ve dürüst konumlandırışları gerektiğinin mutlak üstünlük ve liyakatin bilincini bilimsel verilere dayalı olarak kavratmak, öğretilenleri-öğrenilenleri düşünce ve davranışlarında alışık tepki (refleks) haline getirtmektir. Herkesin her şeyi bilmesi amaçlı değil de, her ferdin topluma ve tüm yaratıkları yararlı ve hayırlı olacak kadar bilgilendirilişi ve peygamberi ahlak sahibi oluşu kadar öğretimi, öğrenimi ve eğitimini veriş daha uygundur. Örneğin cani karakterli kişiliklerin bazı mesleklerde olmaması ve bazı şeyleri mutlaka bilmemesi gerektiği çıkarsayışından hareketle her kese her bilgi ve fırsat verilmemelidir. Fırsat eşitliğinden çok liyakatli fırsat verilişi üzerinden duruluş önemlidir. Bu sonuç insanlığın kabullenişinde zorunlu ve acı bir gerçektir. Hatta medya haberleri ve bilgileri de bu mantığın süzgecinden geçirilerek ortak payda merceğinden verilişi önemlidir. A- Eğitim:Fert ve Toplumda, istendik ( pozitif, negatif veya nötr) davranışların ve alışık tepkilerin ortaya çıkması ve benimsenmesi için yapılan her türlü faaliyettir. Diğer bir deyişle; canlı yaratıklara istendik düşünsel-bedensel davranışları kazandırmak için; yapılan iş ve verilen her türlü emektir. Daha genel anlamda eğitimin hedefi;yaratığa kazandırılmak istenen davranışları gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak üretimi, kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccali, kötü, zeki (sadece zekai), nefsi, ceddi, iblisi, doğal/vahşi (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlarda üretimin ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir. Fert ve topluma/lara; peygamber ahlakı normlarını kavratmak-güncelletmek için; gerçeği/leri zamanın da doğru mayalamak veya mayalatmak için, yapılan her şeydir. Veya İnsana;hayatında yapısı (fıtratı) oranında uygulayabileceği kadar; hakikatin ve peygamber ahlakının mayasını zamanında-yeterince doğru çalmaktır. (Demirkuş 2006) Bazen eğitimle mutlak gerekli hedeflere ulaşmak için;toplumun değişime müsait olmadığı ya da fıtratının zorlandığı konular da diyet-özel bağışıklık sistemini geliştirmek çok önemlidir. Yani bir konuyu gerekliliğini anlamak için topluca geçici günaha davetin komikliği-gerekliliği. (Demirkuş 2007) B-Öğretim: Öğretim ise, doğadaki yaratık, olay, olgu ve diğer tüm enerji hallerinin;özgünlükleri (yaratık) -faaliyetleri (yaratıklar arasındaki dinamik süreçler) arasındaki ilişkilerine ait bilgilerden yararlanılansı amacıyla ; bilgilerin, insanlığa devşirilmesi ve uygulanmasıdır. Doğada var olan bilgilerin insanların anlayabileceği bir seviyede öğretilmesidir.Öğretimde çeşitli yöntemler kullanılır. Öğretimde bilgi aktarılırken (Yöntem ve Yöntemler kullanılırken) çeşitli araç-gereçler kullanılır ve öğretimle ilgili kavram ve kavramlar arasındaki ilişkiyi en güzel şekilde temsil eden materyaller ya doğrudan doğruya kullanılır ya da bunlara ait veriler teknolojik araç-gereçlerle öğretimde kullanılır. Diğer bir deyişle;Doğayı tanımak ve ondan yararlanmak amacıyla; Doğal ve yapay (insan ürünü ör: çizgi film) bilgileri insana kavratmak ve uygulatmak için yapılan her şeydir. Doğada var olan bilgileri (yaratıklar, olaylar, olgular, sistemler, kanunlar, kavramlar v.b) anlaşılabilir hale getirmek amacıyla çeşitli yöntem, araç-gereç ve teknikler kullanılarak fert ve topluma planlı ve programlı bilgi aktarma sürecidir. Onun için öğretim genellikle eğitimin hedeflerine ulaşılması için mutlak gerekli ön basamaktır. Öğretim: Doğada ve ötesinde var olan bilgileri (yaratıklar, olaylar, olgular, sistemler, kanunlar, kavramlar v.b) anlaşılabilir hale getirmek amacıyla çeşitli yöntem, araç-gereç ve teknikler kullanılarak fert ve topluma planlı ve programlı bilgi aktarma sürecidir . Onun için öğretim genellikle eğitimin hedeflerine ulaşılması için mutlak gerekli ön basamaktır. C-Öğrenme:Amaçlı veya amaçsız edinilen bilgilerin canlı yaratıklarda; kalıcı ve hayatta bilinçli uygulanabilir hale gelmesidir. İnsan; kullanmadığı ve kullanamadığı bilgisinin hamalı, yanlış kullandığının;ya cahili ya da hainidir veya insan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya alimi, ya sakatı ya da hamalıdır!! (Demirkuş 2006). Öğrenme:Öğrenilen ve öğretilen bilgilerin, bedensel, zihinse, düşünsel… Vb eylemler olarak hayata güncellenişi ve uygulanabilir hale gelmesi demektir. D-Eğitim Programı:Eğitimin tanımında verilen hedefler ulaşmak için, fert ve toplumda arzu edilen sonuçlara ulaşmak için gerekli bilgilerin disipline edilmesidir. İyi bir eğitim programı, esneklik, işlevsellik, toplum değerlerine dayalı olmak, bilimsellik, ekonomiklik ve uygulanabilirlik gibi özelliklere sahip olmalıdır. E-Eğitim Süreci; zamana bağlı olarak;fert ve toplumların (insanın) davranışlarında pozitif değerleri ortaya çıkarmak için yapılan tüm işler, uygulamalar ve eylemlerdir. Yani yapılan tüm;işler+eylemler+uygulamalar+zaman. F-Öğretim Süreci;zamana bağlı olarak;fert ve toplumların (insanın);doğadaki bilgileri öğrenmek ve hayatına uygulamak için aktarmak için yapılan tüm işler, uygulamalar ve eylemlerdir. Yani yapılan tüm;işler+eylemler+uygulamalar+zaman. G-Öğrenim Süreci; öğretim, öğrenim ve eğitim sürecine muhatap olan yaratığın/ların bu olaylara maruz kaldığı zaman ve eylemler sürecinde öğrenme eşiğine geldiği veya tamamladığı zamana kadarki süreçtir.Yani yapılan tüm;işler+eylemler+uygulamalar+zaman. Bu üç sürecin arasındaki ilişki çok önemlidir. Zaman, mekan ve mevcut olanaklar dikkate alınarak, uzman eğitimciler tarafından iyi bir öğretim, öğrenim ve eğitim programı çerçevesinde uygulandığında verimli ve yararlı bilgi aktarımı sağlanabilmektedir. Dünyada çok hızlı bir şekilde ortaya çıkan bilimsel ve teknolojik gelişmeler sonucu edinilen yeni bilgiler aynı hız ile fen öğretim, öğrenim ve eğitimine yansıtılmamaktadır. Fen eğitiminde ortaya çıkan en önemli sorun fen bilimlerindeki ilerleme ile okullarda okutulan fen dersleri arasındaki bağlantısızlıktan ileri gelmektedir. Bunun sonucu, bugünkü yetişkin nüfusun yaklaşık %90 ı bilim ve teknolojiyi izlemekte ve yararlanmakta güçlük çekmektedir. Bilim ve teknolojideki bu hızlı gelişime sonucu elde edilen bilgilerin fen eğitimi programlarına yansıtılması amacıyla yeni fen eğitimi programı geliştiren 141 ülkedeki durum UNESCO tarafından rapor edilmiştir. Sonuç Olarak;İnsanlık çocuklarına, gençlerine ve yetişkinlerine peygamber ahlakının önemini, kurallarını, kendini ve doğayı tanıma bilgilerini vaktinde hayatın her aşamasıyla ilişkisel örneklerle vermelidir. -Aksi durumda gelişen çocuğun, gencin ve yetişkinin; beyni ve zihni rastgele çevreden abur cubur algıladığı bilgilerle doluşarak;Tarzanca-vahşice eğitilmiş doğal-vahşi insan olurlar ki 19., 20. ve 21. Yüzyılın ilkel ve vahşi/doğal insanının teknolojisi ve çevre sorunları; deccali ve vahşi öğretim, öğrenim ve eğitimin ürünüdür. -Genel anlamda eğitimin hedefi;yaratığa kazandırılmak istenen davranışları gerekli zamanlarda, gerekli koşullarda, gerekli oranda; peygamberi, akli, vicdani, meleği, Rahmani… Vb istendik ahlak kurallarına uygun alışık tepki-alışkanlık olarak üretimi, kullanışı ve uygulanışıdır. Şeytani, deccali, kötü, zeki (sadece zekai), nefsi, ceddi, iblisi, doğal/vahşi (hayvani), cahili (çocuksu), insani (hüsran-i)… Vb ahlaka dayalı; eksik, yanlış ya da istenmedik amaçlarda üretimin ve uygulanışın sonuçlarının tüm yaratıklara zararları örneklerle ve gerekçeli öğrenim öğrenicide/öğrencide alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirilmesi gerekir. Öğretim, Öğrenim ve Eğitimin Asgari Temel Amaçları; 1-Asgari sindirim sisteminin besinlerden yararlandığı kadar; Beynimize ve zihnimize giren bilgilerden yararlanmak. 2-En kestirme doğru yol ve yollardan insanları gerçeğe ve gerçeklere iman ettirmek ve uygulatmaktır. 3-Yaratıkların davranışlarını doğru okumak, insanlara doğru empati duymak ve doğru tepkiler-teknolojiler geliştirmektir. 4-Eğitimle, insanların ve hayvanların hangi sanal araçlar ve sıfatların kontrolünde olduğunun: benzerlik, ayrıcalık ve özgünlüğünün; gerçek ve doğru farkındalığını kavramak ve uygulamak/latmaktır. 5-Kendini doğru tanıyıp doğru değerlendiren ve konumlandıran, yararlı sanal-gerçek üretim yapan peygamber ahlaklı nesiller yetiştirmektir. 6-Beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir). Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir. 7-İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur, hurafe, vahşi, doğal, cahili, şeytani, iblisi, gereksiz, eksik, yanlış, liyakatsiz... Vb bilgiler doluşur Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve toplumsal açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar. 8-Doğal olan bu bereketli hudutlarda: fertten toplumlara;peygamber ahlakının, iletişimin, toplumsal çeşitliliğin önemini-bereketini, birlik-beraberliğin bilincini, zorluklarını ve zorunluluğunu bilimsel verilere dayalı olarak kavratmaktır. 9- A-Eğitimde pay;fert ve toplumun özgün özellikleri= aktif özgünlüktür. Çeşitliliğin- Özgünlüğün, Tek Düzeliğin (Monologluğun) Avantajları Ve Dezavantajları (Evrimsel Açıdan); Örneğin, bir bitkinin iletim ve destek sistemindeki hücrelerin-iletim elemanlarının çeşitli oluşunun kazandırdıklarını anlayış için tüm iletim ve destek sistemin tek düze bir çeşit hücre ve iletim elemanlarından oluştuğunu düşünün. Örneğin bir tür içinde ya da aynı bakteri türüne ait çeşitli alt grupların değişik ısı seviyelerine dayanıklı alt türler ya da alt kategorideki taksonlara ait varyasyonlar düşünün; en çok -50, +20 dereceye dayanıklı , en çok -40, +30 dereceye dayanıklı bir grup, en çok -30, +40 dereceye dayanıklı başka bir alt gruptaki tüm bakteriler; +20, -20 dereceye dayanıklı olabileceğini hayal ediniz. Bir anda ortamda ısı +35 dereceye çıkarsa bu ısı dercesine dayanıklı olmayan türler ortadan kalkar ama + 35 derce ısının üzerine dayanıklı olanlar yaşayarak kayıp olan neslin genlerini geleceğe taşır. Bunun tam tersine ısı -35 dereceye düşmüş olsa yine soğuğa dayanaklı ölmeyenler dayanıklı olanlar türün devamını sağlamış olacaklardır. Bu nedenledir ki özel haller hariç yaşamayı başaran çeşitliliğin avantajı; yaratıkların ve türlerin yaşama şanslarını artırırlar. Çeşitliliğin dezavantajı yaratıkların arasındaki uyumu ve iletişimi zorlaştırır. Nesnel ya da bedensel çeşitliliğin yaşama gücünü ve olasılığını artırdığını bilimsel, inançsal olarak biliyoruz (sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye/ayet). Bu mantıktan hareketle değer yargıları (ana dil, inanç, kültür, örf, adet… Vb) açısından çeşitlilik kavimlerin; hoşgörüsünü, zihinsel ve düşünsel yaşam gücü olasılığını artırır. Kısaca nesnel, düşünsel ve zihinsel çeşitlilik;yaşam gücünü artırıcılar olarak bir birini tamamlayan unsurlardır. Birinin eksik olması diğerinin verimli oluşunu olumsuz yönden etkiler.Özel haller hariç; insanın bedenine, düşüncesine ve davranışlarına zarar verecek bazı kavimlerdeki kültürel, inançsal, düşünsel… Vb tabu ya da değer yargıları zararlı çeşitlilikler olup;uluslar arası seviyede yeddi yeminle gerekçeleri bilimsel ve inançsal açıdan ortaya konup alternatifleri ile yer değiştirilip öğretim, öğrenim ve eğitimle ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bir sınıf ve ders düşünün; her milleten bir öğrenci ve kendi ülkesinin kültür kıyafetiyle (aynı sınıfta farklı kıyafet ve küldürler ait öğrenciler) derse alınmışlar ve ortak bir dilde konuyu öğrenime çalışıyorlar. Bir sınıf ve ders düşünün; hepsi aynı ya da farklı millet veya kavimlerden; ancak tek dil , tek kültür, tek din, tek tip kıyafete... Vb tek tipliğe zorlanmış olarak derse alınmışlar ve zorunlu ortak bir dilde konuyu öğrenime çalışıyorlar. Bu iki sınıfa ders veren hocalar ve öğrencilerin; hoş görü, iletişim, çeşitlilik… Vb açılardan avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırın. Fert, toplum ve kavim bazında Monolog ve tersi olmayı bir arada karşılaştırın. Evrensel olarak insanlıkla kaynaşışın avantajlarına hazırlanışı düşünün. Bu çok dilliliği, çok kültürlülüğü… Vb; Lazca, Çerkezce, İngilizce, Zazaca, Arapça, Rumca, İbranice, Farsça….Vb anadilde eğitim ve ana dilleri seçmeli ders olarak düşünerek ülkemize tüm dünyadaki çeşitliliğin farkındalığını yakalayış ve anlayış için; içindeki din, dil ve kültür azınlıklarının çeşitliliğini hayata güncelleyişi hatta dünyaya bu dilleri kabul ettiriş çabasını ve gayretini düşünün sonuç vahimse sınıfta söz hakkı ve görüş isteyin. Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye (Ayet var), Dünyada tek tip kavim yaratsaydım insanlığı öldürür tekrar bu günkü gibi çeşitliliği yaratırdım (Ayet var). İpucu;Kainatta gelmiş, geçmiş ve gelecekteki tüm çiçekleri ya da güzellikleri içi, içe ve rastgele döşendiğini düşünün. Sizden istenen: düşünsel ve uygulanışta; bu çiçekleri, güzellikleri ya da düşünsel, nesne, sanal ... Vb olarak aşure mantığı ile iç içe karışmış her şeyi fert ve toplum bazında ya da işin ehli/uzmanları tarafından; Rahmani, peygamberi, insani…Vb peyzajcı, mimar, dekoratör, editör…vb mantığı ile dizayn ederek ya da düzenleyerek uygulayışınızdır. 11. Kuran Suresi/ 7. Ayet O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, Arş'ı su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Yemin ederim ki, (Resulüm!): "Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz" desen, kafir olanlar derhal "Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir" derler. Her şeyi bu mantıkla; öğretim, öğrenim, eğitim, yönetim… Vb sahalarda uygulanışını düşünün. Örneğin dünyadaki tüm insanların her şeyinin birbirinin aynı kopya olduğunu düşünün. Bu günkü doğal insan çeşitliliğini düşünün. Muhtariyet nöbetini elinde bulunduran kavimlerin hükmündeki kavimleri kendi kültür ve ırklarına asimile edişi afatını düşünün. İslamiyet’in Abbasi, Emeviler … Vb kavimler döneminde bu özgünlük ve çeşitliği koruyuşunu düşünün. Muhtariyet; hükmündekileri Allah CC’NİN misafir ve emaneti kabul edişle liyakatli hayat bulur. Ancak muhtariyet; hükmündekilerin ceddine, dinine, ırzına, vicdanına, topraklarına… vb her şeyine ilahlaşmakla da deccalleşilir. B-Payda;fert ve toplumun ortak özellikleri=ortak aktif özgünlükleri temsil eder. C-Pay ve payda arasındaki liyakatli hayat çizgisi;özgünlükler arasındaki bilgi-toplumsal ilişki-gen akışı ile nefes alan-hayat bulan liyakatli iletişim çizgisinin önemi-gerekliliği belirgin ve somut örneklerle kavratılması gerekir. D-Azınlık ve özgünlüğün doğal demokrasideki yeri konusunda kavram, düşünce ve yanlış tepki yanılgısı siyasette uygulanmaktadır. Hemen her kavimin doğal kültürleri, dilleri, inanç tercihleri, ırkları, deri renkleri… Vb özgünlüklerinden dolayı Dünya’nın hemen her yerinde başka yerli kavimlerin yaşam yerlerinde-yurtlarında sayısal azınlık veya çoğunluk kolonileri şeklinde bulunduğu için;bu konuda yapay ve liyakatsiz olan doğal-vahşi demokrasi azınlık insan kavramına insani ve rahmani çözüm üretmek farzdır. Aksi, taktirde eskiden azınlıkların ;padişahlık, şahlık, çarlık, krallık, imparatorluk… Vb yerine çoğunluğu elinde bulunduran toplum, kavim, milletlerin padişahlığına(... vb kavim, millet padişahlığı), şahlığına (... vb kavim, millet şahlığı), çarlığına, (... vb kavim, millet çarlığı) krallığına (... vb kavim, millet krallığı), imparatorluğunun (... vb kavim, millet imparatorluğu) asimilasyonu ve hükümranlığına mahkum yapay dil, din, renk, kültür… Vb özgünlüklerin sayısal azınlıkları mozaiğini doğru değerlendirmek gerekir. Her fert insanlık bedeninin hücresi (insan gen havuzunun hücresi), her halk insanlığın dokusu, her kavim insanlığın uzvu gibi düşünülerek icabet edilmeli. Bu çerçevede dokuları asimile ya da kangren edemezsiniz. Özgünlükleriyle yaşatırsınız. Nefsi cet kardeşliği fert, toplu, devlet, millet bazında insanı/lığı çok kötü ve istenmeyen radikal farzlara mahkum eder ve bazı yararlı fıtratları zorlar ya da eritir. Tercihe dayalı akli olan peygamber kardeşliği daha liyakatlidir. Her çeşit insan fıtratına rahat ve liyakatli nefes aldırır. Nefsi cet kardeşliğinin içindeki savunucuları;cet kuyusundaki Nemrutları, Cengiz Hanlar, Firavunları, Çinleri, Hitleri… vb peygamber ahlakı hastalarının, katilleri, canileri ve kahpeleri pasifize ya da razı edemez. Akli olan peygamber kardeşliği bu tipleri hemen deşifre eden, egale eden kurallara sahiptir ve ilahi kontroldedir. Aslında insanlığın yaşamsal döngüleri, yönetim ve eğitim sistemleri peygamber kardeşliğine dayalı lokomotif ve vagon çekiş omurgasına göre olmalı cet kardeşlikleri istenen özgün veya ortak vagonda yaşanabilir. Peygamber kardeşliğinin lokomotifini direksiyonunda peygamber vardır. Hedefi ve sonuçları bellidir.Cet kardeşinin kardeşliğinin lokomotifinin direksiyonuna bazen iyi insanlar bazen de cet kuyusundaki Nemrutlar, Cengiz Hanlar, Firavunlar, Çinler, Hitler, Karunlar, Lutiler, Semudiler… vb peygamber ahlakı düşmanları ya da hastaları geçince insanlığın geleceği tehlikeye ve riske girer. Onun için cet kardeşliğinde hedef; evrimseldir, nefsidir, vahşi ya da doğaldır, ender olarak peygamberidir. 10- Bu açıdan:fert veya toplumlardan ;insanlığın paydasını yutamaya çalışan özgünlükler patlar, 11-Özgünlüğünü eritenler yok olurlar. 12-Dengedekiler hayat bulur. SANKİ BU DOĞAYA KONMUŞ İLAHİ BİR DOĞA YASASI GİBİDİR. Tanışasınız diye, sizi kavimlere ayırdık (doğal soylara ve kökenlere dayalı kavimler ayırdık ki) (ayet var). Yerine ve önemine göre; birbiriyle bağlantılı olarak, önce evrensel eğitim daha sonra kişisel ve ulusal eğitim yapılmalıdır?. Bazen; evrensel ve ulusal eğitimlerin ilişkisi eş güdümlü verilmeli. Evrensel eğitim ulusal benlik ve kimlikleri asimile etmemeli ya da eritmemeli. Ulusal eğitimlerin çeşitliliği yararlı özgünlüklerin bereketini, peygamber ahlaklı evrensel eğitim insanlık ruhunun ortak paydasının direğini oluşturur. 1, 2, Dil, din,renk, kültür çeşitliliği ve azınlığı olur. İnsan türünün kavim azınlığı ya da etnik azınlığı olmaz, kavim azınlığı ya da etnik azınlık kavramını kullanmak bölücülüktür veya liyakatsizdir. Çünkü tüm kavimlerin birbiri içinde dil, din, kültür azınlıkları vardır. Yani tüm kavimlerin etnik azınlık kavramını kullanmaktan vazgeçmesi gerekir.Nedense 19. ve 20.Yüz Yılın kurucu canileri; inanç, kültür, dil, lisan-din çeşitliliği veya herhangi biri azınlık tabanlı fert sayısı az olan özgün kavimleri; hükmeden kavimin dil, din, kültür, lisan.. Vb den dikilmiş ceketi giydirilerek ya da yurdundan kovdurularak asimilasyonunu reva görmüştür.Doğal(vahşi) demokrasilerde dil, din, kültür, renk … Vb azınlıkların bekası ve her şeyi hükmeden kavimin dil, din, kültür, lisan.. Vb tarladır ve bu gizli açık toplumsal tufandır. Tarih boyunca yaşadığı halde, bu gün özgünlük ve özgürlüklerin bir arada iç içe yaşaması neden zorlaşmıştır? İlla av-avcı sürü ve asimilasyon muamelesi/lerini mi görmesi/leri gerekir ?Ayni türe ait olmasına rağmen(insan), tarih boyunca, insanlık adına bu utanç verici kavram, kimin ve kimlerin ekmeğine yağ sürmüştür? Irk,dil,kültür,inanç, din... vb azınlık ve güdük farlılıklardan dolayı, azınlık(etnik) diye nitelendirilmek istenen toplum ve kavimler çeşitliliktir.Çeşitliliğin özgünlüğü;Patojen(öldüren)istisnalar hariç, misafirlik, güç ve berekettir, ör;renk, dil, kültür, mülk göçebeleri, din çeşitliliği olabilir;asimile edilmeden çoğunluğun aşure mantığı ile tevhit edileceğine, nedense, bu asır özgünlükleri evrim yasalarının gereği asimile, teşhir ve tecrit edilmek istenmektedir. Ör; Zenci, Kürt, Laz, Çerkez, Arap, Hıristiyan, Yahudi, ...Vb etnik azınlık değildirler. Aynı türün etnik azınlığı olmaz bu bilime, doğa ve ilahi yasalara ya da dine de aykırıdır. Sizi kavimlere ayırdık ki tanışasınız diye (ayet var)., Yoksa çoğunluklar azınlıkları asimile etsin değil. Kaldı ki çoğunluğun değil, bazılarının yegane ana dilleri ve yegane ana vatanlarıdır. Bir insan, fert ya da toplum kendi ana yurdunda sonradan gelme çoğunluğa asimile ettirilerek etnik azınlığa düşe bilir mi? Bu asrın Sakat Demokrasi ve deccali hilkat garibesi saçmalıktır. Bunlar dil azınlığı, din azınlığı, renk azınlığı, ya da kültür azınlığı durumuna düşürülmüş kavimlerdir. Kaldı ki çoğunlukta olan kavimlerinde başka toplumların ve kavimlerin içinde azınlıklarının olması söz konusu olması da çok doğaldır. -Var olan ya da halen uygulanan Sakat Demokraside çoğunluğun azınlıklara fark attığı oylarıyla yönetişi bölücülüktür. Vahşi demokrasi ve/veya vahşi yaratık beyinleri bile sağ ve sol beyin loplarının birlikteliğinin tümü omur+organların alışık tepki (refleks) iletim sistemleriyle bedeni yönetir. Daha vahşi demokrasiye bile terfi etmediğimiz ordadır. Kaldık ki haklı ve doğru azınlıkların ya da dünyadaki en akıllı insanların azınlıktaki haklı ve doğru seslerinin ve görüşlerinin yönetimde hayat buluşuna yönelik hiçbir formül geliştirilmemiştir. Unutul mamalıdır ki çoğunluğun verdiği kararların her koşulda haklı olmayacağı kesindir. Peygamberlerin sadece bir oyu vardı, demokrasi bu kadar değerli olsaydı o zamanda uygulanırdı. İnsan aklının ve peygamberi ahlak sahip olmanın bir puan bile değer biçilmeyen sadece nefsin işletim sistemi olan zekaya dayalı insanları öne çıkaran bu deccal-i asırda demokrasi malzeme edilerek eskiden bir ailenin (padişahlık, şahlık, imparatorluk, krallık… Vb ) hükmündeki halkların tepesine bu sefer bir milletinin küllü çoğunluk balyozu azınlıkların ve halkların beline bindirdiler. Bunu yapan veto imparatorluğu üyeleri ve aksamları tehlikeyi görünce globalleşme yoluna değişmekte hiç tereddüt etmediler. Ancak değişmekte bilinçsiz, duygusal ve tutucu kavimleri birbirine boğduruyorlar ya da değişim için kedilerine muhtaç kılmışlardır. Çeşitlilikleri özgünlükleriyle-hoş görü içinde barındıran ve barındırmayan /amayan kavimlerin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırınız.İpucu:biyolojik çeşitliliğin, kültürel, zihinsel, beyinsel ve düşünsel çeşitliliği, melezlerin, zengin kültür harmanlanması... Vb güçlülüğünü ya da avantajlarını düşünün. 13-Eğitim sistemlerini kullanarak, fert ve topluma kendisini(nefsini) doğru tanıyıp, dürüst ve namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) konumlandırarak peygamber ahlakı aşılamak ve akıllı yaşamayı alışık tepki (refleks) haline getirmektir. Öğrencilerimize Anabilim Dalımızda Verilen;Özel Öğretim Yöntemleri I-II ve Öğretim Teknoloji Derslerinde; sanal ve gerçek araçların kullanımını, materyal gelişimi öğretilirken: üretici bir zihniyet ve mantıkla; verimli öğretim yöntemleri uygulatılmaktadır. 14-Peygamber Ahlakı ve doğayı liyakatli kullanma arasındaki gerçek ilişkiyi her ders konusunda somutlaştırmak ve gerekçeleriyle evrenselliğe genellemek. Ör.Çevre ve bazı biyoloji derslerinde sağlıklı, üretici çevre bilincini aşılamak ve alışık tepki (refleks) haline getirmek amacıyla kampus içinde plastik türevlerini toplama ve doğayı tanıma etkinlikleri yaptırılmaktadır. Öğrencilerimize verilen bölüm ve servis derslerin de;öğrencilerin süper egolar(istemler)ının, öz egolar(istemler)ının, idlerinin, idollerinin geleceğe yönelik daha sağlıklı ve gerçekçi mecralara çekilmesi amaçlanmaktadır. Ör.Özgünlük, çeşitlilik, benzerlik, ortak payda ve evrenselliğin hudutlarını: pozitif-istendik geliştirici bir anlayışla;devlet, millet ve halk düşmanlığını körükleyen tüm bilimsel, toplumsal ve doğal;süreç ve olguları yorumlarına katarak; sinerjitik (uyumlu birliktelik) ve kök hücre zihniyetiyle evrensel çözümler üretimine yönelik zihinsel bağışıklık sistemlerinin geliştirilmesi. Diğer bir deyişle ülke ve dünya sorunlarına hür, pozitif yargılayıcı bir anlayış ve yorumla bakarken, her durumda (faktöriyel olarak) çözüm üreten bir zihinsel beden ve kalpte geliştirilmesi hedeflenmektedir. Ör.Ülkemiz, çevre ülkeler ve giderek tüm orta doğu halklarının; birlik, beraberlik, çeşitlilik ve özgünlüğüne bütünleşik bir perspektiften bakmak. Bu noktadan hareketle dünyada ki tüm Müsrif-İlkel Teknoloji, Patojen, kültürel, teknolojik üretim ve yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına karşı zihinsel bağışıklık sistemleri geliştirilirken, her durumda (faktöriyel olarak) doğaya, topluma ve geleceğe uyumlu alternatif çözümler üreten bir nesil amaçlanmaktadır. Ör. Sınırlı sevgi ve moral ile yaşamayı başaran (sevgi bağımlısı olmayan) ama çevresine sevgisini sadaka edebilen başat ve cevval bir nesil. Bu anlayışla öğrencilerin yaşadığı ortamda teknolojiyi de liyakatli kullanarak:inanç sistemlerini, nefretini, aptallığını, serseriliğini... vb tüm (pozitif, negatif ve nötr) özellik ve sıfatlarını insanlık ve doğa yararına;fıtratına uygun, doğru, etkili, verimli biçimde konumlandırarak ve kullanma alışık tepki (refleks)ini alışkanlık haline getirmeleri amaçlanmaktadır. Kısaca; gereksiz;süper istemlere (egolara), öz egolar(istemler)ına, kimliklerine (idlerine), putlarına (idollerine) kul olmayan, hür ancak zihinsel bedenindeki ve kalbindeki;yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, kimlik(id) ve tapındık-taptıklar(putları-idolleri);doğal ve bilimsel kanunlardan daha gerçekçi, doğru eğitimle dizayn edilmiş; liyakatli değişime hazır başat ve cevval bir nesil amaçlanmaktır. Kendini Ve Kişiliğini Tanıyış; zihinsel, düşünsel, kalpsal ve bedensel araçlarını;liyakatli ve doğru tanımak, tüm güçlerini bilmek, kullanma becerileri derecesini doğru kavramak, insan ve doğal sıfatları, özellikleri, özgünlükleri, araçları… Vb doğru tanımak, hayata peygamberi uygulamak ve her şeyini çevresine-çevresini de içi dünyasına Allah CC rızasına uygun (liyakatli, namuslu ve dürüst) konumlandırışı önemlidir. Bir insanın yapısal olarak sahip olduğu nesnel, sanal, çevresel ve düşünsel araçların hünerlerindeki; istendik-başarılı(+), istenmedik-başarısız(-), dengedeki-nötr(0), geçişken- hercai(+,-), bilinmez, bilmezleri, cehaleti-kör noktaları(?), özgünlükleri(*), baskınlıkları(!)… Vb değerleri doğru tanıyıp kendini çevresine ve çevresini de iç dünyasına doğru konumlandırarak; çevresinden ve kendisinden azamı liyakatli yararlanışı ortaya koymuş olur. Doğru adreste durmanın; 1.Kuralı: Kendisini doğru tanımaktır. 2.Kural: Çevreyi doğru tanımaktır. 3.Kural: Peygamberi bir ahlakta doğru adreslerde bulunuşu alışık tepki (refleks) haline getiriştir. 4.Kural: Yaratıkları doğru ve dürüst anlamlandırmak için bilgili oluştur. 5.Kural: Öğrendiklerini hayatına peygamberi ahlak çerçevesinde uygulayıştır. Sonuç; yaratıklar içinde hayırlı bir kişilik olmak. Bunlardan bir tanesi bile olmazsa doğru adreste duramazsınız. Nefsini tanıyan rabbini tanır (Ayet var). Çıkarsama;Ruhun ve Aklın kontrolündeki iradesine emanet insanla, nefsin ve zekasının kontrolündeki iradesine emanet insanlar arasındaki farkları düşünün. Hayvanların hepsi;nefsinin (beyninin), alışık tepkilerinin (reflekslerinin), bedensel zekanın, gen zekasının ve içinde yaşadığı çevrenin sistem zekasının kontrolündedir. Medya Nedir ve Kimdir? Toplumsal İletişimde Medyanın Yeri ve Önemi; Aslında medya ortamında geliştirilen; gazete, haber, film… Vb her medyatik şey “Öğretim Teknolojiler Ve Materyal Geliştir” dersiyle örtüşen üretimler olarak kabul edilebilir.Toplumsal İletişim açısından toplumun bütün duyularını temsil eden ve toplumu bilgilendiren kitle ve araçlarıdır. İçerden ve dışarıdan duyularla veya herhangi bir şekilde aldığı bilgileri; fert, toplum… Vb beynine (beyinlerine), zihnine ve düşünsel havuzuna olduğu gibi yansıtan dürüst iletişim mekanizmasıdır.Örneğin;muhabirler, gazeteler, televizyon kanalları... Vb medya ile ilgili araç ve kişiliklerdir. -Bir insan bedenini düşünün, sekiz (beş nesnel duyu + sezgi, his, düşünsel... Vb zihinsel duyular) duyu ile, hislerle, uykuda, rüya ile, düşünerek veya herhangi bir şekilde aldığı bilgileri olduğundan farklı iletirse beyni yanıltır. -Hemen her türlü; pisliği, bölücülüğü, edepsizliği ve liyakatsizliği özgür habercilik diye toplumun televizyon-gazete menüsüne servis eden liyakatsiz medya düşünün. Herkesin her şeyi bilmesi amaçlı değil de, her ferdin topluma ve tüm yaratıkları yararlı ve hayırlı olacak kadar bilgilendirilişi ve peygamberi ahlak sahibi oluşu kadar öğretimi, öğrenimi ve eğitimini veriş daha uygundur. Örneğin cani karakterli kişiliklerin bazı mesleklerde olmaması ve bazı şeyleri mutlaka bilmemesi gerektiği çıkarsayışından hareketle her kese her bilgi ve fırsat verilmemelidir. Fırsat eşitliğinden çok liyakatli fırsat verilişi üzerinden duruluş önemlidir. Bu sonuç insanlığın kabullenişinde zorunlu ve acı bir gerçektir. Hatta medya haberleri ve bilgileri de bu mantığın süzgecinden geçirilerek ortak payda merceğinden verilişi önemlidir. -Alınan yanlış ve eksik bilgilere bağlı olarak yanlış karar ve sonuçlara varılır. -Toplumsal bazda medya camiasının görevinin adil ve dürüst olmasının değeri, bilimsel çalışmalardan daha önemli olduğu kendiliğinden idrak edilir. -Toplumsal güvenceleri sağlanıp, belli peygamber ahlakı, paylaşım, özveri, adil ve cesaret seviyesi bilinci ve alışık tepki (refleks)lerine sahip kişiliklerden seçilmesine özen gösterilmelidir. -Acil yayınlar dışında her medya yayınının mutlaka ehlince bilimsel makalelerden daha ciddi incelendikten sonra yayına koyulmalıdır(medya otokontrol). -Giyim ve kuşamlarıyla veya hayat döngüleriyle topluma örnek olma sorumluluğu ve bilincinde olmalılar. Resmi, başkalarını tahrik-kışkırtıcı, erotik, çekici, akli, düşündürücü, ilgi çekici, modern, klasik… Vb giyim, tepki, davranış… Vb ne zaman, nerede ve hangi koşullarda hayata uygulanışın gerekliliği mutlaka “Öğretim Öğrenim ve Eğitimde İnsan” konulu derste gerekçeleriyle verilmelidir. -Otokontrolü aşarak yanlış, eksik, yanıltıcı ve taraflı.. Vb yayın yapanlara (toplumsal-toplumsal münafıklık-çok yüzlülük suçundan) yargının hükümleri açık ve net belirlenmeli ve toplumsal yüz kızartıcı suç sayılmalıdır. -Gerekirse oy hakkından ve medya mensubu olmaktan, İnsan vekili olmaktan men edilip topluma uzun süre deklere edilmeli.Kurumlara giriş sınavlarına da, koşullarında, evlik cüzdanını…. Vb alanlar da kişinin özgün tercihine dayalı alanları belirleyerek ya da sınırlarını tanımlayarak gizli izlenmeye, dinlenmeye müsaadesi vermesi ve gizli çekilen bilgelere dayalı yargılanmayı kabul edip etmeyeceği olgun insan olarak sınırlarını devlete ve çalıştığı kuruma bildirmelidir. Bu tercihlerin kamuya açık olması oranı o kişinin hakkında puanlama olarak dikkate alınmalıdır. -Terbiye;Bir insanın, ferdin toplumun ya da kavmin: istenmedik; değer yargılarını, alışık tepkilerini, tiryakiliklerini, alışkanlıklarını, eksiklerini, irade zafiyetlerini… Vb tedavi ya da güçlendirmek için yaşam döngüsüne uyguladıkları disiplinler ve farzlarla ilgili her şeye terbiye denir. İnsan bedeninde ve zihninde peygamber ahlakı ve hasleti alışkanlık değerlerini alışık tepki (refleks) olarak ortaya çıkarmak üzere;edepli-insani-İslami ölçüler çerçevesinde uygulanan peygamberi disiplinler ve yapılan her şeydir. Allah CC terbiye ettiği alimler ve peygamberlerin ahlakı ve terbiyesi ölçü alındığında;toplum dikkatle analiz edildiği zaman ; insanların çoğu yanlış, eksik, vahşi …Vb öğretim, öğrenim ve eğitim zayiatı olduğu fark edebilirsisiniz. Ör;İslamiyet’te;günlük farzlar (namaz, abdest), yıllık farzlar;hac, zekat, 30 günlük oruçları dışında; Fıtratı oranın da (bünyenin kaldırabileceği kadar) haftalık, aylık ve 3 ayların sünnet oruçlarını tutmak... vb. İslamiyet’in dışındaki;keşişlerin, uzak doğu ve Hint fakirlerinin bedeni terbiye etmek için, riyazetle bedenlerine yaptıkları eza ve cefalar gayri insanidir. Gerekirse öğrencilerimize ve çocuklarımıza sıra dışı olayları; kontrollü aşı dozunda yaşatarak, drama yaptırmak. Aşılanmak istenen olay ve süreçleri; tiyatrolaştırarak, sinemalaştırarak önceden “zihinsel, bedensel, eylemsel, düşünsel aşı” maksatlı ve dozda !!! planlı hazırlanmışlıklara katarak çok amaçlı yararlı bağışıklık ve alışık tepki (refleks)ler geliştirmek. Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı toplumsal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmemesi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtrat, yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda peygamber ahlaki değerlerle alternatifli ilişkilendirilerek verilmelidir. İslamiyet’te Bedensel, Davranışsal ve Düşünsel Terbiye; Eğitim ve Manevi Arınışın Kısası; Canlılar âleminde; güçlüler ve başatlar; genellikle bedensel, davranışsal ve yaşam şekli olarak taklit edilerek başat olmanın doruğuna ulaşılır. İnsanlar peygamberin getirdiği farzları ve sünnetleri, davranışları samimiyet ve ihlasla; taklit edilerek, peygamberce yaşantının her şeyini inancı çerçevesinde olanakları ölçüsünde peygamberce konumlandırarak her nefesine uygulayarak, kodlayarak ve diri yaşam dönüsüne ilişkisel güncelleyerek başat ve verimli yaşarlar. - Abdestle ve Namazla 5 Vakit El, Ayak ve Başının Bakımı Ve Namaz Eylemiye Peygamberin Taklidini Yaparak (Bir Yönüyle);Bedenin nesnel ve düşünsel temizliğinin farkındalığını iradesine itaatlerini pekiştirerek kavramaya ve manevi olarak hayrının üzerine diri yaşam döngüsüyle ilişkisel güncelleyerek her geçen gün onların gerekliliği ve yeni hikmetlerini akıl etmeye çalışıp tefekkür eder. Bir bilgisayarın donanımını ve işletim sistemini güncellemesinin önemi ve değeri, bir insanın abdest ve namaz ibadetinin belki de sonsuzda biri kadarına örnek olabilir veya anlam ve önemini andırır. Namaz ve abdest ibadeti bir yönü de geçmişten geleceğe o insanı aynı eylemi yapan, yapmış (peygaberler, melekler, insanlar... Vb yaratıklar) ve yapacak kişilerin feyizleriyle ilişkisel kılar ve yaşantısından hayır gördürür.. -Zekatın Bir Yönü de;Bilgisayarlar arasında ki internet, intranet ve extranetteki dosya paylaşımının önemi belki de ancak zekatın paylaşım önemine sonsuzda bir örnek olabilir. Zekatın Bir Yönü de insanlarda paylaşım; duygusu, huzurunu, hazzını, keyfini, cömertliğini, maneviyatını… Vb geliştirir. -Orucun Bir Yönü de; İnsanları açlık hissetmeden melekler gibi yemeden içmeden gün boyunca yaşamalarını ruhlarıyla tümleşik devam ettirme mucizesini yaşatır. Açlık hissettikleri zaman fakirlerin, yoksulların ve açlık çekenlerin hallerine doğru duygudaşlığı(empati duyuşu) yaşayarak öğrenir ve kavrar. İfrata ve oruç akabende; insanda yaşama sevinci, yokluğa doğru empati duyuşu, şükredişi, sabırlı olmayı, çok yemenin afatı-zararını anlayışı… Vb geliştirir. -Hac’ın Bir yönüde;İnsanlar da toplu bir arada yaşayarak maddi ve manevi duygularının peygamberlerinin yaşadığının duygusal paylaşımı hazzının farkındalığını ve ölümsüzlüğün gerçek oluşunu yaşayarak öğrenirler. -Kelimeyi Şahadeti Zikir ve İhlasla Tasdikin Bir Yönü de; İnsanlarda bir kelimenin ve deyimin bazen ne kadar önem taşıdığının fakındalığını kavratır. Allah CC neden tenzih ediş ve zikrin gerekliliğini insana kavratır. Bir cümleyi samimiyetle zikir edişin insana ebedi istendik, emsalsiz hayatı kazandırdığının; eşsiz biricik ve yegane örneğidir. -Rahmani Zikrin Bir Yönü de; İnsanın atom altı parçacıklardan alemler ve alemler üstü yaratıklarla transa geçerek ve seremoni, çüş hazzını tadarak manevi arınış ve şükrü artırır. Tiryakiliği insani dünyada çalışma tembelliğine itebilir. Sonuç insanın istendik kurgusal arınışı, düşünceyi geliştirerek istenmeyen, kötü, zararlı ancak işlenmiş amellere, fikirlere ve enerjilere karşı kalpsal ve zihinsel bağışıklık sistemini geliştirir ve geleceğini istendik dualarıyla garantiler. -Tefekkür ve Fikir Etmenin Bir Yönü de; İnsanın edindiği bilgilerle düşünsel, zihinsel ve kalpsal dünyasını; Rahmani ve peygamberi kurgulayarak yaratıkların ve özünün hayırlı ya da istendik geleceği ve geçmişi için amel işleyerek icrası ya da hayata uygulanışı için Allah CC dileyişi geliştirir. Sonuç olarak insanda istendik kurgusal düşünceyi geliştirerek istenmeyen, kötü, zararlı ancak işlenmiş amellere, fikirlere ve enerjilere karşı kalpsal ve zihinsel bağışıklık sistemini geliştirir ve geleceğini istendik dualarıyla garantiler. İslamiyet’te nefis terbiyesi adı altında büyüklerimizin (Hz.Gazali, Hz.Geylani, Hz. Hacı Bayram Veli ve Hacı Bektaşi Veli Hazretleri gibi) kendi nefislerine uyguladıklarını çocukların-gençlerin ve büyüklerin nefislerinin kaldırabileceği dozda öğretim, öğrenim ve eğitimde uygulamak olasıdır. Örneğin; fakirliği ve yokluğu doğru algılamak, doğru duygudaşlık duymak için oruç çok güzel bir örnektir. Bunu çocuklara-gençlere uygularken belli bir süre (gün-ay eğitilenin fıtratının kaldırabileceği kadar dozda) yoksullar ve fakir ailelerle yaşamayı zorunlu hale getirmek.Örneğin;Allah CC dinleri göndermeseydi yer yüzünde geçmişte (Budizm, Hinduizm, Astekler, Mayalar,1, 2, İnkalar, Dinleri… Vb) ve günümüzdeki vahşi; kutsiyet, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, örfler, doğal dinler, inanç, kültür değerlerinin ifrat ve tefrit terbiyelerin yaygın olması hudutları toplumsal tufanlara neden olurdu. E18'DE Liyakatli Öğretimin Sekiz Doğru Prensibi/Öğretimin Hayata Liyakatli Uygulanış Prensipleri (Öğreticinin Yada Öğretenin Uyması Gereken 8 Doğru Prensip) (Öğretimde 8D Prensibi); 1-Doğruya İnandır Prensibi;Öğrenciyi konunun önemine veya gerekliliğine inandırmak, konuyu doğru ve net öğrendiğinde kazanımlarını açık ve net örnekleriyle ortaya koymak. 4-Doğruyu Seç Prensibi;Öğretilen konuya;doğru öğrenci, doğru zaman/larda, doğru yer/sınıf, doğru materyal/ler, doğru örnek/ler, doğru bilgi/ler, doğru yöntem/ler seçmek. 5-Doğru Eşleştir Prensibi; Öğrencilerin; fıtratları, özgünlükleri ve seviyelerine göre liyakatli ve verimli yöntemler kombinezonlarıyla öğretilecek bilgileri doğru eşleştirmek. 6-Doğru Güncelle Prensibi;Öğrenilen bilgileri yaşanan güncel bilgilerle ilişkilendirip doğru örneklerle eşleştirip hayata güncellemek. 7-Doğru Uygula Prensibi;Öğrenilen bilgilerin yaşam döngüsündeki konumunda alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline gelecek şekilde pekiştireçlerle hayata doğru uygulamak. Örneğin. Öğrenilen bilgiyi toplum içinde hayata uygulayıcı sorumlulukları içeren ödevler defalarca öğrenciye verilir. Öğrenci/öğrenici öğrendiklerini; Rahmani, peygamberi, doğru, meleği, kötü, yanlış, eksik, vahşi/doğal, şeytani, iblisi, insani(hüsrani) ve cahili (çocuksu) kullanılışına veya uygulanışına karşı tepkilerin, sonuçların bir arada gerekçeleriyle uygulamalı verilmesi (öğretilmesi öğrenilmesi ve eğitilmesi gereklidir) gerekir. Bu nedenle insanlığın 21.YY’DA 19. ve 20. YY’LIN hiç bir şeyine teslim olmadan 21.YYDA 19. ve 20. YY’LIN her şeyini gerekçeli kefenleyip kabrine defnetmeyi (ya da ola ki; bu iki asrın her şeyini gerekçeli kefenleyip 21. YY da kabre gömülüşü ve/veya nezarete alınışını müteakiben alternatif istendik (hayırlı) İbrahim'i insan ve kavimlerin yaradılışını Allah CC'DEN dileniş elzemdir.) her yıl kıyamete kadar belli zamanlarda anılıp unutulmamalıdır. İnsanlık yaratılalı beri hiç bu kadar; üzerinde yaşadığı dünyanın doğal bedenine ve çevresine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve doğal gaz kaynaklarını yani üzerinde yaşadığı dünyanın doğal bedenini eritip gaza çevirip ve insanların toplumsal ilişkilerini kötüye kullanarak; doğayı ve doğal koşulları (hava basılan dünya bedeni depremleri tetikler, fosil ürün gazı basılan dünya seması küresel ısınma, aşırı dengesiz ani yağışları ve selleri tetikler) insanlığın üzerine kışkırtacak ya da tahrik edecek kadar hoyratça ve bedbahtça kullanarak aşağılık cahil (çocuksu) ve/veya belki de kahpe durumuna düşmemiştir. Kaldı ki İnsanlık; 19. ve 20.YY'DA bitkiler kadar bile insanlık ömrünün (insan türünün) sonuna kadar bitmeyen güneş, dalga, rüzgar, su, çekim… Vb enerji kaynaklarından yararlanmaya teknolojisini yönlendirmeme ya da geliştirmeme bedbahtlığında bulunmuştur. Belki de bu duruma bir daha düşmemek için gerekçesiyle "19. ve 20. YY’LIN ve Öncesi Benzeri Cehaleti ve/veya Kahpelikleri" başlığı altında kıyamete kadar bir ders verilmelidir. Öğretim, öğrenim ve eğitimde algıda değişmezlik ilkesini uygulayarak insanlarda peygamberi ahlak ve bilgilenme hevesi, alışık tepki (refleks) ve alışkanlıkları geliştirirken, insanlarda sürekli yardım ve talimat alma alışkanlığını geliştirmenin (hür düşünme ve eylemde bulunma iradesini köreltmek) toplumsal tufanın farkındalığının bilincinde olmak önemlidir. Eğitimcinin en önemli özelliği ya da eğitimcinin istenen hüneri(mahareti) en karmaşık şeyleri karşısındaki kitlelerin anlayabileceği, öğrenebileceği, rahat algılayabileceği seviyeye indirgeye bilmek(sadeleştirebilmek) ve bilincinde doğru konumlanmasını başarmaktır. Bunu başarmanın birinci prensibi;eğitimcinin kendisini ve aktarmak istediği konuyu doğru tanımak ve muhatap olduğu kitleye doğru empati duymaktır (yeterince doğru tanımasıdır). Sağlam tohum, verimli ve nadaslı tarlaya doğru zamanda doğru şekilde ekilmeli çıkarsama mantığını düşünün. E18'DE Öğrencilerin Özel Halleri, Günlük-Anlık Haleti Ruhiyatı, Fıtrat(Yapı) Özgünlükleri, Zeka Farklılıkları ve Öğretilen Konunun Özellikleri Nedeniyle Aşağıdaki Farklılıklar Ortaya Çıkar; 1-Bilgisayar destekli öğretim, öğrenim ve eğitimle;bilgisayar-internet olanakları, fıtrat(yapı) özgünlüklerine yönelik çok yönlü-çok amaçlı yani fıtrat, zeka-yetenek, değer yargısı… Vb özgünlüklere, ortak paydalar/benzerliklere ve/veya özel durumlara uyumlu hazırlanmış ders konuları ve ders envanterleri aracılığı ile öğrenciler arasındaki öğrenme, kavrama ve uygulama hızları, özgünlükleri ve farklılıkları verimli hale getirmek ve sınava eşit koşullarda-azami verimle hazırlanmış olarak girmelerini internet ve diğer özel medya olanaklarıyla destekleniş çok önemlidir. 2-Fıtrat(Yapı), zeka-yetenek, değer yargısı… Vb özgünlükleri, ortak paydaların/benzerliklerin ve/veya özel durumların çeşitliliği dikkate alınarak algıda değişmezlik ilkesine dayalı ders materyali kullanmak ve konuları internete hazırlamak ve sunmak önemlidir. 3-Sınav akabinde ilgili dersle dağarcığı doluşmuş öğrencilerle mümkünse öğrenilen konuları pekiştirirken öğrenci eksiklerini ya da sınav soruları değerlendirilerek yanıtlarına susamış ve uyarılmış öğrenci beyinlerini öğrenilmek istenen bilgilerle hemen sulamak önemlidir. 4-Sınav akabinde konulara ait en az doğru yanıtlanan sorulara ait konulara en çok zamana ayırma kuralına uyularak; grup çalışması, tartışması ve etkinlik yapılarak öğrenilenler pekiştirilir. 5-Grup eğitimi sosyalleştirmeyi motive edici okul öncesi ve orta öğretimde mutlak gereklidir ve önemlidir. 6-Her öğrencinin öğrenme ve kavrama hızına özgü sınava kadar uygun ve özgün olanaklar ve sınava hazırlanma zamanı tanımak önemlidir. 7-Dersle ilgili ön koşul bilgilerini öğrencilerde harekete geçirmek ve ön koşul bilgilerini öğrencilere derste kazandırmak önemlidir. 8-Dersle ilgili ön koşul bilgileri kazanmış öğrencilere ortak payda ve özgünlüklerine uygun hazırlanmış dersi öğretme şekli çok önemlidir. 9-Konular internete ve ders materyallerine yansıtılırken;tüme varım ve tümden gelim Yöntemleri çerçevesinde tüm yöntemlerin içersinde en uygun yöntem stratejisi felsefesine uygun yöntem dizini stratejisi ile diğer yöntemlerle konuları fıtrat çeşitliliklerine uyumlu/uygun sunarken;kullanılan ve sunulan, her kavram, isim, kavramisimi deyimi cümle, şekil, resim, grafik, film, uygulama, etkinlik, davranış, mimik, giyim, dikkati çekme … Vb materyallerin algıda değişmezlik oranları çok uygulamalı ve bilimsel anketlerle dayalı bilinmesi gerekir. 10-Her dersin internette sunulmuş tüm koşullarını içeren bilgisayar ortamında dinamik çalışan internet bağlantılı/linkli DVD’sinin mutlak hazırlanması ve öğrenciye bedava sunulması çok büyük önem taşır. 11-Fıtrat(Yapı) özgünlükleri ve algıda değişmezlik ilkesi dikkate alınarak;çok sayıda çeşitli ders materyali ve yöntemler dizgesi ile hazırlanan ders envanterleri;öğretici, pekiştirici etkileşimli sorularla bir arada hazırlanarak öğrencilerin özgünlüklerine takdim edilmeli. 12-Daha sonra sunulan ders materyalinin hangilerinin hangifıtrat(yapı), zeka-yetenek, değer yargısı özgünlüğüne uygun olduğu belirtilmeli. Öğrenciler bu bilgilere dayalı olarak Fıtratlarına (yapılarına), zekalarına-yeteneklerine ve değer yargılarına özgü olan materyaller, yöntemler ve tekniklerden oluşturulan stratejiler dizgesinin içerdiği envanterden çalışmayı tercih etmeliler. 13-Hatta her öğrencinin sıfatlarını, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarını, süper istemlere (egolara) direncinin-uyumunun, zekasının-yeteneğinin ve fıtrat(yapısal) özgünlüğünü tanıması için uzmanlardan yardım alınarak o dönemdeki özgülüklerinin farkındalığı kavratılır. 14-Öğrencilerin özgün fıtratları(yapıları) ve öğrenme hızları dikkate alınarak yüz yüze eğitim programı hazırlanmalı. 15-Öğretilen konunun amaç, hedef ve yapısına uygun ve olanaklara dayalı olarak;gerekirse benzer ya da farklı fıtratlara ve öğrenme hızlarına sahip öğrencilere; aynı grup için de veya harmanlanarak yani farklı grup içinde ders ve uygulama verilmelidir. Çıkarsama; -Gerek insanların fıtratı özgünlüklerin çeşitlerine gerekse ortak fıtratı özelliklere göre; ders sunumları, notları, uygulama dokümanları, kitaplar, ders materyalleri... Vb hazırlanırken her aşamada ders materyali hazırlama kriterleri dikkate alınarak hazırlanmalıdır. -Fıtratı özgünlükler çeşidi-serileri ( payların özgünlükleri ) için seçenek (opsiyonel) tercihler le donatılmış ders materyalleri geliştirmek gerekir. Örneğin;hazırlanan ders sunumu ya da doküman üzerinde;fon müziği, sesli konuşma, ses sviyesi, ses frekansı, ek görsel ya da işitsel materyaller, arka fon rengi… Vb özellikler izleyicinin tercihine dayalı olarak hazırlanmalıdır. - Ortak fıtratı özellikler içinde ders sunumları, notları, uygulama dokümanları hazırlanırken;öğretim, öğrenim ve eğitimde algıda değişmezlik ilkelerine uygun en kusursuz örnekler ve materyalleriyle donatılmış olmasına dikkat edilmelidir. - İnternet üzerinde öğretim, öğrenim ve eğitimde sunulan konuyu olanaklar ölçüsünde;insan fıtratlarının kavrama çeşitliği dikkate alınarak;bir konuyu çok sayıda yöntemle hazırlayıp internete koymaktır. E18’De Ders Materyali Hazırlanışında ve Sunuşunda Dikkat Edilecek Hususlar ve Kurallar; 1.Toplumdaki zeka, nefis, fıtrat, zeka-yetenek ve değer yargıları özgünlüklerinin çeşitleri belirlendikten sonra her birisinin kavramaya yatkınlık yolları (yöntemleri) bilimsel olarak belirlendikten sonra her ders konusu her özgünlüğe uygun hazırlanır ve öğrencilere ders kitabı, CD… Vb medya aracı şeklinde verilir. Ayrıca bu ders her özgünlük ve ortak payda/benzerlik için hazırlandıktan sonra tüm özgünlüklere ait hazırlanan ders internet ortamına da konur. Gerekirse uzakta eğitimde de aynı yol izlenir. Sınıfta ders anlatılırken en geç ve güç algılayan fıtratların özgünlüğü baz ve kriter alınarak öğrenci aktif, ders hocası motivasyoncu ve rehber olarak dersi işler. Ör.basit bir ders süper zeki öğrenciler için sıkıcı olan klasik yöntemler serisi(anlatım, klasik sunu.. Vb), geç kavrayan öğrencilerin olaya-derse aşina olmaları için mutlak gereklidir. 2.Derse ve konulara muhatap kitle veya öğrencilerin geçmiş, bugün ve gelecekteki yaşam döngülerindeki yaratık, süreç, olay, olgu, öğrencilerin özgün-ortak payda hayat hikayeleri, toplumsal hayatın süper egolar(istemler)ı, inançları, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, idleri (kimlikleri), idolleri(putları)… Vb dikkate alınarak konular örneklendirilmeli ve hayatla güncellenmeli. Gerekirse tercüme edilen kitaplarda bu mantıktan hareketle güncellenmelidir.Örneğin;Kara Deniz bölgesi havzasında Karadeniz kültürü ve doğal çevresi, Van gölü havzasında Van gölü kültür ve doğal çevresi, Marmara’da Marmara Denizi kültür ve doğal çevresi, Ak Deniz Bölgesinde Akdeniz Havzası kültür ve doğal çevresi ile konular güncellenmelidir. Gerekçe;özellikle Okul Öncesi, İlk ve Orta öğretim (orta kısım) öğrenci yaşantısını ilgilendiren;olay, süreç ve olgularla ilgisi daha sıcak ve bilinçli olur. Sonra orta öğretimde(orta son-lise) tüm ülke ve dünya bazına bu bilgilerini hayatın diğer alanlarına günceller veya benzeterek transfer eder. 3.Anadilde eğitim en az ortak dilde eğitim kadar önemlidir. Yabancı kavramlar öğrencilerde özgün zihinsel kavram; ilişkisi, konum ve denklemleriyle ters ve bağlantısız düşmektedir. Çünkü yabancı dilde eğitim, bilinçsizce tercüme edilen kitaplarda kullanılan yabancı kavramlar, verilen yabancı örnekler ve öğretimde konuşulan ve yaşanan dilde kavramlar arası ilişkilendirmede kopukluk olması ya da analog (şekli benzeşim) ve homolog (kökeni benzeşim) olması nedeniyle öğrencilerde son derece sakıncalı dersi dışlama, itici ve bu günkü gibi derste pozitif enerjisini kayıp eder.Yabancı dili asimile etmiş kişilerde zaten o yabancı dilin özgün kavram ilişki, konum ve denklemi gelişmiştir. Ancak çocuklarda bir anda iki dil genellikle bocalamaya neden olmaktadır. 4-Tüm ders konularında, iletişimde, öğrenilenleri hayata uygulama ve güncellemelerinde "Algıda Değişmezlik Prensiplerinin" oranı belirlenmelidir. 5.Tüm ders konularında, iletişimde, öğrenilenleri hayata uygulama ve güncellemelerinde;"Öğretimde 8D Prensibi" uygulanmalıdır. 6.Öğretim, öğrenim ve eğitimle insanlar arasında kusursuz, verimli ve eksiksiz iletişiminin ve buna uygun ders materyalinin hazırlanışını önemini düşünün. 7.Fıtrat çeşitliliklerine yönelik çok yönlü ve çok amaçlı ders notları hazırlamak gerekir. 8.Ancak buna ilave olarak her öğrencinin özgün zihinsel kavram; ilişkisi, konum ve denklemleriyle özgün kelimeleriyle, kavramlarıyla, isimleriyle, kavramisimleriyle, zihinsel dağarcığının ürünü olarak öğrenci tarafından hazırlanması için; algıda değişmezlik ve algıda zorunlu çeşitliliğe yönelik ders notları ve ders materyalleri hazırlanmalıdır. 9.Fıtratı, zekayı, yeteneği ve değer yargılarını kategorize edici sorular sorarak öğrencilerden edinilen yanıtlardan fıtrat (yapısal), zeka, yetenek ve değer yargıları özgünlüklerini belirleyerek kendilerini tanımasına yardımcı olmak. 10.Fıtrat (yapısal), zeka, yetenek ve değer yargıları özgünlükleri aynen her kişinin;özgün parmak izi, dil izi, göz bebeği, genetik yapısı gibidir. 11.Öğretim, öğrenim ve eğitimde algıda değişmezliğe ulaşmak için;mümkün olduğu kadar tüm fıtrat özgünlüklerinin ortak paydasına hitap eden ve fıtrat özgünlüklerine ulaşıldığında hepsinde benzerlik oranı olasılığı yüksek tepki ve yanıtları ortaya çıkaracak ders envanteri ortaya koymak ve bu hedefe bizi ulaştıracak öğretim, öğrenim, eğitim sistem ve yöntemleri geliştirmek zorundayız. 12.Bunun için öğretim, öğrenim ve eğitimde öğrencinin ve ilgili kitlenin önüne çıkarılan her;kelime, soru, cümle, noktalama işareti, materyal, mimik, etkinlik… Vb tek tek "Algıda Değişmezlik Prensiplerine" uygunluk oranları çok iyi bilinmelidir. Öğrenciler Konu Başlıklarının Önem Derecesini Bilmeli; Öğrencilere Konuların Önem Derecesi Kavratılmalı; 1.Derecede önemli olan tanımlar ve kavramlar, Ör. Kanunlar; yerçekimi kanunun 2.Derecede önemli olan yorumlar, Ör:.Kanunların uygulama alanları: roketin fırlatılması Ör.2.hücre organellerinin şekli ve görevleri; mitokondri 3.Derecede Önemli bilgiler ve kurallar. Ör. Bilimsel yöntemler 4.Derecede dolgu bilgi ve teorilerdir Ör. Evrim teorisi ve uygulama alanları 5. Diğer Önemli ayrıntılar Bir Yöntemde Uygulanması Gereken Minimum Zorunlu Kriterler: 1-Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın anlatılacak konuyla ilgi, kavram, şekil, tanım, animasyon, film, sorular envanter olarak önem sırasına göre düzenleme yapılarak öncelik sırasına göre derecelendirilmelidir. 2-Konunun içeriğindeki kavramların tanımları ve konuyu kavratmaya yönelik hazırlanan sorular görsel ve işitsel araçlarla öncelik sırasına göre pekiştirici bir mantıkla dizayn edilir. Bir Konu İşlenirken Hangi Yöntemler Uygulanır? Hangi Yöntemlerle Konu İşlenmeli? Öğretim Yöntemlerini Konulara Uygulamadaki Öncelik Kuralı Özel Not;Bazen Yöntemlerin Tercih Önceliğini Konunun Fıtratı Gereği Anlatım Yöntemine veya başka yöntemler kümesine verilebilir. Aşağıdaki sırlama geneldir. 1-Mümkünse Beş Duyumuza ve Mevcut Duygularımıza Hitap Eden Yaşayarak Öğretim Yöntemleri Kombinezonlarını Öncelikle Uygulamak. 2-Deney Yöntemi A-Gerçek Deneyleri İçeren Yöntemler B-Sanal Deneyleri İçeren Yöntemler (Bilgisayar Ortamındaki İnteraktif Simülasyonlar) C-Sınıfta Sözel Drama Simülasyon Yöntemleri… Vb 3-Uygulama İle İlgili Yöntemler A-Gerçek Uygulama B-Sanal Uygulamalar (Bilgisayar Ortamındaki İnteraktif Simülasyonlar) C.Sınıfta Sözel Drama Simülasyon Yöntemleri… Vb 4-Etkinlikleri İçeren Yöntemler. A-Gerçek Etkinlikler B-Sanal Etkinlikler C-Kurgu Drama ve Sözel Etkinlikler 5-Sonra diğer yöntemlere geçilir. Bir Konuyu Anlatırken Hangi Öğretim Yöntem/lerini Uygulayacağımızı Belirleyen Kıstaslar Nelerdir? -Anlatılacak konunun doğasını/fıtratını, ilgili olanaklarımızı, öğretim yöntemlerinin özellik ve uygulamalarını doğru bilmek çok önemlidir. -Sonuç olarak yukarıdaki kıstaslar çerçevesinde; konu ile yöntemler arasında doğru eşleştirme yapmamız gerekir. 1-Konunun Fıtratı(doğasının) çok iyi bilinmesi gerekir. Varsa öğretilecek konu ile ilgili;deney, uygulama, etkinlik… Vb çok iyi bilinmesi ve toplanması gerekir. 2- A-Genel Öğretim Yöntemleri (Özel Öğretim Yöntemleri I) ile ilgili; tartışma, anlatım, gösteri, mikro eğitim... vb tüm çeşitlerinin öğretim üyesi ve öğretmen tarafından çok iyi bilinmesi gerekir. B-Özel Öğretim Yöntemleri (Özel Öğretim Yöntemleri II) ile ilgili tüm çeşitlerinin; deney, uygulama, etkinlik… vb alt bilim dallarına ait varyasyonlarının öğretim üyesi ve öğretmen tarafından çok iyi bilinmesi gerekir. 3-Kişisel, kurumsal, beldesel, yöresel, çevresel, bölgesel... vb Olanaklarımızı çok iyi bilmeliyiz.En yakın çevremizden yaşadığımız beldenin kırsal çevresine kadar olanaklarımızı çok iyi bilmeliyiz. 4-Diğer Kıstaslar. Öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin: tüm yöntemler, olanaklar ve konular arasındaki doğru eşleştirmeyi alışık tepki (refleks) haline getirecek şekilde yaşayarak ve deneyerek öğrenmeleri/kavramaları gerekir. Diğer bir deyişle öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin konunun fıtratı, öğretim yöntemleri bilgisi, ve konu ile ilgili olanakları hakkında son derece sağlıklı teorik, uygulama ve hayatla güncellenen bilgilere sahip olması gerekir. Öğretimde;Konu, Olanak ve Zamanı Doğru İlişkilendirin Aşamaları (Basmakları); Eldeki Olanakları Verimli Kullanımın Aşamaları; 1-Konuyla İlgili Olanaklar Listelenir; a)Doğal olanaklar (Çevredeki göl, orman vs.), b)Yapay olanaklar (Çevredeki fabrika, sanayi vs.), c)Okul olanakları (Ders araç-gereçleri) , d)Özel olanaklar (Evden oyuncak gibi materyaller) , e)Sanal Olanaklar (İnternet, intranet, ekstarnet... vb), f)Medya olanakları, 2-Olanakları, konuyu ve tüm yöntemleri yeterince doğru ve ilişkisel tanı aşaması, 3-Olanaklar ölçüsünde uygulanabilecek en etkili yöntemler serisini/lerini ortaya çıkar aşaması, 4-Dersin ve konunun özelliği ile en doğru örtüşen yöntemleri eşleştir aşaması, 5-Öğrencilerin sayısını, zamanını, mekanını ve olanakları;konu ve yöntemlerle doğru eşleştir aşaması, 6-Öğretilenleri hayata doğru güncellemek, örneklendirmek ve uygulamak için;uygulama, etkinlik, deney düzeneği… Vb düzenle aşaması. Etkili Öğrenme;Etkili öğrenmede amaç bilgileri çok uzun bir süre unutmamak üzere edinmek hayata bilinçli uygulayabilmek veya aktarmaktır. Etkili öğrenme için öğretmenin veya sunucunun aktaracağı bilginin öğrencinin seviyesi dikkate alınarak aktif hale getirerek mümkünse 5 duyuya ve daha fazla duyguya hitap edecek şekilde yaşatarak, deney yaparak etkili yöntem ve yöntemlerle bilgiyi aktarmak gerekir. BİLGİYİ ÖĞRENCİNİN ÜRÜNÜ HALİNE GETİRMEK İÇİN GAYRET EDİLİR. Bir konu veya bilgiyi aktarmada; hangi yöntem ve yöntemlerin uygulanacağını genellikle olanaklar belirler. Olanaklarımıza göre yöntem seçiminin çok dikkatli yapılması gerekir. Etkili öğrenmenin diğer bir niteliği de edinilen bilgi ve becerilerin hayatta kullanılması ve hayata geçirilmesidir. Buna transfer (bilgi aktarımı) denir. Etkili Öğrenmede Hedef: Öğrenen fert veya kitlenin öğretilen şeye ilgisini artırmak bunu takiben bilgiyi en uygun yöntem ve yöntemlerle aktarıp kalıcı olarak hayata uygulamasını sağlamaktır. Etkili öğrenme bir şeyi iştahla öğrenmek ve algılamadır. Öğrenciyi öğrenmeye iştahlandıralım. Konuyu en uygun yöntem ya da yöntemleri seçmektir. Öğrenci buna hazır değilse bu bir işkencedir. Etkili öğrenme için önce zemin hazırlanmalı. Öğrenme yeme içme gibi bir ihtiyaçtır. En az etkili öğrenme koşulları kadar zeminde hazırlanmalıdır. Öğrencilerimizi etkili öğrenmek için hazırlamalıyız. Öğretim, Öğrenim ve Eğitimde Hazır Bulunuşluk: Fert ve toplumların, bedenen ve zihnen herhangi bir bilgiye en verimli şekilde; öğrenmeye-kavuşmaya hazır olmasıdır. Fert veya toplumların sunulacak bilgiye ; bedenen ve zihnen en verimli şekilde öğrenmeye hazır olmasıdır. Öğretimin Temel Basmakları (Aşamaları/Yolları) 1-Konunun önemini vurgulayış aşaması/basamağı;Öğrencinin öğrendiğiyle ne kazandıracağını, aksi halde kaybını bilmesi önemlidir.(konunun önemine inandırmak ). 2-Öğrenciyi konuya angaje edip beyindeki ve zihindeki eşik bilgilerini harekete geçirmek aşaması/basamağı;verilmek istenen bilgiye motive eden Beyin Fırtınası soruları sorulur. 3-Öğrencinin dikkatini çekme aşaması/basamağı;eylem, yüz hatları, mimikler, dinamik - etkileyici hitap ve davranışların yapılması. 4-Öğrenciyi aktif hale getir aşaması/basamağı; Örneğin; deney, gözlem, gösteri(demonstrasyon), slayt, tiyatro ve film verilebilir.(Tarihi yaşatmak için, o olayı en iyi bütünleyen tiyatro ve filmler verilebilir. 5-Uyarılan beyin ve zihne gereksinim duyduğu ya da susadığı yanıtların tohum bilgileri ile doyum aşaması/basamağı;Beyin Nadası Soru ve Önermeleri öğrenciye sunulur. 6-Birden fazla duyuya, duyguya hitap ediş aşaması/basamağı;(Konu özelliğine göre öncelik sırası ve zamanı iyi ayarlamak) 7-Konunun hayata güncellenişi-örnekleriyle vurgulayış aşaması/basamağı/ 8-Sık sık tekrar ediş aşaması/basamağı; 9-Diğerler Düşüncenin Nefes Alması (ders içi dağılan dikkati toplamak ve zihni dinlendirip aktive etmek) 2-5 dakika 0.Ders ortasında sınıfa 2-4 dakika herkes serbest konuşabilir. O arada sınıfı gözlemleyerek öğrencileri tanır, tahtaya yazı yazar, tablo ve ek işleriniz yaparsınız.(sıkı disiplin ve kural uygulanıyorsa belki de bu nefes aldırılmalı) 1.Mümkünse konuyla ilgili veya ortak payda SÖZEL ikram (şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı... ) hoca, öğrenci sunar. 2. İŞİTSEL ; şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı... hoca ve öğrenci sunar. 3. GÖRSEL ve İŞİTSEL; film sunu,animasyon, show,klip-film fragmanları, şiir, fıkra, skeç,atasözü, vecize, türkü, şarkı... hoca, öğrenci veya mültimedya araçları sunar. 4. Diğerleri Önce Oku:Gezi, Gözlem, Doğa, Ağaç, Ot, Çalı, Şelale, Nehir, Sazan Balığı, Tor ve Olta ile Balık Avlamak, Asma Köprü, Su Sesi, Şelaleyi Doğru Gözlem Konumu-Yerini Belirlemek, Van Mangal Sefası... vb Kavramları öğrencilere kavratmak için Muradiye Şelalesi'ne bir gezi planlanmış ve balık avlayan bir balıkçı ile sözlenilmiştir. Önemli Not;Gezi kurallarına uygun olarak öğretmenler; gerekli izinleri, ön gezileri, sağlık araçlarını, öğrenci gereksinimlerini ve acil yardım telefon ve önlemleri almışlardır. Gezi Öncesi veya Konunun İşlenmesi Öncesi Yapılması Gerekenler 1-Muradiye şelalesine önceden gidilerek alanın resimleri çekilir 2-Videosu Çekilir 3-Alanda yaşayanlardan, gözlemlerden ve medya kaynaklarından ve internetten bilgi edinilir. 4-Öğrenciler gezi öncesi alanda karşılaşacağı ve görecekleri konusundaki kavramlar konusunda sınıfta bilgilendirilip beyinleri uyarılır. 5-Bu kavramlarla ilgili olarak öğrencilerin seviyelerine ve kelime dağarcıklarına uygun olarak sınıfta sorular sorularak beyinleri uyarılır. 6-Gezi esnasında uymaları gereken kurallarla ilgili bilgileri pekiştirilir. 7-Gezi yerine yolculuk esnasında çevre ve uğranılan yerle ilgili bilgilendirilme Gezi Sonrası (Dönüşte ) veya Konunun İşlenmesi Sonrası Yapılması Gerekenler 1-Dönüşte öğrenilen kavramlarla ilgili gerçek tanımlar verilir(işitsel ve algısal zeka). 2-Gezi öncesi alanda çekilmiş resimlerle ilgili kavramların gerçek tanımlarını içeren slaytlar izletilir.(görsel ve algısal zeka) 3-Alanda çekilen videolar izletilir.Dönüşte sırasıyla; Gezi, Gözlem, Doğa, Ağaç, Ot, Çalı, Şelale, Nehir, Sazan Balığı, Tor ve Olta ile Balık Avlamak, Asma Köprü, Su Sesi, Şelaleyi Doğru Gözlem Konumu-Yerini Belirlemek, Van Mangal Sefası... vb kavramları yaşatarak ve öğrenciye sindirerek öğretmek.(görsel, işitsel, ilişkisel ve algısal zeka) Yaşayarak öğrenme. 4-Dönüş yolculuğunda esnasında çevre ve uğranılan yerle ilgili bilgilendirilme.(Ek bilgi) 5-Edinilen bilgiler hayatla güncellenir. Şelalenin/lerin yaşam döngümüzdeki ve bulunduğu alandaki yeri ve önemi ile ilişkilendirilerek bilgi verilir. Şelaleler olmazsa doğal döngülerin ve bizim ne kaybımız olur? 6-Edinilen bilgiler peygamber ahlakıyla güncellenir -Şelale cahil(kendin bilmez) insanların elinde olsa nasıl bir yer olurdu veya nasıl işletilirdi? -Şelale akıllı insanların elinde olsa nasıl bir yer olurdu veya nasıl işletilirdi? -Şelale kapitalist(sermayeci) ve çok zeki(akıllı değil) insanların elinde olsaydı nasıl olurdu veya nasıl işletilirdi? -Şelale doğada insan olmadan önce nasıl olurdu? -Sizce Muradiye Şelalesi şuan hangi insan tipi-karakteri idaresinde olduğunu gösteriyor veya tarif ediyor? -Dünyada başka şelaleler, nehirler, balıklar, ağaç, çalı, ot… Vb çeşitleri var mıdır? Örneklerini yazınız. İpucu; -Doğal, İlkel ve Cahil insanların çevre ve şelaleye doğru empati duymadıkları için liyakatsiz kullanabileceklerini düşünün -Akıllı ve Gelişmiş insanlar çevreyi ve şelaleyi doğru ve temiz kullanan insanlardır. Ör. Peygamberler, alimler, çevreci bilinçli evrensel insanları düşünün -Sadece kapitalist zihniyette insanlar çevreyi ve şelaleyi daha fazla para kazanmak için çevre kirliliği ve insan sıhhatini dikkate almadan daj-ha çok para kazanmak için insanların zevk ve tiryakilikleri motive-tahrik edici her türlü ortamlar yaratmak için ne gerekirse onu yapabileceklerini düşünün. Yani para kazanmak için her türlü düdüğü çalan ve çaldıran zihniyette insanlar. -Çevreye icabetlerine göre canlı yaratıkları kategorize edelim. -Doğal(vahşi) alan olarak şelalenin baskın;ağaç, çalı, çırpı, ot, hayvanlar... vb vahşeti içinde düşünün. 7-Gezi ile ilgili ödev verme;Etkileşimli ödev verilir.Öğrenmenin pekiştirilmesi için ödev verilir(internetten ülkemiz dünyada nerelerde hangi şelaleler vardır? En büyük olanların özgünlükleri. Van Muradiye şelalesinin özgünlüğünü yazınız.Sınıfta aynı kavramları sorma, pekiştirme ve değerlendirme. E18 de Öğretim, Öğrenim ve Eğitimin Gerçek Boyutları; (Önce yukarda ki parçayı dikkatlice okuyunuz) 1-Öğrenci Seviyesine Uygun Eşik Bilgiyle Konuyu Sunuş Boyutu; Eğitilen kitlenin zihinsel ve beyinsel seviyesinde var olan eşik bilgilerine inilerek konular öğretilmelidir. Öğrenci dağarcığındaki-zihnindeki kelime ve kavramlarla konuyu izah etmek. 2-Olanakları Doğru Değerlendir Boyutu; Var olan tüm olanakların özelliklerini, otak paydalarını ve özgünlüklerini listeleyerek; amaca uygun konumlandırıp değerlendirmek. 3-Olanakları ve Konuları Doğru İlişkilendir Boyutu; Konuları ve yöntemleri; olanaklarla doğru ve liyakatli eşleştirip ilişkilendirerek;uygulama, etkinlik, gezi ve deneyler düzenlemek. 4-Öğrenci Kazanımlarını Örneklerle Açık ve Net Vurgula Boyutu; Dersi net öğrenen ve hayatına doğru uygulayan öğrencinin kazanımları net ve açık bir şekilde örnekle izah edilerek öğrenmesine iman ettirilmelidir. 5-Konuyla İlgili Beyinsel ve Zihinsel Bölgeyi Uyandır Boyutu;Öğretilmek istenen konuyla ilgili öğrencinin beyninde ve zihnindeki kavram ve bilgi kümesini harekete geçire yönelik beyin fırtınası-nadası soru, etkinlik, tartış... vb ile öğrenciyi aktive et. 6-Bilgileri Hayata Doğru Güncelle Boyutu; Konuları, yöntemleri ve olanakları;insanların hayat döngüsündeki ve doğadaki yerel veya ülkesel, evrensel öncelikli ; örnekler, uygulamalar, olaylar, yaratıklar… Vb güncellemek. 7-Bilgileri Hayata Doğru Uygula Boyutu;Öğrenilenleri içselleştirerek, kişiselleştirerek ve özümseyerek veya zihinsel olarak sindirerek hayata genellemek ve uygulamak. 8-Bilgileri Bilerek Ya Da Bilmeden Kötüye Kullanılmanın Çevreye ve İnsanlığa Zarar Verebilir Boyutu; Zarar vermesi halinde verilen zararı gidere bilirlik oranı ne kadardır. Eğer geri dönüşümsüz zarar veriyorsa bilgi herkese verilmemeli ve mutlak zaruri hallerde öğretilmelidir. Ör.çevreyi hoyratça kullananlar, nükleer bomba... vb bilgiler. 9-Bilgilerin Peygamber Ahlakı Boyutu;Öğretim, öğrenim ve eğitimde asıl olan insanda peygamber ahlakı hasletleri geliştirilmedikçe insan doğadaki en tehlikeli ve zararlı yaratık olarak ortaya çıkar. -Bu amaçtan hareketle öğretilmek istenen çoğu şeyin peygamber ahlaki boyutları ve konumlarının sorumlulukları örneklerle ve tersiyle ilişkisel olarak hayata-yaşantıya güncellenmeli. -Yani peygamber ahlaklı insanlar ve toplumlarda bu konunun hayat bulması ve uygulamaya konulması ile -Vahşi ahlaklı insanlarda veya toplumlarda hayat bulması ve uygulamaya konulması arasındaki farkların-sonuçların net ortaya konulması gerekir. -Akıllı ve zeki insanla sadece süper zeki insanların konuyu hayata uygulamalarının sonuçları güncellenmeli ve sonuçları net belirlenmelidir. -Öğretim, öğrenim ve eğitimde en az öğretmek kadar öğrendiklerini peygamber ahlaki uygulamanın ya da liyakatli uygulamanın önemi tartışmasızdır. Şu ana kadar bilimsel ve deneyimsel öğretilen ve üretilen:bilim, bilgi, teknoloji... Vb şeylerin; vahşi, yanlış, kasti ve kötüye kullanılışın ya da peygamberi ahlakla ilişkisel yapılmayan öğretim öğrenim ve eğitimin sonucunu insanlık dünyası çok ağır bedelleri ödemeye gebedir. O zaman öğretim öğrenim ve eğitimle hedef kitleye kavratılan her şeyin hayata;Rahmani, peygamberi, doğru, meleği, kötü, yanlış, eksik, vahşi/doğal, şeytani, iblisi, insani(hüsrani) ve cahili (çocuksu) kullanılışına veya uygulanışına karşı tepkilerin, sonuçların bir arada gerekçeleriyle uygulamalı verilmesi (öğretilmesi öğrenilmesi ve eğitilmesi gereklidir) gerekir. Bu nedenle insanlığın 21.YY’DA 19. ve 20. YY’LIN hiç bir şeyine teslim olmadan 21.YYDA 19. ve 20. YY’LIN her şeyini gerekçeli kefenleyip kabrine defnetmeyi (ya da ola ki; bu iki asrın her şeyini gerekçeli kefenleyip 21. YY da kabre gömülüşü ve/veya nezarete alınışını müteakiben alternatif istendik (hayırlı) İbrahim'i insan ve kavimlerin yaradılışını Allah CC'DEN dileniş elzemdir.) her yıl kıyamete kadar belli zamanlarda anılıp unutulmamalıdır. İnsanlık yaratılalı beri hiç bu kadar; üzerinde yaşadığı dünyanın doğal bedenine ve çevresine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve doğal gaz kaynaklarını yani üzerinde yaşadığı dünyanın doğal bedenini eritip gaza çevirip ve insanların toplumsal ilişkilerini kötüye kullanarak; doğayı ve doğal koşulları (hava basılan dünya bedeni depremleri tetikler, fosil ürün gazı basılan dünya seması küresel ısınma, aşırı dengesiz ani yağışları ve selleri tetikler) insanlığın üzerine kışkırtacak ya da tahrik edecek kadar hoyratça ve bedbahtça kullanarak aşağılık cahil (çocuksu) ve/veya belki de kahpe durumuna düşmemiştir. Kaldı ki İnsanlık; 19. ve 20.YY'DA bitkiler kadar bile insanlık ömrünün (insan türünün) sonuna kadar bitmeyen güneş, dalga, rüzgar, su, çekim… Vb enerji kaynaklarından yararlanmaya teknolojisini yönlendirmeme ya da geliştirmeme bedbahtlığında bulunmuştur. Belki de bu duruma bir daha düşmemek için gerekçesiyle "19. ve 20. YY’LIN ve Öncesi Benzeri Cehaleti ve/veya Kahpelikleri" başlığı altında kıyamete kadar bir ders verilmelidir. -Kısaca;19. Ve 20. YY’IN teknolojisinin şeytani, cahili ve doğal/vahşi hayvani ahlaka dayalı kötüye kullanan bazı dünya devletleri; dünyanın doğal bedenine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve gazını emerek, eriterek; depremlere, küresel ısınmaya neden oluşunu I. II. ve III. Dünya savaşlarının cehaleti, teknolojik vahşeti ve bedbahtlığı örnekleriyle sonuçları kavratılmalı. Aynı teknolojiyle dünyanın enerji gereksinimini karşılamak için; dünyanın doğal bedenine ait fosil; katı maden yataklarını, sıvısını (petrol ve doğal su kaynaklarını) ve gazını emmeden, I. II. Ve III. dünya savaşlarını yapmadan dünyanın enerji gereksinimi için var olan teknolojik çalışmaların ve güçlerin kıblesini; güneş, dalga, rüzgar, su, hareket, biyo… Vb enerji kaynaklarına çevirmek yeterlidir. Bundaki amaç, kendini-çevresini doğru tanıyıp-doğru değerlendirip doğru konumlandırmak, insani sıfatlarını doğru, liyakatli ve dürüst kullanmaya haklı olarak inandırılmalıdır. Bu amaca yönelik bilimsel çalışmalar yapılmalı, dersler açılmalı ve ders kitapları yazılmalıdır. Sonuç Olarak; Bilimsellikle doğadaki tüm özgün enerji halleri, eylemler, yaratıklar, yaratıklar arasındaki ilişkiler ve bağlantıların mantık sistemlerini; öğretim öğrenim ve eğitimle insanlarımıza lise seviyesi bitimine kadar liyakatli öğretmek zorundayız. - Öğrenciye aldığı her dersi ve öğrendiği her bilgi biriminin ya da bilgi kümesinin her aşamasını peygamberi ve şeytani ahlakla hayata güncellenişinin ilişkiselliğine dayalı “Tefekkür Dersi” ve “İnsan, Alemler ve Evrenlerin İlişkisi Dersi” verilmelidir. Ya da lise 4. yılda her dersin ya da her dersin Rahmani, Hayvani/Cahili ve Şeytani/Deccali hayata güncellenişinin ilişkiselliği üzerine yani Kabe’nin ahlakı geçmişi ile; Nemrut'un taştan harabeleri, Firavun'un taştan harabeleri uğruna yaptıkları, Çin ve Cengiz Han’ın…Vb yıkımlarının, zulümlerini kahpelikleri ve 19.YY-20.YY teknolojinin cahili ahlakla kullanışın küresel, toplumsal ve evrensel sonuçları uygulanabilir ve tartışılabilir "Tefekkür Dersleri" verilmedir. Öğrencilere;Rahmani, peygamberi, doğru, meleği, kötü, yanlış, eksik, vahşi/doğal, şeytani, iblisi, insani(hüsrani) ve cahili (çocuksu) ahlak kavramların ne anlam taşıdıklarını ve yaşam döngüsündeki gerçekte uygulanmış ve uygulanan örneklerle özgünlüklerini ve ilişkiselliklerini öğrettikten sonra öğrenilen her şeyin bu ahlakı özgünlüklerin her birsi ya da kümesine dayalı uygulanışların yaratıklara getiri ve götürülerinin sonuçları somut örneklerle kavratılıp Rahmani ve peygamberi uygulanışın gerekliliğine iman ettirilerek alışık tepki (refleks) haline getirilmelidir. Örneğin; bulunduğunuz mekândaki her şeyin; 1-Sadece renklerine bakarak anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz.(Renk Bilim) 2-Sadece yapay geometrik şekillere benzeterek anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz. (Yapay Geometrik Bilim) 3-Sadece doğadaki özgün doğal şekillerini anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz. (Yaratık Biçim Bilimi, Doğal, Yapay, Sanal ve Öklid Geometrileri Bilimi/Nesnel Matematik) 4-Sadece ne işe yaradıkları (işlevleri) açısından anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz.(İşlev Bilim) 5-Hepsini oluşturan element ve atom altı parçacıkları bakımından anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz. Ya da elementsel ortak paydalarını bulmak için hepsini dış otama kapalı gerçek ya da sanal mekanda yakın sonuçları karşılatırın. (Kimya) 6-Davranışları, eylemleri ve eylemsizlikleri bakımından(eylemli yaratıklar) anlamlandırın, gruplandırın… Vb özgünlüklerini ve ortak paydalarını ilişkilendirin ve vardığınız sonuçları not ediniz.(Psikoloji) 7- Her yaratığı bir yaratık (11) (Ör. Bir harfi, bir bilgi birimini, bir elementi, bir atom altı parçacığı, hayvan, bitki, galaksi, kainat, hayal… Vb) küme elemanı kabul ediniz. O yaratığın yani küme elemanının yaşadığı ve ömrünce ulaşıp geri dönüğü/dolandığı veya kısmi sabit durduğu mekanın kabuğunu ve her yerini (00) kümenin sınırı kabul edin. Şimdi tüm bilgi birimleri, hayalleri, harfleri düşünülen şeyleri, yaratık, eylem… Vb birim/birimlerini ve özgünlüklerine “küme elamanı” ve mutlak bir “küme sınırı” (mekanı) içinde düşünerek tüme varıma gidin. İstisnai durumlar hariç; her küme ve küme elemanı mutlaka bir üst kümenin alt elemanıdır. Örneğin kampustaki nesnel bir ağaç kampustaki tüm ağaçların bir küme elemanı iken, tüm kainattaki ağaçlarının da nesnel bir küme elemanıdır. Bir hidrojen atomu ait olduğu su molekülünün kime elemanı, içinde bulunduğu bir su damlasının küme elamanı… kainatın % 74 hidrojen atomlarından oluşmuş ki kainatın hidrojen kümesinin bir elemanı olarak kabul edilebilir. (Nesnel Küme Matematiği) . . . . … Vb bu mantığı;bilgi birimine, bilgi birimlerine, sistemler alt bilim dallarına, bilim dalı yapı taşlarına uygulayarak o bilgi birimi, kümesi, konusu, dersi, bilim dalı… Vb hakkında ki “Tefekkür Dersi” ve “İnsan, Alemler ve Evrenlerin İlişkisi Dersi” ni işleyin. Doğa ve ötesindeki tüm bilgileri doğal işletim sistemi olarak insanlara yükleyerek geçmişteki, yaşanan ve gelecekteki asırlara ait; değişmez, değişken ve diğer bilgileri hayatına doğru güncelleyerek kendini namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır) ve akıllıca konumlandırmasını ispatlayarak ve inandırarak alışık tepki (refleks) ve alışkanlık haline getirmek. Yani cebine, nefsine, ceddine, keyfine … Vb önceliğine göre değil tüm insanlığın liyakatine yakışır konumlandırmayı (Allah CC rızası Bunu başarmanın ön koşulu; mesabesinde konumlandırmayı) alışık tepki (refleks) haline getirtmek. -Kendisini ve çevresini doğru tanımak, -Kendisini çevresine ve çevresini de zihnine doğru, namuslu (namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb Rahmani ve/veya şeytani insanlarla; namuslu, dürüst, vicdanlı... Vb kara cahil , kasti cahil ve/veya çocuksu cahil insanlar karıştırılmamalıdır), dürüst ve liyakatli konumlandırması gerekir. -Geçmişin (tarihin), geleceğin ve asrın arasındaki değişmez benzerliklerin geçit taşlarına basarak değişkenleri ve değişenleri analiz ederek geçmişten geleceğe olan her şeyi asrımıza ve yaşam döngülerimize peygamberi ahlaklı güncelleyerek ve uygulayarak yaşamak olasıdır. -Bu mantığı yürüterek değişimi kabullenerek kendilerini asrına/asırlara güncellemeyen ve/veya güncelleyemeyen yaratıklar ya da değişmek istemeyenler (değişmek istemeyeni Allah CC değiştirmezmiş/ayet var) asrın ve geçmişin bodrumunda geleceğe doğru değişenlerin yığını altında tarla olup gitmeye, zihinsel, düşünsel ya da sanal olarak fosilleşmeye mecburdur. -Geçmiş geleceğin bodrum katında, asır orta katındadır, geleceğe yöneldikçe geçmiş ve asırlar fosilleşir. Demirkuş. 2010 . Bedensel ve Zihinsel Eğitiminde Peygamberi Ahlakın Önemi; ; |
| Bilgi: Doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten,süreç, olay olgular... vb ilgili zihnisel asimile(özümsenen) olunan - giren veya rüya ile, trans ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen;ses, görüntü,imaj, sembolik kod, eylem, ... vb dinamik kalıntılardır. -Her türlü yolla (bilinçli veya bilinçsiz) edindiğimiz bilgiler, belleğinize yerleşip, gerekirse bu bilgiler kullanılarak yeni bilgiler üretiriz. İşte dışarıdan edinilen tüm bilgilerin belleğimize yerleşmesi, yerleşen bilgileri kullanarak yeni bilgileri üretmek ve bu olaylardaki yeteneklerimizin, rollerimizin ne olduğunu öğrenmeye özgün bilgileri üretmeye yönelik zihinsel yapılanma kuramı ileri sürülmüştür.- - Dağarcığımızdaki bilgilerin hepsi doğru bilgi değildir. Dağarcığımızdaki sağlıklı bilgiler oranında sağlıklı kararlar verebiliriz. Bilgi;insan zihninde, kavram, resim, şekil, imaj, ses, görüntü … Vb şeklinde kodlanmış doğadaki yaratık, olay olgu, süreç….vb şeylerin karşılığı olan enerji halleridir. Genel anlamda bilgi;doğadaki, sübjektif-objektif(nesnel) canlı-diri yaratıklar dünyaya geldiklerinde genlerinde yapısal olarak kısmen var olan buna ilaveten,süreç, olay olgular... vb şekil de zihnisel asimile(özümsenen) olunan veya rüya ile, trans ile, düşünerek, zihinsel operasyonla üretilen ürünlerin zihinsel(düşünsel kayıt), beyinsel(organik kayıt) havuzda diğer bilinenlerle ilişkisel kayıt edilen;ses, görüntü,imaj, sembolik kod, eylem, ... vb dinamik kalıntılardır.Bilgi zeki yaratıkların çevreye uyum ya da yaşamak amacıyla bazen canlıların genlerindeki yapısal değişiklikler sonucu genetik yapılarına ya da sistemlerine kayıt edilir. Ör, Yerküresi bedenine insanların liyakatsiz etkisine, yer küresi yeni koşullara uyun için; kendisini ve iklimsel rejimini yeniden düzenleyerek depremler, aşırı yağışlar ve küresel ısınma ile tepkisel uyum gösterdi.Örneğin bakterilerin antibiyotiklere karşı genetik direnç geliştirişi. Canlı, cansız ya da yarı canlı yaratık sistemleri; değişen çevre koşullarına ya da çevreye uyuma zorlandığında sistemin ilk yapısında değişiklik yaparak yeni kombinezon bilgileri içeren ya da sahip sistem olur. Ör. bir ekosistemin küresel ısınma sonucu oluşan yeni çevresel koşullara yapısal değişimle tepki göstermesi. İnsan ruhunda ise doğa ve hayvani-meleği doğa ötesindeki öğrenebileceği ya da gereksinim duyduğu hemen her şeyin ilim olarak meleği(kusursuz) yeterince karşılığı vardır.Ruh Allah CC emaneti olduğu için hemen her şeyin özünü içeren ve sadece akıl işletim sistemi verilen yaratıklara üflenmiş olup bu yaratıkların hayvanlardan ve cansızlardan farklı olarak akıllı yaratıkların nefsini ve rabbini tanımasına yardımcı olur. Bilgi;bilimin (nesnel + sanal insani bilim) ilimin(tüm bilinmeyen bilimler, nesnel + sanal+düşünsel+ilahi... bilim)... vb beynimizdeki ve zihnimizdeki farkında olduğumuz ve olmadığımız bilgi birim alt birimleri ya da veri tabanı olan enerji hallerinin karşılığı gibidir. *İnsan genellikle sahip olduğu bilginin;ya bilmezi, ya cahili, ya alimi, ya sakatı ya da hamalıdır!! İnsan;doğru kullandığı bilginin alimi, kullanmadığının hamalı, eksik ve yanlış kullandığı bilginin sakatı ve bilmediği bilginin cahilidir. Demirkuş 2008 *Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi; zamanında gerçek bilgilerle donatmazsak, onun yerine çocuklarımızın zihinleri yanlış, eksik ve hurafe bilgilerle doluşur. *Toplumsal olarak geri kalmanın bir sebebi de budur. *Öğrencilerimizi sıfırdan, üniversiteyi bitirinceye kadar sadece fen ve toplumsal bilimlerle ilgili bilgilerle donatmak yeterli değildir. Peygamber Ahlakı yönünde eğitici bilgi ve uygulamalardan (eğitimden) yoksun bırakmak geleceğimiz için büyük bir risk ifade eder. BilgininTemel Kaynakları; Hangi Kaynaklardan Bilgi Edinilir? 1-Çevresel Kaynaklı Bilgiler; Çevremizden maksatlı ve maksatsız edindiğimiz bilgiler. Doğal çevre ve öğretim, öğrenim ve eğitimle edinilen bilgiler. 2-Düşünsel Kaynaklı Bilgiler; Uyanık halde iken düşünsel sentezle hayal ederek, kurgularak… Vb şekilde iç dünyasında bilgi üretip beyine ve zihnine kayıt etmek. 3-Atasal Gen Kaynaklı Yapısal (Fıtrati) Bilgiler; Atasal olarak genlerimizde var olan ya da ceddimizden bize aktarılan yapısal (fıtrat) bilgiler. 4-Yaratık Kaynaklı Bilgiler; Cahili, Hayvani, Şeytani, İnsani... Vb yaratıklar tarafından diğer yaratıklara bahşedilen ya da kasti nüfuz edilen yaratıksal feyiz bilgileri. 5-İlahi Kaynaklı Bilgiler; Peygamberlere vah edilen vahi kaynaklı bilgiler. Ör. Allah CC Gönderdiği kitaplar ve onlarla ilgili peygamberlerin hadisleri… Vb 6-Rahmani Kaynaklı Bilgiler; Rahmani feyizle bahşedilen bilgiler. Allah CC tarafından alimlerin, peygamberlerin kalbine verilen ledünni ilimler. 7-Rüya Kaynaklı Bilgiler; Gerçek hayatımıza tesir edecek ve unutulmayacak derecede önemli rüyalar. 8-Trans Kaynaklı Bilgiler; Herhangi bir şey hakkında bilgi edinmek için uyku ile uyanıklık halı arasında dikkatini; bayılmadan, dağıtmadan uyutmadan konuya yoğunlaşıp istare ederek iç alemlerden bilgi toplamak ya da edinmek. 9-Diğer kaynaklı bilgiler. Bilgiyi Oluşturan Temel Öğeler; Zihinsel ve beyinsel havuzumuzdaki bilgilerin çeşitlerini içeren öğelerdir. Ör.Görsel-işitsel-tatsal-dokunsal-kokusal-özel duyusal-özel duygusal-düşünsel kod ya da ses, imaj, kavram, görüntü, olay, yaratık, eylem, yasalar… Vb öğelerdir. 1-Olaylar, Süreçler, Olgular 2-Kavramlar,Kavram-isimler, İsimler, Noktalama işaretleri, Bağlaçlar, Deyimler, Vecizeler, Atasözleri, Cümlecikler... vb 3-Genelleme ve ilkeler 4-Soyut modeller 5-Doğa yasaları 6-Yaratıklar 7-Enerji ilişkisi 8-Kainat öncesi ve kainat sonrası bilgilere ait öğelerdir. Bilim İçeriği Doğa ötesi ve doğadaki;düşünsel, nesnel, sanal... Vb bilgi kaynaklarından duyularımızla ya da iç dünyamızdan bilinçli ve bilinçsiz zihin havuzumuza (zihinsel pazılı çerçevesi ya da hafıza meleği/melekleri kontrolüne) alınan bilgi birimlerinin ilişkisel disiplin bütünlüğüne bilim içeriği denir. İnsanlar doğadaki bu konulara ulaşırken bilimsel yöntemlere ilaveten deneyim ve toplumsal yaşantılarından edindiği bilgileri kullanarak neticeye ulaşırlar. Bilimsel yöntemler kullanılırken araç ve gereçlerde nitel ve nicel olarak bilimsel-teknolojik 1 bilgi edinilir ve kullanılır. Örneğin; terazi kullanılarak tartım, cetvel kullanarak uzunluk ölçümü gibi . BİLGİ ÇEŞİTLERİ; 1-Doğruluğu hep aynı neticeyi veren bilgiler. (Bilimsel Bilgi) 2-Deneysel çalışmalarla elde edilen bilgiler.(Deneysel Bilgi) 3-Doğruluğu kişiye göre değişen ya da değişken olan bilgiler (İzafi Bilgi). 4-Doğa ötesi ya da bilimsel olanaklarla denenemeyen ya da denenmekte sıkıntı çekilen ama mutlaka yanıtlanması gereksinim duyulan ve genellikle teorilerle yanıt verilen yarı gerçek bilgiler Ör, Genel ve Özel Görelilik kuramları. Olanaksızlıklar nedeniyle doğruluğu kesinleşmemiş doğa üstü veya buna yakın derecedeki gerekli soru ve problemlere cevap olacak şekilde var olan, ileri sürülen bilgiler(Kuramsal bilgiler 5-Doğum, ölüm, kainat, bilim... vb (Geçici-Sonlu Gerçek Bilgi), İlim, hayat, enerji, yaratık... vb (Gerçek Bilgi), 6-Deneyimlerle Elde Edilen Bilgiler (Deneyimsel Bilgi) 7-Dini Bilgiler(İlahi Bilgi) 8-Zihinsel Trans Bilgileri ya da Bilinçli Düşünsel-Hayali Arası Bilgi ve Rüyadan Bilgi Edinme (Düşünsel Bilgi) 9-Pasif Sanal Bilgiler (Kullanılmayan Bilgi) 10-Doğuştan Sahip Olunan Doğal Bilgiler (fıtratı-Yapısal Bilgi) 12-Doğa Ötesi,Doğadaki, Zihinde ve Dijital(Hesabi) Ortamdaki Bilgiler (Mekansal Bilgi) 13-Sakat, Yanlış ve Eksik Bilgi 14-Diğer Bilgiler ( Doğal Bilgiler, Sanal Dünyadaki Bilgiler... vb) 1-BİLİMSEL BİLGİ Bilimsel bilgi, bilimsel yöntemlerle doğruluğu kanıtlanabilen bilgilerdir.Bilimsel bilgide;olay ve yaratıklar hakkında çeşitli ilkeler ve kavramlar mevcuttur. Ancak doğada öyle olgu ve olaylar var ki, mevcut olanaklarla bunlar hakkında kısa sürede bilimsel bilgi edinmek bazen olanaksızdır. Örneğin, kara deliklerde yutulan yaratıklara ne olur? Bu tür durumlarda olayın özünü temsil eden veya buna en yakın bilimsel deneyler düzenlenir. Mevcut bilimsel bilgilerden yararlanarak bu sahadaki uzman Bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) sentez yetenekleri ile kuramlar ileri sürülür. Zaten kuramların çoğu önemli soru, problem ve sorunlara geçici yanıt olması için ileri sürülmüştür. Bilimsel bilgilerin en az veya hiç değişmez olmaları veya bağımsız olma özelliğine bilimsel objektiflik veya nesnellik denir. Bilim; kişisel değil, toplumun ve kültürün ortak malıdır. Bilimsel bilgilerin zamanla büyümesi ve gelişmesinde, fen bilimleri de genişler ve değişikliğe uğrar. Doğadaki yaratık ve olaylar hakkında daha genel ve doğru açıklamalar bulunduğunda önceki bilgiler ya düzeltilir ya da vazgeçilir. Yeni bilgiler kabul görür. Bilimin bu özelliğiyle FEN BİLGİSİNDE MUTLAK GERÇEK YOKTUR? (Fen Bilgisi Öğretimi Prof. Dr. Fuat Turgut) Yukarıda anlatılan bilimsel bilgi dışındaki sadece sağ duyuya dayalı boş hurafeler, mistik inançla ilgili bilgiler bilimde geçersizdir. 2-DENEYSEL BİLGİ:Fen Bilimleri geniş ölçüde gözlem ve deneylerden edinilen bilgilerle genellemelere dayanır, onun için fen bilimlerine Deneysel Bilim de denir. Aslında bu ayırım doğru değildir. Çünkü fen bilimleri tümüyle deneysel değildir. Deneysel çalışmalarda olaylar ve yaratıklar belirli nitelikleri gözlenip nitel ve nicel özelliklerine ait bilgiler edinilerek genellemelere ve ilkelere ulaşılır. Deneysel çalışmalarda gözlem, ölçme ve betimleme önemli yer tutar. Bir noktada fen bilgisi sadece deneysel bilim değildir, deneysel bilimi içine alır. Bilim bilginlerinin (bilim insanlarının!?) karmaşık olayların tümünü değil, önemli bir veya birkaç niteliğini; gözlemleyerek, gözlemler ışığında deneyler düzenleyerek, gerekirse deneylerinden de yararlanarak yaptığı düzenlemelere basitleştirme denir. Örneğin tohumların çimlendirilmesinde nem ve ısı etkisi görmek istiyorsak bir takım deneylerle değişken ve sabit faktörlere dayalı deney düzenekleri hazırlayarak, tohumun çimlenmesi hakkında bilimsel veriler elde edebilir ve genellemelere gidebiliriz. 3-İZAFİ BİLGİLER Hayatın gereği icabı; insanlarda her şeyin nedenini sorgulama duygusu ve güdüsü mevcuttur yani öğrenmeye kuvvetli bir İLGİ (affinite) duyar ve sebeplere bağlar. Bu sorgulama ve güdü uygulamaya geçince bilimsel yöntemler ve tecrübelerle test edilip neticeye bağlanmazsa gerçek bilgiler zamanında doğru bir şekilde yerleştirilmezse; bunun yerine gerçek,hurafe ve diğer bilgiler rastgele doluşur.. Bu nokta itibariyle çocukların ve toplumların gelişim dönemlerindeki bu güdü ve duyguları nedenlere bağlı olarak yaşayarak öğrenmeye affinite (ilgi) duymaya: eğitim yöntemleriyle gerçek bilgilerle icabet edilmezse bunun dışındaki her bilgi istisnalar hariç yanlış netice veren veri tabanı gibidir. Genellemelere ve neticelere negatif tesir eder. Mutlak yanıtlanmasına gereksinim duyulan sorular kısmen teorilerle ya da tecrübe ve gerçeklerle bu boşluğun eğitimle doldurulması gerekir. Tercihe dayalı her şeyde kader diye inanca iftira etmeyelim. Trafik kazaları ve depremlerin zararları kaderin cilvesi midir yoksa tercihin meyvesi midir. 4-KURAMSAL BİLGİ: Fende kuramsal düşünme ve yapılar yardımı ile bilime önemli katkılar getirilmiştir. Örneğin;Güneşin doğup batması deneysel olarak açıklanamaz. Kuramsal bilgilerle açıklanmaya çalışılır. Ör: Uzaya göç neden zorunlu olacak ve nasıl olacak? Sorusuna yanıt, kuramsal bilim kuralları ve bilimsel bilgilerin doğru senteziyle sonuca ulaşılır.Ulaşılan sonuçta yer alan bilgilerin bazıları kuramsaldır. 5-GEÇİCİ-SONLU-KISMİ GERÇEK YADA GERÇEK BİLGİ:Doğada varlığı en az değişen veya doğa var oldukça değişmeyen;yaratık, olay, olgu, kurallar ve kanunlardır. Doğum, ölüm, kainat 6- DENEYİMSELBİLGİLER ; Bütün bilimsel bilgiler, bilimsel yöntemlerle elde edilmemiştir. Bunların çoğu toplumsal deneyimler ve denemelerle günümüze kadar gelen birikimlerin sunucudur. Özellikle Fen Bilgisi konusu dışındaki toplusal bilgilerin çoğu deneyimlerle elde edilmiştir. Bilimsel bilgiler sadece Fen Bilgisi ile ilgili değildir. 7-DİNİ BİLGİLER 8-ZİHİNSEL TRANS BİLGİLERİ (HAZ VEREN,ZİHİNSEL DOYUMSUZLUK YAPAN ... vb) 9-PASİF SANAL BİLGİLER (DOĞA ÖTESİ,DOĞADAKİ,ZİHİNDE VE DİJİTAL ORTAMDAKİ BİLGİLER) 10-SAKAT, YANLIŞ VE EKSİK BİLGİ;Toplumca kabul gören ancak gerçeğe yakınlığı şüpheli veya ters bilgilerdir. Yanlış-Eksik;Atasözü, Vecize, Deyim, Özdeyiş, Deneyim Cümleleri... vb Toplumsal Tufanlara, Eksik ve Yanlış Toplumsal İletişime Neden Oluyor : -Fert ve toplumsal olarak kabul gören atasözü, vecize, deyim, özdeyiş, deneyim cümleleri... Vb fert ve toplumun inançsal, düşünsel ve mantıksal değişmez değer yargıları olarak zihinsel havuzun ve bilinç sisteminin köşe taşları ve temel veri tabanları gibi iş görür. -Hemen hemen çoğu eksik ve yanlıştır. Tüm dünyadaki bu atasözü, vecize, deyim, özdeyiş, deneyim cümlelerin bilimsel tezlerle geçerlilik sınırları belirlenmeli ya da en doğru alternatifleri ortaya konulmalıdır. Varılan özdeşleşim ve bilimsel sonuçların Kuran ayetleri ve peygamber hadisleriyle ya da bilimsel sonuçlarla örtüşeceğinden hiç şüphem yoktur. Bu durum bir sürprizde değildir. Geçerlilik sınırları kesin ve belli olmayan; atasözü, vecize, deyim, özdeyiş, deneyim cümlelerin bazen yarardan kişi çok sürekli yanıltan düşünsel bir değer yargısıdır. Demirkuş 2011 -Sağlıklı ve düzgün çalışan, toplumun zihin yapısı açısından;varılan sonuçların, doğru alternatifleriyle ve kökenlendiği kaynaklarla(din, bilim, deneyim, halk … Vb), bilimsel ve peygamber ahlakıyla gerçekçi eşleştirmek gerekir. -Dinden, bilimden, ilimden ve deneyimlerden; edinilen bilgilerin, benzer özellikleri ilişkilendirilerek oluşturulan çıkarsamalardır. tümevarım-tümdengelim, ders çıkarış, pekiştireç ve varılacak sonuçlar bildiren genellikle vahşi/doğal toplumsal deneyim ve çıkarsayışlara dayalı; doğal/vahşi, bilimsel ve yaratık kökenli ayet ve hadisler gibidirler diyebiliriz. Aşağıda Bazı Eksik veya Yanlış Kavram-Düşünce-Anlam Yanılgılarını İçeren; Atasözü, Vecize, Deyim, Özdeyiş, Deneyim Cümlelerinin Alternatifleri Sunulmuştur. Allah C.C. ile kulu arasına girilmez!! Bu taktirin yetkisi kime aittir? Peygamberler kimin elçisidir kime aracılık eder? Orta çağ papazlarıyla peygamberlerin hünerlerini karıştırmayalım. Ak Akçe Kara Gün İçindir?! Ak Akçe Gerekli Gün İçindir. Demirkuş 2008 Ak Akçe Gereksiz Gün İçin Değildir!! Demirkuş 2008 Aklını başına devşir!? Aklını başına topla!? Aklınla her şeyi devşir! Aklını her yere devşir! Demirkuş 2009 Aklın Yolu birdir?? Aklın Yolu tektir?? Aklın yolu her zaman her konuda bir değildir? Önermelerini Eleştiriniz Bir-leşmiş Milletler ??? Birlikte/Beraber Milletler!!!, Milletler Birliği/Beraberliği!!! Demirkuş 2010 İpucu;eğer aklın yolu bir olsaydı insan fıtrat özgünlüklerine farklı kolaylıklar olamazdı. Aklın yolu birdir demek akla iftiradır. O zaman akıl dogma karar veren insandaki ilahi bir araç olurdu. Akla göre her şeyin dogma bir ağ olurdu? Aklın yolu bazen koşullara göre değişir. Aklın yolu çoktur, sen koşullara en liyakatli ve hayırlısını tercih et!! Ör.bazı koşullarda bazı kişilerin yalan konuşması mubahken aynı koşulda başka birisinin yalan konuşmaması ya da doğruyu konuşması mubahtır. Bir yanlışı gördüğünüzde gücünüz oranında (cebine, ceddine, nefine, menfaatine, işine … Vb göre değil) Allah CC rızası için icabet ediniz. İpucu;Aynı koşullardaki insanları aklın gösterdiği yol bazen aynı bazen farklı… Vb olabilir Aklın yolu yerine göre tek, çok ya da hem tek hem de çok olabilir. Ortak aklın yolu tek, özgün aklın/ların çoktur. Demirkuş 2010 Allah sizi başımızdan eksik etmesin!? Allah CC rızası üzerimizde eksik olmasın inşallah.Demirkuş 2010 Aslan yattığı yerden belli olur!? Aslanlar avlarken insan işbaşında belli olur. Demirkuş 2010 At atın yanında ya huyundan ya da tüyünden kapar?! At atın yanında bazen ya huyundan ve/veya tüyünden kapar. At atın yanında her zaman huyundan ve/veya tüyünden kapmaz!!! Demirkuş 2011 Atın Ölümü Arpadan Olsun!? Atın Ölümü Arpadan Olmamalı! Demirkuş 2010 Ayağını Yorganına Göre Uzat?! Ayağını Yorganına Göre, Gerekirse Yorganını Ayağına Göre Uzat!! Demirkuş 2008, Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!? Ayinesi iştir kişinin lafına da bakılmalı. Demirkuş 2010. -Avrupalılar ceddimizin ökçesini öpmüş kişilerdir?!! Yerine “Ökçesini öptürmeye kalkışanlar; ökçe öpmüşlerdir ya da gün gelir ökçe öperler!!! “ Demirkuş 2010 Azmettikten sonra insanın yapamayacağı şey yoktur!? Azmettikten sonra insanın elinde hiçbir şey kurtulamaz!? Azmettikten sonra insanın yapabileceği çok şey vardır. Demirkuş 2009 Balık baştan kokar!? Balık her zaman baştan kokmaz.Demirkuş 2010 Bana Dostunu Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim?? Söyle Bana Arkadaşının Kim Olduğunu,Söyleyeyim Senin Kim Olduğunu Sana?? Söyle Gerçek Dostunu/larını Bana, Söyleyeyim Senin Kim Olduğunu Sana!! Demirkuş 2010 Başından büyük işlere karışma!? Sadece başınızdan küçük işlere karışırsanız ne kaybınız olur?Yerine göre başından büyük işlere de karış. DEMİRKUŞ, 2009 Besle kargayı oysun gözünü??? Besleme nankör kargayı oyar gözünü! Demirkuş 2011 -Beşer Zulmeder, Kader Adalet Eder??! Beşer bazen zulüm etse de Allah CC her zaman adalet eder. Demirkuş 2010. -Biz tükürdüğümüzü yalamayız?! Bunu Müslüman’ım diyen bir Başbakanın toplum huzurunda böbürlenerek söylemsi çok acı ve düşündürücüdür. Halbuki;suç, günah, hata, yanılmak, bilmezlik … Vb akıllı yaratıkların yaşam döngüsünde aşamayacakları vazgeçilmez vasıflarındandır. Cüzi bir ilme sahipsiniz (Ayet var). Gerekirse yanlış yere tükürdüğümüzün bedelini ödemeye gayret ederiz. Demirkuş 2010 Bu yazıdaki amaç kibir, ucup, haset, eğitim, yapısal(fıtrat) ve vahşi laiklikten doğan din cehaleti yöneticilerin vahşi-doğal demokrasinin seçim sistemi eserinin delillerini ortaya koymaktır. Tabii ki bu cümleyi sarf eden; Başbakanın, Cumhurbaşkanın...Vb kişinin her şeyinin bu cümlede yargılanmaması gerekir. Sadece toplum huzurunda bu sözel ifadesinin liyakati değerlendirilmelidir. Çevresindekilerin onu uyarması bizi düşündürmelidir. Dost gerekirse bazen acı söylemelidir!!! Bu Dünya Böyle Gelmiş Böyle Gidecek!? Bu Dünya Böyle Gelmemiş, Böyle de Gitmeyecektir.Demirkuş 2010 Büyük lokma ye büyük konuşma. Hep küçücük lokma yemenin ve küçücük konuşmanın zararlarını düşünün.Yerine göre büyük lokmada ye büyükte konuş. DEMİRKUŞ, 2009 Çocuk en değerli hazinedir, Bu hazineyi keşif etmenin anahtarı eğitimdir??? Çocuk en değerli hazinedir, onu en değerli insan yapışın anahtarı eğitimdir. Demirkuş 2011 Çok bilen çok az bilen az yanılır? Her zaman; çok bilen çok az bilen az yanılmaz!! Demirkuş 2010 -Yanılmayan yegâne zat Allah CC. Allah CC her şeyi bilir. -Yanılmak ve yanılmaktan ders çıkarmak yaratıklara mahsustur. -Az veya çok yanılmak yaratılanlara mahsustur. Önemli olan yanılgısını anladığı an doğru tercihlerle telafidir -Peygamberler, rahmani, şeytani alimler ve deccal insanlardan daha çok şey bilirler. İnsan cüzi ilme sahiptir. (Ayet vardır). Tüm sular mürekkep olsaydı Allah CC söylediklerini yazmaya yetmezdi.(ayet var.) Çok bilen çok çalışan çok, az bilen ve az çalışan az konuşsun. Eşekler çok az konuşsun? Üstün olan;konumuna uygun konuşmayı ve/veya dinlemeyi ya da susmayı liyakatli tercih ediştir. Demirkuş 2010 Yerine göre konuşmak gümüşse susmak altındır, yerine görede susmak gümüşse konyşmak altındır!! Çok gezen mi çok okuyan mı çok bilir? İnsanına göre değişir. Eşekler dünyayı dolaşsa ne değişir. Çok-şok gezen mi yoksa çok okuyan mı çok bilir? İnsanına göre göre değişir? Çok yaşa? Hayırlı ve istendik yaşa. Damlaya damlaya göl olur?! Damla damla tasarrufla göl, damlaya damlaya israfla sel ve çöl olur. M.A. Evren DEMİRKUŞ 2009 Delikli Demir Çıktı Mertlik Bozuldu?! Delikli Demir Çıktı Mertlik Saflaştı!! Demirkuş 2008 Domuza inci dizilmez!? Şerrinden ve katlinden emin olmak için gerekirse şeytana inci dizilir!! Demirkuş 2008 Bu düstura uygun hadis var;şerrinden emin olmak için münafığa güler yüz gösterilmiştir. Domuza inci dizilmez!? Şerrinden ve katlinden emin olmak için gerekirse şeytana inci dizilir!! Demirkuş 2008 Bu düstura uygun hadis var;şerrinden emin olmak için münafığa güler yüz gösterilmiştir. Rabbim diye diye nicesine secde etim benim sadık Rabbim Rahman Allah CC dır. Demirkuş 2011 Dost dost diye nicesine sarıldım benim sadık dostum peygamberimdir.. Demirkuş 2011 Dost Her Zaman Acı Söyler?! Dost Gerekirse Acı Söyler!! Demirkuş 2008 Eğri oturup doğru konuşalım?! Düzgün oturup doğru konuşalım. DEMİRKUŞ 2010 El elden üstündür arşa kadar?! Denk eller!! El elden güçlüdür arşa-her yere kadar! Rekabetten Hayvanlar için. El ele emanettir arşa kadar-her yere kadar!! Demirkuş 2009 İnsan için El elden mütevazidir arşa kadar veya her yere kadar.Demirkuş 2009 En yüksek mevki, en büyük servet, en yüksek puan... Vb en sitendik şey/ler her zaman en hayırlısı değildir? Demirkuş 2011 Gençlikte taş taşı ihtiyarlıkta ye aşı? Gençliğinde taş taşı ihtiyarlığında ye aşı? Gerekirse taş taşı gereksizse yeme aşı. Demirkuş 2009 Hayır! Hayrat, Hayır işlemek! Hayır!? Değil! Olmaz! Hu CC’HU Hu kukla/Hukukla;Toplumsal Nizam, Hay CC’HU Hay At / Yaşam (Dili ve lisani kurgulayanların; cehaleti, vahşeti ve düşünsel basireti kör eden afatı) Her zaman ateiste takke takmakla Müslüman, kiliseye minare dikmekle cami olmaz. Demirkuş 2011 Her şeyin bir nedeni vardır!? Genellikle çoğu şeyin bir nedeni vardır.DEMİRKUŞ 2009 Nedensiz bir şeyin olması istisnaidir. DEMİRKUŞ 2009 Her şey tersi ile ayaktadır?! Çok şey tersi ile bilinir. Nefsini tanıyan Rabbini, tanır. Allah CC Tenzih ederim Her zaman doğruyu söyle. Her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir. Yalanın mubah olduğu yerler vardır. Her doğruyu her durumda söylemek doğru değildir, ancak gücümüz oranında bazı doğruları bazı ortamlarda söylemek farzdır. Demirkuş 2011 Her doğru her zaman söylenmez, bazı doğruları bazen söylemek farzdır. Demirkuş 2011 “Dinsiz İlim Kör, İlimsiz Din Topaldır” Albert Einstein 1, Bu öz deyişte kavram ve düşünce yanılgısı var. Belki de özeyiş;“Dini Eksik Bilen Kör, İlimi Sakat Olan Topaldır” DEMİRKUŞ 2009 şeklinde söylenseydi daha mantıklı olurdu. “İlimsiz Din Düşünülemez, Dinsiz İlim Düşünülebilir”,“İlimsiz Din ve İlimin Dini Düşünülemez”, “İlimsiz Din, İlimin de Dini Olamaz.” Her Dinin Mutlaka İlmi Vardır, Fakat Hiçbir İlimin Dini Düşünülemez. Her İlim ve Bilimde Doğru ve Hayırlı Değildir . Demirkuş 2008 .1, 2 ,3,4“ Dinler Akıllı Yaratıklar İçin Sunulan Sistemlerdir, İlim ve Bilim İse; Öğrenme ve Uygulama Aracıdır” Demirkuş 2008 "Hayatta En Hakiki Akli Araç; İlimdir Fendir, İlim ve Fenden Başka Akli Araç Aramak Belki de Gaflettir, Dalalettir, Cehalettir." DEMİRKUŞ 2010 En Hakiki ve Gerçekçi Mürşit Allah CC veya En Hakiki ve Gerçekçi Mürşit Allah CC Peygamberleri ve Rahmani Alimleridir. Demirkuş 2011 -Hak CC’HU Allah CC Sıfatıdır. Hak; aitlik, kazanılmış, hak edilmiş ya da zata-kişiye ya da yaratığa aitliği ifade eder. Hakka tapar!?? Hak kavramının uygulanışında;cinaslılık, anlamsal ayrılık, şekli benzeyişlik, şaşırtıcılık ve kavram yanılgısı vardır. "Hayatta en Hakiki Mürşit İlimdir Fendir, İlim ve Fenden Başka Yol Gösterici Aramak Gaflettir, Dalalettir, Cehalettir." Atatürk 1 Herkes babasının oğludur!? Herkes babasının oğlu değildir! Ancak akıllı yaratıklar en hayırlı mürşit olabilir. En hayırlı mürşitler akıllı yaratıklar içinde aranır. En hayırlı mürşitler akıllı yaratıklar içinde çıkar. Şeytan ve ona uyanlar şeytan olmak için yaratılmamışlar. akıllı yaratıklar olarak yaratılmışlar ancak hilkat garibesi tercihleriyle kader çizgisi/leri içinde şeytan olma unvanını hak etmiş en hayırsız ve sapık mürşit/lerdir. “İlim İlim Bilmektir İlim Kendin Bilmektir Sen Kendini Bilmez İsen Ya Nice Okumaktır ” Hz. Yunus EMRE İlim Bilmeye Araçtır, Sen Aracın Bilmez İsen Ya Nice Okumaktır. ” DEMİRKUŞ 2008"Nefsini Tanıyan Rabbini Tanır" Ayet “İlim Çin’de Bile Olsa Gidip Alınız” Hz. Muhammed AS“"İlim(Hikmet) Müslüman'ın Yitik Malıdır, Nerede Bulursa Alır.""İlim Öğrenmek,Beşikten Mezara Kadar Farzdır” Hz. Muhammed AS İki gönül bir olsa samanlık seyran olur. İki gönül bir olsa samanlık bazen viran olur. DEMİRKUŞ 2010 Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun.İki gönül bir olsa bazen samanlık seyran olur. İyilik yap denize at balık bilmezse Halik bilir?? İyilik yap gerekirse denize at balık bilmezse Halik’ı de Malik’i de bilir!! İşlayen Demir Işıldar!? İşleyen demir karanlıkta ışıldamaz. İşleyen demir ışıkta ışıldar. Demirkuş 2010 Kurdun ve kedinin kovalamacasına dalan it genellikle çoban ıslığını aldırış etmez. Demirkuş 2011 Güç, menfaat, cet, tarikat, asker, parti, kemik, it, örgüt,..Vb selamın kıblesini Allah CC rızası dışına farklı yönlere kaymış. Ola ki itten kemik selamını kesersen şerrinden emin olmak çubuk taşınması sünnettir. Demirkuş 2011 Genellikle her it hükmü ve icabeti bedelinde yaranacak bir sahip arar. Demirkuş 2011 Kim bilirdi, kim söylerdi, kim yazardı, kim okurdu düğümleri kim çözerdi? Demirkuş 2011. Kim okurdu kim yazardı? Kör düğümleri kim çözerdi?! Kim okurdu kim yazardı, gerçekleri kim yaşardı kim söyler di? Kör düğümleri kim çözerdi?Demirkuş 2008 Kim olursan ol gel!? Allah CC iblisi, şeytanı ve taifesini cennetten kovmuştur. Kim olursan ol Allah CC git.Demirkuş 2009 Kontrolsüz güç,sınırsız hürriyet, disiplinsiz uğraş kanserli bedene benzer? Özgür olmanın hududunu ne belirler?? Kontrolsüz güç,sınırsız hürriyet, disiplinsiz uğraş kanserli bedene benzer? Özgür olmanın hududunu ne belirler?? Kusursuz bir dost ararsan bir ömür biter, teselli ararsan gözyaşı yeter?? Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır!? Kusursuz dost ararsan dostsuz kalırsın?? Kusursuz bir dost istersen Allah CC yeter. Fert, kavim, devlet ve benzeri insani bazlarda; fıtratı-yapısallığı ve olanakları oranında peygamberi ahlaka, İslami kurallara ve vicdanlı tercihlere uyuldukça gerçek ve yegâne tek dost Allah CC olacağından emin olabilirsiniz. Demirkuş 2010. Gerçek ve Kusursuz yegâne dost Allah CC. Allah CC İbrahim AS dostu olarak kabul etmiştir. Malda Yalan Mülkte Yalan Var Sende Biraz Oyalan?! Malda, mülkte, canda… hemen her şey emanet var sen etme ihanet. Malda Emanet Mülkte Emanet Sakın Etme İhanet!! Demirkuş 2008 Dünyası için ahreti, ahreti için dünyasından vazgeçen bizden değildir.(hadis) Misafir umduğunu değil bulduğunu yer?! Misafir bazen umduğunu bazen de bulduğunu yer. Namuslu, dürüst, zengin, yoksul… Vb ama din, bilim… Vb cahili insan düşünün? Namuslular namussuzlardan daha cesur olmalı özdeyişi eksik ve çok cahilce. Namuslu, dürüst insanlar namussuzlardan daha bilgili ve cesur olmalılar.Demirkuş 2010 Ne bulursan yeme ne bulursan oku!? Gerekli bulduğunu oku ve ye! Demirkuş 2009 Ne Gelmişse Allah’tan Gelmiş?! Kaderimiz Böyle İmiş, Bizim işimiz Allah’a Kalmış?! Hür İrade Çerçevesindeki Yanlış, Eksik Tercihin Vebali Kader Çizgisine Yüklenemez. Demirkuş 2010 Hayır, Şer, Hakikat… Vb her şey Allah CC tercih ve tedbir in sorumluluğu akıllı yaratıktadır. Ölmek var dönmek yok!? Ölmekte var dönmekte var!! Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi/Kurumu!? Öğrenci Seç Yerleştir Merkezi/Kurumu!! Demirkuş 2008 Öğrenci?? Öğ ren ci?? Öğrenici!! Öğretmen?! Öğ ret men ?? Öğreten!! Rabbim neylerse güzel eyler, arif anı seyir eyler.!? Rabbim neylerse haklı eyler, cahil onu seyir, arif anı ders eyler!! Demirkuş 2009 Rahim CC’HU Din Günü Sahibi. Rahim? Döl yatağı, Uterus (Dili ve lisani kurgulayanların; cehaleti, vahşeti ve düşünsel basireti kör eden afatı) Sabreden Derviş Muradına Ermiş?! Sabreden Derviş Her zaman Muradına Ermemiş!! Demirkuş 2008 Sabreden Dervişin Muradı Vaktinde Görünen(Doğan) Güneşmiş!! Demirkuş 2008 Sabreden Dervişin Muradı Vaktinde Yeşeren Gülmüş!! Demirkuş 2008 Sakla samanı gelir zamanı?!. Her samanı saklamaya gücümüz ve olanaklarımız yetmez. Saklama Gereksiz Samanı Gelmez Zamanı!, Sakla Gerekli Samanı Gelir Zamanı!! Demirkuş 2008. Sevgi paylaşıldıkça büyür, üzüntüler paylaşıldıkça azalır?! Sevgi paylaşıldıkça pekişir, üzüntüler paylaşıldıkça erir. Demirkuş 2008 Söz erkeğin ağzından çıkar !?? Bazen yanlış ve/veya eksik verilen veya sarf edilen sözün neresinden dönülürse kardır. Demirkuş 2011 Tarih tekerrürden ibarettir??? Tarihin bazı şeyleri tekerrürden ibarettir. Demirkuş 2011 Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır!? Tatlı dil her yılanı deliğinden çıkaramaz. Demirkuş 2010 Tavuk mu yumurtadan çıkmış yoksa yumurta mı tavuktan çıkmış? Kuşkusuz doğal hayatta!! her tavuk bir yumurtadan çıkmıştır, ama her yumurta bir tavuktan çıkmamıştır.Demirkuş 2008 Üzüm üzüme baka baka kararır??? Bazen üzüm üzüme baka baka kararır!!! Her zaman üzüm üzüme baka baka karamaz!!! Demirkuş 2011 Yalan Allah CC Düşmanıdır. Yalanın mubah olduğu yerler vardır. Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!? Vicdani olarak yerine göre ya olduğun gibi ya da göründüğün gibi ol. Demirkuş 2010 Yerine göre;olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol Yanlış hesap Bağdat’tan döner!? Yanlış hesap her zaman Bağdat’tan dönmez!! Yiğidi Öldür, Hakkını Yeme?! Yiğidi Öldürme Hakkını Ver!! Demirkuş 2008 Yaratılanı sev yaratanda ötürü!! Yaratanı sev nimetlerinden ötürü! Yaratanı sev yaratıklarından ötürü! Yaratılan her yaratık sevilmeye layık değil!! Lanet olası şeytanı ve İblisi sevecek halimiz yok! Yaratılanın hakkına saygılı ol yaratandan ötürü. DEMİRKUŞ 2010 Yaratanı sev/an... yarattığı güzelliklerden ötürü! Demirkuş 2008 Veren el alan elden üstündür!? Veren el alan elden merttir. Veren el alan elden mütevazıdır. Demirkuş 2009 Vuran Oğul Babaya Bakmaz. Vuran Oğul Her Zaman Babaya Bazen Bakmaz. Demirkuş 2010 Zamanında itine/lerine(nefisine/lerine) hoşt demeyenler gün gelir sürüsüne/ye nefer olurlar. "Demokrasilerde çare tükenmez"??Önermesi; hem gizli düşünce ve kavram yanılgısı hem de gizli şirki içeren asrın cahillerinin bir cehalet belgesi ve kanıtıdır.Önermelerinin safsatalarına alternatifle ileri sürünüz. İpucu;1, 2, 3, 4, 5, Çıkarsama;Dinler ve kainat dahil, tüm nesnel, sanal ve kuramsal sistemler belli uygulama sahaları için idealdirler. Hiç bir sistem veya sistemler grubu her şeye çare olamaz .Her sistemin en az bir kara deliği vardır. Tüm çaresizliğin yenik düştüğü veya çare bulduğu yegane makam;her şeye kadir olan Allah CC olarak bilinir. Demirkuş, 2008 "Genellikle her çarede en az bir demokrasi vardır ama her demokrasinin en az bir çaresizliği vardır!!" Demirkuş 2008 Ya nefsini liyakatle aşarsın ya içine düşersin sakın sürekli sürtüşme (diyetle sürtüş).Ya nefsini liyakatli aş ya da içine düş sakın sürekli sürtüşme (diyetle sürtüş) Demirkuş 2008 Öneri;Fert, toplumsal ve dünya bağlamında:gereksiz, geçersiz ve yanlış; din, inanış, örf, adet, davranış, alışkanlık, toplumsal egolar(istemler), özdeyişler, atasözleri ve kurallardan kendimizi bilimsel ve haklı olarak azat etmemiz en doğal hakkımızdır. Ancak doğru ve bilimsel alternatiflerini geliştirebilirsek bu azat et etmeyi hak etmiş oluruz. Fert, Aile, Kurum, Bölge, Ülke, Devlet… Vb bazında, toplumsal sınav denklemin huzurlu adaleti… Vb için her kes gücünün yettiği oranda itine/lerine(nefsine) hoşt demezse toplumsal tufan kopar. Çözüm;Bir yanlışı gördüğünüzde gücünüz oranında(kalp, söz, eylem.. Vb) düzeltiniz Hz. Muhammed AS!! Yardım etmeye ve yanlışı düzeltemeye önce kendiniz, akrabalarınız ve çevrenizden başlayınız !!Hz. Muhammed AS. Bu hadisi eksik hatırlıyor olabilirim!? Bu asrın en büyük toplumsal felaketlerinden biriside, fert, aile, kurum, bölge, ülke, devlet… Vb bazında zihinsel, bedensel ve toplumsal ilişkilerinde insanlara değer verirken ve konumlandırırken; liyakate değil akrabalığa ve akrabalık akaidine öncelik verilmesinden kaynaklandığına dikkat ediniz.Tüm dünya devletlerinin bu toplumsal sorunu için üniversitelerde yüksek lisans ve doktora çalışmalarının hazırlanabileceğini düşünün.1, 2 Öğrenci Yanıtları Aslında: Dinde, Deneyimlerden ve Bilimden yapılan çıkarsamalar(Ata sözleri, Vecizeler, Deyimler .. Vb) zamanla gerçek kaynağın bütünlüğü bakımından saparak topluma yerleşmiş eksik-yanlış,sapık… Vb bir bilinç yapısını oluşturur (eksik ve yanlış çıkarsamalar kaosu) süreç içerisinde orijinal sistemden farklı; anonim asimilasyonun kaos olarak toplum bilincinde yer eder. Bu da zamanla yanlış verilere sahip bir işlemde her zaman faktöriyel yanlış ve eksik sonuçların ortaya çıkmasına neden olur. -Yanlış, Eksik ve Sakat;İsim, Kavram, Kavramisim, Kavram Kümesi ve Cümleler Toplumsal Bilincin Kara Delikleri Gibidirler. -Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör.elmadan daha mantıklı alternatif isim ve kavramlar üretin. -Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir. -İsim, kelime, deyim, kavramisim ve kavramların mantık kurallarına aykırılıklarının gerekçesiyle mantıklı alternatifleri ilişkisel listesi olarak kavram araçlarıyla hazırlamak son derece önemlidir.Demirkuş 2009. Dil ve lisanda yerleşirmiş yanlış ve eksik cümlelerin daha anlamlı olanlarıyla yer değiştirerek toplumsal dinamik bilinç altı yapısını sağlamlaştırmak. Bilimsel Araştırma Fonu!? Bilimsel Araştır Fonu. Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ?! Türkiye Bilimsel Araştır Kurumu!! Demirkuş 2008. Güneş doğudan doğar!? Güneş Doğudan Görünür!! Güneş batıda batar!? Güneş Batıdan Görünmez Olur. Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi/Kurumu!? Öğrenci Seç Yerleştir Merkezi/Kurumu!! Demirkuş 2008 Sonuç olarak; toplumsal bilinç sisteminin eksik-yanlış ve sakat verileri olarak hizmet eder. Bu nedenle; kaynakla-süreçle ilişkilendirilip bildirilmediği veya doğru örneklendirilmediği zaman, orijinal ve gerçekmiş gibi amacından farklı şeylere (hurafelere) hizmet eder. Bu toplumsal kaosu; zamanla kabul görüp uygulamada bir inanç sistemi gibi ortaya çıkar.Bunu doğrusuyla değiştirmek yeniden öğretmekten daha zordur;kavram-deyim-atasözü-vecize, düşünce yanılgısı!!. Örneğin bugünkü birçok kişiye ve halka ait çıkarsamalar dine ait ve deneyimlerin ürünü olup, kaynak gösterilmeden eksik ve yanlış kullanılıyor, hatta bazısını da sahipsiz gördüğü için kavim kültüründen çıkmış gibi tarihe asimile ve dikte ettirilmektedir.Öncelik kuralı ve bilimsel dürüstlük gereği;bilgiler dinde-bilimde.. Vb hangi kaynaktan yararlanılarak edinilmişse mutlaka kaynak verilmelidir. Din (ülkemizde dini bilgiler kiler bilgi olarak kullanılmaktadır ) ve bilimdeki bilgileri halk kültür ve dehalarının ürünüymüş gibi lanse etmenin bedeli, Fert ve Toplumlarda ;anlaşılmayan ve hayır görülmeyen ne olduğu belirsiz inanç sisteminin ortaya çıkmasına neden olur. Çözüm:Bilimsel olarak:mevcut; -İsim, kelime, deyim, kavramisim ve kavramların mantık kurallarına aykırılıklarının gerekçesiyle mantıklı alternatifleri ilişkisel listesi olarak kavram araçlarıyla hazırlamak son derece önemlidir. Atasözü, Vecize, Deyim ve öz deyişlerin orijinal kaynaklarıyla ve gerçeklerle bağdaştırıp, uygulanabilirlik sahaları mutlaka denenip öylece belirlendikten sonra, öğretim, öğrenim ve eğitimde kullanılmalıdır. Eksik veya yanlış olanlarının yanına doğrusu/ları veya alternatif ya da tamamlayıcıları pekiştireçlerle kaynaklarıyla birlikte yazılmalıdır. Hatta bu konuda ders verilmeli ve tezler hazırlanmalıdır. 11-DİĞER BİLGİLER Yukarıdaki bilgilerin dışında ilave bilgiler. Önemli:Doğal Bilgiler, aslında doğada vardır. Kurgu bilimi ve bilgi, doğal bilim ve bilgi değildir yapay bilgidir. Doğada var olan bu bilgileri insanların anlayabileceği ve yararlanacağı bir şekilde aktarılması haline kullanılabilir bilgi denir. Deneyimlerle, bilimsel çalışmalarla ve diğer yollarla edinilen gerçek bilgilerin; sistematik ve düzenli bir şekilde gruplandırılarak, biriktirildiği havuza da bilim havuzu denir. Bilgi Edinme Yöntemleri/Yolları; 1-Otoriteden Bilgi Edinme 2-Örnek Davranışı Taklit Ederek Bilgi Edinme 3-Deneyimleri Genelleyerek ve Uygulayarak Bilgi Edinme 4-Problem Çözerek Bilgi Edinme 5-Yaşayarak Bilgi Edinme 6-Araştırarak Bilgi Edinme 7-Pasif Bilgi Edinme ve Doğuştan Sahip Olunan Doğal Bilgiler 8-Zihinde Düşünülerek ve Rüyadan Bilgi Edinme 9-Diğer Bilgi Edinme Çeşitleri(Rüyadan, Uykudan, Transla ... vb) 1-Otoriteden Bilgi Edinme:Öğrendiklerimizin büyük bir kısmının bilgi kaynağını; öğretmenler veya uzman kişilerden oluşturur.Örneğin, sağlıkla ilgili bilgileri doktordan almak. 2-Örnek Davranışı Taklit Etmek: Belli hedeflere varmak için belli davranışları taklit etmek suretiyle alışkanlık kazanmaktır.Örneğin, çırağın ustayı taklit etmesi, erkek çocuğun babayı, kız çocuğun anneyi taklit etmesi gibi. Özellikle gençlik döneminde gençlerin hayranlık duyduğu kişileri taklit etme eğilimleri vardır.Dinde peygamberlerin taklit edilmesi. Doğada hayvanlarda renk ve davranış adaptasyonları bilgi edinmek için değil daha başat bir yaşam için ortamın renk ve davranışı taklit edilir (üzüm üzüme baka baka kararır). 3-Deneyimleri Genelleyerek ve Uygulayarak Öğrenme: Yaşantımız boyunca edindiğimiz bilgilerle deneyim sahibi olmaktır. Gerek öğrendiklerimizi hayata uygulamak, gerekse bilgi edinme sırasında gözlemlerimiz ve deneyimlerimizden genellemelere giderek ulaşılan sonuçların öğrenmede önemli bir yeri vardır. Örneğin, bir nehrin en sığ ve en derin yerinin deneyim ile saptanması ve geçit yeri olarak kullanılması. Atasözleri ve vecizeleri uygularken kavram -düşünce yanılgısın ve eksiğini düşülmektedir onun için uygulanan ata sözü ve vecizenin geçerlilik boyutları bilimsel olarak belirlenip toplumsal olarak sonra uygulamaya koymalıyız. 4-Problem Çözme:Günlük yaşantımızda fen, toplumsal saha ve doğada çeşitli problemler - sorunlarla karşılaşırız. Bu sorunları çözmek için veriler araştırılır, çeşitli yöntemler geliştirilir. Bunlardan sorunu çözecek olan veya çözüme yönelik olarak en uygun yöntem seçilir.Çözüm bulunduktan sonra gelecekte bu sorun-problemi çözmede bu yöntem taklit edilir ve kullanılır. Böylece hem sorunu tanımış, hem de çözmüş oluruz.Problem çözmede; konuyla ilgili uzmanlardan ve literatürden bilgi edinerek, örnek davranışı taklit etmek ve deneyimlerimizden yararlanarak çözüm yoluna gideriz.Doğaldır ki problemle ilgili ne kadar çok bilgi sahibi isek,karşılaştığımız problemi o kadar kolay ve çabuk çözeriz. Örneğin, çevre kirliliği, deprem, AIDS, matematik, teknolojik problemler, leke çıkarma problemleri. 5-Yaşayarak Öğrenme: Çocukların çoğu yaşayarak öğrenir. Fen ve toplumsal konularda, bazı problemlerin çözümlenmesi için veya yanıtlanması gereken sorunlar yaşayarak öğrenilmesi (fert veya toplumsal olarak) gerekir. Örneğin, Bir bilim bilgininin (bilim insanının) eğitimle ilgili veya kişisel negatif karakterlerle ve davranışlarla ilgili bilgi edinmesi için bu karakterlere sahip kişi ve toplumlarla yaşayarak öğrenmesi gereken verileri edindikten sonra çözüme yönelik daha verimli fikirler üretir (madde bağımlılığı, cimrilik, zararlı örf ve adetler, siyasi, düşünsel ve/veya nesnel sadistlik, mazoşistlik..gibi). Afrika’daki bazı doğal kavimlerde bu tip araştırmalar yapılmıştır. 6-Araştırarak Bilgi Edinme; Gereksinimlerinden, ilgisinden veya herhangi bir nedenle bilgi toplamak. Ör.istihbarat için. 7-Amaçsız Bilgi Edinme (Pasif Bilgi Edinme/Farkına varmadan bilgi edinme); Farkına varmadan çevreden veya iç aleminden edinilen bilgiler. 8-Zihinde Düşünerek Bilgi Edinme 9-Diğer Bilgi Edinme Çeşitleri (Rüyadan, Uykudan, Transla... vb) |
| BATINI KALP HAVUZU/YARATIK YAŞAM-HAYAT HAVUZU;İlk kalp atışından ölüme kadar,ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde; akıl, ruh, nesnel-sanal nefislerimiz, zeka, muhakeme, mantık, zihinsel beden havuzunu (hafıza havuzunu), nesnel beden havuzunu, düşünsel havuzu… Vb sanal-nesnel araçlarımızı içeren kapasitedeki bâtını/düşünsel/sanal kalp aracımızdır. -Batını Kalp Havuzu; İnsanın doğumundan ölümüne kadar ürettiği nesnel, düşünsel, yarı düşünsel… Vb tüm hayatın ve her şeyinin içinde yer aldığı kainattan/lardan ve alemlerden daha büyük düşünsel+zihinsel+bedensel...Vb hayat havuzudur. Kainatın/ların büyüklüğü yanında nesnel bedenimizin büyüklüğü ihmal edilebilir küçüklüktedir. Kainatların (nesnel, düşünsel, sanal, hesabi, değişik enerji hallerine ait kainatlar… Vb kainatların) büyülüğünün toplamı ya da tüm yaratıklarının toplam büyüklüğü batını kalp havuzunun büyüklüğü yanında ihmal edilebilir küçüklüktedir. Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım (Hadis var). Nesnel Bedenimiz ve zihinsel havuzumuz kalbimizin nesnel ve düşünsel çekirdeği gibidir. Beynimizde zihnisel havuzumuzun nesnel bellek çekirdeği gibidir. -Her kalp (Hayat havuzu) bir yolculuk istasyonun peronu gibidir. Yaşamsal döngüde, bu istasyondaki deneme amaçlı geçici; etkinlikler, olaylar, olgular, süreçler… Vb her şeydir. Zamanı- saati geldi mi her kes kendisinse gönderilen bilet çeşidine itiraz etmeden ebedi; etkinlikler, olaylar, olgular, süreçler… Vb için yolcuğuna çıkar. -Zihinsel Havuz (Zihinsel Beden/Kapasitesi);Beyinsel olarak algıladığımız ve algılamadığımız ya da algılayamadığımız tüm bilgilerin depolandığı ve zihinsel araçların işletildiği havuzdur. Kalp havuzu içinde yer alır. Zihinsel havuzumuzun büyüklüğü ola ki yaratıkların ya da tüm kainatların büyüklüğü civarındadır. Bu hafızayı ya da zihinsel havuzu hafıza meleklerinin koruduğuna ve taşıdığına dair hadis vardır. Zihinsel havuzumuzun birinci derecede nesnel çekirdeği beyin ikinci derce de diğer omur sistemimiz ve ola ki ileri derece de gelişmiş insanlarda (peygamberler, alimlerde… Vb) tüm bedendir. Beyinizin büyüklüğü zihinsel havuzumuzun büyüklüğü yanında ihmal edilebilir küçüklüktedir. Zihinsel havuzumuz sanki beynimize kodlanan bilgilerle birlikte farkında olamadan duyularımız, rüyalarımız, düşünsel dünyamız… Vb kaynaklarda alınan tüm bilgilerin yaşadığı boyuttaki nesnel, sanal, düşünsel… vb her türlü çevreyi geçmişin, asrın ve geleceğin hayat havuzunda (Batıni kalp havuzunda) veri kayıt deposu olarak kullanarak kayıt etmektedir. Beyinde kodlananlar hatırlanırken ışıktan daha hızlı bir zamanda tetiklenerek çağrılır veya gerekirse bilinç geçici klonlanarak o boyutta (bilginin kayıt edildiği tarihi mekan, zaman, eylem boyutunda) düşünsel tecelli ederek/taklit ederek görevini tamamlar. Beyine kodlanmayan bilgiler ola ki genellikle rüya ile ya da iç güdüsel çevresel hatırlayıcı /hatırlatıcı, tetikleyici bilginin/bilgilerin kümesi eşgüdümünde hatırlanır. Ola ki;rüyalarımızın çoğu beynimize kodlanmayan ve zihinsel havuzumuzdaki/deposundaki bilinç dışı devasa bilgi yığını kuşatmasında gerçekleştiği için güncel yaşantımızla rüyalarımız arasında ilişki kurmakta sıkıntı çekilmektedir. Peygamberler ve gelişmiş insanların trans, rüya ve gerçek hayat döngülerindeki tüm yaratık, olay, olgu, süreç… Vb her şeyin ilişkisinde pek bir kopukluk olmaması beklenir.En azında peygamber efendimizin özellikle ayetlerle ilgili ve bazı büyük Ashabı kiramın hemen tüm rüyaları günlük yaşantılarından daha net, berrak ve bilinçli yaşadıkları kuvvetle olasıdır. Çünkü Allah CC tarafından tamamen nefsi kontrol altına alınan ve eğitilen bu zatların duyuşsal ve zihinsel üretilen bilgilerinin tümü kontrollü içeri alınıp beyinsel ve kalpsal kayıt alışık tepki haline gelmiştir. Ben uyurum kalbim uyumaz (Hadis var). Ola ki;Hayvani insanların ve hayvanların beyinin % 1?-10 dan az verimli çalıştığı için beyine kodlanan bilgi %1 den az olsa gerek bu tip yaratıkların zihnindeki bilinçsiz bilgi oranı %99 dan fazla olduğu için rüyaların hayatla ilişkisi %99 kopuktur. Peygamberlerde, Rahmani Alimlerde ve gelişmiş insanda durum tam tersinedir. -Zihinsel beden(havuz), bâtını/düşünsel/sanal kalp havuzunun sanal bir aracıdır ve tüm nesnel ve sanal kainattan büyüktür. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. -Gerçek eğitimle;zihinsel bedende; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram… Vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar.İnsanlar aldığı besinlerin bir kısmını bedenine katar. Diğerleri beyinsel bellek dışındaki döngülerde zihinde yaşmaya devam eder. Bilerek ya da bilmeden;sekiz (beş nesnel duyu + sezgi, his, düşünsel... Vb zihinsel duyular) duyumuzla ve duygularımızla hazır aldığımız veya zihnimizde ürettiğimiz bilgilerle zihinsel bedenimiz beslenir; geçici beyin ön belleğine alınır ve beyinde biyolojik kayıt (nöral çimlenme, biyolojik öğrenim molekülleri...Vb ) ve zihinde de zihinsel kayıt olarak alınır. Bu bilgiler daha sonra zihinsel sindirim mekanizmalarıyla (kısmen zihinsel yapılanma kuramı) diğer bilgilerle ilişkilendirilerek zihinsel havuzumuzun bedenine katılır. İlişkilenen bilgiler kalıcı bellekte diğerleriyle bağlantı yaparak/yapılarak ya da özgün olarak asimile olur. Sindirilemeyenler yeniden düzenleme ile; ya yeniden kabullenilir ya askıya alınır ya unutulur (beyinde kaydı olmayan ancak zihinde kaydı olan bilgiler olup yok olmaz/ beyinsel bellekten kopuk zihinsel kayıttır) ya da uykuda; rüya,sayıklama veya eylemle etkisi deşarj edilir. Alınan bu zihinsel besinlerle (bilgilerle) beslenen zihin bedenimiz; ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ve zihinsel sanal araçlarımız bu hızla büyüyerek nesnel kainatı aşarak kendinden daha büyük zihinsel bedenlerin düşünsel özgün kainat ve alemler sınırına ve frekanslarına ulaşır. Bu yol alışın rotası ve yönü; akli kurallara göre olursa gelişmiş insan zihin metrikslerine ulaşılır (Peygamber Ahlakı). Aksine diğer olasılıkta olanlar (münafıklar, radikaller, Siyonistler, şovenistler, cahiller, kapitalistler, radikal ateistler... vb) hilkat garibesi tercihleriyle hayvanların zihinsel-düşünsel metriksileriyle kenetlenerek primitif insan zihin tipi ortaya çıkar (Kuduz Ahlak). İstisnalar hariç bu insan tipinde zihin, bedenle uyur bedenle uyandığı için çocuk gibidirler ancak şeytani ve münafık alimler uyanıktırlar. Genellikle beyninin %0.1?-10’u çalışır. Evrensel insanların kısmen, gelişmiş insanların zihni kalp gibi hiç uyumaz ve uykuda bile beyinlerinin zihin ayağı diridir. Bu insanların;beyni, zihni ve kalbi tam kapasite ile çalışır.Doğal insanların zihinleri uyanık ya da uyurda olsa doğa ile kenetlenmiştir (vahşi-doğal Ahlakı).Normal insanların zihin ve bedensel uyanıklık ve beynini çalıştırma oranı bakımından melez ve hercai bir konum gösterir(Hercai Ahlak).Filmi izleyin. -Beyin ve genlerimiz hücresel çimlenme(fiziksel kodlama), üretilen biyolojik organik öğrenim kodlarımız, kavramsal kodlarımız ve hatırlama belleğimiz(anlamsal kodlama) olan beynimiz adeta zihinsel havuzumuzun hemen öğrenilen bilgilerin (bilincinde olunan) tüm dinamik kodlanmış bilgi birimlerini taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3 -Beyin adeta zihinsel havuzumuzun hemen tüm dinamik imajını taşıyan nesnel zihin çekirdeği gibi davranır. 1, 2, 3 -Bu hard diske yüklenen bilgiler hatırlanırken veya çağrılırken bu devasa zihinsel havuzun (zihinsel bedenin) hemen tüm öğrenilen-bellenen bilgilerin beyinde kodlanmış (bellenmiş) dinamik bilgi birimleri ışık hızından daha hızlı bir şekil de duyularla hatırlanabilir-algılanabilir hele gelir.-Kısaca biz zaten zihin havuzumuzun içinde olduğumuz için öğrenme esnasında sekiz (5+sezgisel, hissel, düşünsel duyularımız) duyumuzla alınan (zihne sindirilen/yenilen) bilgiler, düşünsel üretilen bilgiler… Vb bize ulaşan bilgiler sadece ilgili genlerimize kayıt, beyin hücrelerinin fiziksel dallanmalarıyla, özgün biyolojik öğrenim molekülü üretimi ile hatırlama belleğimize kodlanış yapılmaktadır. -Deneyim ve uygulamalarımız göstermiştir ki etkili öğrenmede sekiz duyumuz ve yaşayarak öğretimin kalıcı olmasının nedeni sekiz duyuya ve fazlasına dayalı beyinde kodlamanın gerçekleşmenin mutlak karşılığı vardır. Zamanla bunlar ortaya konup çözüldükçe öğrenme ile ilgili bilgilerimiz bereketlenecektir. -Zihinsel havuzumuz, isteğimiz dışında da sürekli içerdiği ortamı dinamik ve zinde ortamdaki her şeyi olduğu gibi diri olarak soğurup çok yönlü klonlayarak-kodlayarak tazelikle farklı enerji hallerinde kayıt eder. Muhtemelen bu kayıt büyük kıyamete kadar silinmez. -Genellikle sadece duyularımızla bilinçli algıladığımız (farkındalığında olduğumuz) ya da kayda değer olan bilgileri zihnimizle dinamik endeksli çalışan beynimize yani uzun süreli belleğimize; nesnel/fiziksel, organik, kavramsal ve algısal olarak kodlarız. Bu durum ayna nöronlar (Mirror neurons) ve dolanık elektronların (10.Teleportation) öğrenimle ilişkisi açısından önemlidir. Öğrenim esnasında nöral hücrelerdeki dallanış, biyolojik öğrenim molekülleri, biyolojik hatırlayışı tetikleyici sistem ve moleküller de;ayna nöronlar ve dolanık elektron durumuna geçişler durumunda bekleyen beyin; bilgiye gereksinim duyulduğu anda düşünsel hızla (ışıktan daha hızlı) geçmişteki öğrenme boyutlarına ulaşarak taklit ve/veya o boyuta bilinci hatırlatış konumunda taşıyarak hatırlatışı gerçekleştiriyor olabilir. -Bir kısım bilgiyi de hayal ederek, trans halinde, düşünerek, uykuda ve rüyalarla zihin havuzumuzdan beynimize kodlayarak (nesnel/fiziksel kod, organik kod, kavramsal ve algısal kod….vb) öğrenir ve bilgi havuzu kodumuzu zenginleştiririz. -Bu gün beyinse l veya bedensel bilgilerimizin ya da beyinsel-bedensel bilgi sistemlerini programlarını dinamiklerini makineler aracılığı ile bilgisayara programlamak mümkündür. -Zihnimizdeki Sembolik, kavramsal kodlamalarımız olmazsa ne olur? İpucu;Kavramlar. zihnimizdeki bilgi birimleri ve bilgi kümelerinin kodsal ifadelerin dilsel iletişim araçlarıdırlar. -Zihnimizdeki kavramların, isimlerin ve kavram-isimlerin silindiğini düşünün. -Yontma taş devri insanı, dilsiz bir insan veya hayvanların seviyesinde bildiklerini ifade etmedeki doğallığını ya da vücut organlarını, vücut dilini, yüz ifadelerini kullanma desteğine gereksinim duyarız. -Yazılı ve sözlü her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünceyi ifade eden her şeye eleştirel gözle bakılmalı ve en mantıklı-liyakatli alternatifi geliştirilmelidir. Ör. Sev-mek yerine daha mantıklı olan sevek!, dur-mak yerine durak!, o-luş-tur-mak yerine oluşturak din-len-mek yerin denlenek! Pekiştireç; nesnel yaratıklar için yeni isimler üretmek üzere adını işaretle arkadaşına tarif et oyununu hatırlayarak en doğru ve kestirmeyi tarif edilen isim arayışını deneyin ya da mantığı kavramaya çalışın. -Çok özel haller hariç, her kavram, kavramisim, isim, deyim, özdeyiş, vecize, düşünce üretirken veya düzenlerken;düşünsel ve eleştirel tercihte, doğal dillerin vahşi kurallarına ve hece vezninin akıcı ses-kafiye uyumunun keyfine, zevkine ve cüşuna, akli,mantıki ve ahlaki anlamlar feda veya yem edilmemelidir. -Kavramların listesini kavram kümesi araçları şeklinde hazırlamak son derece önemlidir. -Öyle bir yazılı-sözlü alfabe ve lisan ilişkisi hazırlayalım ki her harfi ve harfleri bir araya geldiğinde, matematikteki rakamlarlar gibi mutlaka bir veya birkaç mantıklı anlam taşıyacak şekilde dizayn edilmelidir. İnsanların yaşadığı çevrede ya da çevre havuzunda algıladığı her şey duyulardan süzülerek ya da düşünsel olarak üretilerek zihinsel havuza bu bilgi birimleri kayıt edilirken (zihinsel bedene bu bilgiler kayıt edilirken) oluşan havuz yani çevresel havuzla ve zihinsel bilgi birimleri havuzları çok benzerdir. Bu nedenle doğal olarak insanların bilinç altlarının bir birine çok benzediği için; bu benzer bilgi deposunun zihinsel ve düşünsel dokuları evrensel alfabe ve dil olarak dışa doğru deşifre edilirse insanlığın ortak payda iletişimi algıda değişmezliğe yaklaşmış olacaktır. Var olan sistemdeki hemen hemen tüm kültür, alfabe ve lisanların hepsi yarı vahşi oluşu ve algıda değişmezlik ilkesine/lerinede aykırı ya da uzak olması iletişim için çok büyük engeldir. Bu mantıktan hareketle çevremizden ya da çevre ve iç havuzumuzdan ürettiğimiz bilgi birimleri anadil ya da kültür dili, kavramlarıyla kotlanış katmanın farklılığı dilde iletişime engel olmaktadır. Zihinsel havuzda bilgi birimlerinin iletişim amaçlı kültürel dile ait kavramsal olarak kodlandığı iletişim dokusu kavimler arasında çeşitlilik gösterdiği için kavimler arası iletişime engeldir. Bu durum kısmen matematik iletişim sembolleriyle aşılmıştır. -Nesnel, düşünsel ve sanal kainatlar(doğal) insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer düşünsel ve sanal araçlarını içerir) bir parçasıdır.“Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” ve Zihinsel havuzu (Hafızayı) hafıza meleklerinin taşıdığına dair hadisler vardır. -İnsan bedenen kainatın bir parçasıdır. -Sanki insan yarı düşünsel-sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan batını kalp havuzunda/hayat havuzunda yer alan;biyolojik hatırlama kodları beyin çekirdeğinde/sinir yumağında bulunan zihinsel havuzun nesnel, düşünsel ve sanal bilgi deposu ya da sana-nesnel zihinsel havuzun hard diski gibidir. -İnsanın tüm boyutları kainatın bir parçası değil kainat insanın kalbinin (nesnel beden, zihinsel beden havuzunu-hafıza havuzunu ve insanın diğer sanal araçlarını içerir) bir parçası kabul edilmesi belki daha mantıklıdır. -Belki de insan nesnel olarak doğanın, doğada nesnel olarak insanın düşünsel-Batıni kalbinin bir parçasıdır veya insan bedenen nesnel ve sanal kainatın(doğal) bir parçası, nesnel ve sanal kainat ise insan kalbinin bir parçasıdır.1, 2, 3, 4, 5 -Kainatta bilinen, bilinmeyen boyutlar ve çok şey ya da tüm bu boyutlar veya her şey Allah CC ilminin içindedir hiç bir şey onun ilminin dışında değildir. İlim içindeki ebedi boyutlar içinde yaratılmıştır. -Allah CC mahlukattan(yaratıklarından) münezzehtir. Allah CC insana şah damarından daha yakındır (Ayet var) Hız Boyutu; Yaratığın;birim zamandaki eylemiyle;konum, mekan. boyut... Vb değiştirme-yönsel (mekan, zaman… Vb boyut değiştirmenin) ifade şeklidir. Var olan hız tanımı; birim zamanda alınan yol kâinatta her zaman ve koşulunda geçersizliği yakın zamanda kanıtlanabilirliği olasıdır. Hızla ilgili var olan formüllerin sonsuzlar ve sıfırlarla ifadesi bu konudaki hız tanımının yetersizliğine kanıt gösterilebilir. Hız çok sayıda boyutun tutkalı gibidir. Hız arttıkça içinde geçtiği ve etki alanındaki boyutlar kaynaşır/kaynaştırır. Kâinatlardaki (nesnel, anti nesnel, sanal, düşünsel… Vb) hızlanışın akıbeti ola ki bu olacaktır. Yani kütle çekim boyutlarının birleşimi, kaynaşımı, çeşitliliği ve çok miktarda enerji hallerinin hal değiştirip varlık alemindeki orijinine dönüşü olacaktır. IIşık hızından daha hızlı olan düşünsel boyut içindeki hızlanışın bağıntılarının sonuçları yani düşünsel hız bağıntı ve ilişkileri araştırılması çok zevkli konu olacaktır ya da konudur. Ola ki Kütlesizlik olamaz her yaratığın bir kütlesi vardır; bazı yaratıklar ölçülebilir kütle sahibi, bazıları anti kütle, bazıları göreceli denge kütlesine sahiptir. Ör. bazı uzay boşlukları mekanları, çekim alanı ola ki ışık … Vb kültleri bir birini devamı veya yakındır. Yani en azında hareketli kütle konumunda bahsedilmelidir. Kütlesiz yaratık düşünmek belki de saçmalıktalar. Allah CC ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… Vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Mekan Boyutu;Klasik mekân tanımı; en-boy-yükseklik-bileşke… vb fazla boyutu içinde barındırış özelliğine sahip tanımlı alan olarak bilinir. İlk mekân; nesnel, anti nesnel… vb kainatların ilk yaradılışında yerler, göklerin, aradakilerin… vb varlıklar alemindeki kaynaşık ve yapışık boyuttan yaratık boyutlarına doğru değişimi için; kainatların gittikçe hızlanış ve genişleme için uygulanan güçle ilk oluşan çekim güçlerinin ve kuvvetlerinin çekim alanı/alanları ilk mekan-mekanlardır. Belki de en küçük mekânlardır. Bu ilk mekana doluşan; atom altı parçacık ve çeşitli enerji hallerinin alt birimleri de ilk yaratıklar ve ilk küme elemanlarıdırlar. Matematiksel ve yapısal olarak Matematiksel ve yapısal olarak mekân bir yaratıktır. Ola ki ilk yaratıklar ilk mekânlardır. Bu gün bilinen en büyük nesnel mekân kainatı kuşatan kozmik ağ kümesi mekanıdır. Hidrojen atomu çekirdeğinin mekanı; yörüngesi ve içindeki çekim alanı kabul edilebilir. Mekanın yaratıklardaki karşılığı aktivite gösterdiği, etkilendiği, etkilediği alanın dış sınırlarıyla tanımlanır. Allah CC ilmi içindeki her şeyin birbirine bitişik ve yapışık var olduğu ebedi boyutlardaki varlıklar âleminden zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… vb kainatları ve tüm yaratıkları yaratırken;ebedi hızı, ebedi mekanı ve ebedi zamanı, ebedi eylemler... Vb yavaşlatarak kainatlarda dengeli/dengeleyici ; zıt yön-konum-zaman-mekan… vb geçici boyutları yaratmıştır. -İlk Mekansal Küme Sınırını İfade Eden İlk Sıfır ( İlk küme/küme sınırı-mekan-sıfır)=00; tüm sonsuzlar, geçmiş, gelecek, yaratık, tefekkür (özel haller hariç) …Vb hiçbir olay, olgu, süreç, eylem, yaratıklar, zaman, sonsuzlar, hızlar… vb hiçbir şeyi, İlk Mekansal Küme Sınırını Sıfırını (ilk mekanı-ilk küme sınırını-ilk sıfır) ve İlk Zamanı aşamayacaktır. İstisna hariç hiçbir şey mekansız-kümesiz-sıfırsız ve zamansız düşünülemez. İstisna hariç her şey ilk mekan-ilk küme-sıfır ve ilk zaman içindedir. İstisna hariç her şey en az bir ve/veya birden çok mekan içindedir. -Belki de çok az sayıdaki istisnalar ve özel haller hariç: a-Her şey en azından yaşamsal olarak mutlaka bir mekanın içinde matematiksel olarak bir küme sınırı içinde rakamsal olarak bir mekan sıfırı içindedir. b-Düşünsel, nesnel, zihinsel, sanal, nesnel, eylemsel…vb tabanlı her şey ; yaşamsal dönülerde (yaşamsal matematikteki) ilk mekanın içinde, matematiksel olarak ilk küme sınırı içinde matematiksel alfabe olarak ilk sıfırın içinde yer alır yada bunları aşamazlar. Bu mantıktan çıkarsayıştan hareketle olabildiğince en azında doğadaki her şeyin; yaşamsal matematikteki (yaşamsal döngüdeki) karşılığı, kümesel matematikteki karşılığı ve matematiksel alfabedeki (rakam, sayı ya da matematiksel kavramdaki) karşılıkları liyakatli ve doğru konumlandırılırsa tüm matematik çeşitleri (nesnel, doğal, yapay, yarı doğal, nitel, nicel, eylemsel, ilişkisel...Vb "Doğal ve Evrensel Matematik" alt çeşitleri) arasındaki fermuarların ilişkisel dişleri doğru örtüşür. Eylem Boyutu;Canlı, Cansız ve diğer tüm yaratıkların iradeleri denetiminde/kontrolünde veya iradeleri dışında ürettikleri tüm eylemlerin özgün ve genel boyutlarıdır. Büyük kıyamet sonrasında yaradılışla ebedi hıza ulaşıldığında tüm eylem boyutları birleşerek ebedi eylem boyutunda yer alacaklardır. Düşünsel Boyut (Hafıza Boyutu);Kendilerine akıl, ruh ve vicdan emanet edilen tercih sahibi yaratıkların düşünsel aleminde ürettiği ebedi hızdaki tefekkür-düşünce ürünü düşünsel enerji-düşünsel eylem halleridir. Hafıza meleklerince ayakta tutulduğuna dair hadis vardır. Batini Kalp Boyutu;Zahiri ve batini kainattan daha büyük tüm yaratılmış ve hayat bulmuş yaratıkların aşamadığı ve içinde haşır olduğu en büyük kapasite ve havuzdur. Yere göğe sığmadın kulumun kalbine sığdım(hadis var). Allah CC insanda tecelli ettiği geçici mekandır. Hz. Muhammed AS’IN Batıni kalbini temizleyip kuran ilmini ve peygamber ahlakını yükleyen Allah CC ona oku emrini vermiş ve onu eğitmiştir. Takiben Hz. Muhammed AS kalbindekileri peygamber ahlakı hasletleri ve Hz. Kuran bilgilerinin tümünü hayatına uygulayarak, mantığına, bilincine ve davranışlarına mekanize ederek alışık tepki ve zamanla alışkanlık haline getirmiştir(gelmiştir).Peygamber ahlakı hasletlerini kazanmak ve yaşantısından hayır görmek için insanlara da Hz. Muhammed AS'IN davranış ve eylemleri örnek gösterilmiştir. Zaman Boyutu;Zaman bir yaratıktır ve ebedi hayatın parçalanmış geçici boyutlu kainatlarda genellikle!!! hıza bağlı olarak değişir. Yaratık olmanın vasfı olan bir boyuttur. Zamanın varlığı tüm yaratıklara yapışık olarak yaşar. Yaratık ebedileşse bile zamanın girdabından kurtulamaz. Zaman diğer boyutlar gibi hıza bağlı olarak değişir ve yaratıklar açısından ebedi hızda yok edilemez ancak sıfıra yaklaşır. Zaman Boyutu; aklı, ruhu olan yaratıklar ve diğer bazı yaratıklar da uykuda ve uyanıkken farklı algılanabilen, hıza bağlı olarak uzayıp kısalabilen hatta ebedi hızla (Allah CC izni ile) ölümsüzlüğe (ebediyete) kavuşabilen bir yaratıktır. Allah CC ebediyet boyutlarında ki ilimi içinde zerre nurdan nesnel, batini, sanal, düşünsel… Vb kainatları ve tüm yaratıkları ilk yaradılış anında ebedi hızı yavaşlatarak farklı geçici hızlar yaratmıştır. Bunun sonucunda ebediyetten geçici zaman parçaları, ebedi mekandan geçici mekanlar, ebedi eylemlerden geçici eylemler yaratmış ve bunlardan bu günkü var olan kainatlar ve yaratıklar sistemini yaratmıştır. Sonra sistemin içinde değişen koşullara uyum sağlayan yaratıkların yaşamasına olanak sağlayacak şekilde türeme ile veya değişik şekilde yaradılış yasaları ve kurallarını; yaratıkların ve sistemlerin yaşam döngülerinde alışık tepki (refleks) haline getirtmiştir. Her zaman parçası bir boyut birimidir. Ebedi hıza ulaşılınca tüm boyutlar birleşerek ve genleşerek doyuma ulaşmış ebediyete ulaşır. Batıni kainatın 1 zaman biriminin zahiri kainatın 50 bin katıdır, Yerler ve Gökler yapışıktı onları biz açtık, Allah her şeyi nurunda yarattı, Onun (Allah CC) her şeye gücü yeter ve her şeye kadirdir. Allah yerlerin ve göklerin nurudur. Ayetler var. Zaman Baki (Ezeli ve Ebedi… olan) Allah CC’NİN yaratıklara geleceğe doğru ya da yönde verdiği geçici hayatın birimsel ifadesidir. Zaman yaratığın/ların geri dönüşümsüz hal değiştirişine kadarki çevreyi etkilediği ve ondan etkilendiği ve/veya ürettiği hayat ölçeği denebilir. Yaratıklar ebedi yaşantıya katılışla (ebedi hıza ulaşan yaşantı ve/veya hayatlarıyla) zamanı ölçülemeyecek derecede asgariye ya da minimuma indirgeyecektir. Kaç nefes almış ve vermişseniz, bu nefes ve kalp atışlarıyla kaç birim görüntü ve veya/ve ne kadar hayat çevrenize enjekte edip ve/veya enjekte almış ve üreterek yaymışsanız… toplamı geçici hayat sıfatınızı uzunluk ölçüsüdür. Bu mantıktan hareketle tüm yaratıkların hayat sıfatlarının uzunlukların doğum-ölüm ya da ortaya çıkış ve geri dönüşümsüz hal değiştiriş arasındaki toplam hayat kümesi o yaratığın ömürsel uzunluğu ve/veya eylemsel yaşantı kümesidir. Hatırlamak, Unutmak Yada Eksik Hatırlamanın Nedenleri ve Geleceği; -Hatırlama daha çok yapılan; beyinsel, zihinsel ve/veya düşünsel kodlamanın/ların, gereksinim duyulması veya içsel ve çevresel kombinezonlu uyaranların ürünüdür. -Hatırlanma tüm kodlanış türlerinin ortak paydası veya bir tanesiyle bizde hayat bulur. -Bilgi birimlerinin yeniden ilişkisel hayat buluşu;ses, görüntü, eylem, kavram, isim, siluet, dokunsal, his, hayal… Vb şekilde hatırlanır. -Yani kodlanışın açılan uçları; iç ve dış çevre ile kontağa geçmesi ile ışık hızından hızlı olan düşünsel hızla bir yoklama ve iletişimle sonuca ulaşır. -Doğru ve bilinçli hatırlamaya engel olan;beyin yaşlanması, bulanık benzerlik çakışması, hatırlamayı negatif etkileyen çevresel ve içsel etmenler, hastalık… Vb -Zaten insanlar ilerde bu hatırlama problemlerini nano ve kuantum robo bellek ve kayıt edicilerin sürekli kaydı ile telafi edecektir.Ancak buda zihinsel tembelliğe neden olacaktır. Ola ki;rüyalarımızın çoğu beynimize kodlanmayan ve zihinsel havuzumuzdaki/deposundaki bilinç dışı devasa bilgi yığını kuşatmasında gerçekleştiği için güncel yaşantımızla rüyalarımız arasında ilişki kurmakta sıkıntı çekilmektedir. Peygamberler ve gelişmiş insanların trans, rüya ve gerçek hayat döngülerindeki tüm yaratık, olay, olgu, süreç… Vb her şeyin ilişkisinde pek bir kopukluk olmaması beklenir.En azında peygamber efendimizin özellikle ayetlerle ilgili ve bazı büyük Ashabı kiramın hemen tüm rüyaları günlük yaşantılarından daha net, berrak ve bilinçli yaşadıkları kuvvetle olasıdır. Çünkü Allah CC tarafından tamamen nefsi kontrol altına alınan ve eğitilen bu zatların duyuşsal ve zihinsel üretilen bilgilerinin tümü kontrollü içeri alınıp beyinsel ve kalpsal kayıt alışık tepki haline gelmiştir. Ben uyurum kalbim uyumaz (Hadis var). -Ola ki;Hayvani insanların ve hayvanların beyinin % 1?-10 dan az verimli çalıştığı için beyine kodlanan bilgi %1 den az olsa gerek bu tip yaratıkların zihnindeki bilinçsiz bilgi oranı %99 dan fazla olduğu için rüyaların hayatla ilişkisi %99 kopuktur. Peygamberlerde, Rahmani Alimlerde ve gelişmiş insanda durum tam tersinedir. ZİHİNSEL YAPILANMA KURAMI;Çocuklarımızı ve öğrencilerimizi zamanında liyakatli eğitimle gerçek bilgilerle donatmazsak; onun yerine abur cubur, hurafe, vahşi, doğal, cahili, şeytani, iblisi, gereksiz, eksik, yanlış, liyakatsiz... Vb bilgiler doluşur ve geleceğimiz tehlike altına girer. Toplumsal olarak geri ve cahil kalmanın bir sebebi de budur. Bizler çocuklarımızın; düşünsel, tefekkürsel, feyzi, miras-i…Vb geleceği onlarda bizim geçmişimizdir. Onları liyakatli, eğitmek farzdır. Onlar liyakatli eğitim sonrası istedikleri ve tercih ettikleri geleceklerini yaşarlar ve içinde yaşatırlar. Ölümden sonra, çocuklarımızın içine dönecek geleceğimiz olamaz (gerçek mekanımız ahretimizdir) böyle bir düşünüş Belki de şeytani ve/veya cahilidir. Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalbinde; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram… Vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar Öğretim, öğrenim ve eğitimde de, olanaklarımız ölçüsünde:doğru kaynaktan/lardan, doğru bilgiyi-konuyu, doğru zamanda, doğru konumda-yerde, doğru yöntemle/lerle, doğru kişiye/ kişilere, öğrencinin güvenini kazanarak ve dersin önemini vurgulayarak;doğru pekiştirip ve hayatla doğru güncelleyerek sunmalıyız. Demirkuş, 2008 Hassas;toplum, halk, devlet, kurum, kuruluş ve insanların beklenmedik olaylara karşı zihinsel olarak hazırlıklı olması için, kendisini bu olaya/lara karşı hazırlaması gerekir veya hazırlanması gerekir (zihinsel aşı) aksi taktirde zihinsel kabullenmedeki zorluklar nedeniyle; kendilerinden verim almaları azalır veya zihinsel sorunlar ortaya çıkabilir.filmi izleyin, filmi izleyin İnsan dışarıdan herhangi bir bilgi almaksızın mevcut bilgi ve zihinsel yapısını kullanarak, orijinal ve özgün bilgiler (doğada olmayan veya olan) üreterek kendisini ve çevresini etkileme özelliğine sahip bir yaratıktır. Mideye inen bir lokmanın sindirim sistemi kuralları ile bedene katılımı veya dışkı olma mantığı gibi; bedensel ve sanal duyularla zihne bilgiler;zihinsel yapılanma kuramına göre şekillenir. Yani diğer bilgi ve kavramlarla ilişkilenir. İlişkilenmeyenler uykuda-rüya da revize olur. Kısaca, öğrencilerimizin isteyerek, istemeyerek ve eğitimle duyularıyla zihnine giren bilgileri, zihnindeki diğer bilgilerle nasıl verimli ilişkilendirebiliriz. Zihnimize giren bilgilerin zihinsel dengemizi pozitif etkileyecek şekilde, zihinsel bağışıklık sistemimizi geliştirmeliyiz. Ör.sokakta-derste çıplak birini gördüğümüzde bunu zihnimizde nereye sığdıracağımızı, diğer bilgilerle nasıl ilişkilendireceğimizi bilemeyiz. Ör.Leopar adam: zihinsel işletim sistemi(ahlak sistemi-yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları) leopar sanal dünyasıyla kenetlenmiş ve leopar olmak istiyor ve toplum içerisinde leopar dövmeli çıplak vücutla dolaşma özgürlük hakkını kullanmak istiyor. Yani biz derste leopar beneklerini-dövmelerini yaptıran çıplak bir öğrenci gördüğümüz zaman onu eşleştirecek-eleştirecek alt yapıya-eşik bilgilere sahip değilsek haftalarca bir yere sığdıramayız. Böyle bir insanın davranışını diğer bilgilerimizle ilişkilendirmekte sıkıntı çekebiliriz. Ör.önemli-sevilen kişilerin ölümü, aşık olmak, yaşlanma, adet görme, menopoza girmek, ölüm, sevinç… Vb dengesizlik yapar. Öğrencinin bu bilgiyi sıkıntısız zihnine doğru yapılandırması-yerleştirmesi veya sığdırabilmesi için alt envanterleri, eşik bilgisi ve zihinsel bağışıklık mantık sistemlerinin; uyanık ve hazır olması gerekir. Bu amaçla gerekirse gerçek hayatta, sanal ortamda, drama, zihnimizde yapay sevda (aşk) ya da ölmeyi düşünmek, yaşamak, yaşlanmayı düşünmek ve önlem geliştirmek … Vb yöntemlerle ortamlar ve olaylar öğrencilere yaşatılmalıdır. Sokak ortasında leopar adamı, böcek yiyen adamı.. Vb yabancı kaynaklı: istenmedik ya da zararlı;davranış, eylem, üretim, tüketim...Vb kirliliğini tanımak ve pozitif zihinsel çözümler üretecek uygulamalar ve dersler açmak gerekir veya ah keşke benim olsaydı denilen bir şey ve beklenmedik ölümler dengesizlik yapar. Biz bunu/ları tolere edemezsek bunlar zihninizi uzun süre kendine tolere eder. Zihinsel Bağışıklık sistemini sıhhatli bir şekilde uygulamaya koymalıyız. Bazen çocukların/öğrencilerimizin/öğrenicilerimizin maksatlı olarak aşılanacak kadar hata yapmasına müsaade etmeliyiz. Steril Zihinsel yapıyla çocuk/öğrenci yetiştirirsek ileriki hayatta karşılaşacağı büyük dozlar zihinsel dengesizlik etmenleri çocuğun dengesini bozar. Kısaca, piyasadaki, batıdan, dünyanın herhangi bir yerinden gelen; abur-cubur çöplük ahlakı toplumsal ve teknolojik ürünlerden, eksik veya yanlış terbiye eğitimi alan kişilerin zarar görmemesi için bu abur ve cubur çöplük ahlakı ürünlerin zayıflatılmışları veya öldürülmüşleri planlı hazırlanarak kişi fıtrat, yaşının kaldırabileceği ve etkili olabileceği dozda peygamber ahlaki değerlerle alternatifli ilişkilendirilerek verilmelidir. Bu amaçla;öğrenciyle önce beyin fırtınası ve nadası soru ve etkinlikleri yapıyoruz.Filmi izleyin. Zihinsel Yapılanış Kuramında;Bilginin Zihinsel Sindirimi (Kabullenişi) veya Ret Edilişin Aşamaları (Zihinsel Yapılanma Kuramının Ana Çizgileri Şunlardır); Gerçek eğitimle;zihinsel bedende ve kalbinde ; kimlik (id), tapındık-taptık(put) (idol), yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargıları, inanç değerleri, süper ve özgün egolar(istemler), gerçekler, doğa yasaları doğru konumlandırılmazsa sonuçta yanlış eksik ve sakat;mantık, düşünce, kavram… Vb yanılgısına sahip kişilikler toplumda ortaya çıkar. 1- Dışarıdan edinilen bilgi önceki bilgilerle çelişmiyorsa zihindeki düzende belli bir sınıfa giriyorsa belleğe mal edilir, buna öğrenme süreci denir. 2- Dışarıdan edinilen bilgi sınıflamaya girmiyorsa zihinde dengesizliğe yol açar. Böyle bir durumda zihin yeniden yapılanma ve ayarlanma sürecine girer. Ön bilgilerle zihinsel yapılanma bu problemi çözmeye çalışır (Biyolojik açıdan vücudun içerisine tanıdık veya yabancı bir maddenin girmesine benzer.Yabancı ise vücuttaki savunma ve bağışıklık sisteminin tepkisi uyanır). Örneğin; çok sevilen bir insanın ölümü. Bu tip durumlarda zihinde dengesizlik yapar. Zihin; bu dengesizliği tolere etmezse (kabullenmezse, bir yere yerleştirmezse veya diğer bilgilerle uyumlu-kabullenir hale getirmezse) zihinsel dengesizlik ve bunalımla neticelenebilir. Daha da ileri giderse bunun faturasını çok ağır öder. İnsanlar yaşantıları boyuncu zaten istese de istemese de, her zaman yeni bilgiler edindiği için bilgi özümleme ve kendi kendini ayarlama süreci ile zihinde yeni yapılanma süreci sürer gider. Verimli bir toplum olmak için;eğitimde zihinsel bağışıklık sisteminin geliştirilmesine önem verilmelidir (Demirkuş 2004). Zihinsel Bağışıklık;Ortaya çıkan yeni kültür ve ahlak hastalıkları nedeniyle, en az nesnel beden kadar zihinsel bedeninde ve kalbinde bağışıklık sistemine gereksinimi vardır. Fert ve Toplumların, zihinsel alt yapı, eşik bilgi ve kapasite yönünde hazır olmadığı;olay, olgu, kültür, davranış, bilgi... Vb her şeye karşı ufak dozlarla kendisini aşılayıp hazırlaması ve çözümlerle önceden donatmasıdır. Ör; Özgünlüğümüzün zarar görmemesi için, batının yaklaşan kültür normlarına karşı zihinsel bağışıklık eğitimine gereksinimimiz vardır. Bu ilginç ve istenmeyen veya kötü insani davranışları etolojik (hayvani-vahşi) davranışlarla ilişkilendirip;ruhsal-meleği (psikolojikve etolojik(hayvani) davranışları eleştirmelerle, vahşi ve istenmeyen davranışları benimsemenin zihindeki kıblesini, doğru davranışlara tevhit etmeyi ve ilişkilendirmeyi alışık tepki (refleks) haline getirmek ve benimsemek. filmi izleyin, filmi izleyin Bu ilginç ve istenmeyen veya kötü insani davranışları, zihinsel bağışıklık sistemini güçlendirmek üzere, etolojik (hayvani-vahşi) davranışlarla ilişkilendirip;vahşi ve istenmeyen davranışların zihindeki kıblesini, doğru davranışlara (Peygamber Ahlakı davranışlarına) tevhit etmeyi ve ilişkilendirmeyi alışık tepki (refleks) haline getirmeyi başarmaktır. Eğitim amaçlı zihinsel aşı ders, toplantı, etkinlik, uygulamaları … Vb verilirken; ifrat, tefrit, zındıklık… Vb günaha, suça zihinsel alt yapıyı tahrip-tahrik edici… Vb liyakatsizlere kaçmadan; bereketli, verimli, normal, istendik...Vb sınırlar içinde hazırlanmalı ve heyetlerce-uzmanlarca yeminli kontrollerden sonra uygulamaya geçilmelidir. Ör.içki içilmeden de içkinin uygulamadaki (meyhane… Vb) bedensel, toplumsal ve kişisel zararlarının sonuçları;filmlerle, uygulamalardan çekilmiş acı-ders verici sonuçlar… Vb şeklinde liyakatli ders alıcı dozları uygulama alanlarında verilebilir. Zihinsel bağışıklık sistemi geliştirmek için mutlaka o günahın işlenmesi gerekmez. Örneğin gazino ve pavyonu hiç görmeyen bir kişinin oralara doğru empati duyma olasılığı çok zayıftır.Ancak bir filmle edepli ve terbiyeli kurallar çerçevesin de zihinsel aşı amacı ile bu kavramların; bu yerleri ziyaret etmek istemeyen kişilerin zihnindeki anlam ve işlevleri doğru konumlandırılabilir. 3-İnsan dışarıdan herhangi bir bilgi almaksızın mevcut bilgi ve zihinsel yapı ile kendi kendini zorlayarak sorular üreterek ve çözerek yeni bilgiler üretebilir.Hatta yeni yöntemler üretebilir. İşte özgün bilgi üretebilmek özgün yöntem bulmak gibi sentezcilik böyle bir olaydır. Beyin bilgiyi asimle (özümser) eder 1,2,3. Eğitimdeki amacımız; beyni bilgiyi özümsemeye haz duyacak şekilde eğitmek, düşünürken de bilgi üretmektir (meyve vermektir).Bazı beyinler oruç tutar, bazıları yer, içer düşünür ve üretir. İnsan beynine zamanında mantıklı şeyler yerleştirmezsek, yaşadıkları ortamda bu boşluk abur cubur, hurafe, vahşi, doğal, cahili, şeytani, iblisi, gereksiz, eksik, yanlış, liyakatsiz...Vb bilgilerle doluşur. Buna bağlı olaraktan gerçek bilgi üretemez ve toplumsal açıdan; verimsiz özgün kişilikler ortaya çıkar. Edinilen Bilginin Zihinde İlişkilendirilmesi (Zihne Giren Bilgi Ne Olur?) 1-Giren Bilgiyi Diğer Bilgilerle İlişkilendirir ( örtüşür) 2-Giren Bilgi Kabullenilir (çakışır) (ilişkilendirilmeden,olduğu gibi kabullenilir) 3-Giren Bilgi Kabullenilmez (Çelişir)(uzun sure çözümlenmese insanda zihinsel dengesizlik yapar) 4-Giren Bilgi Hatırda Tutulur (Askıya alma=Hatırda tutma) 5-Unutulur Askıya Alma (Hatırda Tutuş):Çevreden veya içten gelen bir durumla hemen hatırlama ile örtüşebilir. 1-Unutulur (hatırlanabilir);Bu bilgilerin zihindeki kalıntı kod, imaj, eylem... vb gerçek bilgiyi çağrıştırmaya hazır bekler. Çağrıştırıcı algınınca gerçek bilgi hatırlanır. 2-Bilinmeyen, hatırlanamaz veya harlanmaz (zihinde kaydı var, bellekte-beyinde kaydı silinmiş ya yoktur veya hatırlatıcı molekülü arızalı veya çalışmıyor). 3-Zihinle Uyum İçin Yeniden Yapılanıp Yerleşir 4-Uykuda, Rüyada veya Bilemediğimiz Durumlarda Revize Olur. Öğrenmenin Gerçekleşmemesinin Nedenleri, Öğrenmenin Tam ve Net Gerçekleşmemesinin Bazı Nedenleri, Net ve Tam Öğrenmeyi Engelleyen Bazı Nedenler, Etkenler ve Koşullar; Yeterince Çalışıldığı Halde Tam Öğrenim Neden Gerçekleşmez? Yeterince Çalışıldığı Halde Başarısız Oluşun Nedenleri? 1-Zihinsel bağışıklık sistemi zayıftır. 2-İlişkilendireceği alt yapı (eşik) bilgisine sahip olmamasındandır. 3-Yeterince zeki olamaması 4-Verilen bilginin, yapısal (fıtratı), inançsal, kültürel, kişisel, özel, özgün ... Vb değer yargılarına,süper egolarına, kimlik (id) ve putlarına (idollerine) ters olması 5-Hasta olması 6-Bilgiyi sunmada ve aktarmada kullanılan yöntemler dizini eksik veya yanlış(algıda değişmezlik prensibine aykırılık) 7-Sunulan bilgi eksik veya yanlış 8-Öğretilen bilgi öğrenenin fıtratı öğrenmeye müsait değil, fıtratına ters veya fıtrat(yapısı) farzlarına aykırı 9-Öğrenme koşullarının uygun olmayışı 10-Diğer nedenler Bâtını/Düşünsel/Sanal Kalp; ilk kalp atışından ölüme kadar(kalbin durması),ışık hızından daha hızlı düşünen beyin ivmesiyle genişleyen ve içerisinde;Akıl, Ruh, Zeka, Mantık, Hafıza-Zihinsel Beden, Düşünce, Fikir, Nefis, Muhakeme, Özgünlük, Haset, Kibir, Gadab, Ucup, Kıskançlık, Sevgi, Merhamet, Kahhar…)insan sıfatları ve davranışları… Vb sanal-nesnel araçlarımızı(nesnel bedenimiz)içeren sana kalp kapasitesidir veya bâtını/düşünsel/sanal kalp havuzundur. İnsan zihinsel havuzda sorunlarına-problemlerine çözümler üreterek, doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez. “Yere göğe sığmadım kulumun kalbine sığdım.” hadis -Sanki insan yarı düşünsel-sanal-nesnel bir yaratık, içinde yaşadığı nesnel ve sanal kainatın hepsi fert ve toplumsal bazda insan batını kalp havuzunda/hayat havuzunda yer alan;biyolojik hatırlama kodları beyin çekirdeğinde/sinir yumağında bulunan zihinsel havuzun nesnel, düşünsel ve sanal bilgi deposu ya da sana-nesnel zihinsel havuzun hard diski gibidir. Öğrenciler Neden Bazı Sorulara Doğu Yanıt Veremez? Öğrencilerin Bazı Sorulara Doğru Yanıt Vermemesinin Nedenleri? Demirkuş 2009 1-Dikkatsizlik, 2-Yanlış Mantık ve Muhakeme Yürütmek ile İlişkilendir 3-Eksik İlişkilendir 4-Unutmak 5-Bilgi Eksikliği, 6-İşlem Hatası, 7-Acelecilik, 8-Zamana Sıkışma, 9-Yorgunluk 10-Hastalık 11-Eksik, Karışık Yada Yanlış Anımsama 12-Soru Yanlış veya Eksik Sorulmuştur. 13-Bilgi Kaynağındaki eksik veya yanlışlıklar, 14-Öğrencinin bazı konulardaki veya tüm konulardaki;algısal, bilinçsel, kavramsal ya da düşünsel kör noktalara sahip olması. Çözüm ve Öneri; Özellikle çok başarılı öğrencilerin geçmişte yanıtlayamadığı soruların derlenip neden kaynaklandığını her sorunun branş hocası tarafından keşif edilmesi gerekir. Bu neden araştırılırken aynı ve farklı branş hocalarıyla istişare edilerek her soru için; bilgi yetersizliği, bilgi eksiği, dikkat eksiği, uçarak okumada kör nokta geçişi, sorunun eksik ve/veya yanlış veya yetersiz soruluşu… Vb bir veya birkaç yargıya varılır. Sonuçta tedavi amaçlı olarak, bilgi tamamlanışı tekrarı, ayni tip-çeşit soruların varyasyonları branş-dal hocaları, öğrencinin kendisi ve arkadaşları tarafından hazırlatılarak yanıtlanamayan sorulardan derlenen ve zihinsel bağışıklık sistemini geliştirici sınavlar yapılarak bu eksik tamamlanabilir. Demirkuş 2011 -Aslın da özel kurumlar, idareler ve/veya öğrencilerin kendileri tarafından her öğrencinin öğretim, öğrenim ve eğitim ömürü boyunca (öğrenim hayatı boyunca) yanıtlayamadıkları soruların bir arşivinin tutluş insanlığın geleceği için çok önemlidir. Hatta öğrenciler mezun olmadan önce ya da her yılsonu dönem mezuniyet sınavı olarak yukarıdaki mantık çerçevesinde bu arşivlerindeki soruların arasından ve/veya benzerlerinin hepsinden oluşmuş eksiğini tamamla sınavından belli bir puan aldıktan sonra mezun edilmelidir. Özel Not;Bu bilgiler her öğrencinin yanıtlayamadığı sorular açısından eksiğini tamamlamasına, kendini daha net ve doğru değerlendirmesine ya da tanımasına yardımcı olması bakımında çok önem taşımaktadır. Yanıtlanamayan Sorular Geriye Dönük Nasıl Öğrenilmeli? Sorunun Neden Yanıtlanamadığını Doğru Teşhis Ettikten Sonra Öğrenci Eksiğini Nasıl Araştırmalı ve Tamamlamalı? Sorulara Yanlış ve/veya Eksik Yanıt Verilmesinin Nedenleri ve Çözümleri; 1-Kavramların özgünlüklerini karıştırmak, yanlış-eksik benzeşimle hatırlamak. Ör.Işığı; Yansıtıcı-yansıtan, Yalıtıcı-yalıtan, Engelleyici-engelleyen ve Soğurucu(emici)-emen(soğuran) kavramların özgünlüklerinin sınırlarını çok iyi bilmek gerekir. 2-Bilgi eksiği nedeniyle ise; -Öğrenciye ilgili konunun özeti çıkarılır. -Konun özeti çıkarılırken konuyla ilgili test,boşluk ve/veya klasik konunun fıtratına uygun sorular hazırlatılır. -Eksik bilgileri pekiştirme ve geriye ketleme ile olanaklar ölçüsünde uygulamalı örneklerle öğretilir. 3-Dikkatsizlikten yanıtlanamamışsa; dikkatsizliğe neden olan etmenin/etmenlerin pekiştirilerek ve aynı soru mantığına benzer ancak teknik ve anlatım olarak farklı soru çeşitleri öğrenciye ürettirilerek bu konudaki mantık kurgusuna ve dikkati yoğunlaştırmaya yönelik ya da dikkat ayağını gerekli bilgü döngünse bastırarak pekiştireç sorular hazırlatılabilir. Bu durum genellikle ve özellikle beyinsel ve zihinsel;akıl ve zeka yolaklarının ve patikalarının kavşaklarındaki örtüşen cinaslı geçişlerden kaynaklanır. Beyinsel ve zihinsel cinaslı otomatik dikkat kayış ya da uçuşudur. Otomatik kayışın gerçekleştiği cinaslı bölgenin özgünlüklerini ayırt edici pekiştireçlerle beyin yaşatılarak eğitilirse sorun çoğunlukla çözülür. 4-Yanlış ve eksik muhakeme yürütmeden dolayı ise yine aynı soru mantığına benzer soru çeşitleri öğrenciye ürettirilerek bu konudaki mantık kurgusuna ve dikkati yoğunlaştırmaya yönelik pekiştireçler verilir. 5-Konulara nasıl çalışması ve öğrenmesi gerektiği gerekçeli ve net bir şekilde verilmelidir. A-Ezber isteyen formül, bağıntı, sabite, isim, kavram ve kavramisimleri veya diğer öğrenilemeyenleri; B-Mantıklı kodlayarak; pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme C-Hayata mantıklı güncelleyerek; pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme D-Diğer iyi bildiği yakın formül, bağıntı, sabite, isim, kavram ve kavramisimleri ile şekilsel ve mantıksal anlamlı ilişkilendirerek;pekiştireçler, tekrarlar ve geriye ketleme ile öğrenme E-En azından bazı konuların önem derecesi gerekçeleriyle öğrencilere verilmelidir. |
|
Bilmenin ve öğrenmenin en önemli temel aracı zihinsel yeteneklerdir. (merak, keyfiyet, zaruret(rahmani-insani birliktelik)...) İnsanın bilgileri edinmesi için zihinsel yeteneklerinin bilgi edineceği konuyla ilgili alt yapıya (eşik bilgiye) sahip olması gerekir. Daha genel söylenirse bilgileri sistemli ve düzenli belleğe mal etme, hatırlatma, gerektiğinde kullanma, düşünme süreçlerini büyük ölçüde yakından ilgilendirir. Fen Bilgisi dersinde öğrenci zihinsel yeteneklerini etkili bir biçimde kullanılırsa yararlı olur. Bilgi edinme, bilgileri kazanma ve kullanma, yollarını bilme, bilimsel davranışlardır. ZAMAN; İstisnalar hariç genel olarak herhangi bir konumda, boyutta… Vb ölçülebilir hız sınırı varsa orda zaman boyutu var demektir. Zaman Baki (Ezeli ve Ebedi… olan) Allah CC’NİN yaratıklara geleceğe doğru ya da yönde verdiği geçici hayatın birimsel ifadesidir. Zaman yaratığın/ların geri dönüşümsüz hal değiştirişine kadarki çevreyi etkilediği ve ondan etkilendiği ve/veya ürettiği hayat ölçeği denebilir. Yaratıklar ebedi yaşantıya katılışla (ebedi hıza ulaşan yaşantı ve/veya hayatlarıyla) zamanı ölçülemeyecek derecede asgariye ya da minimuma indirgeyecektir. Kaç nefes almış ve vermişseniz, bu nefes ve kalp atışlarıyla kaç birim görüntü ve veya/ve ne kadar hayat çevrenize enjekte edip ve/veya enjekte almış ve üreterek yaymışsanız… toplamı geçici hayat sıfatınızı uzunluk ölçüsüdür. Bu mantıktan hareketle tüm yaratıkların hayat sıfatlarının uzunlukların doğum-ölüm ya da ortaya çıkış ve geri dönüşümsüz hal değiştiriş arasındaki toplam hayat kümesi o yaratığın ömürsel uzunluğu ve/veya eylemsel yaşantı kümesidir. . SÜREÇ ve OLGU; Bir eylemin veya eylemlerin, kısaca herhangi bir şeyin zamana bağlı olarak başlangıçtan sona (geleceğe) doğru, giderken bu zaman dilimi içerisinde ki ilişkili olduğu bütün olaylar (zaman dilimi + eylem ya da eylemler) ve denklemlerin tümüne süreç denir. Süreç;zaman+eylem Olgu:zaman+eylem (süreç)+mekan Ör:İnsan yeryüzünden uzaya, çimlenme-doğum-yayılma sürecine girmiştir. 1-Betimlemeli Düşünme Süreci ve Olgusu 2-Doğal Oluşum Süreçleri ve Olguları 3-Hipotetik Bilgilerden Tümdengelim Süreci ve Olgusu 4-Deneysel Bilgilerden Tümevarım Süreci ve Olgusu 1-Betimlemeli Düşünme Süreci ve Olgusu ; Bir gözlemci var olan sübjektif-objektif yaratık ve olayları doğru olarak gözlemlemek ve algılamak bunları gerçeğe ya da aslına en yakın şekilde kelimeler, şekil ve resimlerle tanımlamak ve tasvir etmektedir. Fen Bilgisinde, bilim bilginleri (bilim insanları?!) doğayla ilgili olan bu bilgileri veri olarak toplamak ve bu verileri doğru betimlemek zorundadır. Betimlemede nitel, nicel ve diğer kavram ve kelime karakterleri herkesin anlayabileceği bir dil ve seviyede seçilmeli ve kullanılmalıdır. Özellikle teknolojik olanaklar ölçüsünde betimleme, medyatik olanaklarla da destek verilmelidir (resim,film, şekil). Özellikle bu durum ders kitaplarında ve eğitim yöntemlerinde pekiştirilmelidir. Ör:Seyahat namelerin hepsi betimlemeli süreçtir, Betimlemeli olguya da:doğa belgeselleri örnek verile bilir. 2-Doğal Oluşum Süreçleri ve Olguları ; Zamana bağlı doğada oluşan süreçlerdir (zaman-doğadaki tüm olaylar). 3- Tümevarım ve Tümdengelim Düşünsel Süreci ve Olgusu;Genellikle düşünürken belli zaman dilimi içindeki olaylar arasında benzerlik, ayrıcalık, geçiş, nötr ve öncelik sırasına göre tümevarım sınıflandırma sürecini uygularız. Bunların içerisinde hedefimize yönelik benzerliklerden genellemeye varırız. Belli zaman diliminde olaylar arasındaki ayrıcalıklardan, özgünlüklerden, varyasyon ve nötr özellikleri analiz edilerek tümdengelim sınıflandırma sürecini uygularız. Bunlara dayanarak kavramların hudutları çizilip özgün betimlemeler ortaya çıkarılabilir. Sürecin hayat bulduğu ya da gerçekleştiği mekan biliniyorsa buna olgu (olay+ zaman+mekan) denir Hipotezin özellikleri şu noktalarda belirlenir; 1.Mevcut bilgilere dayalı açıklamalar ve olası çözümler ileri sürülür. 2.Doğruluğuna inanılan sezgiler, gözlemler ve doğruluğu kanıtlanmış bilgilerle; kavramsal modellerden tümevarım yoluyla bulunur. 3.Doğruluğu henüz kanıtlanmamış öneriler. Örnek Hipotez: Arı, güneş ışığıyla uçuş doğrultusu arasındaki açıyı duyarlılıkla algılar. Bu hipotezi sınamak için arılar kovandan uzak bir yerde yakalanıp, karanlıkta (örneğin, kahve fincanı altında hapsedilirse belli bir süre geçtikten sonra biyolojik olarak saati durur.) salıverildiğinde yine güneş ışığı doğrultusunda uçarak (ışınların doğrultusu 2 saatte 30 derece eğildiği için) yanlış yere gidecektir. Ör.Karayoluyla seyir ederken uzakta bir kalabalık gördüğümüzde bir hipotez üretiriz; trafik kazası, arızalı bir araç veya acil bir durum ya da sevindirici bir durum. Bunun kanıtlanması için teknolojik araç gereçlerle, soru sormakla veya en doğrusu olay yerine gidip öğrenerek hipotezi doğrularız. 4- Deneysel Bilgilerden Tümevarım Süreci ve Olgusu;Doğadaki yaratık, olgu ve olaylar hakkında yaşayarak deneyerek edindiğimiz bilgilere ampirik veya deneysel bilgi deriz . Kısaca:tanımlanmamış bir konuyla ilgili alt ünitelerin ortak özelliklerinden hareketle varılan veya yapılan genellemelerdir. Ör.1. Ata sözlerin analiz edilmesi ve açıklanması. Ör.2: Alem kavramından özgün özelliklere dayalı olarak; sınıf takım familya, tür ve tür altı kategorilere doğru yapılan Tümdengelim ( analizdir). Yani genel kavramlardan, özgün özelliklerden hareket edilerek yapılan analizledir . Tümevarım örnek: Bitkiler + Hayvanlar = Canlılar Canlılar + Cansızlar = VARLIKLAR Ortak özellik kullanıldı. Tümdengelim örnek : VARLIKLAR = Cansızlar + Canlılar Canlılar = Bitkiler + Hayvanlar. Özgün özellikler kullanıldı. Edindiğimiz deneysel bilgilere dayanarak genellemeye gittiğimizde tüme varım sürecini gerçekleştirmiş oluruz. Kısaca: Bir konuyla ilgili alt ünitelerin ortak özelliklerinden hareketle varılan veya yapılan genellemelerdir. Ör1. Ata sözleri deneyimlerin ürünüdür ve genellemelerdir. Ör.2: Tür cins familya, takım…alem piramidine doğru gidildikçe yapılan işlemler genellemedir. Yani tümevarım ortak özelliklerin aşamalı sentez ürünüdür. Kültür ve Doğal Alfabe Nedir? Neden Aklı, Mantıki ve Peygamberi Islahata Gereksinimi Vardır? Yeryüzünde ki kültür alfabelerinin harfleri ve sembolleri; doğal ve yapay elementlere, kavramlar ve isimlerde; doğadaki yapay ve doğal bileşiklere benzer. Elementler, atom altı parçacıklar, enerji halleri birimleri, canlıların yapı taşları, harfler ve semboller; oluşumların/oluşturduklarının ve yaratıkların lego parçacıkları ya da yaratık hamurunun alfbeleri-malzemeleri gibidirler. Rast gele bir araya geldiklerinde her zaman anlamlı kelime, isim ve bileşik oluşturmazlar. Aynı durum canlıları oluşturan doğal alfabetik alt birimler (canlıları oluşturan yapı taşları) içinde söz konusudur. Bu nedenle yer yüzü kültür alfabelerinin hepsi doğal/vahşi zekâların, deneyimlerin ve denemelerin evrimsel ürünüdür. Akli, mantıki ve peygamberi ahlakla ıslah edilmesi ve geliştirilmesi gerekir ki insan beyni, zihni ve kalbi insani iletişimde en az kusurlu kemale ersin. Bu amaçtan insanların beyin, zihin ve kalp havuzundaki bilgilerin;görsel, işitsel, eylemsel, davranışsal, tatsal, bilişsel… Vb kodları günlük hayatta iletişim de kullanılan alfabe ve lisanın; harf, sembol, kelime, kavram ve kodlarından, daha sade ve daha çok benzerdir. Örneğin;kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgar... Vb seslerinin) seslerinin tüm insanların (engelliler ve bazı istisnalar hariç) zihnindeki bilişsel, eylemsel, görsel, tatsal, kokusal, davranışsal... Vb kodları hemen hemen aynı dır. Ama kültür dillerinde kırmızı elmanın, yaratık görüntülerinin ya da doğadaki tüm ( hayvan, bitki, rüzgar... Vb seslerinin) seslerinin her kavimdeki isimlerin/kavramların ya da kavram-isimlerini zihin havuzundaki kavramsal kodlanışı farklı olduğu için iletişimi vahşi, doğal ve zor olmaktadır. O zaman çözüm olarak;"Algıda; Özgünlük/Özgün Pay, Değişmezlik/Ortak Payda, Değişkenlik/Değişken Pay, Değişirlik ... Mantık Kümesi Kurgusu" Kuralına uygun olarak kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerinin zihinsel bilgi biriminin ifadesine ve konumuna en uygun kavramlarla iletişimde ve eğitimde öğretirsek her kes kırmızı elmayı, yaratık görüntülerini ya da hayvan seslerini daha rahat anlar, günlük hayatta ve iletişimde kullanır. Bunu tüm kavimlerin (insanların) beyinleri, zihinsel havuzları ve batini kalplerindekileri de kodlanmış kültürel isimler, kavramlar/kavram-isimler hepsi için düşünüp günlük hayatta hepsini kırmızı elma mantığı ve örneği gibi uygularsak insanlığın akli, mantıki ve peygamberi ahlaklı ortak iletişim alfabesi ortaya çıkmış olur. Tüm kavimlere ait yazımsal ve konuşsal ya da hem konuşsal hem de yazımsal:alfabelerinin, lisanların ve dillerinin; Ademin dilinde vardıkları ortak payda ve özgün;işitsel, yazımsal, görsel, dokunsal, tatsal, hissel … Vb özellikleri bilgisayar ortamında kökenlerine/köklerine, hecelerine/ ses parçalarına kadar sadeleştirilerek yeniden matematiksel iletişim ve alfabe mantığıyla ya da kozmik (evrensel) ötesi atom altı parçacıkların çeşidinin her birini kozmik alfabe kabul ederek oluşturulan yani kuantum alfabesi sade iletişim mantığıyla veya her yaratığı matematiksel küme elemanı kabul ederek ve her şeyi, tüm bilimleri-tüm kainat ve yaratıkları bu kozmik matematiksel kümeler denizi içinde yüzen elemanları temsil eden “Kozmobiyomatematik, Evrensel, Uzaycanlımatematik... Vb (Simetri, Kuantum, Satandart, Sicim-İp-Halka, Paralel Evrenler, Şişme, Evrim...Vb her şeyin kuramlarına uyumlu)” alfabe mantığıyla; ilişkisel, organize, disipline ve kategorize edilerek hayata uygulanabilir. Demirkuş 2010. ZAMAN; İstisnalar hariç genel olarak herhangi bir konumda, boyutta… Vb ölçülebilir hız sınırı varsa orda zaman boyutu var demektir. Zaman Baki (Ezeli ve Ebedi… olan) Allah CC’NİN yaratıklara geleceğe doğru ya da yönde verdiği geçici hayatın birimsel ifadesidir. Zaman yaratığın/ların geri dönüşümsüz hal değiştirişine kadarki çevreyi etkilediği ve ondan etkilendiği ve/veya ürettiği hayat ölçeği denebilir. Yaratıklar ebedi yaşantıya katılışla (ebedi hıza ulaşan yaşantı ve/veya hayatlarıyla) zamanı ölçülemeyecek derecede asgariye ya da minimuma indirgeyecektir. Kaç nefes almış ve vermişseniz, bu nefes ve kalp atışlarıyla kaç birim görüntü ve veya/ve ne kadar hayat çevrenize enjekte edip ve/veya enjekte almış ve üreterek yaymışsanız… toplamı geçici hayat sıfatınızı uzunluk ölçüsüdür. Bu mantıktan hareketle tüm yaratıkların hayat sıfatlarının uzunlukların doğum-ölüm ya da ortaya çıkış ve geri dönüşümsüz hal değiştiriş arasındaki toplam hayat kümesi o yaratığın ömürsel uzunluğu ve/veya eylemsel yaşantı kümesidir. Zamana Bağlı Olarak Doğadaki Genellemeler;BİLİNENLER<TÜM VARLIKLAR< BİLİNMEYENLER !? <BÜTÜN ENERJİ (Geçişken-hızlı dönüşen özel enerji halleri ve diğer haller ihmal edilmiştir). . -Doğal(Vahşi), Yapay ve Yarı Doğal Alfabelerin- Sembollrin Örgüsüyle Doğadaki (Kainattaki) Tümdengelim ve Tümevarımların Bazı Sonuçları ve Genellemeleri. Demirkuş 2010 Bilimsel Olarak Bilinen Doğal ve Yapay Atomlar, Canlı Yapı Taşları ve Evrensel Sembollerle; Tümevarımla Evrensel Alfabeye, Evrensel Dile, Evrensel Lisana ve Doğal Genellemelere Varmak 1-Doğal ve Yapay Kimyasal Yapı Taşları (Periyodik Cetveldeki Tüm Semboller...) 2-Doğal ve Yapay DNA, RNA, Protein... vb;gen asiti bazları, amino asitler... vb Canlıların Yapı Taşları (Moleküler Tüm Semboller) 3-Tüm Sayılar ve Semboller (Matematikteki) 4-Tüm Doğal Kültür Alfabelerine Ait Harfler- Semboller 5-Tümdengelim-Tümevarımla Geçmişe Ulaşılır 6-Orijine Doğru Küçülen Sistemlerdeki Sadelik İNSANLIK DÖNEMİ (Sistemdeki Mükemmellik) 7- Ortaya Çıkma- kodlanış –Küçülme-Sentez 8-Hayat Elektronu Atom Sistemleri + Mikro Kainatlar ve Ötesi GENELLEME:En Küçük Hayat Elektron Sistemi-Elektron Bulutları + Mikroskobik Kainat ve Ötesi Yer Küresi Hayat Gezegeni Güneş Gezegen Sistemi + Makroskobik Kainat ve Ötesi GEÇMİŞ<Partikül Fiziğindeki Paçacıklardan Daha Küçük Parçacıklar-maddenin evrendeki en basit,sade halı-plazma boncukları+Miroskobik Işık Halleri+Diğer Mikroskobik Enerji halleri (Parçacık Sayısı ve Yasalarda Sadelik) Organizmalardaki ve Yasalardaki Sadelik-Mükemmel Komplikasyon İlişkisi+Mükemmel Enerji Halleri (İnsan Organizması) Devasa Makroskobik Paçacıklar + Makroskobik Işık Halleri + Diğer Makroskobik Enerji Halleri (Parçacık ve Yasalardaki Sadelik)>GELECEK İNSAN ÖNCESİ KAİNAT VE İNSAN SONRASI KAİNAT UZAY ÇAĞININ ÖNEMLİ KAVRAMLARINDAN BİRİ OLACAK(İ.Ö VE İ.S); İnsan, Hayvan, Doğa ve Bilgisayarın Karşılaştırılması Varsayımı -Bu işlemleri sanal ortamda yapabilecek araçlar Tera Bilgisayarlardır;1,2, 3, 4 , 5,6 -İnsanın bedensel ve zihinsel sanal araçları tam kapasiteyle doğru-verimli çalıştırılırsa, hiç bir zaman globalde biyonik insan evrensel ve gelişmiş insanı aşamayacaktır. -Belki de İnsanı yetenek-beceri ve bedensel olarak bilgisayarlarla karşılaştırmak, doğru bir mantık-ölçüt değildir. -Sanki insanı hayvanlarla karşılaştırmanın, bilgisayarla karşılaştırmanın arasında hiç bir fark yoktur. -Bir konuyla ilgili alt ünitelerin ortak özelliklerinden hareketle varılan veya yapılan genellemelerdir. -Doğada gözlenen veya duyumlaşan yaratık, olay, olgu veya bir sorunun nedeni olarak ileri sürülmüş bir önerme-faraziye-hipotez olarak tanımlanabilir. Örnek Hipotez; -Bu açıdan insan, hayvan, doğa ve bilgisayarın;özgü, ortak, geçişken, benzer-örtüşen ve diğer özelliklerini tüme varım ve tümden gelim mantığı ile eşleştirerek, çeşitli toplumsal, çevresel, doğal, yapay ve yarı doğal yargı ve sonuçlara varmak olasıdır. - Ör1. Ata sözlerin analiz edilmesi ve açıklanması. Ör2.Alem kavramından özgün özelliklere dayalı olarak; sınıf takım familya, tür ve tür altı kategorilere doğru yapılan analizdir. Yani genel kavramlardan, özgün özelliklerden hareket edilerek yapılan analizlerdir. Algıda Değişmezlik Kuramı Nedir? Öğretim Öğrenim ve Eğitim de Nasıl Uygulanır? -Algıladıklarını/a, Düşündüklerini/e, Yaptıklarını/a… vb Doğru Anlamlandır, Doğru Öğret ve Doğru Anlam Yükle !!! -Herhangi bir şey bedenen- zihnen sağlam insanlarda aynı tepki ve anlamı uyandırıyorsa algıda değişmezlik oranı %99 dur. Örneğin, renk kavramını anlatırken beyaz bir kağıdı gösterelim. Bu kağıt ne renktir? Alınan yanıt;ya beyaz, ya pür beyaz veya kirli beyaz olmalıdır. Üçü de doğru yanıt kabul edilirse bu örneğin algıda değişmezlik oranı %99 dur. Diğer renklerde bu oran daha düşüktür. Örneğin ölmüş bir insan konuşmaz örneğinde algıda değişmezlik oranı %99 dur. -Öğretim, öğrenim ve eğitimde kullanılan envanterin algıda değişmezlik ve değişirlik oranları çok iyi bilinmesi gerekir. -Sorulan soruların, ders notlarının, her cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... Vb her envantere ve bilgi birimine ait kontrollü denemelerin sayısı arttıkça algıda değişmezlik oranın geçerliliği mutlaka bilinmelidir. -Örneğin her fıtratta 3 kişinin bulunduğu yatılı okuldaki kontrol grubu öğrencilere sorulacak her seviyedeki tüm soruların yanıtlarına kontrollü olarak çalıştırılır. Sonra sınavda tüm sorular sorulur. -Öğrencilerin verdikleri tüm yanıtlara bakılır ve soruların algıda değişmezlik oranları hesaplanarak ortaya çıkarılır. -Sorular için bu kontrollü denemelerin sayısı arttıkça alınan sonuçların anket ortalaması algıda değişmezlik oranı o kadar sağlıklı ve net elde edilir. Diyelim bir soruda algıda değişmezlik oranı %99 sa o sorunun değeri;100 üzerinde 9, algıda değişmezlik oranı %70 se sorunun değeri 100 üzerinde 7 veya değişik kat sayılar uygulanarak sorunun algılanabilirlik derecesiyle temsil ettiği puanın değeri arasında bir doğru orantı mantığı vardır. Böylece her sorunun algıda değişmezlik puanı belirlenip soru bankası oluşturulur. -Bu mantıktan hareketle;eğitimde kullanılan;her sorunun, ders notunun, cümlenin, kavramın, kavramisimin, isimin, görüntünün, materyalin, filmin... vb her envanterin algıda değişmezlik oranı belirlendikçe eğitimde sıhhatli iletişim ve bilgi aktarma oranı verimi artar. -Öğrencilerimizin bildiklerine doğru empati duymak ve onları doğru tanımak amacıyla (tanımaya endeksli) sınav sorusu sormak ne demektir? -Algıda değişmezliğin hedefine ulaşmak için fıtrat çeşitliliğine dayalı öğretim, öğrenim ve eğitim yapmak ne demektir? -Bazen dersi hazırlarken, dersi anlatırken, soru sorarken, duygularımızı mekanize ederken, sesimiz, vücut dilimiz ve yüz ifadelerimiz … Vb mümkün olduğu kadar kullanmak gerekir. Bazen gerekirse çok örneklilik, çok başlık koyma ve çok yönlülük ilkesine uymak çok büyük önem taşır. Çiçek kavramını ilk defa öğretirken; 1-Tek bir çeşit gelincik çiçeğini örnek verelim. 2-Her çiçek durumu tipini temsil eden birer çiçekten oluşan çok örnekli bir çiçek grubunu örnek gösterelim. -İkisi arasındaki farkı anlamaya çalışın. -Farkındalıklarını kavramaya çalışın. -Bu durumu konu başlıkları içinde düşünün. -Öğretim açısında bazen bir içeriğe birden fazla başlık vermek daha yararlı olabilir. -Bu durumu farklı zihinsel fıtrat ve zihinsel kavram ilişki ağına sahip öğrencilerin olabileceği ile ilişkilendirmeye çalışın. Ör.”Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri” tek tip başlık verelim. Aynı içeriğe; Materyal Geliştirmede Teknoloji Çeşitleri Materyal Çeşitleri, Materyal Grupları, Materyallerin Sınıflandırılması. Başlıklar arasındaki farkları anlamaya çalışın. Ör. Bilgisayara Veri Nasıl Aktarılır? Bilgisayara Veri Aktarmak. Bilgisayar Ortamına Veri Aktarılması. Nesnel Araçlardan Bilgisayar Ortamına Materyal Görüntüsü Aktarmak. Geçmişten Geleceğe Algıda Değişmezlikle İlgili Kavramların Duyuşsal-Düşünsel Uygulanışı ve Kullanılışı; 1-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişmezliğin sınırları ve özgünlüklerinin bilinmesi çok büyük önem taşır. Algıda tek yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şey. Örneğin;beyaz renk, ses, tat, 2-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda kaynaşıklığın;kökendeş (homolog) ve şekilsel benzerliğin (analog) sınırları ve özgünlüklerinin bilinmesi çok büyük önem taşır. Algıda kaynaşıklığın sınırlarının kavramsal benzerlik açısından; algıda cinaslı veya çok yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb duyuşsal, anlamsal ve algısal farklılık gösteren ancak kavramsal yazılım-söylem açısından benzer her şey.Ör.cinaslı kavramlar, su gelir güldür güldür, mendilim dolu güldür. 3-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişirliğin bilinmesi çok büyük önem taşır. Kavramsal ve söylemsel olarak aynı fakat gerçek anlamda algısal olarak; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb olarak farklı algıda olmasıdır. Algıda değişirliğin cinaslı değişken ara yüzü vardır; algıda cinaslı veya çok yönlü anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb duyuşsal, anlamsal ve algısal değişirlik gösteren her şey.Ör. cinaslı kavramlar, su gelir güldür güldür, mendilim dolu güldür. Örneğin;şekilsiz bir objeye neye benziyor sorusuna verilen yanıt,ya da kişilere göre değişken algısal anlam uyandıran; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şey. 4-Görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şeydeki Algıda değişkenliğin bilinmesi çok büyük önem taşır. Algıda değişken anlam taşıyan ya da fertlerde değişken anlam taşıyan; görsel, işitsel, tatsal, dokunsal, kokusal, düşünsel, zihinsel, hissel, sezgisel… Vb her şey. ör;güzellik, çekicilik, iştahlandırıcılık, lezzet, erotiklik… Vb kavram özgünlüklerinin fertlerdeki farklılığı. 5-... vb Geçmişten Geleceğe Algıda Değişmezliğin Düşünsel İlişkisi ve Uygulanışı 1-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki;eylem, yaratık, olay, olgu, süreç… Vb aynı dilerdeki kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişmezleri(sabiteleri) en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz? 2-Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültür dillerindeki kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb bazda aynı fakat eylem, yaratık, olay, olgu, süreç… Vb karşılıkları farklı olan durumların özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişkenleri en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz? 3- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait, doğa-doğal-kültürdeki geçişkenlik gösteren; eylem, yaratık, olay, olgu, süreç… Vb ve kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb arasında özgünlüklerindeki liyakati, marifet ve önemi bozmadan algıda değişenleri en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz? 5- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait; eylem, olay, olgu, süreç… Vb kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb arasında algıda uyumları en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz? 6- Geçmişten geleceğe tüm yaratıklara ait; eylem, olay, olgu, süreç… Vb kavram, kavramisim, isim, deyim, cümle, mısra … Vb arasında algıda ortak paydaları (benzerlikleri) en doğru sayıdaki seviyeye nasıl yerleştirirdiniz? Düşünsel Mantık İpuçları;Sağlıklı İnsan Bedeni, Bilim, Gen havuzu, Her Bilgi Birimi… Vb; Değişmezlerini, Değişenlerini, Değişkenlerini, Geçişkenlerini Bir Örnekle İzah ediniz. |
| Soru:Doğada var olan bilgiler hakkında veya yanıtlanmasına ihtiyaç duyulan genellikle maksatlı olarak bilgi edinmek için bir veya birden çok konuyla ilgili önceden sorulan veya hazırlanan cümle veya cümlelerdir. Kısaca; yanıtlanmasına ihtiyaç duyulan kelime, cümle veya cümlelerdir. Değerlendirme Sorularının Konuyla Olan İlgisi ;Sorular hazırlanırken mümkün olduğu kadar konunun iskeletini oluşturacak yapıda olmalıdır. Doğru soru sorulmalı, öğrenciyi düşünmeye sevk etmeli ve öğrencinin o konudaki bilgilerini yenilemelidir. Bu çerçevede sorular hazırlanırken mümkün olduğu kadar aynı konudaki uzman ve öğretmenler istişare ederek hazırlamalarında yarar vardır. Sor nedir? Soru ne değildir? Cevaplanmasına gereksinim duyulan çok şey soru ve gerek duyulmayan şeyler de soru değildir. SORULAR GENELLİKLE KODLANMIŞ GENELLENMİŞ TOHUM CÜMLE VEYA CÜMLELERDİR. Varılmak istenen bilgiye ulaşmak için sorulan veciz kelime ve cümlelerdir. En doğal soruları çocuklar sorar. Bazen de maksatlı olmasa da soru sorarlar. Doğada var olan bilgiler hakkında veya cevaplanmasına ihtiyaç duyulan genellikle maksatlı olarak bilgi edinmek için bir veya birden çok konuyla ilgili önceden sorulan veya hazırlanan cümle veya cümlelerdir. Kısaca; cevaplanmasına ihtiyaç duyulan kelime, cümle veya cümlelerdir. Soruların Konuyla Olan İlgisi Sorular hazırlanırken mümkün olduğu kadar konunun iskeletini oluşturacak yapıda olmalıdır. Doğru soru sorulmalı, öğrenciyi düşünmeye sevk etmeli ve öğrencinin o konudaki bilgilerini yenilemelidir. Bu çerçevede sorular hazırlanırken mümkün olduğu kadar aynı konudaki uzman kişi ve öğretmenler istişare ederek hazırlamalıdırlar. Sorular şu amaca hizmet etmelidir ; Konuların özüne yönelik birleştirici, ayırıcı, analiz ve değerlendirme niteliğinde olmalıdır. SORU TİPLERİ Tipi ne olursa olsun sorunun doğru sorulması, amaca hizmet etmesi ve bireyi düşünmeye sevk etmesi gerekir. I- Sentez Soruları: Öğrencinin alt ünite ve bilinen alt küme zihinsel bilgilerini ilişkilendirerek sentezle (tüme varımla) daha üst seviyede, tanımlamalar, kavramlara ve yargılara varmayı-ulaşmayı amaçlayan soru tipidir. Genellikle geçerli olan bir yanıtı vardır. Örnek Soru: Suya farklı sıvılar damlatılınca ne gözlenebilir? (Hatırlama, tanımlama ve adlandırma amacıyla sorulmuştur.) Örnek 2: Yanan bir ocakta (odun, kömür gibi) ortaya çıkan değişmeleri nasıl açıklarsınız? (anlatma, yorumlama ve kendi anlatımına çevirme) II- Analiz Soruları: Öğrencinin üst ünite ve bilinen üst küme zihinsel bilgilerini ilişkilendirerek analizle daha alt seviyede küçük dar; tanım, kavram ve yargılara varmayı amaçlayan soru tipidir. Bu tip sorular açık uçlu özelliği ile öğrencinin farklı hatta analiz edici yanıtlar (tümden gelim) vermesine olanak sağlar. Örnek 1:Çevre kirliliğinin insanlar üzerine etkisini açıklayınız. Örnek 2: Büyük patlama kuramını destekleyen ne tür kanıtların araştırılması gerekir? III- Değerlendirme Soruları: Bu soruların içerisinde yargılayıcı bir ölçü vardır.Tartışmanın kötü cevaplara dönüşmesini önlemek için öğrenciler bir fikrin doğruluğunu ve bir şeyin değerini yargılamada kullanabilecekleri ölçütler vurgulanır. Örnek: Dünya bilgisayarla ve bilgisayarı kullanarak niçin daha iyi bir yer oluşturmuştur ( 1,2, 3, 4 , 5, 6 ) . IV-Bilgi İsteyen Soru Tipi: Bunlar en sık sorulan sorulardır. Örneğin; bu ne tip bir hayvandır? Yerçekimi nedir? Bu gösteride ne izlediniz? V-Motive(güdüleyici ) Edici Soru Tipi: Öğrenciyi genellikle yanıta iştahlandırıp, varılmak istenen hedefe akıcı bir düşünce ile tek yönlü kitlemektir. VI- Beyin Fırtınası Soru Tipi: Beyini çok yönlü düşündürmeye motive eden (güdüleyici) ve yanıtlara iştahlandıran sorulardır. VII-Beyin Nadası Soru Tipi:Yanıtlarları beyini doyuma ulaştıran ve doyuran sorulardır. Genellikle beyin fırtınası sorularıyla bir arada ya da ilişkili sorulunca çok etkili olurlar. VIII-Fıtratı Deşifre Edici Sorular IX-Düşünce Potansiyelini Belirleyici Soruları X-Doğal Yetenekleri Belirleyici Sorular XI-Kapasiteyi Belirleyici Sorular XII-Ahlaklı Fıtratı Belirleyici ve Deşifre Edici Sorular XIII-Beş Duyu ve Düşünsel Olarak İleriyi-Geleceği Doğru Tahmini Belirleyici Sorular. Ör.sekiz (beş nesnel duyu + sezgi, his, düşünsel... Vb zihinsel duyular) duyu ait yapbozların eksik parçalarını en erken tamamlama testi XIV-Zeka, Akıl, Muhakeme, Mantık… Vb İnsan Sanal Araçlarını Belirleyici Sorular XV-Eleme Soruları ... XVI-İnsanlık Ve Diğer Yaratıklar İçin Düşünsel Konum ve Özgün Görüşleri Belirleyici Sorular. Ör.Herkes tüm yaratıklar için istem ve duasını yazsın!! XVII-Liyakati Belirleyici Soruları . XVIII-Diğer Soru Tipleri; yukarıdaki kategorin dışındaki soru tipleri. Öğrenciyi Değerlendirme Kriterleri: 1-Ders notları. 2-Çeşitli özel etkinlikler uygulatılır. (Etkinlikle ilgili kavramlar ve materyaller verilir, etkinliği hazırlaması istenir.) 3-Anket yapılabilir. 4-Ders hocası ve diğer hocaların öğrenci hakkındaki gözlem - görüşlerinin karşılaştırılması 5-Sınavlar. 6-Öğretmenin verdiği teknikleri - yöntemleri ve olanakları kullanmış mı? 7-Öğrencinin bir etkinliği eleştirme, değerlendirme biçimi ve sentez yeteneği de gelişmiş olmalıdır. 8-Beyin Fırtınası Kişilik Belirleyici Soru Kümelerine verdiği yanıtlar. SORU CEVAP YÖNTEMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR; 1-Öğrencilerin verdikleri yanıtları tekrarlamama 2-Kendi sorduğu soruyu yanıtlamaktan kaçınmalıdır. 3-Sorulara ya da yanıtlara müdahale ederek kesmekten kaçınmalıdır. 4-Sadece yanıt vermek için gönüllü öğrencilere söz hakkı vermek.. 5-Gereğinden fazla, düşük veya yüksek düzeyde soru sormak. 6-Evet-Hayır cevaplı soru tiplerini sıkça kullanmaktan kaçınmalıdır. 7- Kavramlar,sorular ve anlatımlar; öğrencinin seviyesine uygun (net) anlaşılabilir, yazılı ve sözlü olarak ifade edilmesi gerekir. 8- Araç ve gereçler doğru zamanda ve uygun yerde kullanılmalı. 9– Konuları, mevsim ve zamana uygun olarak işlemeli. 10-Bir konu anlatılırken onu en güzel şekilde temsil eden örnekler seçilmeli. 11-Öğrenciye konu anlatılırken, dikkati uyanık tutulmalı SORU: Sizce nedensizlik var mıdır? Nedensizlik nedir? 1-Nedensiz sevilebilir. 2-Felsefede düşündüğümüz çok şey vardır. 3-Nedensizlik genellikle canlılarla değil cansızlarla vardır. 4-Bana göre çoğu şeyin nedeni vardır. Nedensiz hiçbir şey yoktur. 5-Vücudu olmayan çok şey nedensizdir. SORU:Canlılar ve cansızlar arasındaki farklar nelerdir ? Virüs ve tohum ortamı müsait gördükleri zaman ürerler. Virüs canlı üzerinde hemen üreme gösterirken, tohum daha uzun yoldan kendi benzerini oluşturur. Tohumla virüs canlıyla cansız arasında bir geçiştir. Her ikisi de ortamlarını bulduklarında kendi benzeri oluşturma amacı içerisindeler. Örneğin; Bazı virüslerin 150 yıl canlı kaldığı saptanmıştır. Verbascum blattarium (sığı kuyruğu) tohumu kurutulmuş. Tohum 100 yıl sonra çimlenmeye tepki göstermiştir. Tohum ve virüs şartlar kendine uyunca ürer. Bu bütün tohumlar için geçerli değildir.Bir hücrenin konusunu anlatırken nasıl ki bir insan bedenindeki orga ve görevleri gibi, bir hücrenin bütün organ ve ham şekillerini göreceğiz. Bir hücrenin bütün görevleri bilmemiz gerekir.Mitokondri ve kloroplast içinde yukarıda yazdığımız geçerlidir. SORU:Kainattaki her şeyi ve teknolojiyi beynimize yansıtsak(asimile etsek), kainat ve teknolojik beyinli insanlar yetiştirsek, eğitim amacına ulaşır mı? Gerçekten biz insanların beyinlerine kainatın kanun ve kurallarını veya teknolojiyi asimile edersek yerleştirsek ne olur? 1 Ahlaksız insanlar yetişir. (Ayhan) Doğanın hakimiyetini ele geçirmek isteyen insanlar çıkar. (Kader) Kainat kuralları, ahlak kurallarını kapsar. Bunun için ahlaksız insan olmaz. (Nuray) Tek düze insanlar oluşur. (Kadriye) Fen ve teknolojik yönden gelişmenin eğitime ve evrensel ahlak normlarına Katkısı şüphelidir. Eğer öyle olsaydı Naziler ve bugün bu açıdan gelişmiş toplumlar, ahlak şampiyonu olmaları gerekirdi Eğer gerçekten doğal ortamlarda kendi halinde yetişen ilkel kabilelerde erdem duyguları gelişmiş olsaydı, o zaman kainata bırakılan insan bedeni eğitilmiş olurdu. Mevcut insanları doğal koşullarıyla baş başa bırakırsak; Afrika-Amazon ve kutuplardaki kabilelerin toplumsal yaşantılarına benzer yaşantı şekilleri ortaya çıkar. İnsan beyninin evcilleştirilmesi gerekir.Sonuç ne olursa olsun, kainat ve teknoloji beyinli insanlar, eğitilmedikçe, vahşi insanlar olacağı daha ağır basıyor. SORU: Neden kavramı nedir? Neden, amaca göre değişir. Nedensizliğin anlamı izafidir. SORU: Bana öyle bir soru sorun ki cevabı nedensizlik olsun? Yalan boşuna değilse nedensizliğinde varlığın bir hikmeti, bir boşluğu doldurması gerekir. Nedensizlik bir kavramdır. Bir şey ifade ettiği için kavramdır. Bana öyle bir soru sorun ki cevabı nedensizlik olsun? ’ sorusu nedensizliğin cevabıdır. Niye bu soruyu sorma gereği duydunuz? Cevap budur. Eğer bilgisayara virüs yayan insanlar olmasaydı ( 1, 2, 3, 4, 5, 6) , biz virüssüz bilgisayarlarla uzaya yönelseydik biz tek virüsle uzayda dağılacaktık. Canlılarda çoğu şeyin nedeni vardır! İstisna hariç. SORU:Ölüm nedir? Belki de canlılarda enerjinin en büyük hal değişimidir SORU: Abiyotik döngü var mıdır? (Cansızlarda nedensizlik var mıdır? ) Kainatta mevcut kısmi statik(sabiteler) bir enerji vardır. Ama dinamik enerji içersindeki canlılarda bir nedensizlik var mıdır? Genellikle nedensizlik şemsiyesine nedeni bilinmeyen şeyler sığdırılır. Genellikle nedeni bilinmeyen şeyler nedensizliğe yakındır. O zaman neden kainat vardır? O zaman biz bilmediğimiz şeyler hakkında iddia ettiğimiz zaman cahillik olur. Nedensizlik hadisesi genellikle nedene mağlup düşer. Nedensizlik insan tabiatında çok az nasibini almıştır. Yorum: Öğretmen konuları önem derecesine göre sı |